T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 562
KARAR NO : 2016 / 568
KARAR TR : 28.11.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açılan tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : R.E. Vekili : Av. A.Ş. Davalı : Milli SavunmaBakanlığı Vekilleri : Av. D. K. (Askeri Yargıda) Av. B.D. (AdliYargıda) O LA Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; davacının, Piyade Er olarakYeşilce Piyade Hudut Karakol Komutanlığı emrinde askerlikhizmetini yaptığını, 20.06.2013 tarihinde karakol komutanının,Suriye hududunda kaçakçılarla mücadele içintakviye kuvvet gönderilmesi konusunda emir vermesi üzerine, durumunöbetçi olan piyade uzman çavuşa bildirdiğini,piyade uzman çavuşun Land Rover şoförünüuyandır talimatı üzerine, araçsürücüsünü uyandırmayaçalıştığını, ancak araçşoförünü uyandıramadıklarını, bununüzerine piyade uzman çavuşun ehliyeti olmayan ancakaraç kullanmayı bilen davacıdan aracıkullanmasını istediğini, davacının aracıkullandığını, yolda kaza yaptığını,davacı hakkında Gülhane Askeri Tıp Akademisinin 26.06.2014tarih ve 10662 numaralı raporuyla, askerliğe elverişsizolduğuna karar verildiğini, davacının kazada herhangi birkusurunun bulunmadığını, davacının o sıradakarakol nöbetçisi olan piyade uzman çavuşuntalimatı ile hareket ettiğini, kazanın askerlik vazifesisırasında meydana geldiğini, davalı tarafın kusursuzsorumlu olduğunu, kaza sonucu olayın başka şekilde meydanageldiğine ilişkin bir tutanak düzenlendiğini belirterek;davacının kaza sonrası maluliyet kaybınauğradığını, SGK Başkanlığıtarafından karşılanmayan ulaşım, tedavi, bakıcıvb. giderlerinin bulunduğunu, bunun dışındadavacının ömür boyu sakat kaldığını,gerek tedavi süreci ve gerekse maluliyet durumu itibariyle derin birüzüntü ve endişe duyduğunu bu nedenle fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL maddi ve20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecekyasal faizi ile birlikte davalı tarafından tahsili istemiyle askeriidari yargı yerinde dava açmıştır. AskeriYüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesi: 15.10.2014 gün veE:2014/1536 K:2014/1413 sayılı kararı ile; “… 1-Maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olarak davalı idareyebaşvurulup başvurulmadığı, başvurulmuş iseidarece bu başvuruya cevap verilip verilmediği, cevap verilmişise yazılı bildirim tarihinin belirtilmediği, müracaata ilişkindilekçe ile bu dilekçenin idarece alındığınadair bilgi ve belgelerin dava dilekçesine eklenmediği, davalıidareye başvurulmadı ise davanın idare ile ihtilafyaratılmadan açılmış olduğu (davalıidareye başvurulması ise bu hususun dava dilekçesinde belirtilmesininyeterli olduğu, idareye yeni bir başvuru yapılmasına gerekolmadığının hatırlatılmasına), 2-davacının sevk ve idaresindeki askeri aracın 20.06.2013tarihinde yapmış olduğu kazanın birliksınırları içinde veya dışındagerçekleşip gerçekleşmediği hususununaçıklayacak bilgi ve belgelerin dava dilekçesineeklenmediği anlaşılmıştır…”şeklindeki gerekçesi ile 1602 sayılı Askeri Yüksekİdare Mahkemesi Kanununun 45 nci maddesinin (B) bendi gereğince davadilekçesinin reddine karar vermiştir. Davacı vekili bunun üzerineyeniden dilekçe düzenleyerek dava açmıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesiİkinci Dairesi: 11.03.2015 gün ve E:2015/445 K:2015/417sayılı kararı ile “…1602 sayılı AskeriYüksek İdare Mahkemesi Kanununa göre, davanın görevliyargı yerinde açılıpaçılmadığı incelenecek hususlar arasındasayılmıştır. Zira görev kamu düzeni ile ilgiliolup davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanındaihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir. Bu nedenle davanıngörevli yargı yerinde açılıpaçılmadığı hususu incelenmiştir. 19.01.2011 tarihinde Resmi Gazetedeyayınlanan ve yürürlüğe giren 6099 sayılıTebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanunun 14’üncü maddesi ile 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 110’uncu maddesibaşlığı ile birlikte değiştirilerek;“Görevli ve Yetkili Mahkeme” Madde 110;’’İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanlar dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez, 2918 sayılı Kanuna eklenenGeçici Madde 21; Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış davalara uygulanmaz.”hükmünü düzenlemiştir. Bu yasal mevzuatçerçevesinde dosya incelendiğinde; 20.06.2013 tarihindedavacı Ramazan ERKARDAŞ'ın sevk ve idaresindeki 241840plakalı askeri aracın Yeşilce Piyade Hudut Karakol Komutanlığınizamiyesinden çıktıktan yaklaşık 200 metre sonraBeşaslan Köyü yolunda seyretmekte iken araçşoförünün aracın kontrolünü kaybetmesisonucu meydana gelen kazanın askeri mahaldegerçekleşmediği, karayolunda meydana geldiğianlaşıldığından 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 110’uncu maddesinin amir hükmü gereğitrafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin06.06.2014 tarihinde açılan bu davanın görev veçözüm yerinin mahkememiz olmayıp adli yargıolduğu…” şeklindeki gerekçesi ile davanıngörev yönünden reddine karar vermiş, davalı vekilikarar düzeltme isteminde bulunmuştur. Askeri Yüksek İdare Mahkemesiİkinci Dairesi: 08.07.2015 gün ve E:2015/1136 K:2015/1135sayılı kararı ile kararın düzeltilmesi istemininreddine karar vermiş, karar kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez aynıistemle adli yargı yerinde dava açmıştır. Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi:09.06.2016 gün ve E:20015/205 K:2016/293 sayılı kararı ile“… kamu hizmeti görmekte yükümlü olanidarelerin, kamu hizmeti sırasında verdikleri zararlardanötürü özel hukuk hükümlerine tabiolmadıkları, kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasındaoluşan zararların, niteliği itibariyle hizmet kusurundankaynaklanan zararlar olduğu, bu zararların tazmini amacıyla vehizmet kusuruna dayalı olarak açılan davaların,İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi gereğince, idariyargı yerinde ve tam yargı davası şeklindeaçılması gerektiği, 1602 sayılı AskeriYüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20. maddesinde, Askeri Yüksekİdare Mahkemesinin, Türk Milleti adına; askeri olmayanmakamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren veaskeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargıdenetimini ve diğer kanunlarda gösterilen, görevleriyapacağının hüküm altınaalındığını, bu durumda davanın Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde görülmesi gerektiği…”şeklindeki gerekçesi ile davanın yargı yolubakımından reddine karar vermiş, karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. Davacı vekili idari ve adliyargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 28.11.2016 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile Askeri Yüksek İdareMahkemesi Savcısı Oğuz PÜRTAŞ’ın davadaadli yargının görevli olduğu yolundaki yazılı vesözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazası nedeniyleuğranılan maddi ve manevi zararın yasal faiziyle birliktetazmini istemiyle açılmıştır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerleretrafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyaların incelenmesindendavacının; Hatay/Reyhanlı 2.Hd.Tb.4.Hd.Bl.K.lığıemrinde askerlik hizmetini yapmakta iken, 20.06.2013 günü hudut bölgesindegerçekleşen bir kaçakçılık olayınaacilen müdahale edilmesi için verilen emir gereği askeriehliyeti olmamasına rağmen kullanmak zorunda kaldığıaskeri araçla kaza yaptığını, bu kaza nedeniyleağır şekilde yaralanıp malul hale geldiğini, buşekilde maddi ve manevi zarara uğradığınıbelirterek dava açtığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun,trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, davaya konu olayın askeri mahalde meydanagelmediği gibi, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesindeki “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez” şeklindekidüzenleme karşısında trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davasının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Ankara17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2016 gün ve E:2015/205 K:2016/293 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2016 gün veE:2015/205 K:2016/293 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 28.11.2016 gününde, Üye SüleymanHilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY Uyuşmazlık Mahkemesi’nin28.09.2015 gün ve E:2015/670 K:2015/671 sayılı kararındabelirtmiş olduğum düşünce doğrultusundasayın çoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 28.11.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy