T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 507
KARAR NO : 2017 / 11
KARAR TR : 20.2.2017
ÖZET : Davacıların hisseli maliki olduğu taşınmazın, uygulama imar planında TEAŞ alanında kaldığı, aradan uzunca bir süre geçmesine karşın kamulaştırma yapılmayarak el atıldığından bahisle, uğranıldığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davada; taşınmazın bir kısmına yol yapılmak sureti ile kamulaştırmasız el atması karşısında, bu taşınmaz bakımından el atmadan doğan zararın tazminine yönelik olan davanın, haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre ADLİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar : 1-B.G. 2-F.U. 3-H.A. 4-N.K. 5-M.A. 6-Y.A. 7-H.S. 8-N.A. 9-İ.A. 10-M.T. 11-R.A. 12-A.A. 13-S.K. 14-Ü.N. 15-A.Ç. 16-R.Ç. 17-R.Ç. 18-M.Ç. 19-Y.Ç. 20-H.A. 21-A.M. 22-F.Ö. Vekili : Av.A.F.D. Davalılar :1-Osmangazi BelediyeBaşkanlığı Vekilleri :Av. M.E.A., Av.R.B. 2-TEİAŞ GenelMüdürlüğü Vekili :Av. İ.H.Y., Av.İ.S. Davalılar :3-Bursa BüyükşehirBelediye Başkanlığı(Adli yargıda ihbar edilen,İdari yargıda davalı) Vekilleri :Av. E.D., Av.G.S. O L A Y : Davacılarvekili dilekçesinde; Bursaili, Osmangazi İlçesi, Yunuseli Mahallesi, 6582 ada, 29 parsel sayılı,25.699,05 m2’lik taşınmazın hisseli olarakmüvekkillerine ait olduğunu; taşınmazın 14.01.1997tarihli Havaalanı Kuzeyi Yunuseli Yerleşim Bölgesi Uygulamaİmar Planı kapsamında TEAŞ ALANI olarak planlandığını,ancak bugüne kadar, yaklaşık 14 senedir tahsisi amacınauygun bir tesis kurulmadığı gibikamulaştırılması ya da tahsisi amacıdışına çıkarılması talebiyle idareyeyapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını,imar planı değişikliği de yapılmadığını,dolayısıyla gayrimenkul üzerinde devamlılık arz edenbir hak ihlalinin gerçekleştiğini, mülkiyet hakkınınsüresi belirsiz şekilde kısıtlandığını,taşınmazda inşaat yapma imkanının kalmadığını;ortada mülkiyet hakkınınkısıtlanmasına dayalı bir hukuki el atma bulunduğunu,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile buna dayalı Yargıtay5.Hukuk Dairesinin içtihatlarından anlaşılacağıüzere “İmarplanında park-yol-okul-teaş alanı gibi, kamuyaayrılantaşınmazlara fiilen el atılmamış olsa dahi 3194 sayılı İmar Kanununun 10.maddesinin amir hükmüuyarınca, 1/1000ölçekli uygulama imar planının kesinleştiğitarihten itibaren 5 yıl içerisinde davalıbelediyece ayrılmaamacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerinegetirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz,şekilde kısıtlanması nedeniyle taşınmaz bedelininödenmesi gerektiği”ni; 5999 sayılı yasa ile 2942 sayılı KamulaştırmaKanununa eklenen geçici 2. ve 6. madde gereği tazminatödenmesi konusunda Osmangazi Belediye Başkanlığı ileTEİAŞ Genel Müdürlüğüne izafeten TEİAŞ2. İletim Tesis ve İşletme GrupMüdürlüğü’ne yaptıklarıbaşvuruların kabul edilmediğini; bu taşınmazınBüyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeyer aldığını, ana caddeye cepheli ve oldukçadeğerli olduğunu ifade ederek; fazlaya dair hakları saklı kalmakkaydıyla; 10.000,00.TL. tazminatın dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle Osmangazi BelediyeBaşkanlığı ile TEİAŞ GenelMüdürlüğüne karşı, 29.4.2011 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır. TEİAŞGenel Müdürlüğü vekilinin talebi üzerine davaBursa büyükşehir Belediye Başkanlığına daihbar edilmiştir. Bursa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi; 7.3.2013gün ve E:2011/265, K:2013/156 sayı ile, “(…) Dava konusutaşınmazın Büyükşehir BelediyeBaşkanlığınca 11.10.2011 tarihinde onaylanan 1/1000ölçekli Havaalanı Kuzeyi Yunuseli Yerleşim BölgesiUygulama İmar Planı kapsamında "Teaş"alanında kalmakta iken, Teiaş'ın imar planına konuparsellerin rekreasyon ve spor alanınadönüştürülmesi yolundaki 1.3.2012 günlü plandeğişikliği talebinin Osmangazi Belediye Meclisinin 4.7.2012gün ve 683 sayılı kararıyla kabul edilerek talepdoğrultusunda plan değişikliğiyapıldığı, yapılan plan değişikliğininBüyükşehir Belediyesi Meclisinin 20.9.2012 tarih ve 905sayılı kararıyla onandığı, böyleceTeiaş alanlarının rekreasyon ve spor alanlarınadönüştürüldüğü, bu aşamadan sonrabu davalıya husumet tevcih edilemeyeceğianlaşıldığından davacının Teiaşhakkındaki davasının husumet yönünden reddine, Diğerdavalı Osmangazi Belediyesi hakkında açılan davayönünden; fen bilirkişisi Şaban Uzun 29.11.2012 tarihli ekraporunda; dava konusu taşınmazın 476.03 m2 likkısmının zeminde fiilen stabilize yol olarakkullanıldığını bildirmiş ise de, OsmangaziBelediye Başkanlığının, dava konusu parselüzerinde davalı Belediye tarafından herhangi bir yolaçma, temel malzemesi serme ve sıkıştırmaçalışması yapılmadığı yolundakicevabi yazısı, mahallinde gözlenen fiili durum ve rapor ekindekifotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde; söz konusualanın çalışma sonucu açılmış yolgörüntüsünü vermediği, daha ziyade araç veyaya kullanımı neticesi oluşmuş alangörüntüsünde olduğu bu itibarla; davalıbelediyenin söz konusu taşınmazda herhangi bir yolçalışması yapmadığı ve fiili elatmasının söz konusu olmadığı kanaat ve neticesinevarıldığından, davalı Osmangazi BelediyeBaşkanlığı aleyhine açılan davanın reddinedair aşağıda yazılı olduğu şekildehüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıdaaçıklanan nedenlerle:: DavalıTEİAŞ Genel Müdürlüğü aleyhineaçılan davanın HUSUMET YÖNÜNDEN REDDİNE, DavalıOsmangazi Belediye Başkanlığı aleyhine açılandavanın REDDİNE…” karar vermiş, temyiz edilmesiüzerine Yargıtay 18.Hukuk Dairesi; 10.12.2013 gün veE:2013/10236, K:2013/17503 sayı ile, “(…) Dava, fiilen el atılmadığıhalde idare tarafından 3194 sayılı imar Kanunu'nun 7. ve 8.maddeleri uyarınca düzenlenen 1/1000 ölçekli imaruygulama planına göre kamu hizmetine tahsis edilentaşınmazın bu durumu nedeniyle kullanım hakkınınkısıtlanmasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Uygulama ve öğretide kamuidarelerinin, hizmetlerinin yürütülmesi sırasında tekyanlı irade açıklamalarıyla kamu hukuku esaslarınadayanarak ilgililerin hukuki durumlarını etkileyecek şekilde yaptıklarıişlemlerin idari işlem; görev ve yetki alanlarına girenkonularda hukuka uygun olarak yaptığı fiiller ile bugörevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylem olaraktanımlanmakta olup somut olayda idarenin icra yetkisini hukukaaykırı olarak kullanması olarak nitelendirilebilecek fiili elatma durumu söz konusu olmadığına göre, 3194sayılı İmar Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca tekyanlı idari işlemle düzenlenen imar planları ve bu planlaradayanılarak yapılan işlemlerin idari nitelik taşıdığı,söz konusu imar planlarının zamanında uygulamayageçirilmemesi durumunun da idari eylem olarak kabulü gerekir. Yukarıda açıklananuyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda,görev itirazında bulunulması ve olumlu görevuyuşmazlığı çıkması üzerine durum UyuşmazlıkMahkemesi tarafından değerlendirilmiş ve 09.04.2012 gün 2011/238E.-2012/63K.ve 2012/41 E- 2012/77 K. sayılı kararlarında fiili elatmanın bulunmadığı durumlarda idari yargı yeriningörevli bulunduğuna oybirliği ile karar verilmiştir. Ayrıca 11.06.2013 tarihindeyürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilenGeçici 6. maddesinin 10.fıkrasında da “Uygulama imarplanlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmaksuretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufukısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idaribaşvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir. Bu madde hükümleri kararabağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tümdavalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle;davacının mülkiyet hakkına getirilenkısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel vedüzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetineözgülenmesinden ve bu planda öngörülenkamulaştırma işlemlerinin zamanındayapılmamasından kaynaklandığının kabulü ile idariişlem ve eylemden doğan zarara ilişkin davanınUyuşmazlık Mahkemesi kararı da dikkate alınarak 2577sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu hükümleriuyarınca idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-bve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesigerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasıdoğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklananesaslar gözönünde tutulmaksızın yazılışekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bunedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun428.maddesi gereğince BOZULMASINA…” karar vermiştir. BURSA1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 30.4.2014 gün ve E: 2014/126,K:2014/170 sayı ile, dava dosyasının bütünaşamalarına yer verdikten sonra; “…dosyanın esasalarak açık yargılamaya devam olunduğu, bozmailamına uyularak davacının davasına bakma görevininidari yargının görev alanına girmesi nedeniyleaçılan davanın görev yönünden reddine,davalı Osmangazi Belediyesi yönünden bozma öncesi verilenkarar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olduğundan, bu husustaayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına dairaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacınınbu davayı mahkememizde açmasında kanundeğişikliğine kadar (Uyuşmazlık Mahkemesinegidilmediği sürece) haksız olmadığından,yargı yolunun caiz olmama şartı yasa değişikliğiile oluştuğundan davalı lehine yargılama gideri ve vekaletücretine hükmedilmeyerek aşağıda yazılıolduğu şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıdaaçıklanan nedenlerle: 1-Davacınındavasına bakma görevinin idari yargının görevalanına girmesi nedeniyle açılan davanın görevyönünden reddine, 2-DavalıOsmangazi Belediyesi yönünden bozma öncesi verilen karar temyizedilmeyerek kesinleşmiş olduğundan, bu hususta ayrıcahüküm kurulmasına yer olmadığına…”karar vermiş, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 18.Hukuk Dairesi; 9.12.2014 gün veE:2014/18332, K:2014/17929 sayı ile, yargılama giderleri ve vekaletücreti yönünden hükmün düzeltilmesine vedüzeltilmiş şekli ile onanmasına karar vermiş, Mahkemekararı bu şekilde kesinleşmiştir. Davacılar vekili bu defa, müvekkillerine ait olantaşınmazın imar planında TEAŞ alanında kalması nedeniyle hukuki el atmadankaynaklanan zarar bedeli olan 10.000,00 TL’nin (fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla) tazmini istemiyle OsmangaziBelediye Başkanlığı ile TEİAŞ GenelMüdürlüğüne karşı 20.2.2015 tarihinde idariyargı yerinde dava açmış; dosyanın tevdi edildiğiBursa 3.İdare Mahkemesi 4.3.2015 gün ve E:2015/201 sayılıara kararı ile, Bursa Büyükşehir BelediyeBaşkanlığını da hasım mevkiinealmıştır. BURSA 3.İDAREMAHKEMESİ; 9.5.2016 gün ve E:2015/201 sayı ile,”(…) Belediyelerin3194 sayılı İmar Kanununun 8. maddesi ve 18. maddesininverdiği yetki ile arazi ve arsalar üzerinde imarplanlarının hazırlanması ve yürürlüğekonulması, arazi ve arsa düzenlemesi gibi faaliyetlerikapsamında yaptıkları imar planlarından kaynaklananişlemlerin tek yanlı ve kamu gücüne dayanan irade açıklamalarıile tesis edilen genel ve düzenleyici işlemler olduğu buyönü ile de idari eylem ve işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargı yerlerindeçözümlenmesi gerektiğitartışmasızdır. Buna karşılık, Belediyece,Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul veyöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleriyapılmaksızın, dava konusu taşınmazın birkısmına fiilenel atması karşısında, idarenin bu eylemininkamulaştırmasız el atma niteliğinitaşıdığı açıktır. Öteyandan, İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır. Nitekim,yukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kurulunun 11.2.1959 günlü,E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının III.bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde ammeteşekkülü İstimlak Kanununa uygun hareket etmeden ferdinmalını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz birharekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanunhükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesiveya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır.Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.”görüşüne yer verilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davacılara ait taşınmazın birkısmında yol yapıldığı mahallinde yapılankeşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan rapordabelirtilmiştir. Budurumda, idarenin dava konusu taşınmazakamulaştırmasız el atmasından doğan zararıntazminine yönelik bulunan davanın, taşınmazınüzerinde yol yapılması karşısında, haksızfiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünün adli yargı yeriningörevine girdiği anlaşılmaktadır. Diğertaraftan, benzer bir davada çıkan görevuyuşmazlığı nedeniyle verilen UyuşmazlıkMahkemesinin 04.05.2015 tarih ve E:2015/310, K:2015/326 sayılıkararı da bu yöndedir. Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasa'sının 15/1-a. maddesi uyarınca Mahkememizingörevsizliğine, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19.maddesi uyarınca olumsuz görev uyuşmazlığıçıkarılmak üzere Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına, iş bu davanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin ertelenmesine,önceki görevsizlik kararına ilişkin davadosyasının temin edilmesine, dosyanın temininden sonra davadosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine…”karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacıların hisseli maliki olduğu taşınmazınuygulama imar planında TEAŞ alanında kaldığı;aradan uzunca bir süre geçmesine karşınkamulaştırma yapılmayarak el atıldığındanbahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylauğranıldığı öne sürülen zararıntazmini istemiyle açılmıştır. Dosyakapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, gerek adliyargı yerinde, gerekse de idari yargı yerinde dava konusu edilen taşınmazüzerinde keşif ve bilirkişi incelemeleriyapıldığı, alınan raporlar ve ek raporlar da dikkatealınarak yargı yolu açısından sonuca ulaşıldığıgörülmektedir. Buna göre, adli yargı dosyasınabakıldığında; Asliye 1.Hukuk Mahkemesine sunulan 27.8.2012tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; tapu kaydıaçısından, OsmangaziTapu Müdürlüğünün 08.08.2011 tarih ve 4101sayılı yazısına göre, Bursa İli Osmangaziİlçesi, Yunuseli Mahallesi, 6582 ada, 29 parsel 25.699,05 m2 olarakTarla vasıflı taşınmazın, davacılar adınahangi oranda kayıtlı olduğu belirlemesininyapıldığı; İmar durumu açısından; OsmangaziBelediye Başkanlığının 02.11.2011 tarih ve 53590sayılı yazısı ile dava konusu 6582 ada 29 parselinBüyükşehir Belediye Başkanlığınca 11.10.2001gün ve 16021071/143 sayılı imar Planı kapsamındaTEAŞ alanında kaldığının belirtildiği; elatılma durumu ve miktarına yönelik olarak; Mahkemetarafından bilirkişi olarak görevlendirilen, Emekli KadastroMüdürü Şaban Uzun’un düzenlemiş olduğu23.07.2012 tarihli raporun sonuç bölümünde: “Davakonusu, Yunuseli Mahallesi, 6582 ada 29 parselle fiilen elatılmamış ise de imar planında kamu alanı olanTEİAŞ alanında kalması nedeniyle hukuken el atılmışolduğunun kabulü gerekeceği; Hukuki el atmanın Kamuyatahsis amaçlı ve kalıcı nitelikte olduğu”nunbelirtildiği; buna karşılık Emekli KadastroMüdürü Şaban Uzun’un düzenlemiş olduğu29.11.2012 tarihli Ek Bilirkişi Raporunda, dava konusu parselin ekliharitada A ile gösterilen yeşil ile boyalı 476.03 m2.likkısmının şu anda zeminde fiilen yol olarakkullanıldığı, fiilen el atılıpatılmadığının takdirinin mahkemeyebırakıldığının ifade edildiğigörülmüştür. Adliyargı yerindeki davada verilen görevsizlik kararı üzerinedavacılar vekili tarafından aynı istemle idari yargıyerinde açılan davaya ilişkin olarak yapılan keşifsonrasında Harita Mühendisi Gonca Piri tarafındanhazırlanıp Mahkemeye sunulan 23.3.2016 tarihli BilirkişiRaporunda ise; “(…)Bursa KadastroMüdürlüğünün 02.02.2016 tarih ,E.228726sayılı yazılarında Bursa Osmangazi İlçesiYunuseli mahallesi eski 2071 parsel ile ilgili Müdürlükarşivinde yapılan araştırma sonucu ifrazen 2090 (pilon yeri) ve 2091 parseller olduğu, sonrasında 2091 parselin 2321 parselolduğu 18.uygulama sonucunda 2452 parsel ve 5690 ila 5773 adalaragittiği, 2452 parselin ise yenileme sonrası 6582 ada 29 parselolduğu anlaşıldığı belirtilmiştir. Ancakekte gönderilen krokide 2321 parsel sınırları aynıkrokide gösterilmemiş olduğu, 2452 parselin de krokide davakonusu 6582 ada 29 parselle sınırlarının aynı olmadığıkısmen değişiklik olduğu, tescilli bulunan irtifakhakkının krokide gösterilmediği, tarafımdanyapılan araştırmada 25.02.2016 tarih, E.452389 sayılıTedaş lehine 19434.46m2.lik alanda irtifak hakkı 11.09.1972 tarih2233 yevmiye ile tescil olduğu ve Osmangazi TapuMüdürlüğü yazısı eki tapu kaydında 6582ada 29 parselin tapu kaydında 561.m2.lik kısımda Bursagaz BursaŞehir için doğalgaz dağıtım ticaret taah.Aş.lehine irtifak hakkı 19.02.2004 tarih 1586 yevmiye ile tescilgördüğü belirtilmiş olup; Dosyada mevcut ve ekindeimar planı örneği bulunan, Osmangazi Belediye Mecliskararında, 4.7.2012 tarih ve 683 sayılı kararı ile uygungörülen 1/1000 ölçekli imar planıdeğişikliği Büyükşehir Belediye Meclisinin20.09.2012 gün ve 905 sayılı kararı ve 160021071 /735-1sayı ile onaylı 1/1000 ölçekli Havaalanı Kuzeyi-Yunuseli-Yerleşim Bölgesi Uygulama İmar planıörneğinde dava konusu 6582 ada 29 parsel Rekreasyon ve Spor Alanındakaldığı dosyada 6582 ada 29 parselin 1/1000ölçekli Göl yeri Mevkii Uygulama İmar Planıkapsamında bir kısmı yolda kaldığıgörülmüştür. Yürürlükte olmayanOsmangazi Belediye Meclisinin 23.07.2003 tarih ve 414 sayılıkararı ile uygun görülen 16021071 /384 sayı ile onaylıBüyükşehir Belediye meclisinin 10.10.2003 tarihli onaylıHavaalanı Kuzeyi -Yunuseli Yerleşim Bölgesi uygulama İmarPlanı değişikliğinde Teiaş Alanındakalmış olduğu görülmüştür, şu anYürürlükte olan planda dava konusu parselin Teiaşalanı olmadığı ve 1/1000 ölçekli imar plan onaytarihi üzerinden 5 yıl geçmediğigörülmüştür. Ancak öncekiyürürlükte olmayan planlara göre Teaş alanıolarak planlanan parselin Tapu kaydına göre Tedaş lehine19434.46m2 lik alanda ve 561.m21ik Bursagaz lehine irtifak hakları kurulduğuve geri kalan 5703.59 m2 lik kısımda kamulaştırmayapılmadığı görülmüş olup, 10.10.2003tarihli onaylı Havaalanı Kuzeyi -Yunuseli Yerleşim Bölgesiuygulama İmar Planı değişikliğinde TeiaşAlanında kalan bu kısım için hukuki el atma olduğudeğerlendirilmişse de bu alanda bu kısım ve diğerirtifak hakkı geçen kısımlarda zeminde fiilen toprak veasfalt yolların açılmış olduğugörülmüştür. Bursa KadastroMüdürlüğünün 02.02.216 tarihli E.228726sayılı ekinde gönderilen koordinatlara göre da yapılanalan hesabında yüzölçümünün tapudakayıtlı 25699.05m2 olmadığı, 25674.56 m2görülmüştür. Ancak koordinatlarına görehesaplanan yüzölçümü hatasınınilgililerinin Bursa kadastro müdürlüğünebaşvurmaları halinde konunun incelenip düzeltilmesi ve tescilihalinde 25674.56 m2 yüzölçümü esasalınabilecektir. Bu durumda Tedaş lehine 19434.46m2 lik alanda ve561.m21ik Bursagaz lehine irtifak hakları toplamının parselintapu alanının yüzölçümündendüşülmesi ve yolda kalan alanın düşmesi halinde(25699.05-19995.46-478.24) =5225.35 m2 lik kısmındakamulaştırma ve irtifak hakkı kurulmadığı, ancaksayısal değerler esas alınıp düzeltmeyapıldığı takdirde ise (25674.56-19995.46-478.24)=5200.86m2 olacağı görülmüş olup, bu kısmınhukuki el atıldığı değerlendirilmiştir. 1/1000ölçekli imar planı değişikliğiBüyükşehir Belediye Meclisinin 20.09.2012 gün ve 905sayılı kararı ve 160021071/735-1 sayı ile onaylı1/1000 ölçekli Havaalanı Kuzeyi -Yunuseli- YerleşimBölgesi Uygulama İmar planı örneğinde dava konusu 6582ada 29 parsel Rekreasyonve Spor Alanında kaldığı ve dosyada 6582 ada29 parselin 1/1000 ölçekli Göl yeri Mevkii Uygulama İmarPlanı kapsamında bir kısmı yolda kaldığıgörülmüştür. Yapılan çalışmadakrokide 478.24m2 lik kısmın imar planında yol olarakplanlandığı ve yol açılarak fiilen elatıldığı değerlendirilmiştir. Buplan onay tarihinin üzerinden 5 yıl geçmediği içinbu plan kapsamı dahilinde hukuki el atılmadığıdeğerlendirilmişse de 10.10.2003 tarihli onaylı HavaalanıKuzeyi - Yunuseli Yerleşim Bölgesi uygulama İmar Planıdeğişikliğinde Teiaş Alanında kalan kısımiçin hukuki el atma olduğu ancak İmar planında yol olarakplanlanmayan alanların kısmen yol olarak kullanılmasınarağmen bu alanlar imar planında yol olarakplanlanmadığı ve bu planın kullanış amacınagöre kullanım olduğu takdirde değişebileceğindenbu kısımlar fiili el atma olarak değerlendirilmemiştir.Ancak 1/1000 ölçekli Göl yeri Mevkii Uygulama İmarPlanı kapsamında bir kısmı yol da kaldığı vebununda krokide 478.24m2 lik kısımla gösterilen toprakyol=478.24 m2 lik kısım olduğu ve bu kısmın fiili olarakel atıldığı…” değerlendirilmesininyapıldığı görülmüştür. Buradanhareketle, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak düzenlenenbilirkişi raporları bir bütün olarakdeğerlendirildiğinde, taşınmazın birkısmından yol açıldığı vetaşınmaza fiilen el atıldığı sonucunavarılmıştır. Ayrıcayolun geçtiği kısım için verilmiş vekesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığıhususları da dikkate alındığında, bu kısmınbir bütün halinde ele alınarak kamulaştırmasız elatma davasına devam edilmesi gerektiği, aksi tutumun usul ekonomisive hakkaniyet ilkelerine ters düşeceği kanaatineulaşılmıştır. Belediyelerin 3194 sayılı imar Kanunu 8. maddesi ve 18.maddesinin verdiği yetki ile arazi ve arsalar üzerinde imarplanlarının hazırlanması ve yürürlüğekonulması, arazi ve arsa düzenlemesi gibi faaliyetlerikapsamında yaptıkları imar planlarından kaynaklananişlemlerin tek yanlı ve kamu gücüne dayanan iradeaçıklamaları ile tesis edilen genel ve düzenleyiciişlemler olduğu bu yönü ile de idari eylem veişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargı yerlerindeçözümlenmesi gerektiğitartışmasızdır. Buna karşılık, Belediyece,Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul veyöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleriyapılmaksızın, dava konusu taşınmazlardan bir tanesinefiilen el atılması karşısında, idarenin bu eylemininkamulaştırmasız el atma niteliğinitaşıdığı açıktır. Öte yandan, İdarenin yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakuygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol,kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması,işletilmesi ve bakımı sırasında kişilereverdiği zararların tazmini istemiyle açılacakdavaların görüm ve çözümünün, idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlartarafından açılacak tam yargı davaları kapsamındayargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idareceherhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu, özelmülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır. Nitekim, yukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundakiYargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11.2.1959günlü, E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının III.bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde ammeteşekkülü İstimlak Kanunu’na uygun hareket etmedenferdin malını elinden almış olması sebebiyle kanunsuzbir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava MedeniKanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzünönlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararıntazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir.” görüşüne yer verilmiştir. Buna göre, dava konusu edilen taşınmazın birkısmına yol yapılmak sureti ile kamulaştırmasızel atması karşısında, bu taşınmazbakımından el atmadan doğan zararın tazminine yönelikolan davanın, haksız fiillere ilişkin özel hukukhükümlerine göre görüm ve çözümüadli yargı yerinin görevine girmektedir. Bubağlamda, taşınmaza müdahalenin kim tarafındanyapıldığı, açıldığı belirtilenyola ilişkin sorumluluğun hangi idare ya da idarelere aitbulunduğu, imar planlarında yapılan değişikliklerindavanın seyrini nasıl değiştireceğihususlarının da Adli Yargı mercii tarafından yapılacakyargılama sırasında değerlendirileceğiaçıktır. Açıklanannedenlerle, Bursa 3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Bursa1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.4.2014 gün ve E:2014/126, K:2014/170sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bursa3. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Bursa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.4.2014 gün ve E:2014/126,K:2014/170 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 20.2.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy