T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 106
KARAR NO : 2017 / 143
KARAR TR : 20.2.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : A. SİGORTA A.Ş Vekili : Av. E.B. Davalı : İnegölBelediye Başkanlığı Vekilli : Av.N.A. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacışirket tarafından 16 JNT 37 plakalı aracın 81876696no’lu kasko sigorta poliçesiyle teminat altınaalındığını, 26/05/2014 tarihinde sigortalı 16 JNT37 plakalı aracın Bursa ili, İnegöl ilçesi, Orhaniyekavşağı istikametinden Mesudiye caddesini takiben seyriesnasında Mesudiye altgeçidinin olması gerekenden dahaalçak yapılmasından dolayı alt geçideçarptığını, davacıya ait sigortalıaracın kasasının hasarlandığını, kaza tespittutanağında altgeçidin yüksekliğinin 3,30 metreolduğunun belirtildiğini, sigortalı aracınhasarlanması sebebiyle eksper görevlendirildiğini, yapılanhasar tespiti soncunda 1.500,00 TL sovtaj tenzili ile sigortalıya10/07/2014 tarihinde 8.500,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini,kazanın meydana geldiği altgeçidin ve yolun standartyükseklikte araçların geçebileceğiyükseklikte yapılması, bakım, onarım, denetim,işaretleme gibi sorumlulukların davalı İnegöl BelediyeBaşkanlığı’na ait olduğunu, davalınınolayın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğunu belirterek;davacı şirketin şirketin sigortalıya ödemişolduğu hasar tazminatının ödeme tarihi olan10/07/2014’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile idari yargı yerindedava açmıştır. BURSA 2.İDARE MAHKEMESİ: 24/10/2014 gün ve 2014/1176 Esas, 20164/1028Karar sayılı sayı ile ‘‘…2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 13.maddesinde"Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayoluyapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmakla yükümlüdür.Çeşitli kişi, kurumve kuruluşlar, karayolu yapısında yapacakları veesasları yönetmelikte belirtilen çalışmalarda; a)Yolun yapım ve bakımı ile görevli kuruluştan izinalmak, b) Çalışmaları, gerekli önlemleri alarak,aldırarak ve devamlılığını sağlayarak,trafik akımını ve güvenliğini bozmayacak tarzdayapmak, c) Zorunlu nedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerinien kısa zamanda ortadan kaldırarak karayolunu kullananlara vearaçlara zarar vermeyecek durama getirmek, d) Şehir içikarayolu kenarında çeşitli tesislerin yapımısüresince; kaldırımlarda, tünel, tünelaydınlatılması ve benzerlerini yaparak güvenligeçiş sağlamak ve yaya yollarını trafiğeaçık bulundurmak, zorundadırlar. Buçalışmalar sırasında meydana getirilen tehlikelidurum ve engeller bütün sorumluluk, bunları yaratankişilere ait olmak üzere zabıtaca kaldırılır,yapılan masraflar sorumlulara ödetilir." hükmüne yerverilmiş; anılan Kanunun 19.01.2011 tarih ve 27820 sayılıResmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Kanun'un 14.maddesi ile değişik 110.maddesinde,"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmü yeralmış, Geçici 21.maddesinde ise bu Kanunun 110.maddesininbirinci fıkrasının göreve ilişkinhükmünün, yürürlüğe girdiği tarihtenönce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmayacağıhükme bağlanmıştır. Davadosyasının incelenmesinden, davacı şirket tarafındankasko sigorta poliçesiyle sigortalanan 16 JNT 90 plaka sayılıaracın, 26.05.2014 tarihinde Bursa, İnegöl, OrhaniyeKavşağı istikametine seyir halinde iken MesudiyeAltgeçidine çarpması ile meydana gelen maddi hasarlıtrafik kazasında uğradığı zararın, davalıidarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı iddia edilerek,sigortalıya ödenen 8.500,000 TL'nin ödeme tarihlerinden itibarenişletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyleaçılan işbu davanın görüm veçözümünde yukarıdaki mevzuat hükümleriuyarınca adli yargı mercilerinin görevli olduğuanlaşılmaktadır…’’ şeklindekigerekçesiyle davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, karartaraflarca temyiz edilmeksizin 09/12/2014 tarihinde kesinleşmiştir. Davacıvekili, aynı istemle bu kez adli yargı yerinde davaaçmıştır. Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi: 25/06/2015 gün ve 2015/16 Esas, 2015/290Karar sayı ile ‘‘…Dosya içine tümdeliller toplanmış, Bursa 2. İdare Mahkemesinin 2014/1176 E.1028K. Sayılı dosya örneği celp edilerek incelenmiş, bilirkişidenrapor alınmıştır. MakineMühendisi Mehmet Yakup Gültekin tarafından düzenlenen14/05/2015 tarihli raporda, sigortalı araçsürücüsü Bülent Efe' nin işaret levhalarınauymadığı,alt geçitte dikkatsiz ve tedbirsizdavrandığından % 100 oranında kusurlu olduğu,davalı İnegöl Belediye Başkanlığınınalt geçit yüksekliğini işaret levhası ileuyardığı, söz konusu olayın meydana gelmesindekusursuz olduğu, davacının sigorta ettiği aracınaraç sac kasasında 8.500,00 TL genel zarar ziyan mevcutolduğu, davalı kurum kusursuz bulunduğundan davacı sigortaşirketinin sigortalı araçta meydana gelen hasartutarını talep edemeyeceği ifade edilmiştir. Mahkememizcetoplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmiş, denetime vekontrole elverişli açıklıkta düzenlenen bilirkişiraporu mahkemece kabule değer görülmüş, ispatedilemeyen davanın reddine karar vermekgerekmiştir…’’ şeklindeki gerekçesiyledavanın esastan reddine karar vermiş, karar davacıvekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay17. Hukuk Dairesi: 07/03/2016 gün ve 2015/15637 esas, 2016/2796 Kararsayı ile ‘‘...Dava, trafik kazası nedeniyle ödenentazminatın hizmet kusuru nedeniyle sorumlu belediyeden rücuen tahsiliistemine ilişkindir. Davacı,davalı Belediye Başkanlığı’nı hizmet kusurunedeniyle dava etmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlüolan idareler, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardandolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamutüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşanzararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup,bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesihükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 04/11/2015tarih 2015/17-86 Esas, 2015/2364 Karar sayılı kararı da buyöndedir. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden (re'sen) dikkate alınması zorunludur. Esasen 2918sayılı KTK’nın hukuki sorumluluğa ilişkin 85 veonu izleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğudüzenlenmiş olup idarenin kusurundan kaynaklanan sorumluluğu buyasa kapsamı dışında tutulmuştur. 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesinde, "Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. (Değişikikinci fıkra: 23/7/2008-5791/9 md.) Yargı merciince,önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası datemin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."şeklinde düzenlenmiştir. Dosyakapsamına göre, davacı tarafından aynı istemlidavanın Bursa 2.İdare Mahkemesi'nde 2014/1176 esas sayısıile açılan davada adli yargı yolunun görevli olduğugerekçesi ile davanın görev yönünden reddine kararverildiği görülmüş ise de bu kararınınkesinleşip kesinleşmediği dosya kapsamından bellideğildir. Bu durumdaeldeki davada, mahkemece Bursa 2. İdare Mahkemesinin belirtilendosyasının bulunduğu yerden getirtilerek görevsizlikkararının kesinleşip kesinleşmediğininaraştırılması, Bursa 2. İdare Mahkemesininararının kesinleşmiş olması halinde elinde derdestbulunan dava dosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle (UMKm. 19/I) dosyayı kül halinde yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesine göndermesi,verilecek kararı bekleyerek sonucuna göre karar vermesigerekirken…’’ şeklindeki gerekçesiylekararın bozulmasına hükmetmiştir. BURSA 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 23/12/2016 gün ve 2016/109 Esassayı ile bozma ilamına uyarak 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19.maddesi hükümleri uyarıncagörevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceye kadarertelenmesine karar vererek dosyayı Mahkememize göndermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Kanunun 19. maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece,idari yargı dosyasındaki ilgili belgeler de temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Sinem USTA’nın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargı, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacışirket tarafından kasko sigorta poliçesiyle sigortalanan 16JNT 90 plaka sayılı aracın, 26/05/2014 tarihinde Bursa,İnegöl, Orhaniye Kavşağı istikametine seyir halindeiken Mesudiye Altgeçidine çarpması neticesinde meydana gelenmaddi hasarlı trafik kazasında uğradığı zararındavalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığıgerekçesiyle sigortalıya ödenen 8.500,000 TL'nin ödemetarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine kararverilmesi istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davanın, 26/05/2014 tarihinde meydana gelen trafikkazası sonucu hasarlanan davacı şirket tarafından kaskogüvencesi altında olan aracın uğradığızararın olayın meydana gelmesinde kusurlu bulunan davalıidareden rücuen tazmini istemi ile Bursa 2. İdare Mahkemesi’ndeaçıldığı, davanın görev yönündenreddedilmesinin ardından davacı vekilince aynı istemle Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldığı,davanın esastan reddine ilişkin kararın temyiz edilmesiüzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin kararı görevyönünden bozduğu, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin bozmailamına uyarak 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesiKanunu’nun 19. maddesi gereğince görevli yargı yerininbelirlenmesi amacı ile dosyayı Mahkememize gönderdiğianlaşılmıştır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Belediyealeyhine idare mahkemelerinde açılan tazminat talepli tamyargı davalarında, İdare Mahkemeleri 2918 sayılıYasanın 110. maddesinin 1. fıkrasının birinci ve ikincicümlelerinin Anayasaya aykırı olduğu kanısınavarmış, İdare Mahkemelerinin bu iki cümlenin iptaliistemiyle yaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi8.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı, 8.11.2012 gün veE:2012/118, K:2012/170 sayı ve 28.05.2013 gün ve E:2013/59 K:2013/68sayılı aynı içerikli kararları ile; “2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, buKanun’dan doğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir. BaşvurununMahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.”kararına varmıştır. Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden; Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nceyapılan başvurunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bursa2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılan BAŞVURUNUN REDDİNE,20.2.2017 gününde ÜYE Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞIOY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum.20.02.2017 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy