T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 568
KARAR NO : 2016 / 573
KARAR TR : 28.11.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açılan tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E.Z.
Davalı : Beyşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. A. K.(İdari Yargıda)
O L A Y : Davacı dava dilekçesinde özetle; 25.11.2015tarihinde 42 H 4761 plakalı aracıyla Süleymanbey Caddesiüzerinden Beyşehir Sanayi istikametine giderken Muammer Taşkoycaddesi ile kesişen kavşağa geldiğinde üzerindengeçtiği rögar kapağınınkırılması üzerine aracın sol ön lastik ve tamponkısmına zarar verecek şekilde maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağıyla birkusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, kazadansonra aracının fotoğrafını çektiğini, birsüre sonra aracını tamir ettirmek zorundakaldığını bu masrafların faturalarda mevcutolduğunu beyan ederek fazlaya dair hakları saklı kalmakkaydıyla olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalı idareden tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BeyşehirAsliye Hukuk Mahkemesi: 05.01.2016 gün ve E:2015/869 K:2016/2sayılı kararı ile “…bir kamu hizmeti vermekleyükümlü olan davalı belediyenin kanalizasyon ve şehiriçi trafik hizmetleri sırasında verdiği zararlardandolayı özel hükümlere tabi olmadığı, hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tamyargı davasının idari yargı yerindeaçılması gerektiği kanaatinevarılmıştır. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin09.04.2009 tarih 2008/5855 Esas ve 2009/2237 Karar sayılı, 12.10.2015tarih 2015/3494 Esas ve 2015/10452 Karar sayılı, 16.11.2015 tarih2015/2881 Esas, 2015/12196 Karar sayılı, 21.10.2015 tarih 2015/10871Esas ve 2015/11015 Karar sayılı kararları da buyöndedir…” şeklindeki gerekçe ile davaya bakmaktaİdari Yargı görevli olduğundan dava dilekçesininyargı yolu bakımından reddine karar vermiş, karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Konya 1.İdare Mahkemesi: 08.09.2016 gün ve E:2016/111 sayılıkararı ile “…2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19.maddesinde; "Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesinveya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisinegelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan biryargı mercii davada görevsizlik karan veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler. Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalanUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir." hükmüne yerverilmiştir.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14.maddesinin 3/a bendinde, dava dilekçelerinin "görev"yönünden inceleneceği; aynı Kanunun 15. maddesinin l/abendinde ise, adli ve askeri yargının görevli olduğukonularda açılan davaların reddine karar verileceğihükme bağlanmıştır.
19.01.2011günlü 27820 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 14. maddesiile değişik 2918 sayılı Kanunun "Görevli veYetkili Mahkeme" başlıklı 110/1. maddesinde;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür."hükmü,
6099sayılı Kanunun 15. maddesi ile 2918 sayılı Kanuna eklenenGeçici 21. maddede ise; "Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz."hükmü yer almıştır.
Dosyanınincelenmesinden; aracı ile 25.11.2015 tarihinde Konya İli,Beyşehir İlçesi, Süleyman Bey Caddesi üzerinde seyirhalinde iken yol üzerinde bulunan rögar kapağınınkırılması üzerine aracının maddi hasarauğradığından bahisle davacı tarafından açılantazminat davasının Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.01.2016günlü, E:2015/869, K:2016/2 sayılı kararı ile idariyargı görevli olduğundan bahisle davanın görev yönündenreddine karar verildiği, kararın 03.02.2016 tarihinde kesinleştiği,bunun üzerine bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılandavanın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nunyukarıda belirtilen 10. maddesi ile davalı idareye verilmişgörev, yetki ve sorumlulukların gereği gibi yerinegetirilmediğinden bahisle açıldığı vearacın karayolu üzerinde 25.11.2015 tarihinde maddi hasarauğradığı hususları dikkatealındığında, bu doğrultuda 2918 sayılıKanun'dan doğan sorumluluk davası kapsamında bulunduğu veaynı Kanunun yukarıda metni yazılı 110. maddesi hükmüuyarınca davanın adli yargının görevinde olduğusonucuna varılmıştır…” şeklindekigerekçe ile 2247 sayılı yasanın 19. maddesi uyarıncaolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiiçin dosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine,bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’ nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ ın katılımlarıylayapılan 28.11.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Asliye Hukuk Mahkemesince,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli yargıdosyasının Mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınıngörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’ nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’ nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen zararın tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklarave yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacınınaracıyla seyir halindeyken kaza yaptığı, bu kazaneticesinde oluştuğu öne sürülen zararın tazminitalebiyle bakılan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun,trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Konya 1. İdare MahkemesininBaşvurusunun Kabulü ile Beyşehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nin05.01.2016 gün ve E:2015/869 K:2016/2 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Konya 1. İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Beyşehir AsliyeHukuk Mahkemesinin 05.01.2016 gün ve E:2015/869 K:2016/2 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.11.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670 K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.28.11.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy