T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 412
KARAR NO : 2016 / 546
KARAR TR : 28.11.2016
ÖZET: Davacının hissedar olduğu taşınmaz-ların kamulaştırılmasına karar verildiğinin bildirilmesine rağmen kamulaştırılmadığından ve yol, çeşitli sosyal donatı alanları ve başka imar parsellerinde kullanılmak suretiyle fiilen yok edildiğinden bahisle; kamulaştırmasız el atma tazminatının tahsili ile, davacı adına tapuya kayıtlı olan hissenin iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmesi istemiyle açılan ve ilgili Başsavcı tarafından; taşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altına alınması istemine ilişkin kısmı yönünden olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılan davanın; 3194 sayılı Yasa ile 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b maddesi kapsamında İDARİ YARGI YERİNCE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : R.G.
Vekili : Av. C.A.
Davalı :Altındağ Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. E.G.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; Davacı müvekkilin Ankara ili,Altındağ ilçesi, Oğuz Mahallesinde kain tapunun 265 Ada55 parsel sayılı 36.00 m2 yüzölçümündekiarsa üzerinde 36,00 m2 ile, Ankara ili, Altındağ ilçesi,Oğuz Mahallesinde kain tapunun 265 Ada 56 parsel sayılı 50.00 m2 yüzölçümündeki arsa üzerinde 50,00 m2 ile hissedar olduğunu; dava konusu taşınmazlarınkamulaştırılmasına karar verildiğinin bildirilmesinerağmen bu güne kadar kamulaştırma işlemi yapılmadığını; taşınmazların, tapu kaydındayaşamasına rağmen zemindeki alanın yol veçeşitli sosyal donatı alanlarında ve imarda başkaimar parsellerinde kullanılmak suretiyle fiilen yok edildiğini; imarparseli olan taşınmazın, Hamamönünde kıymetli birkonumda bulunduğunu, m2 değerinin taraflarıncabilinmediğini ifade ederek; fazlaya ilişkin dava ve talephakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TLkamulaştırmasız el atma tazminat alacağının, davatarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanacak enyüksek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline, dava konusutaşınmazda davacı adına tapuya kayıtlı olanhissenin iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt vetesciline, karar verilmesi istemiyle 02/06/2015 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
DavalıBelediye Başkanlığı vekilince, süresinde verilen cevapdilekçesinde; dava konusu gecekondunun kaçak ve ruhsatsızolduğu gerekçesiyle müvekkili Belediye Encümenininkararı ile 3194 sayılı İmar Kanunun 32. Maddesiuyarınca yıkım kararı alındığı, bukarar idari bir işlem olduğundan davanın İdare Mahkemelerinezdinde görülmesi gerektiği; kamukullanımına ayrılan alanda kaldığı içinyıkılan gecekondunun bedelinin tahsili talebiyle idarelerialeyhine açılan davalarda konunun Uyuşmazlık Mahkemesinegötürüldüğü, Mahkemenin değişiktarihli kararlarıyla, 2577 sayılı İYUK’nun 2/1-bMaddesinde yer alan "idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamındaİdari Yargı Yerince Çözümlenmesi Gerekmektedir"yönünde görüş bildirdiği, ayrıcaYargıtay Hukuk Genel Kurulunun da, kamukuruluşlarının verdikleri kararlar sonunda plan ve projelerineuygun olarak tesisler yaptırmış olmaları ya da bu tesislerikullanmaları yahut tesislere bakmaları nedeniyle kişilerinuğramış oldukları zararların ödetilmesineilişkin davaların idari davalardan olduğu, bu türdavalara bakmaya idari yargının görevli olduğunu benimsediği; dava konusu işlem imar planından kaynaklandığıiçin görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği;davada idari yargının görevli olduğu ilerisürülerek görev itirazındabulunulmuştur.
ANKARA 17.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 5.11.2015 tarihli celsede, E:2015/276sayı ile, davalı vekilinin yargı yolu itirazınıreddetmiştir.
Davalıvekilinin, idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundakisüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, dilekçeve dava dosyasının bir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI; aynen “Davacıya ait taşınmazakamulaştırmasız el atıldığından bahislefazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla şimdilik10.000 TL tazminatın faiziyle birlikte ödenmesi vetaşınmazın tapu kaydının davalı idare adınatescili istemiyle adli yargıda açılan davada, davalıidare tarafından davanın görüm ve çözümününidari yargının görevine girdiği ileri sürülerekgörev itirazında bulunulmuş ve itirazın reddi üzerineolumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasıistenilmiş olmakla gereği düşünüldü.
Uygulama veöğreti'de, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemler, "idari işlem";herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdiklerimaddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de,"idari eylem" olarak tanımlanmaktadır.
Bu tanımagöre, idarelerin 3194 sayılı İmar Kanununun 8'inci maddesiuyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesisettikleri, genel ve düzenleyici imar planları ile 2981sayılı Yasanın 13'üncü maddesinin (c) bendiuyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesisettikleri, genel ve düzenleyici ıslah imar planları ve buplanlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma,ruhsat gibi bireysel işlemler, "idari işlem"; bu imarplanı uyarınca yapmak zorunda oldukları program ve uygulamalarıbunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bukonudaki hareketsizlikleri de, idari eylem niteliğitaşımaktadır.
Dosyanınincelenmesinden; davacıya ait taşınmazların Ankara IInumaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını KorumaBölge Kurulunun 18/12/2013 tarihli, 716 sayılı kararıyla"Kentsel Sit Alanı" içerisinde ve Ankara-Ulus Tarihi KentMerkezi Kentsel Sit Alanı 1/5000 ölçekli korumaamaçlı nazım imar planında kaldığı veayrıca taşınmazın üzerinde bulunanmüştemilatıyla birlikte kamulaştırılmasınadair 28.09.2011 ve 25.01.2012 tarihli encümen kararlarınınalındığı, henüz kamulaştırmaişlemlerinin tamamlanmadığı, davacı tarafındanise, taşınmazlarına kamulaştırılmasız elatılması nedeniyle taşınmazın değerininödenmesi ve taşınmazın tapu kaydının davalıidare adına tescil edilmesinin istenildiğianlaşılmıştır.
Bu bilgilerkarşısında; davanın, davacınıntaşınmazına, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010günlü, E:2010/5-662; K:2010/651 sayılı kararında"hukuki el atma" olarak nitelendirilen, imar planındakibelirleme sebebiyle mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadankaynaklanan tazminat talebiyle açıldığı sonucunaulaşılmıştır.
Davadilekçesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında,mülkiyet hakkına getirildiği söylenenkısıtlamanın, taşınmazın malikleriyönünden zarar doğurucu sonuçlarınınolabileceğinde kuşku yoktur. Ancak bu sonuç ya dasonuçlar, genel ve düzenleyici nitelikte bir idari işlem olanimar planında taşınmaza yönelik belirlemeden, bu plandaöngörülen kamulaştırma programlarının zamanındayapılmamasından ve imar uygulamalarından; başkaanlatımla da, idari işlemlerden ve davalı idarelerin imarplanı gereği yapılması gereken kamulaştırmalarkonusundaki hareketsizliği şeklinde ortaya çıkan idarieylemlerden kaynaklanmaktadır.
İdari işlemve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin ise, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve13'üncü maddeleri uyarınca, İdari Yargı yerlerindeaçılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri,anılan yasa hükümlerinin gereğidir.
Bu bakımdan,hukuka uygunluklarının denetimi ve zarar doğurucusonuçlarının giderilmesi İdari Yargı'nıngörev alanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukukdüzeninde yaratmış oldukları etki vesonuçların, "hukuki el atma" olarak nitelendirilmesine vebu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminat taleplerinin adli yargıyerlerinde açılacak tazminat davalarına konu edilmelerine,hukuken olanak bulunmamaktadır.
Dolayısıyla,davanın, taşınmazın bedelinin tazminat olarakhüküm altına alınması istemine ilişkinkısmının, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin l'inci fıkrasının (b)bendinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları," hükmügereğince idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.
Nitekim,11.06.2013 günlü, 28674 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 6487 sayılı Kanun'un 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun geçici 6'ncı maddesindedeğişiklik yapan 21 'inci maddesinde "Uygulama imarplanlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyleveya ilgili kanunların uygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında, 03.05.1985 tarihli ve 3194sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuruve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir." hükmüne yer verilmek suretiyle"hukuki el atma" olarak nitelendirilen, imar planındakibelirleme sebebiyle mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadankaynaklanan tazminat davalarının görüm ve çözümündeİdari Yargı yerinin görevli olduğuöngörülmüş bulunmaktadır.
SONUÇ:Açıklanan nedenle, davanın, taşınmazınbedelinin tazminat olarak hüküm altına alınmasıistemine ilişkin kısmı yönünden 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine…”karar vermiştir.
Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre YargıtayCumhuriyet Başsavcısı'nın yazılıdüşüncesi istenilmemiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan28.11.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyasıörneği üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı idarevekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde başvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı’nca, 10. maddede öngörülenbiçimde “davanın, taşınmazın bedelinintazminat olarak hüküm altına alınması istemineilişkin kısmı yönünden” olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacının hissedar olduğu Ankara ili, Altındağilçesi, Oğuz Mahallesinde bulunan 265 Ada 55 ve 56 parselsayılı taşınmazların,kamulaştırılmasına karar verildiğinin bildirilmesinerağmen kamulaştırılmadığından ve yol,çeşitli sosyal donatı alanları ve başka imarparsellerinde kullanılmak suretiyle fiilen yok edildiğinden bahisle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmakkaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL kamulaştırmasız elatma tazminat alacağının faizi ile birlikte tahsili ile,davacı adına tapuya kayıtlı olan hissenin iptali iledavalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmesiistemiyle açılmış; DanıştayBaşsavcısı tarafından, davanın,taşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönündenolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmıştır.
3194sayılı İmar Kanunu’nun “Planların hazırlanmasıve yürürlüğe konulması” başlıklı8. maddesinde; “ Planların hazırlanmasında veyürürlüğe konulmasında aşağıdabelirtilen esaslara uyulur.
a) Bölgeplanları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b) İmarPlanları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemedördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onaytarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilenilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir aysüreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilansüresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediyebaşkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlarve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerekkesin karara bağlar.
Belediye vemücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlarvalilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır.Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemeüçüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.(…)”hükmü;
AynıKanun'un “İmar programları, kamulaştırma vekısıtlılık hali” başlıklı 10.maddesinde;“Belediyeler; imar planlarının yürürlüğegirmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmeküzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar.Beş yıllık imar programlarınıngörüşülmesi sırasında ilgiliyatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcilerigörüşleri esas alınmak üzere Meclistoplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisindekabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamukuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamukuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programlarısınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmettesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları,bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Buamaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarınınyıllık bütçelerine konulur.
İmarprogramlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özelkanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkullerkamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projelergerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğerkanunlarla verilen haklar devam eder.” Hükmü;
18.maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veyabinasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerininmuvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile,kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerlebirleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veyaparsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyetiesaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescilişlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilenyerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıdabelirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyelerveya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalarındağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenlemedolayısıyla meydana gelen değer artışlarıkarşılığında "düzenleme ortaklıkpayı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye görealınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabitutulan arazi ve arsaların düzenlemeden öncekiyüzölçümlerinin yüzde kırkınıgeçemez.
(Değişiküçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenlemeortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerinihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlıilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark,çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibiumumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başkamaksatlarla kullanılamaz.
Düzenlemeortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkradasözü geçen umumi hizmetler için, yenidenayrılması gereken yerlerin alanları toplamından azolduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçekamulaştırma yolu ile tamamlanır.
Herhangi birparselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasınıngerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı,kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.
Bu fıkrahükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazladüzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak, bu hükümo parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasınamani teşkil etmez…” hükmü;
“Ruhsatsızveya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlananyapılar” başlıklı 32.maddesinde; “Bu Kanunhükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecekyapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıyabaşlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırıyapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce(...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttaliolunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaatdurumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhaldurdurulur.
Durdurma,yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıylayapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Butebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır.
Bu tarihtenitibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi,yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak,belediyeden veya valilikten mühürünkaldırılmasını ister.
Ruhsataaykırılık olan yapıda, buaykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsatalındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu,inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veyavalilikçe kaldırılır ve inşaatın devamınaizin verilir.
Aksi takdirde,ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılanbina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararınımüteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır vemasrafı yapı sahibinden tahsil edilir.” hükmü yeralmıştır.
Öteyandan, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Ek1.maddesinin ilk fıkrasında ise; “ (Ek: 20/8/2016-6745/33 md.)
Uygulama imarplanlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmaksuretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacakşekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlarhakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğegirmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imarprogramları veya imar uygulamaları yapılır vebütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlarilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâldemülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecekkısıtlılığı kaldıracak şekilde imarplanı değişikliğiyapılır/yaptırılır. Bu süre içerisindebelirtilen işlemlerin yapılmaması hâlindetaşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunungeçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194sayılı İmar Kanununda öngörülen idaribaşvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonrataşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idarealeyhine idari yargıda dava açılabilir.”hükmüne yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden, davacı vekili tarafındanaçılan ve talep konusu belirtilen davaya ilişkin olarak,davalı idarece verilen ilk savunma dilekçesinde dava konusu gecekondununkaçak ve ruhsatsız olduğu gerekçesiyle müvekkiliBelediye Encümeninin kararı ile 3194 sayılı İmarKanunun 32. Maddesi uyarınca yıkım kararıalındığının ifade edildiği; Mahkememizce talepedilmesi üzerine gönderilen 4.3.2016 tarihli Bilirkişi KuruluRaporundaki bilgilere göre; Ankara İli, Altındağİlçesi, Oğuz Mahallesi sınırlarıiçerisinde bulunan dava konusu Kadastronun 265 ada 55 ve 56 noluparsellerin olduğu yerde 1/1000 ölçekli İmarplanının 1957 ve 1958 yıllarında düzenlenip, 55parselden 36 m2 ve 56 parselden 50 m2.1ik kısmının zayiat olarakkesildiği ancak halen Tapu Maliki adına kayıtlıolduğu; davacı adına, 265 ada 55 parselde 36.00 m2, aynı ada 56 parselde 50.00 m2 zayiat olarak kesilen Tapu kaydı hissesininbulunduğu; dava konusu taşınmazların, 18.12.2013 tarih ve716 sayılı Ankara II Numaralı KültürVarlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı ile onaylanan"Kentsel Sit Alanı" sınırı içerisinde ve AnkaraII Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma BölgeKurulunun 27.04.2015 tarih ve 1315 sayılı Kararı ile 2863sayılı Kanunun 17.maddesi hükmü gereği "Ankaraİli Altındağ İlçesi, Sit AlanlarıGeçiş Dönemi Koruma Esasları ve Kullanma Şartları'nınbelirlendiği, yürürlükte olan 1/5000ölçekli koruma amaçlı Nazım İmar Planıve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı Uygulama İmarPlanının bulunmadığı; Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığı Kültür ve TabiatVarlıkları Daire Başkanlığı Plan ve ProjeŞube Müdürlüğü'nün 30.06.2015 tarihliyazısında da; anılan parsellerin Ankara YenilemeAlanı Kültür ve Tabiat Varlıklarını KorumaBölge Kurulu'nun 19.11.2008 tarih ve 244 sayılı kararıylailan edilen "Ulus Tarihi Kent Merkezi Kentsel Sit Alanı"sınırları içerisinde kaldığı, alanailişkin 1/5000 ölçekli Koruma AmaçlıNazım İmar Planı ve Plan Hükümlerinin Ankara II NumaralıKültür Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 22.09.2014 tarihve 1044 sayılı Kararı ile uygun bulunduğu, AnkaraBüyükşehir Belediye Meclisinin 14.10.2014 tarih ve 1871sayılı Kararı ile onaylandığı, ancak Ankara7.İdare Mahkeme'sinin 02.04.2015 tarih ve 2015/591 Esas nolukararıyla dava konusu işlemlerin yürütmesinin,Mahkemenin E.2014/659 sayılı dosyasında yürütmenin durdurulmasıistemi hakkında karar verilinceye kadar durdurulmasına kararverildiği, 1/1000 ölçekli uygulama İmarPlanının hazırlanmadığı, korumaamaçlı İmar Planının hazırlanıpyürürlüğe girmesine kadar Ankara II numaralıKültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca27.4.2015 tarih ve 1315 sayılı kararla belirlenen Ankara İliAltındağ İlçesi Sit Alanları GeçişDönemi Koruma Esasları ve Kullanma Şartlarınıngeçerli olduğunun belirtildiği; dava konusu, Kadastronun 265ada 55 parselin tamamı 144 m2.yüzölçümlüÇeşmeli Ahşap Ev Vasfında kullanılmakta iken 1957 ve1958 yıllarında yapılan 37460 ve 34900 nolu imar planı iledüzenlenen ve İmar'ın 2215 ada 5 parseline 108 m2, şuyulandırıldığı, 36 m2'lik kısmının ise, 3194sayılı İmar Kanununun 18.maddesine uygun olarak % 25 oranındazayiat yani DOP(Düzenleme Ortaklık) payı olarak kesildiğiancak Tapu Kütüğünden terkin edilmediği içinTapu maliki adına tapuda kayıtlı olarak kaldığı; dava konusu 265 ada 56 parselin de aynı şekilde 1957 ve 1958yıllarında yapılan 37460 ve 34900 nolu İmar Planı iledüzenlenen İmar'ın 2215 ada 6 parseline 150 m2 şuyulandırıldığı, 50 m2'lik kısmının ise 3194sayılı İmar Kanununu 18.maddesine uygun olarak % 25oranında zayiat yani DOP(Düzenleme Ortaklık Payı) olarakkesildiği, ancak Tapu Kütüğünden terkinedilmediği için Tapu maliki adına tapuda kayıtlıolarak kaldığı; Mahallinde yapılan incelemede dava konusu265 ada 55 parselin Enez Sokakta, 265 ada 56 parselin TilkicioğlıSokakta bulunduğu, 265 ada 55 parsel üzerinde 4 kapınumaralı, 265 ada 56 parsel üzerinde ise 6 kapı numaralı 2katlı Restore edilmiş bina mevcut olup kullanılmaktaolduğu, Talatpaşa Bulvarına ve Ulucanlar Caddesine çokyakın konumda olduğu, resmi kurum ve kuruluşlarla, fakültebinaları ve hastanelerin bulunduğu meskun mahalde olduğu, altyapı ve belediye hizmetlerinden yaralandığınıngörüldüğü; tapu kaydında taşınmazın,yapılı arsa vasıflı, evveliyatı itibariyle imarparseli olduğu anlaşılmıştır.
Uygulama veöğreti'de, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemler, "idari işlem";herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgilihareketsizlikleri de, "idari eylem" olaraktanımlanmaktadır. Bu tanıma göre, idarelerin 3194sayılı İmar Kanunu tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları, bu planlara dayanılarak tesis edilenparselasyon, kamulaştırma, ruhsat, yıkım gibi bireyselişlemler, "idari işlem"; bu imar planı uyarıncayapmak zorunda oldukları program ve uygulamaları bunun içingerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bu konudakihareketsizlikleri de, idari eylem niteliği taşımaktadır.
Olayda,davacı vekili tarafından, müvekkilinintaşınmazlarının, kamulaştırılmasınakarar verildiğinin bildirilmesine rağmenkamulaştırılmadığından ve yol,çeşitli sosyal donatı alanları ve başka imarparsellerinde kullanılmak suretiyle fiilen yok edildiğindenbahisle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklıkalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL kamulaştırmasızel atma tazminat alacağının faizi ile birlikte tahsili istemiyledava açıldığı; davalı idarenin ilk savunmadilekçesinde ise dava konusu gecekondunun kaçak ve ruhsatsızolduğu gerekçesiyle Belediye Encümeninin kararı ile3194 sayılı İmar Kanunun 32. Maddesi uyarıncayıkım kararı alındığının ifadeedildiği; dava dosyasında, 2942 sayılıKamulaştırma Kanununun 14. maddesinde işaret edilen bedelartırma davası niteliğinde bir uyuşmazlığında söz konusu olmadığı; nihayet 29.04.2016 tarihliBilirkişi Ek Raporunda Mahkemeye; “… dava konusutaşınmazlardan 3194 sayılı İmar Kanununu 18.Maddesineuygun olarak % 25 oranında zayiat yani DOP(DüzenIeme OrtaklıkPayı) olarak kesilmiş ancak Tapu Kütüğündenterkin edilmediği İçin Tapu maliki adına tapudakayıtlı olarak kalmışsa da Sit Alanında kalan Ulus,Samanpazarı, Kale ve civarındaki eski kadastro parsellerinde, 18uygulamasına tabi tutulan yerlere kadastro sınırları aynenkorunan kadastro parsellerinde DOP kesintisi yapılmadan imar parseliolarak değerlendirmektedir.” yolunda görüşve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, öncelikle3194 sayılı İmar Kanununun arazi ve arsa düzenlenmesineilişkin maddelerinin uygulamasından kaynaklandığı anlaşılanve imar planı ile buna dayalı imar uygulaması sonucundauğranılan zararın tazminine yönelik bulunanuyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b maddesindeyer alan idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan zarar görenler tarafından açılan tamyargı davaları kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir.
Açıklanannedenle, Danıştay Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı vekilinin görevitirazının, Ankara 17.Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkinkararın kaldırılması (taşınmazın bedelinintazminat olarak hüküm altına alınması istemineilişkin kısmı yönünden) gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleDanıştay Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile davalı vekilinin görev itirazının reddineilişkin, Ankara 17.Asliye Hukuk Mahkemesinin 5.11.2015 tarihli, E:2015/276sayılı KARARININ, “taşınmazın bedelinin tazminatolarak hüküm altına alınması istemine ilişkin”KISMI YÖNÜNDEN KALDIRILMASINA, 28.11.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy