T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 539 KARAR NO : 2017 / 19 KARAR TR : 20.2.2017 ÖZET : Davacının, 13.09.1983-30.09.1983 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 13.09.1983 tarihi olarak tespiti ile 11.04.2013 tarihinden itibaren emekli aylığına müstehak olduğunun belirlenmesi ve sigortalı olarak yaşlılık aylığı bağlanması isteminin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın; 506 sayılı Yasa hükümleri değerlendirilmek suretiyle çözümlenmesi gerektiği gözetildiğinde, ADLİ YARGI yerinde görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : C.K. Davalı : Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı Vekilleri : Av. T.T., Av.F.E. O L A Y : Davacı dilekçesinde;28.02.2013 tarihinde 5434 ve 506 sayılı Kanunlara tabi hizmetlerininbirleştirilmesi amacıyla dilekçe verdiğini, 11.04.2013 tarihinde 506 sayılı Kanuna göre 25 yılsigortalılık süresini doldurup 9.162 gün sigorta primigününe sahip olduğu ve 47 yıl yaş haddini 01.03.2013tarihinde doldurduğundan dolayı emekli aylığımüracaatında bulunduğunu; ilk defa devlet memurluğunagirdiğinde 25 yıl fiili hizmet sonucunda 44 yaşında emekliolabilme hakkına sahip bulunduğunu, yapılan yasaldeğişiklikler sonucunda, 1983 yılında işe girenlerin47 yaşında emekli olabileceğininöngörüldüğünü, kendisinin de 506sayılı Yasanın buna ilişkin hükümlerini gözönüne alarak 11.04.2013 tarihinde bu müracaatıyaptığını; kendisine verilen 20.07.2013 tarih ve…-11762615 sayılı yazıda; “50 yaşınızbulunmadığından dolayı dosyanız işlemdenkaldırıldı….” şeklindeki açıklamaile talebinin reddedildiğini; ret gerekçesinin, sigortalılıkbaşlangıç tarihinin ilk defa devlet memurluğunda fiiliçalışmaya başlama tarihi olan 13.09.1983 yerine, tamkesenek kesildiği 15.11.1987 tarihinin esas almasındankaynaklandığını, 1983 yılındaki işegirişi ve devlette yaptığı fiiliçalışmanın hiç dikkate alınmadığını;İdarenin, 13.09.1983-30.09.1983 tarihleri arasında Kocaeli DefterdarlığıTepecik Vergi Dairesi Müdürlüğünde görevebaşladığını ve 18 günlük devletmemurluğu hizmetini göz önüne almadığını;ilk defa devlet memurluğuna 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun 94. maddesi uyarınca 13.09.1983 tarihinde atandığını, bu tarihte göreve başladığını, 18günlük fiili çalışmasının sonucundayüksek öğrenim görmek amacıyla, zorunlu hizmetyükümlülüğünün bulunduğu MaliyeBakanlığının onayı ile bu görevden ayrıldığını, 5434 sayılı Kanunun tanıdığı kıst dönemaylıklarından emekli keseneği kesilmeyeceğinden dolayı,aylığından emekli keseneği kesilmediğini, bunun Kanununtanıdığı bir hak olduğunu, bu süreçte kendisininhiçbir sosyal güvenlik kapsamında olmadığışeklinde değerlendirilemeyeceğini; MaliyeBakanlığının taahhüdünü uygun görüponaylayarak mecburi hizmetini 14.10.1983-13.11.1987 tarihleri arasındaertelediğini; aslında. 13.09.1983 tarihinde atanmışolduğu devlet memurluğu görevinin sona ermediğini,aylıksız izinli gibi işleme tabi tutularak yüksekokul okumanedeniyle devlet memurluğu görevine ara verildiğini; nitekim1987 yılında yükseköğrenimi bitirdikten sonra, mecburihizmet yükümlülüğünden dolayı 13.11.1987tarihinde yeniden devlet memurluğuna atandığını; 5434sayılı Kanuna tabi hizmetlerinin tarafına bildirilmesiamacıyla 18.07.2002 tarihinde T.C. Emekli Sandığı GenelMüdürlüğüne müracaat ettiğini, kendisineverilen cevapta, bu konudaki başvurunun kendi kurumuna yapılmasıgerektiğinin bildirildiğini; bunun üzerine MaliyeBakanlığı'ndan hizmetlerinin dökümünü aldığını,buna göre, 12 nci derecenin 2 inci kademesinde, 657 sayılıDevlet Memurları Kanunu’nun 94 uncu maddesine dayanılarakKocaeli Defterdarlığı Tepecik Vergi DairesiMüdürlüğüne vergi memuru olarak 13.09.1983 tarihindeatanarak göreve başladığını; bu atama sonucundasigortalılık başlangıç tarihinin 13.09.1983 tarihiolması gerektiğini, Emekli Sandığınınyazısında belirtildiği üzere, bu hizmet çizelgesinegöre emekli aylığı talebinde bulunduğunu; sigortaprimi kesilmemiş (kıst dönem aylıkalındığı için ) olsa bile, bunun 657 ve 5434sayılı kanunlara göre bir hak olduğunu, fiilen işebaşlandığı veçalışıldığı ispatlanan sürelerin 506sayılı kanuna göre değerlendirilerek, 5510 sayılıKanunun 4(a) bendi hükümlerine göre emekli aylığıtalebinin, 13.09.1983 tarihinde ilk defa devlet memurluğunaatandığı hususu da dikkate alınarak yerine getirilmesiningerektiğini; Sosyal Güvenlik Kurumu BaşkanlığıSosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü’nün22.02.2013 tarih ve 32995964/230 sayılı Sigortalılıkİşlemleri Birleşik Genelgesinin, SigortalılığınBaşlangıcı ve Kuruma Bildirilmesi BaşlıklıBölümün 1 nci maddesinde; “Kanunun 4 üncümaddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındasigortalı sayılanların sigortalılıkları,çalışmaya, mesleki eğitime, staja veya kursa başladıklarıtarihten itibaren başlar. ” denildiğini; GenelgeninDördüncü Kısımda yer alan Kanunun 4 üncüMaddesinin Birinci Fıkrasının (c) Bendine TabiÇalışan Sigortalılar başlıklıbölümünün 1. Genel Açıklamalarbölümünde; “Ayrıca, Kanunun yürürlüktarihinden önce 5434 sayılı Kanuna tabi bir göreve girenancak, aylığından tam kesenek kesilmeden bu görevindenayrılan ve Kanunun yürürlük tarihinden sonra yeniden buKanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında göreve başlayan sigortalılar hakkında da5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacaktır.” denildiğini ve emekli keseneğikesilmemiş olsa bile, bu durumda olanların 5434 sayılıKanuna tabi olmasının sağlandığını ve bununbir hak olarak görüldüğünü; yine 22.02.2013 tarihve 32995964/230 sayılı Sigortalılık İşlemleriBirleşik Genelgenin Dördüncü Kısım içindeyer alan Sigortalılığın Başlangıcı adlıbölümde de “Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamındaçalışanların kamu idarelerinde görevebaşladıkları tarihten itibaren sigortalılıklarıbaşlatılır;” denildiğini, bu hükmün kendisiiçin de lehe olacak şekilde uygulanması gerektiğini;yine, belirtilen mevzuat hükümlerinden de görüleceğiüzere, sigortalılık başlangıcı ile hizmetbaşlangıcının, Kanunun 4 (c) kapsamında olup,aybaşlarından sonra işe girenler için farklıolduğunun belirtildiğini, dolayısıyla bu mevzuathükümlerinin tarafına da uygulanmasının gerektiğini;bu mevzuat hükümlerinin bu dava konusu olaya uyarlandığında;“13.09.1983 tarihinde memur olarak göreve başlayan ve 5434 sayılıKanun uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilgilendirilensigortalının sigortalılığı görevebaşladığı (13.09.1983) tarih iken, hizmetbaşlangıç tarihi aylığından tam kesenekkesilmeye başlandığı aybaşı olan 15.11.1987tarihidir” şeklinde olacağını; belirtilenmevzuat hükümleri çerçevesinde kendisininsigortalılık başlangıç tarihinin, devlet memurluğunailk defa göreve başladığı 13.09.1983 tarihiolması gerektiğini, bu tarihin sigortalılıkbaşlangıç tarihi olarak esas alınıp buna göre506 sayılı Kanunun Geçici 81. Maddesinin B-C bentlerinegöre emekli aylığı şartlarının belirlenmesiningerektiğini; 5510 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’natabi olarak çalışmakta olduğunu, 506 sayılıKanuna tabi hizmetleri dışında 15.03.2004 tarihine kadar da 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak devlet memurluğugörevini yaptığını ve bu tarihte istifa ederek 506sayılı Kanuna tabi olarak çalışmaya 11.04.2013tarihine kadar devam ettiğini, 5510 sayılı KanunimGeçici 2. Maddesinde bu Kanunun Geçici 4 üncü maddesikapsamına girmeyenler için 5510 sayılı KanununGeçici 2 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendininesas alınacağının, 5510 sayılı Kanunungeçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenlere 5434sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağınınaçık olarak belirtildiğini ifade ederek; MaliyeBakanlığı'nda 13.09.1983-30.09.1983 tarihleri arasındaçalıştığının ve sigortabaşlangıç tarihinin 13.09.1983 tarihi olarak tespiti ile11.04.2013 tarihinden itibaren emekli aylığına müstehakolduğunun belirlenmesi ve(fazlaya ilişkin hakları saklıkalması şartıyla) 11.04.2013 tarihinden itibaren gecikme faizinehükmedilmesi istemiyle 6.8.2013 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. İstanbul 19.İşMahkemesi; 26.11.2013 gün ve E:2013/487, K:2013/111 sayı ile,davacının çalıştığını iddiaettiği işyerinin bağlı olduğu SGM GaziosmanpaşaSosyal Güvenlik Merkezinin, Bakırköy yargı çevresiiçinde olduğu, Bakırköy İş Mahkemelerininyetkili ve görevli olduğundan gerekçesiyle yetkisizlikkararı vererek, talep halinde dosyanın yetkili ve görevliBakırköy Nöbetçi İş Mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir. BAKIRKÖY 18.İŞMAHKEMESİ; 6.1.2014 gün ve E:2013/1299, K: 2014/1 sayı ile, “(…)Davacı 5510 sayılı yasa yürürlüğe girmedenönce 13/09/1983 tarihinde emekli sandığı kapsamındakidöneme dayalı olarak 18 günlük fiili hizmet süresininve bu sürenin başlangıç tarihinin tespiti ile sözkonusu tarihten itibaren emekli aylığıbağlanmasını talep ve dava ettiğinden; Dava, Emekliaylığı bağlanması ve hizmet süresinin tespitiistemine ilişkindir, 5434 sayılı Emekli SandığıKanunu'nun 1.maddesiyle; Maliye Bakanlığı'na bağlıolmak ve bu kanunda yazılı emeklilik işlerini görmeküzere Ankara'da tüzel kişiliğe sahip TürkiyeCumhuriyeti Emekli Sandığı kurulmuş ise de, 20/05/2006Tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 43. maddesiyle,5434 sayılı kanunun bazı maddeleri yürürlüktenkaldırılmış, devredilen kurumlar ve devre ilişkinhükümler içeren geçici 1. maddesiyle de, TürkiyeCumhuriyeti Emekli Sandığı, hiç bir işleme gerekkalmaksızın, bu kanunun yürürlük tarihi itibariyle,görevleri ile birlikte, 1. maddeye dayanılarak kurulan kamutüzel kişiliğine sahip sosyal güvenlik kurulunadevredilmiştir. Davalı SGK Başkanlığı (devredilenTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı)’na yönelikaçılan ve görülen inceleme konusu davada; taraflararasındaki hukuki uyuşmazlığın çözümünde5510 sayılı kanunun uygulama yeri bulunmadığındansözü edilen 101. Madde hükümlerine göre sınırlıyetki ile donatılmış iş mahkemesi görevliolmayıp; idari yargının görevli olduğunun belirginbulunmasına göre; Davanın İdariYargı yerinde açılması gerektiği gözetilerekyargı yolu yanlışlığı nedeniyle dinlenmesimümkün olmayan dava dilekçesinin Reddine, tensiben kararvermek gerekmiş aşağıdaki gibi hükümkurulmuştur./ HÜKÜM: Yargı yoluyanlışlığı nedeni ile dava dilekçesinin reddine…”karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21.HukukDairesince 17.3.2014 gün ve E:2014/3352, K:2014/5044 sayı ile onanankarar kesinleşmiştir. Davacı bu kez, aynı somut olay ve gerekçelerle; sigortalılıkbaşlangıç tarihinin 13.09.1983 olarak esas alınmasıve yaşlılık aylığı bağlanması istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır. İstanbul 9.İdareMahkemesi, 9.5.2014 gün ve E:2014/919, K:2014/861 sayı ile;“(…)Dava dosyasının incelenmesinden; bakılandavanın davacının sigortalılıkbaşlangıç tarihinin 13.09.1983 olarak esas alınmasıve yaşlılık aylığı bağlanması istemiyleaçıldığı görülmüş ise de,herhangi bir idari işlemin iptali istenilmeksizin doğrudan idariişlem tesisi ya da idari eylemde bulunulması yönündetalepte bulunulduğu için işbu dava dilekçesi usuleuygun bulunmamıştır. Eğer ortada henüz idaridavaya konu olabilecek bir işlem bulunmuyorsa davacınınöncelikle 2577 Sayılı Yasanın 10.maddesi uyarıncaidareye başvurup talepte bulunulabileceği ve bu isteğininyazılı veya zımnen reddedilmesi halinde bu işleme ve/veyaişlemlere karşı dava açabileceğine kuşkuyoktur. Bu durumda açılaniptal davalarının sağlıklı, süratli, ekonomik vehukuka uygun olarak çözülebilmesi için, öncelikledavanın konusunun, sebebinin ve dayandığı delillerintartışmaya yol açmayacak ve tereddütedüşülmeyecek bir şekilde gösterilmesigerektiğinden yukarıda belirtilen eksiklikler nedeniyle davadilekçesi usul hükümlerine uygun bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle,2577 sayılı Yasanın 3.maddesi hükmüne uygun bulunmayandava dilekçesinin, aynı Yasanın 15.maddesinin1.fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın bildirim tarihindenitibaren 30 gün içinde belirtilen hususlara uygun biçimde,harç alınmaksızın yeniden dava açılmaküzere reddine…” karar vermiştir. Davacı bunun üzerine;SGK Gaziosmanpaşa Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 20.07.2013 tarih ve17963-11762615 sayılı yazısı ile yapılan “50yaşınız bulunmadığından dosyanızişlemden kaldırıldı. 01.03.1966(sehven yanlışyazılmış, 2016 olacaktır) tarihinden sonra müracaatetmeniz halinde’' diyerek yaşlılık aylığıbağlanması talebinin reddine ilişkin idari işlemin iptaledilmesi; sigortalılık başlangıç tarihinin, kamudagöreve başladığı 13.09.1983 tarihi olarakbelirlenmesi; 13.09.1983 tarihinde sigortalılıkbaşlangıcının esas alınmasıyla 11.04.2013tarihinden itibaren yaşlılık aylığınamüstehak olduğuna karar verilmesi ve 11.04.2013 tarihinden itibarengecikme faizine hükmedilmesi istemiyle yeniden idari yargı yerindedava açmıştır. Davalı idare vekiliuyuşmazlığın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden bahisle görevitirazında bulunmuştur. İstanbul 9.İdareMahkemesi; 19.12.2014 gün ve E:2014/1507 sayı ile, “(…)uyuşmazlığın, 5510 sayılı Yasayürürlüğe girmeden önce 13/09/1983 tarihinde EmekliSandığı kapsamındaki döneme dayalı olarak 18günlük fiili hizmet süresi çalışmasıbulunduğundan bahisle ve bu tarih başlangıç alınmaksuretiyle hizmet birleştirmesi ile yaşlılıkaylığı bağlanması istemine ilişkin olduğuanlaşılmakta olup, 5510 sayılı Yasa'nınyürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden öncekistatüye tabi olarak çalışmışdavacının isteminin, 2829 sayılı Kanunun hizmetbirleştirilmesinde aylık bağlanmasına ilişkinhükümler ile 5510 sayılı Yasa'nın 5434sayılı Emekli Sandığı Kanununun ilgilihükümlerinin tatbik edilmesi gerektiğine ilişkingeçiş hükümleri çerçevesindeçözümleneceğinden, davanın görüm veçözümü idari yargı mercilerine ait olduğusonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavalı idarenin görev itirazının reddine…”karar vermiştir. İdare Mahkemesi daha sonrabu kararını değiştirmiştir. İSTANBUL 9.İDAREMAHKEMESİ:18.3.2015 gün ve E:2014/1507, K:2015/545 sayıile,”(…) 01/10/2008 tarihinden itibaren yürürlükteolan 5510 sayılı Kanun'un "Bu Kanundan önceyürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarınatâbi geçen çalışmalar için bağlanacakaylıkların hesabı" başlıklı geçici 2.maddesinde, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenönce 506 sayılı Kanuna tabi olanlara bağlanacakyaşlılık aylıklarının nasılhesaplanacağının belirtildiği; (c)fıkrasının son bendinde ise, "Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalıveya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklısosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilensigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlaraaylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunlamülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespitolunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindekihükümler uygulanır." kuralıöngörülmüştür. Anılan 5510 sayılıYasa'nın 106. maddesi ile mülga olmakla birlikte, dava konusuuyuşmazlıkta uygulanması gereken 2829 sayılı SosyalGüvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen HizmetlerinBirleştirilmesi Hakkında Kanun'un "AylığıBağlayacak Kurum" başlıklı 8. maddesinde,"Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamıüzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresiiçinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca; hizmetsürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmetsürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatınagöre aylık bağlanır ve ödenir" kuralına yerverilmiştir. Mülga 506 sayılıSosyal Sigortalar Kanununun 60.maddesinde de; yaşlılıkaylığından yararlanma esas ve şartlarıbelirtilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden, davacı tarafından, 5510 sayılı Yasayürürlüğe girmeden önce 13/09/1983 tarihinde EmekliSandığı kapsamındaki döneme dayalı olarak 18 günlükfiili hizmet süresi çalışması bulunduğundanbahisle ve bu tarih başlangıç alınmak suretiyle 2869sayılı Yasa uyarınca hizmet birleştirmesi ileyaşlılık aylığı bağlanması talebinin506 sayılı Yasa'nın 60.maddesi uyarınca 50yaşını doldurmadığından Gaziosmanpaşa SosyalGüvenlik Merkezi işlemiyle reddedilmesi üzerine bakılandavanın açıldığıanlaşılmaktadır. Olayda, 2829 sayılıKanun'un 8. maddesinde, hizmet birleştirmesinde son yedi yıllıkfiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olankurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağınınve ödeneceğinin kurala bağlandığı, bu kapsamdadavacının da son yedi yıllık fiili hizmet süresi fazlaolan kurumunun Sosyal Sigortalar Kurumu (Daire Başkanlığı)olduğu, dolayısıyla, sigortalılık süresininbaşlangıcı ve yaşlılık aylığıbağlanmasına yönelik talebinin de 5510 sayılı Kanun'unatfıyla 506 sayılı Yasa'nın yaşlılıkaylığından yararlanma esas ve şartlarınıbelirleyen 60.maddesindeki hükümler çerçevesindeirdeleneceği (nitekim dava konusu işlemin de 506 sayılıYasa'nın bu hükümleri doğrultusunda tesis edilmiştir.)açık olup, sonuç olarak; idari yargının görevalanına ilişkin 5510 sayılı Yasa'nın 5434sayılı Emekli Sandığı Kanununa yönelikgeçiş hükümleriyle ilgili olmayan, 506 sayılıYasa hükümleri değerlendirilmek suretiyleçözümlenmesi gereken uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün adli yargımercilerine ait olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü görevyönünden reddine…” karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine Danıştay 11. Dairesince 28.12.2015 gün veE:2015/4868, K:2015/6619 sayı ile onanan; karar düzeltme istemi deaynı Dairece, 16.5.2016 gün ve E:2016/1591, K:2016/2474 sayı ilereddedilen karar kesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 20.2.2017 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; adli ve idari yargı yerleriarasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, dosya içerisinde adli yargıdosyasının bir örneği ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği, adli yargı kararınınkesinleşme durumunun Başkanlıkça Mahkemesinden teyitedildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacının,13/09/1983 tarihinde Emekli Sandığı kapsamında, 657sayılı yasaya tabi devlet memuru olarak 18 günlük fiilençalışması bulunduğundan bahisle, 13.09.1983-30.09.1983tarihleri arasında çalıştığının vesigorta başlangıç tarihinin 13.09.1983 tarihi olarak tespitiile 11.04.2013 tarihinden itibaren emekli aylığına müstehakolduğunun belirlenmesi ve bu bağlamda; sigortalı olarakyaşlılık aylığı bağlanması istemininreddine ilişkin SGK Gaziosmanpaşa Sosyal Güvenlik Merkezi'nin20.07.2013 tarih ve 17963-11762615 sayılı işlemin iptaliistemiyle açılmıştır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun "Bu Kanundanönce yürürlükte bulunan sosyal güvenlikkanunlarına tâbi geçen çalışmalar içinbağlanacak aylıkların hesabı"başlıklı geçici 2. Maddesinin ilkparagrafında; “Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce 17/7/1964 tarihlive 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve2926 sayılı kanunlara tabi olanlara bağlanacakyaşlılık aylıkları aşağıdakişekilde hesaplanır:” denilmiş, maddenin (c)fıkrasının son bendinde ise, " Bu Kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebindebulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da buKanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasınatabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, buKanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göretespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindekihükümler uygulanır. Ancak, bunlardan bu Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamına girmeyenlere 5434 sayılı Kanunhükümleri uygulanmaz. Bu Kanunla mülga 2829 sayılıKanuna göre 5434 sayılı Kanun hükümleriuygulanması gerekenlerden, bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamınagirmeyenler için, bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve(b) bentleri esas alınır. (a) bendihükümlerinin uygulamasına esas alınacak kanun, bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında geçen süreler hariç, bu Kanunla mülga2829 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir. BuKanuna tabi hizmetlerle 506 sayılı Kanunun geçici 20 ncimaddesine tabi sandıklarda geçen hizmetlerinbirleştirilmesinde de bu fıkra hükümleri esas alınmaksuretiyle bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleriuygulanır.”hükmüne yer verilmiştir. 5510 sayılıYasa'nın 106. Maddesinin 5.fıkrası ileyürürlükten kaldırılan 24/5/1983tarihli ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına TabiOlarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun,1.maddesinde, Kanununamacının; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarınatabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyleilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarınındüzenlenmesi olduğu; 2.maddesinde; Kanunun, T.C. EmekliSandığına, SosyalSigortalar Kurumuna, Esnaf ve Sanatkarlar ve DiğerBağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumuna,506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 incimaddesine göre kurulan emekli sandıklarına, tabiçeşitli hizmet süreleri bulunanların emeklilik,malullük, yaşlılık ve bölümleri halindekendilerine ve hak sahiplerine sağlanacak hakları kapsadığı;4.maddesinde; kurumlara tabi çeşitli işlerdeçalışmış olanların hizmet sürelerinin,aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylıkbağlanmasına hakkazanıldığındabirleştirileceği, ancak, hizmet süreleri toplamınınaylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiş; “Aylığıbağlayacak kurum” başlıklı8.maddesinde; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamıüzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresiiçinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmetsürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmetsürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatınagöre aylık bağlanır ve ödenir.” Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılıT.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re'senemekli olma (Ek ibare: 27/1/2000 - 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenenvazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumunkanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerindensonuncusunun tabi olduğu kurumca,kendi mevzuatına göreaylık bağlanır.” Hükmüne; Uygulanacakesaslar“ başlıklı 10.maddesinde; “Bu Kanunuyarınca bağlanacak aylıkların ödenmesinde vekesilmesinde, aylığı bağlayan kurum mevzuatındakiesaslar uygulanır. ” Hükmüne yer verilmiş; yinekonuyla bağlantılı, mülga506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 60.maddesinde de;yaşlılık aylığından yararlanma esas veşartlarının neler olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun “5434sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesininbirinci fıkrasında; “Bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılıKanuna göre; aylık, tazminat, harp malûllüğüzammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 8/2/2006 tarihli ve5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ek ödemeverilmekte olanlara, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunda kendileriiçin belirtilmiş olan şartları haiz olduklarımüddetçe bunların ödenmesine devam olunur. Ancak, 5ilâ 10 yıl arasında fiili hizmet süresi olaniştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığıalmakta olanların, aylık ve diğer ödemeleri, bu Kanunun 32nci, 34 üncü ve 37 nci maddelerindeki şartları haizoldukları müddetçe devam edilir.” hükmüne, aynımaddenin beşinci fıkrasında ise; “Bu madde kapsamınagirenlerin aylıklarının bağlanması,artırılması, azaltılması, kesilmesi, yenidenbağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya veborçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ileemeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddeninuygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleriayrıca dikkate alınır. (Ek cümle: 16/06/2010-5797 S.K/10. md.) Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olanöğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimlerisüresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir.”hükmüne yer verilmiştir. 31.5.2006 tarihve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenliksistemi altında toplamıştır. 5510 sayılı Kanununiptali amacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi, 15.12.2006tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılı kararıyla, anılanKanunun birçok maddesi ile birlikte, bu Kanunun yürürlüktarihinden önce 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanunu hükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar vediğer kamu görevlilerini diğer sigortalılarla aynısisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi) hükümlerin iptalinekarar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunda düzenlemeleryapılmış ve anılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci veGeçici 4 ncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının(c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ile diğer kamugörevlileri) ile bunların dul ve yetimleri hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altına alınmıştır.5754 sayılı Kanunun bazı hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E:2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Uyuşmazlığa konuolayda; davacının, 5434 ve 506 sayılı Kanunlara tabihizmetlerinin birleştirilmesi ve yaşlılık aylğıbağlanması amacıyla davalı idareye 11.04.2013 tarihindebaşvurulduğu, davacı tarafından, 506 sayılıKanuna göre 25 yıl sigortalılık süresini doldurup9.162 gün sigorta primi gününe sahip olduğunun, 47 yılyaş haddini 01.03.2013 tarihinde doldurduğunun; ilk defa devletmemurluğuna girdiğinde 25 yıl fiili hizmet sonucunda 44yaşında emekli olabilme hakkına sahip bulunduğunun,yapılan yasal değişiklikler sonucunda, 1983 yılındaişe girenlerin 47 yaşında emekli olabileceğininöngörüldüğünün, kendisinin de 506sayılı Yasanın buna ilişkin hükümlerini gözönüne alarak bu müracaatı yaptığınınifade edildiği; davacının başvurusu üzerine idareceverilen 20.07.2013 tarih ve …-11762615 sayılı cevapyazısında; 506 sayılı yasadan ve 2829 yasagereğince son 7 yıllık hizmet süresinin Kurumlarınatabi olarak geçmesi gerektiği ile ilgili şartı yerinegetirmediğinin tesbit edildiği yönündekiaçıklamaların devamında; “50 yaşınızbulunmadığından dolayı dosyanız işlemdenkaldırıldı….” şeklindeki bir ifadeyle talebininkarşılanmadığı; davacının ise, 13/09/1983tarihinde Emekli Sandığı kapsamında, 657 sayılıyasaya tabi devlet memuru olarak 18 günlük fiilençalışması bulunduğundan bahisle,13.09.1983-30.09.1983 tarihleri arasındaçalıştığının ve sigortabaşlangıç tarihinin 13.09.1983 tarihi olarak tespiti ile11.04.2013 tarihinden itibaren emekli aylığına müstehakolduğunun belirlenmesi ve bu bağlamda; sigortalı olarakyaşlılık aylığı bağlanması istemininreddine ilişkin SGK Gaziosmanpaşa Sosyal Güvenlik Merkezi'nin20.07.2013 tarih ve 17963-11762615 sayılı işlemin iptaliistemiyle dava açtığıanlaşılmıştır. Bu durumda, 2829 sayılıKanun'un 8. maddesinde, hizmet birleştirmesinde son yedi yıllıkfiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olankurumca kendi mevzuatına göre aylıkbağlanacağının ve ödeneceğinin kuralabağlandığı, bu kapsamda davacının da son yediyıllık fiili hizmet süresinin çoğunu SosyalSigortalar Kurumuna tabi işyerinde geçirdiği; dolayısıyla, sigortalılık süresininbaşlangıcı ve yaşlılık aylığıbağlanmasına yönelik talebinin de 5510 sayılı Kanununişaret ettiği 506 sayılı Yasa'nınyaşlılık aylığından yararlanma esas veşartlarını belirleyen 60.maddesindeki hükümlerçerçevesinde irdeleneceği, dava konusu işlemin de 506sayılı Yasa'nın bu hükümleri doğrultusunda tesisedildiği gözetildiğinde; idari yargının görevalanına ilişkin 5510 sayılı Yasa'nın 5434sayılı Emekli Sandığı Kanununa yönelikgeçiş hükümleriyle ilgili olmayan, 506 sayılıYasa hükümleri değerlendirilmek suretiyleçözümlenmesi gereken uyuşmazlığın görümve çözümünün adli yargı mercilerine aitolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde adli yargıyeri görevli olduğundan, Bakırköy 18.İşMahkemesinin 6.1.2014 gün ve E:2013/1299, K: 2014/1 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Bakırköy 18.İş Mahkemesinin 6.1.2014 gün veE:2013/1299, K: 2014/1 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 20.2.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy