T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 591
KARAR NO : 2016 / 594
KARAR TR : 28.11.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : A.Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. E. B.
Davalı : Bursa BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili : Av. S.D.G. (İdariYargıda)
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; D.A.adına kayıtlı 16 BDE 69 plaka sayılı aracın davacıtarafından 77629345 kasko sigorta poliçesi ile teminat altınaalındığını, aracın 14.10.2014 tarihinde, anaarter olan ve KTK uyarınca karayolu sayılan ortadanbölünmüş Sevinç caddesinde davalı belediyenin yaptığıyol çalışmasından dolayı cadde ortasındatedbirsizce bıraktığı kum yığınınaçarptığını, araçta meydana gelen 4.261,68TL’lik hasar bedelinin davacı tarafından sigortalıya ödendiğini,KTK ve TBK gereğince davalı belediyenin hasar kusur nispetincesorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklıkalmak kaydıyla 2.120,84 TL’nin davalıdan tahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açılmıştır.
Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesi: 14.01.2015 gün ve E:2015/27 K:2015/24sayılı kararı ile “… Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen)dikkate alınması zorunludur. Bu nedenle adli yargınınyargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle davadilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine…”şeklindeki gerekçesi ile dava uyuşmazlığın 2577İYUK hükümleri uyarınca İdari Yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden HMK 114/1-b ve 115/2 maddeleriuyarınca davanın usulden reddine karar vermiş, bu verilen karartemyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynıistemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
Bursa 3. İdare Mahkemesi: 09.11.2015gün ve E:2015/372 K:2015/1203 sayı ile “… davacıtarafından sunulan 20/08/2015 havale tarihli dilekçeyle zararınyol yapım çalışmasına yürütenşirketten ilamsız takip suretiyle tahsil edildiğiningörülmekte olup, davacının tazminini istediğizararın davacıya ödenmiş olmasıkarşısında” konusu kalmayan dava hakkında kararverilmesine yer olmadığına karar vermiş, karara davalıvekilince itiraz edilmiştir.
Bursa Bölge İdare MahkemesiBirinci Kurul: 31.05.2016 gün ve E:2016/300 K:2016/791 sayı ile“…2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı110. maddesinde; işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davalarının adli yargıda görüleceği hükümaltına alınmıştır.
Bakılandava, davalı idarenin bakım ve onaranından sorumlu ve üzerindemeydana gelen engel ve tehlikeleri kaldırmakla yükümlüolduğu yolda meydana gelen kazadan doğan zararın tazminiisteminden kaynaklanmakta olup, bu nedenle 2918 sayılı Kanundandoğan bir sorumluluk davası niteliğindedir.
Bunagöre, uyuşmazlığın görüm veçözümünün 2918 sayılı Kanunun 110. maddesiuyarınca adli yargının görevine girdiği sonucunaulaşıldığından, işin esasına girilmeksuretiyle "konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yerolmadığı" yolunda verilen itiraza konu kararda hukukiisabet görülmemiştir.
Öteyandan, kesin olan bu kararımız uyarınca Mahkemece yeniden kararverilirken, konuyla ilgili olarak Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinceverilmiş olan "görev ret" kararı dikkate alınmaksuretiyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesindedüzenlenmiş olan prosedürün işletilmesigerekeceği de açıktır…” şeklindekigerekçe ile hükmün bozulmasına karar vermiştir.
Bursa 3. İdare Mahkemesi: 06.10.2016gün ve E:2016/1205 sayılı gönderme kararı ile“…2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi'nin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un"Yargı Mercilerinin Uyuşmazlık MahkemesineBaşvurmaları" başlıklı 19. maddesinde, "Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince,önceki görevsizlik kararma ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir." hükmüyer almaktadır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı vekili tarafındanaynı istemle Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/27 esasınakayden açılan davada, anılan Mahkemenin 14/01/2015 gün veE:2015/27, K:2015/24 sayılı kararıyla idari yargınıngörevli olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği,bu kararın kesinleşmesi üzerine, 30/03/2015 tarihinde kaydagiren dilekçeyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14.maddesinin 3. bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki, idarimerci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin veyürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,süre aşımı, husumet ve 3. ve 5. maddelere uygun olupolmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceğibelirtildiğinden, öncelikle önümüzdekiuyuşmazlığın idari yargı yerinin görevalanına girip girmediğinin irdelenmesi gerekir.
Anayasa’nın125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde, idari eylem veişlemlerden dolayı hakları ihlal edilenler tarafındanaçılan tam yargı davaları, idari dava türleriarasında sayılmıştır.
Buna göreidare personelinin dikkatsizlik ve tedbirsizliği sonucu oluşankişisel kusura değil de, zararın kamu hizmetininyürütülmesi sırasında doğduğu nedeniyleidarenin hizmet kusuruna dayanılmış olmasıkarşısında, kamu hizmeti yürüten davalıidarelerin hizmeti yürüttüğü sırada kişilereverdiği zararın tazmini istemiyle açılan davada, olaydakamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Buhususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göreyapılabileceğinden, 2577 sayılı Yasa’nın 2/1-bmaddesi kapsamında bulunan tam yargı davasınıngörüm ve çözümünde idari yargı yerleriningörevli olduğu açıktır.
Bunakarşın, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 13/1. maddesinde "Karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür." hükmüile 14. maddesinde " Karayolu yapısı ve trafik işaretleriile ilgili olarak;
Karayoluyapısı üzerine, trafiği güçleştirecek,tehlikeye sokacak veya engel yaratacak, trafik işaretleriningörülmelerini engelleyecek veya güçleştirecek,şekilde bir şey koymak, atmak, dökmek, bırakmak ve benzerihareketlerde bulunmak,
Karayoluyapısını, trafik işaretlerini ve karayoluna ait diğeryapı ve güvenlik tesislerini, üzerlerine yazı yazarak,çizerek veya başka şekillerde bozmak, yerlerinideğiştirmek veya ortadan kaldırmak, Yasaktır.
Meydana gelentehlike ve engeller, ilgili kuruluşlar ve zabıtaca ortadankaldırılır, bozukluk ve eksiklikler yolun yapım vebakımından sorumlu kuruluşça derhal giderilir, zararkarşılıkları ve masrafları sorumlularaödetilir" hükmüne, yine aynı Kanun'un 19/01/2011 tarihve 27820 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiile değişik 110. maddesinde ise "İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafık kazalarında da buKanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir.
Bakılandavanın; davacı şirketin sigortalamış olduğuaracın kaza yapmasında davalı idarenin de kusurubulunduğundan bahisle sigortalıya ödenen 4.261,68-TL hasarbedelinden davalı idarenin kusur oranına tekabül eden2.120,84-TL'sinin tazmini istemiyle anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla,yukarıda açıklanan nedenler ve 2918 sayılıYasanın 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi gözetildiğinde bakılan dava; davalı idareninyapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli vesorumlu ve üzerinde meydana gelen engel ve tehlikeleri ortadankaldırmakla yükümlü olduğu bir karayolunda meydanagelen kazadan doğan zararın tazmini isteminden kaynaklanmakta olup,bu nedenle de 2918 sayılı Kanun'dan doğan bir sorumlulukdavası niteliğindedir.
Bubağlamda; uyuşmazlığın görüm veçözümünde anılan Kanun'un yukarıdaaktarılan 110. maddesi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmaktadır…” şeklindekigerekçe ile 2247 sayılı yasanın 19. maddesi uyarıncaolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’ nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ ın katılımlarıylayapılan 28.11.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Bursa 3.İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’ nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’ nin adli yargı, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ ın idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle ödenenhasar bedelinin rücuan tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, kazanınsigortalı araç seyir halindeyken gerçekleştiği, bukaza neticesinde oluşan hasar bedelini ödeyen davacınınrücuan tazmin talebiyle bakılan bu davayıaçtığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Bursa 3. İdare MahkemesininBaşvurusunun Kabulü ile Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14.01.2015gün ve E:2015/27, K:2015/24 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bursa 3. İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin14.01.2015 gün ve E:2015/27, K:2015/24 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.11.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670 K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.28.11.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy