T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016/545
KARAR NO : 2016/558
KARAR TR : 28.11.2016
ÖZET : 2247 sayılı Kanunda öngörülen olumlu görev uyuşmazlığı çıkarma yönteminin usulüne uygun olabilmesi için, yararına görev itirazında bulunulan yargı merciince aynı davada görevsizlik kararı verilmemiş olması gerektiği, davanın somutunda idare mahkemesinin görevlilik kararından önce adli yargı yerince verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararının mevcudiyeti karşısında; 2247 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİ gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.M.A.
Vekili :Av.Dr. İ.Y.
Davalılar : Adli Yargıda
Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili :Av. B.G.
İdari Yargıda
1-İzmit Kaymakamlığı
2- Türk Telekomünikasyon A.Ş.
O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde özetle; davacının davalı işyerindeteknisyen olarak İş Yasası'na tabi çalışmaktaiken işyerinin özelleştirme kapsamına alınmasınedeniyle 16.3.2010 tarihinde Kocaeli Milli Eğitim Müdürlüğü'nenaklen atanarak iş sözleşmesininsonlandırıldığı, davacının davalıişyerinde çalıştığı dönemdeişyerinin 4046 sayılı Özelleştirme UygulamalarıHakkındaki Yasa kapsamına alındığı, 5473sayılı Yasa'nın 1. maddesiyle sözleşmeli kamuçalışanlarına Bakanlar Kurulu kararı ile eködeme yapılmasınınöngörüldüğü, buna göre 2006/10603sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01.01.2006- 30.06.2006tarihleri arasında 40,00 TL, 01.07.2006 tarihinden itibaren 80,00 TLtutarında ek ödemenin her ay yapılmasına karar verildiği;2006/10971 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile, 80,00 TL olan eködemenin 01.07.2006 tarihinden itibaren %2,32 oranındaarttırılarak 82,50 TL'yeçıkartıldığı; 31.07.2007 tarih ve 2007/T-17sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı'nın 8. maddesiile 2007 yılında her ay 1850 gösterge rakamının memuraylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımısonucu bulunacak tutar olarak belirlenen ek ödemenin 2008yılının ilk 6 ayı için “2260 xkatsayı”, Temmuz 2008'de “2660 x katsayı” olarakdeğiştirildiği, ilgili Bakanlar Kurulu Kararı ileAğustos 2008 tarihinden itibaren ise “9500 x katsayı x kadroyagöre değişen yüzde oranı” şeklindedüzenlenerek artışların katsayıartışlarına endekslendiği, davacınınişyerinde ikinci tip sözleşme ileçalışmış olmasına ve tüm yasalkoşulları taşımasına rağmen 01.01.2006 tarihindennakil tarihine kadar ek ödemedenyararlandırılmadığı belirtilerek, fazlaya ilişkinistem ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL ekücret alacağının ödeme tarihlerinden itibaren enyüksek banka mevduat faizi, yargılama gideri ve vekalet ücretiile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Davacı vekili 19.12.2014tarihli ıslah dilekçesi ile istemlerini artırarak toplam8.482,22 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
KOCAELİ 3.İŞ MAHKEMESİ: 26.2.2013 gün ve E:2011/218, K:2013/65sayı ile, Uyuşmazlığın399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek II. cetvelindeyer alan ve özelleştirme sonucu hissesi devredilen davalıkurumda TİP 2 sözleşmesi ile nakle tabi olarakçalışan davacının davalınınözelleştirmeden önce tabi olduğu ve özelleştirmeile bazı hükümleri değişen 406 sayılıKanunun Ek.29. Maddesi kapsamındaki düzenleme vesözleşmedeki hüküm nedeni ile 375 sayılıKHK.’un Ek 3 maddesi ve 399 sayılı KHK.’un Ek II.cetvelinde yer alan kurumlarda çalışan sözleşmelipersonele yapılan artışlardan yararlanıpyararlanmayacağı, nakledilirken bu artışların yeraldığı ücreti gösteren nakil maaşilmühaberinin buna göre düzenlenmesi gerekip gerekmediğinoktasında toplandığı, görülen davadaHMK’nun 114/1-b maddesi gereğince yargı yolunun caizolmadığı ve davaya idare mahkemelerince bakılmasıgerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine kararvermiş, bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi : 29.4.2013 gün ve E:2013/7668, K:2013/8817 sayı ile, dosyadaki yazılara toplanandelillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebepleregöre, davacının aşağıdaki bendin kapsamıdışında kalan temyiz itirazları yerinde olmadığı;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "EsastanSonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri"başlığı altındaki 331. maddesinin 2.fıkrasındaki "görevsizlik, yetkisizlik veya göndermekararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesihalinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder"düzenlemesi uyarınca yargı yolu ile görevsizlik kararısonucu verilen red kararları henüz davayı esastansonuçlandırmadığından davaya bir başkamahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine de o mahkemecehükmolunduğu; anılan Kanun'un 323/ğ. maddesi gereğinceyargılama giderlerinden sayılan vekâlet ücretine degörevsizlik kararında ayrıca hükmolunamayacağı,mahkemece bu husus gözardı edilerek davacı aleyhine yargılamagideri yükletilmesi ve davalı yararına vekalet ücretitakdir edilmesinin doğru olmadığı; ancak, buyanılgının giderilmesi yeniden yargılamayıgerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Kanun'ungeçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunanmülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun438/7. maddesi uyarınca; temyiz olunan kararın hükümkısmının 2. ve 4. bend ile, vekalet ücretine ilişkin3. bendin hüküm fıkrasındançıkarılmasına; hükmün bu şekildedüzeltilerek onanmasına karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmış, davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş.vekilince görev itirazında bulunulmuştur. KOCAELİ 1. İDAREMAHKEMESİ: 20.6.2013gün ve E:2011/712, K:2013/682 sayı ile, Davanın maaş nakililmuhaberine ilişkin kısmında; söz konusu maaşbelgesinin Türk Telekom A.Ş tarafından düzenlendiği vesöz konusu kurumun özel hukuk tüzel kişisi olduğugöz önüne alındığında;uyuşmazlığın çözümünün adliyargının görevinde olduğu sonucunavarıldığı; davanın 08/04/2011 tarih ve 5914sayılı işleme ilişkin kısmına gelince; 4046sayılı Yasa'nın 22. maddesiyle, nakle tabi personelin DevletPersonel Başkanlığına bildirildikleri tarih itibariyle"fiilen" almakta oldukları net parasal haklarının yenigörevlerinin net parasal haklarıylakarşılaştırılarak varsa aradaki farkınödenmesi öngörülmüşken, 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinde Türk Telekom personeli içinfarklı bir uygulama benimsendiği; 2/7/2004 tarihli, 25510sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5189 sayılı Yasa ileTürk Telekom personelinin parasal haklarının tespitine TürkTelekom Yönetim Kurulu yetkili kılındığından, 406sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesiyle başka kurumlara atanmaküzere Devlet Personel Başkanlığı'na bildirilecekpersonelin 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesi gereğince(sözleşmeli personel ile kapsamdışı personel için)eski görevleriyle yeni görevlerinin parasal haklarıarasındaki farkın ödenmesi sırasında yönetimkurulunca bu personelin diğer kamu personeline göre yüksektutarlara çıkarılmış parasal hakları yerine15/4/2004 tarihi itibariyle aldıkları ücretlerine 15/1/2006tarihine kadar kamu görevlilerine yapılmış zamlaruygulanmış tutarının esas alınmasıöngörülmüş olup bu düzenlemeyle TürkTelekom'da çalışmaktayken özelleştirme nedeniylebaşka kurumlara atananların ücretleriyle aynı unvanlarlaözelleştirme kapsamındaki başka kurumlarda görevyapmaktayken naklen atananların parasal hakları arasındaeşitlik sağlanması amaçlandığı; bunagöre diğer kurumlarda görev yaparken nakledilenlerin DevletPersonel Başkanlığı'na bildirildikleri tarihte hakettikleri net Parasal hakları ile bunların yeni kuramlarındakiparasal hakları arasındaki fark ödenmekteyken, Türk Telekompersonelinin 15/4/2004 tarihinde yeni unvan için aldıklarıücrete 15/1/2006 tarihine kadar kamu görevlilerineyapılmış zamlar eklenerek bulunan tutarla bunların yenikuramlarındaki parasal hakları arasındaki farködeneceği, bu durumda 406 sayılı Yasa'nın Ek 29.Maddesinin üçüncü fıkrasındaki kural TürkTelekom personelinin ücretlerinin hesaplanması içinfarklı bir hesaplama yöntemi olarak özel bir hükümşeklinde ortaya çıktığı; özelleştirmekapsamındaki diğer kuramlarının personelinden farklıolarak T.Telekom personelinin 22. maddeye esas ücretlerinin belirlenmesiiçin, 15/1/2006 tarihine kadar kamu görevlilerinin ücretlerineyapılan artışlara gönderme yapılması, TürkTelekom personeline özgü bir yöntem oluşturmayıamaçladığından, 5473 sayılı Yasa'nın 1.maddesiyle 375 sayılı KHK'ye eklenen Ek 3. maddesinindördüncü fıkrasının "ilgili mevzuatıuyarınca fark tazminatı uygulamasından yararlanan personelbakımından dava konusu ek ödemenin ilgililerin önceki kadroveya pozisyonlarının ücretinin artırılmasısonucunu doğurmayacağı" yolundaki kuralınınolayda uygulanma olanağı olmadığı; esasendördüncü fıkranın söz konusu hükmü, eködemenin yürürlüğe girdiği tarihten önceDevlet Personel Başkanlığı'na bildirilmiş olanpersonelin eski görevlerinin parasal haklarının nettutarlarının yeniden belirlenmesi yolundaki talepleri önlemeyeyönelik olarak getirildiğinden, ek ödemeninyürürlüğe girdiği tarihten itibaren bildirilenpersonelin eski kurumlarındaki parasal haklarınınbelirlenmesinde dava konusu ek ödemenin gözönünealınmasına engel oluşturmadığı, bu durumda, 5473sayılı Kanun hükümleri uyarınca verilen eködemenin davacının maaşına yansıtılmasıgerekirken, bu yöndeki başvurusunun reddedilmesine yönelik davakonusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı;davacının tazminat istemine gelince; mahkemelerinin 15/01/2013tarihli ara kararı ile davacının hak ettiği eködemenin hesaplanması amacıyla dosya üzerindebilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği,yapılan bilirkişi incelemesi sonucu mahkemelerine sunulan 26/04/2013tarihli raporda davacının 16/03/2010 ile 22/06/2011 tarihleriarasındaki dönem için hakettiği ek ödememiktarının 6.376,59 TL olarak hesaplandığının belirtildiği;davacının talebi ile bağlı kalınarak 5.300.00 TL eködemenin başvuru tarihi olan 14/02/2011 tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesigerektiği sonucuna varıldığı; davanın maaşnakil ilmühaberine ilişkin kısmının görevyönünden reddine, 08/04/2011 tarih ve 5914 sayılıişlemin iptaline, tazminat talebinin kabulüne karar vermiş, bukarara taraf vekillerince itiraz edilmiştir. Sakarya Bölge İdareMahkemesi :18.2.2015 gün ve E:2013/2169, K:2015/393 sayı ile, kamu görevlisiolan davacının özlük ve parasal haklarıyla ilgiliolarak açılmış olan işbu davanın idariyargı yerlerinin görevine girdiğinin kabulü gerektiği,aksi düşünceyle maaş nakil ilmühaberiyönünden davanın görev yönünden reddedilmesindehukuki isabet görülmediği; itiraza konu Kocaeli 1. İdareMahkemesi Hakimliği'nin 20/06/2013 gün ve E:2011/712; K:2013/682sayılı kararının “iptal” ve“kabule” ilişkin” kısmı aynıgerekçe ve nedenlerle Mahkemelerince de uygungörülmüş olup, davalı idarenin itiraz istemine ilişkindilekçesinde öne sürülen iddialar sözügeçen kısmın bozulmasını gerektirecek durumdabulunmadığından, kararın “iptal” ve“kabule” ilişkin kısmına itiraz isteminin reddine vekararın belirtilen kısımlarının onanmasına,davacı tarafından kararın “görev ret”kısmına yapılan itirazın kabulü ile kararın“görev ret” kısmının bozulmasına, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/4 maddesiuyarınca dava dosyasının bozulan kısım hakkındayeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, itiraznedeniyle doğan yargılama giderleri yeniden hükümverilirken mahkemesince gözetileceğinden bu konuda hükümtesisine yer olmadığına karar vermiştir. KOCAELİ 1. İDAREMAHKEMESİ:4.8.2015 gün ve E:2015/624 sayı ile, Davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan"Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi" ile belli bîrkamu hizmetini yürütmek görev ve yetkisi iledonatıldığı, bu görev ve yetkiler dahilinde bazıkamusal ayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşıldığından, bu durumda, imtiyazsözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmekle görevlive yetkili kılınması nedeniyle, diğer özel hukuktüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan 406sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarınidari yargının görevinde bulunduğu sonucunavarıldığı, davalı idarenin görevitirazının reddine, uyuşmazlığıçözümlemeye Mahkemelerinin görevli olduğuna, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 12. maddesi uyarınca bukararın taraflara tebliği tarihinden başlayarak (15) güniçinde uyuşmazlık çıkarılmasınıistemeye yetkili Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına sunulmak üzere iki nüshadilekçe ile Mahkemelerine başvurulabileceği hususunundavalı idareye duyurulmasına karar vermiştir. Davalı TürkTelekomünikasyon A.Ş. vekilinin olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasıyönündeki dilekçesi üzerine dava dosyasıYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; Dava; Davacı tarafındandavalı Türk Telekom A.Ş.'ye karşı Kocaeli 3.İş Mahkemesi'nde açılan 2011/218 Esas sayılıdavanın konusunun, Kocaeli 1. İdare Mahkemesi'nde açılandavadan farklı olması sebebiyle, davalı idareninuyuşmazlık çıkarılması talebinde bulunmasıiçin bir engel bulunmadığı kabul edildiği;telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31/12/2003tarihine kadar "tekel olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom'un, tekelkapsamında kamu hizmeti yürüten, ancak kuruluşyasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgü statüyesahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50'nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu; Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'dekitamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden %55'i, Bakanlar Kurulu'nun25/07/2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)'nin %55oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ıuyarınca, 14/11/2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile Ojer Telekomünikasyon A.Ş.'ye satıldığı,Anayasa'nın 128. maddesinde, "Devletin, kamu İktisadîteşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genelidare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür'' hükmünün yer aldığı; 406sayılı Kanunun Ek 29. maddesinin 03.07.2005 tarih ve 5398sayılı Kanunla değişik birinci fıkrasında,"Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22/01/1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekomda çalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." hükmü yer aldığı; öteyandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik (1) numaralı bendinde: (a) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, (b) İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları, (c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar." idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabildiği;dolayısıyla, davanın açıldığı tarihtedavalılardan Türk Telekom A.Ş.'nin özel hukuk tüzelkişisi olması karşısında, ortada idari yargıyetkisi kapsamında açılmış bir idari davabulunduğundan söz edilemeyeceğinden, daha önce davalışirkette görev yapmış olan davacı ileözelleştirilen kuruluş arasındaki uyuşmazlıkkonusu davanın, Türk Telekom A.Ş. yönünden özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde, adli yargı yerinin görevliolduğu; 2247 sayılı Kanunun 10 ve 13. maddeleri gereğince, davalılardanTürk Telekomünikasyon A.Ş. yönünden olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına kararvermiş ve dosya Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığına gönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, SunaTÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN,Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ın katılımlarıylayapılan 28.11.2016 günlü toplantısında;Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, 2247sayılı Yasa’da öngörülen koşullarıtaşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu vedosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada başvurunun reddigerektiği yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 10. maddesinin birincifıkrasında, “Görev uyuşmazlığıçıkarma; adli, idari ve askeri bir yargı merciindeaçılmış olan davada ileri sürülen görevitirazının reddi üzerine ilgili Başsavcıtarafından görev konusunun incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesindenistenmesidir” hükmüne yer verilmiştir. AnılanYasa hükmü ile, belirtilen yargı mercilerinden birindeaçılmış olan bir davanın görülmesisırasında yapılan görev itirazının reddiüzerine, ilgili Başsavcı tarafından, görevlibulunduğu kendi yargı düzeninin görev alanına vakimüdahalenin önlenebilmesini sağlamak için konununUyuşmazlık Mahkemesi’ne götürülmesi suretiyledavanın henüz başlangıç safhasında ikengörev sorununun çözüme kavuşturulmasıamaçlanmıştır. Nitekim,2247 sayılı Yasa’nın 10. madde gerekçesinde,“Uyuşmazlık çıkarma, yürürlüktebulunan kanunun getirdiği bir yeniliktir. Görülmekte olan birdavanın görev uyuşmazlığını, bu safhada halletmekimkânını verir. Bu madde ile uyuşmazlıkçıkarma adli, idari ve askeri yargıya teşmiledilmiştir. Buyetki, yargı merciince görev itirazının reddi üzerine,kanun yararına olarak, uyuşmazlığın konusuna göreilgili Başsavcı veya Başkanunsözcüsütarafından kullanılacaktır. Bu suretle Türkiye CumhuriyetiAnayasasının kabul ettiği adli, idari ve askeri yargımercilerinin ayrılığı prensibinin ihlâli ve ayrıtanzimlere tabi tutulan adli, idari ve askeri yargı mercilerininyekdiğerinin görev hudutlarına tecavüzleriönlenmiş olacaktır” denilmiştir. Bunagöre, ortada henüz açılmış bir dava ve budavada bir yargı merciince verilmiş görevlilik kararıbulunması; diğer bir ifadeyle, yararına görevitirazında bulunulan yargı merciince aynı davadagörevsizlik kararı verilmemiş olması gerekeceğiaçıktır. Dava dosyalarınınincelenmesinden Türk Telekomünikasyon A.Ş. de çalışmaktaolan davacının ek ödemeden yararlandırılmamasısonucu davalı işyerinde çalıştığısüre içinde kalan 1.1.2006 tarihinden Kocaeli Milli EğitimMüdürlüğüne nakledildiği 16.3.2010 tarihine kadartahakkuk etmesi gereken ek ödemeden mahrum kaldığı,işbu nedenle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklıtutarak 5.000,00 TL’nın ödeme tarihlerinden itibaren enyüksek mevduat faizi ile birlikte tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açtığı; bu davada İş Mahkemesincegörev yönünden ret kararı verildikten sonra idariyargı yerinde, davacının yeni kurumda işebaşladığı 16.3.2010 tarihi itibari ile devletçeverilen zamların hesaplanarak ilavesi ile yeni ücretin belirlenerekek ödemelerin davalı idareye yaptığı başvuru tarihindenitibaren geriye dönük yasal gün sayısınıkapsayacak şekilde yasal faziyle birlikte ödenmesi istemiyle yaptığıbaşvurunun 8.4.2011 günlü işlemle reddedilmesi üzerinebu işlemin iptali istemiyle dava açıldığıgörülmekle, her iki yargı kolunda da aynı ek ödemelerinkendisine ödenmesinin istenildiği anlaşılmaktadır. Olayda,uyuşmazlığa konu edilen Kocaeli 1. İdare Mahkemesiningörevlilik kararından önce, Kocaeli 3. İşMahkemesi’nce tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davadaverilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararınınbulunması karşısında, idari yargı yerince adliyargının görev alanına müdahalede bulunulduğundansöz etmek olanaksızdır. Öte yandan, 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenolumsuz görev uyuşmazlığının oluşabilmesiiçin tarafları, sebebi ve konusu aynı olan davada en az ikiyargı merciince kendilerini görevsiz görerek verilmiş vekesinleşmiş görevsizlik kararlarının bulunması;17. maddesinde öngörülen olumlu görevuyuşmazlığının doğabilmesi için ise, yinetarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada en az iki yargımerciince kendilerini görevli sayan kararlar verilmesi; 19. maddeyegöre yargı mercilerince Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulabilmesi için de, daha önce diğer yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine aynı davada kendisinin de görevsizbulunduğu ve görevsizlik kararı veren yargı merciiningörevli olduğu kanısına varılması; 20. maddeuyarınca görev uyuşmazlığı çıkarılmasında,temyiz incelemesi yapan yüksek mahkeme tarafındanUyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekmekte olup,incelemeye konu olan adli yargı yerinin görevsizlik kararıüzerine idari yargı yerince aynı davada verilen görevlilikkararı nedeniyle, anılan maddelerde düzenlenen görevuyuşmazlığı türlerinden biri deoluşmamıştır. Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasa’nın 10. maddesindeöngörülen yönteme uygun bulunmayan başvurunun,aynı Yasanın 27. maddesinde yer alan “UyuşmazlıkMahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veya görevuyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil vesüre açısından inceler; yöntemine uymayan veyasüresi içinde ileri sürülmemiş istemlerireddeder” kuralı uyarınca reddi gerekmiştir. SONUÇ : 2247 sayılıYasa’nın 10. maddesinde öngörülen koşullarıtaşımayan BAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesiuyarınca REDDİNE, 28.11.2016 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy