T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 614
KARAR NO : 2016 / 606
KARAR TR : 28.11.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açılan tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı lar : 1-K.B.
2-S.B.
Vekili : Av. Ö.B.
Davalı : Yalova Valiliğiİl Özel İdare Müdürlüğü
Vekilleri : Av. A. C. Ü.-Av. B. B. B.
OL A Y :Davacılar vekili dilekçesinde özetle; müvekkillerininoğulları M.B.’ın 14.07.2011 tarihindeÇiftlikköy ilçesi Laledere köyünden Gacıkköyü istikametine 77 EA 149 plaka sayılı traktör ileseyir halinde iken Fındıklı mevkiinde davalı idarenin yoladöktüğü mıcıra traktörü kaptıraraktakla attığını, meydana gelen trafik kazasındahayatını kaybettiğini, mıcırı yola davalıidarenin döktüğünü ve yolun mıcırlıolduğuna dair hiçbir işaret ve levhakoymadığını, davacıların bu sebeplerle 26yaşında kazada ölen oğullarının desteğindenömür boyu yoksun kaldıklarını, manen de kayba uğradıklarını,bu nedenle her bir davacı için 15.000,00 TL olmak üzere toplam30.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile yine her bir davacıiçin 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevitazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle 26.01.2012tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
YALOVA 1. ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ: 08.10.2013 gün ve E:2012/67, K:2013/424 sayı ile, “… davanın kısmen kabulüne, Adli TıpKurumu’nun 16.10.2012 tarihli ve davalı idarenin %30oranında hizmet kusuru bulunduğuna dair raporu ile 24.05.2013 tarihliaktüerya bilirkişisinin raporu dikkate alınarak; davacı Kazım Bahadır bakımından 5.765,77 TL madditazminat ile 8.000,00 TL manevi tazminatın, davacı Sadet Bahadırbakımından 5.074,47 TL maddi tazminat ile 8.000,00 TL manevitazminatın ayrı ayrı olay tarihi olan 15.07.2011 tarihindenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarakdavacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine kararvermiş, karar davalı idare vekilince kusur ve zararyönünden temyiz edilmiştir.
YARGITAY 17.HUKUK DAİRESİ: 08.06.2015 gün ve E:2014/2631 K:2015/8374sayı ile özetle, “… Bir kamu hizmeti görmekleyükümlü olan davalı Yalova İl Özel İdaresi,karayollarının yapım ve onarım hizmetlerisırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukukhükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan kaynaklananzararlar yönünden İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanunu’nun 2. maddesi gereğince idare aleyhine tamyargı davasının idari yargı yerindeaçılması gereklidir. Esasen 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun hukuki sorumluluğa ilişkin85. ve devamı maddelerinde araç işletenin sorumluluğudüzenlenmiş olup idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğuise yasa kapsamı dışında tutulmuştur. Görevkuralları, kamu düzenine ilişkin olup, resen dikkatealınması zorunludur…” şeklindeki gerekçe ilehükmün bozulmasına karar vermiştir.
YALOVA 1. ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ: 18.01.2016 gün ve E:2015/921 K:2016/44 sayı ileYargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamına uyarak,davacı tarafından açılan davanın hizmet kusurunadayalı olması ve hizmet kusurundan kaynaklı davalara bakmagörevinin idari yargıya ait olması nedeni ile davadilekçesinin yargı yolu bakımından yanlışaçıldığı kanaatine varıldığıgerekçesiyle görev yönünden reddine karar vermiş,karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacılar vekili bu kez, her birdavacı için 15.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı,15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 60.000,00 TLtazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsil edilmesiistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
BURSA 3. İDAREMAHKEMESİ: 02.11.2016 gün ve E:2016/130 sayı ileözetle, dava konusu uyuşmazlığın 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. Maddesi gözetildiğinde,davalı idarenin yapımı, bakımı, işletilmesi ilegörevli ve sorumlu ve üzerinde meydana gelen engel ve tehlikeleri ortadankaldırmakla yükümlü olduğu bir karayolunda meydanagelen kazadan doğan zararın tazmini isteminden kaynaklanmakta olanbir sorumluluk davası olduğu, bu bağlamda anılan Kanunun110. maddesi uyarınca davanın görüm veçözümünde adli yargı mercilerinin görevliolduğu gerekçesiyle adli yargının görev alanınagiren davanın görev yönünden reddi gerektiğinden, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine ve dosya incelemesininbu konuda Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan28.11.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Sinem USTA’nın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargı, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacılarınyakınlarının ölümü ile sonuçlanan trafikkazasının oluşumunda davalı idarenin bakım veonarımından sorumlu olduğu yolun kusurlu olduğuiddiasıyla, maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle ödenmesiistemiyle 26.01.2012 tarihinde açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun,“Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “KarayollarıGenel Müdürlüğünün bu Kanunla ilgili görevve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilen diğergörevleri yapmaktır.
(Son fıkra Mülga: 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacılarınoğulları M.B.’ın 14.07.2011 tarihindeÇiftlikköy ilçesi Laledere köyünden Gacıkköyü istikametine 77 EA 149 plaka sayılı traktör ileseyir halinde iken Fındıklı mevkiinde davalı idarenin yoladöktüğü mıcıra traktörü kaptıraraktakla attığı, kaza neticesinde vefat ettiği,mıcırı yola davalı idarenin döktüğü veyolun mıcırlı olduğuna dair hiçbir işaret velevha koymadığı, oğullarının vefatınedeniyle maddi ve manevi zarara uğrayan davacıların tazminat talebiylebakılan davayı açtıkları anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesininbirinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dandoğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Bursa 3. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 18.01.2016gün ve E:2015/921, K:2016/44 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bursa 3. İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin18.01.2016 gün ve E:2015/921 K:2016/44 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.11.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 28.11.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy