T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 566 KARAR NO : 2016 / 571 KARAR TR : 28.11.2016 ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :E.A. Vekilleri :Av. B.S.& Av. F. K. Davalılar :1- Başbakanlık Özelleştirme İdaresiBaşkanlığı Vekili :Av. C.D. 2- TürkTelekom A.Ş. Genel Müdürlüğü Vekilleri : Av. C. E. B. & Av. F.T. O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının 31.07.1987 tarihinde Türk Telekom A.Ş.’ de İşMevzuatına Tabi Kapsam Dışı Personel olarak görevebaşladığını, Türk Telekom’unözelleştirilmesi nedeniyle 4046 sayılı Yasanın 22.maddesi uyarınca 29.05.2006 tarihinde Osmaniye Korkut AtaÜniversitesi’ne 657 sayılı Yasaya tabi memur olarakyerleştirildiğini belirterek, kapsam dışı personelolarak görev yaptığı döneme ait kıdemtazminatının iş sözleşmesinin sona erdiği 29.05.2006tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikteödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Adana 1. İdare Mahkemesi, 23.10.2015gün ve E:2015/795 sayılı Hasım Düzeltme kararıile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15.maddesinin 1/c bendi uyarınca Başbakanlık Özelleştirmeİdaresi Başkanlığı yanında TürkTelekomünikasyon A.Ş.’ nin de hasım mevkiinealınmasına karar vermiştir. Davalılardan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’ nin vekili, süresinde verdiğicevap dilekçesinde, davanın adli yargının görevalanına girdiğini öne sürerek görev itirazındabulunmuştur. Adana 1. İdare Mahkemesi: 29.12.2015gün ve E:2015/795 sayılı kararı ile;“…Özelleştirilmesinden önce davalı kuruluşile kapsam dışı personeli arasında çıkanuyuşmazlıkların çözümü görevininidari yargıya ait olduğu konusunda tartışmabulunmamaktadır. Hisselerin fiilendevredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekomarasında imzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi”nin imzalandığı 14/11/2005 tarihindensonra ise, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuktüzel kişisine geçen Türk Telekom kamu kuruluşuniteliğini kaybetmiştir. Belirtilen tarihten sonra, kuralolarak, Türk Telekom personelinin kamu personeli ve işlemlerininidari işlem sayılamayacağı, bir özel hukuk tüzelkişisi olan Türk Telekom'a karşı idari yargıda davaaçılamayacağı açıktır. Ancak, 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında,özelleştirme tarihi itibarıyla Türk Telekom'daçalışmakta olan personelin haklarının korunmasıamacıyla, hukuki statülerini ve kamu kurumlarına nakilolanaklarını belirleyen bazı özel düzenlemelere yerverilmiş; bu kapsamda davalı kuruluşa da memur olarak nakledilecekpersonele ilişkin bazı görevler yüklenmiştir. Bugörevler kapsamında 406 sayılı Yasa hükümleriuyarınca davalı şirket tarafından, hak sahibi personelinin DevletPersonel Başkanlığına bildirmesi, bildirim ile beraberpersonelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasalhaklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır. Anılan madde, kıdem tazminatına ilişkindüzenlemeler de içermektedir. 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesi gereğince davalı kuruluştarafından yürütülecek işlemler, idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurmakta ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlemekte esas alınmaktadır. Aynı Yasahükmünden doğan parasal hak talepleri de, nakle tabi personelin,kamu görevlisi statüleriyle çalıştıklarıdöneme ilişkin olan ve bu statülerine bağlıödemelerdir. Söz konusu işlemler veödemelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar, içerikleriitibariyle idare hukukunun uygulanmasından doğmuş olmaklaberber, bir özel hukuk tüzel kişisi olan davalışirketçe tesis edilmiş veya ödenecek olmalarınedeniyle idari yargının görevinde olup olmadığıayrıca değerlendirilmelidir. Yukarıda değinilen Yasahükmü gereğince, davalı şirkete, nakle tabi personelinnakil süreci ve bu nakil sürecinde hak ettikleri parasal haklarıile ilgili olarak bazı kamusal görev ve yetkiler verildiğiaçıktır. Bu görev ve yetkiler nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşılmaktadır. Benzer durumdaki özel hukuktüzel kişileri ile ilgili olarak Danıştay tarafındanverilen kararlarda, kamusal ayrıcalıklar veyükümlülüklerle donatılan veya kamu kesimi ilediğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklı birilişkisi bulunan tüzel kişilerin bazı işlemlerinin,nitelikleri esas alınmak suretiyle idari işlem olarak kabuledildiği ve idari yargıda dava konusu edilmesinin olanaklıolduğunun belirtildiği görülmektedir. Örneğin,davalı kuruluş gibi özelleştirilen veözelleştirilmesinden sonra da, nakle tabi personele ilişkin olarakbazı görevleri ve yetkileri bulunan Petrol Ofisi A.Ş.'desözleşmeli personel olarak çalışmakta iken nakletabi personel statüsüne girenlerin, iş sonutazminatlarının yasal faiziyle birlik ödenmesine karar verilmesiistemiyle, özelleştirmeden sonra açtıkları davalaridari yargıda incelenmiş ve karara bağlanmıştır.(Örneğin, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun24/05/2007 günlü, E:2005/2031, K:2007/1038 sayılı kararıbu konuya ilişkindir. Özelleştirilen ve nakle tabi personeli ilearasında kıdem tazminatı ödenmesi uyuşmazlıklaryaşayan TÜPRAŞ'a karşı özelleştirilmesininardından açılan da idari yargı görevligörülmüştür. (Örneğin, Danıştayİdari Dava Daireleri 30/01/2013 günlü, E:2010/2881, K:2013/262sayılı kararı bu yöndedir.) Bu durumda, kamu kurumlarınanakil hakkı bulunan personel ile ilgili olarak bazı kamusalgörevler yüklenen ve yetkileri bulunan davalı şirketin,belirtilen görevleri kapsamında tesis ettiği işlemler veyapacağı ödemelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargının görevinde bulunduğu sonucuna varılmaktaolup, bu nedenle davalı idarenin görev itirazı yerindegörülmemiştir…”şeklindeki gerekçe iledavalı idarenin görev itirazının reddine karar vermiştir. Davalılardan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin vekili tarafından, süresi içindeverilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte YargıtayCumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı; “(…)Bilindiği gibi,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31/12/2003tarihine kadar "tekel" olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom'un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendineözgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50'ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'dekitamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden %55'i, Bakanlar Kurulu'nun25/07/2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)'nin %55oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ıuyarınca, 14/11/2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile Oger Telekomünikasyon A.Ş.'ne satılmıştır. Anayasa'nın 128. maddesinde,"Devletin, kamu İktisadî teşebbüsleri ve diğerkamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür" hükmüyer almaktadır. 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin 03.07.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanunladeğişik birinci fıkrasında, "Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekom’da ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22/01/1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veyasözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksengün aylıksız izinli sayılır. Bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekom’da çalışmayadevam eder ve hisse devir tarihinden nakli için Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihe kadarki aylıkücret, harcırah, sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölümyardımı ile diğer mali ve özlük hakları TürkTelekom tarafından karşılanır..." hükmü yeralmaktadır. Olayda, hisse devir (14.11.2005)tarihinde davalı şirket nezdinde çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacı tarafından; iş akdininözelleştirilme nedeniyle feshedilmiş olmasından dolayıhak etmiş olduğu kıdem tazminatının ödenmesiistemiyle dava açılmıştır. Öte yandan, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik (1) numaralı bendinde: "a) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar." idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerinekarşı açılan davalara bakılabilir. Dolayısıyla,davanın açıldığı tarihte davalılardanTürk Telekom A.Ş.'nin özel hukuk tüzel kişisiolması karşısında, ortada idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden, daha önce davalı şirkettegörev yapmış olan davacı ile özelleştirilenkuruluş arasındaki uyuşmazlık konusu davanın,Türk Telekom A.Ş. yönünden özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde, adli yargıyerinin görevli olduğu düşünülmektedir…”şeklindeki gerekçe ile 2247 sayılı Kanunun 10 ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’ nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN ’ınkatılımlarıyla yapılan 28.11.2016 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalılardan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’ nin vekilinin anılan Yasanın10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca,anılan Kurum yönünden 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’ nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacı tarafından; hak ettiğini ilerisürdüğü 33.344,66 TL kıdem tazminatının,iş sözleşmesinin sona erdirildiği 29.05.2006 tarihindenitibaren mevduata uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile ödenmesiisteminin reddine ilişkin Başbakanlık Özelleştirmeİdaresi Başkanlığı’nın 10.03.2015 tarihlive 40353213-201.02/1468 sayılı işlemin iptaline karar verilmesiistemiyle açılmıştır. 1953 tarih ve 6145 sayılı Yasa ile TürkiyeCumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924tarih ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994tarih ve 4000 sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesiile posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır”denilmiş; anılan fıkra hükmü, 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile değiştirilmiş ve“Türk Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerinetabi bir anonim şirkettir. Bu Kanun hükümleri saklı kalmaküzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dâhil, sermayesininyarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş veortaklıklarına uygulanan mevzuat Türk Telekom’auygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlası kamudakaldığı sürece, Türkiye Büyük Millet Meclisidenetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve 697sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniylesıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyonhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özelkanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29.maddesinin 3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekomda ek 22 nci maddenin(a) bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadi Kuruluşları(KİK)” bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamındakamu hizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD. bedelle) OjerTelekomünikasyon A.Ş.’ne satılmıştır. Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: 4502 sayılıYasa’nın 29.01.2000 tarih ve 23948 sayılı ResmiGazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğidikkate alındığında, Türk Telekom 29.01.2000 tarihiitibariyle 233 sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yükseköğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kadrolardaistihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bu personelhakkında bu Kanunda öngörülen hükümler saklıkalmak üzere 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamehükümleri uygulanır. Bunların dışında kalanpersonel iş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İş mevzuatınagöre istihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartlarYönetim Kurulu tarafından tayin olunur” hükmüne yerverilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarlayapılan değişiklikler sonucunda; “a) Personelinstatüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.) Türk Telekom’dakikamu payı %50’nin altına düşünceye kadar,Türk Telekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devletmemurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en azdört yıllık yükseköğrenim görmeşartları aranır. (Mülga ikinci veüçüncü cümle: 16.6.2004-5189/12 md.) Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur” hükmünü almış; aynı maddenin(b) bendinin ikinci paragrafında da iş mevzuatına tabi olanTürk Telekom çalışanlarının aylıkücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulutarafından tespit olunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile5189 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür”denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekom’da ek 22 ncimaddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekom’da çalışmaya devam eder ve hisse devirtarihinden nakli için Devlet Personel Başkanlığınabildirildikleri tarihe kadarki aylık ücret, harcırah,sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölümyardımı ile diğer mali ve özlük hakları TürkTelekom tarafından karşılanır…” denilerek,yasakoyucu tarafından Türk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olaraksözleşmeli personel statüsünde çalışanlarile kapsam dışı personel, kamu personelisayılmıştır. Olayda, hisse devir (14.11.2005) tarihinde bukuruluşta çalışmakta iken 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrine atanan davacıtarafından; hak ettiğini ileri sürdüğü kıdemtazminatının ödenmesi istemiyle yapılan başvurusununreddine ilişkin işlemin iptali ve ödenmeyen kıdemtazminatının ödenmesi istemiyle 6.5.2015 tarihinde davaaçıldığı; idare mahkemesince husumet mevkiinealınan davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş.yönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamında,anılan kurum yönünden açılmış bir idaridava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Adana 1. İdare Mahkemesince,davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş. yönündenverilen 29.12.2015 gün ve E:2015/795 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Adana 1. İdare Mahkemesince,davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş. yönündenverilen 29.12.2015 gün ve E:2015/795 sayılı KARARININKALDIRILMASINA, 28.11.2016 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy