T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 593
KARAR NO : 2016 / 596
KARAR TR : 28.11.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açılan tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı lar : 1-E.G.
2-B.G.
Vekili : Av. M.G.
AdliYargıda
Davalılar : 1-Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. Y. P. & Av. Z. D.
2-H.Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. M. E.
İdariYargıda
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.09.2012tarihinde sürücü C.A.’in sevk ve idaresindeki 21 FH 403plakalı aracın Bağlar Gürsel Cad. 157. Sokak civarındadavacılardan B.G.’e çarptığını, sözkonusu aracın 252011038708 poliçe numarası ile ZMMSkapsamında kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekildesigortalandığını, kaza sonrası tutulan olay yerigörgü ve tespit tutanağında kazaya karışanaracın kusuru olup olmadığı konusunda herhangi birgörüş belirtilmediğini, bakım ve onarımsorumluluğu bulunan diğer davalı kurum yönünden iseyaya ve araç trafik önceliğini düzenleyen herhangi birtrafik işaretinin bulunmadığını, ayrıca olayyerinde yaya geçidinin olmadığını, olay yerigörgü ve tespit tutanağında kazaya araçsürücüsünün sebep olduğuna dair bir durumunbulunmadığını, davacının tedavisinin devamettiğini, kalıcı hasar oluşma riski bulunduğunubelirterek; şimdilik 5.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibarenreeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken vemüteselsilen tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 03.03.2016 gün ve E:2014/1443 K:2016/148sayı ile “…KTK’ dan doğan sorumluluk davaları Kanunun85 ve devamı maddelerinde düzenlenen “motorlu aracınişletilmesinin” sonucu doğan zararlar nedeni ile “motorluaracın işleteni ve bağlı olduğuteşebbüsün sahibinin” sorumlu olduğu davalardır.Yani KTK 106 gereğince Devlet ve diğer kamu kuruluşlarınaait motorlu araçların işletilmesi nedeniyle araçişleticisi sıfatıyla (KTK 85 gereğince) kamu idareleri vekuruluşlarına karşı açılacaklarda dâhilbütün araç sahibi ve işleticilerine karşıaçılan davalar adli yargı kolunun görev alanınagirmektedir. Buna karşın kamu idareleri vekuruluşlarının trafik güvenliği ve düzeninisağlamak amacıyla gerek kendi kuruluş kanunları gerekse2918 sayılı KTK’ya göre yürüttüklerihizmetlerin, kamu hizmeti niteliğini taşıması veyukarıda sözü edilen KTK’da görevlendirilen kamuidare ve kuruluşlarının sorumluluklarına ilişkin herhangi bir düzenlemenin ayrıca KTK’da yer almaması dikkatealındığında, trafik düzeni ve güvenliğihizmetlerinden kaynaklandığı iddia edilen zararlarıntazmini istemiyle ilgili idarelere karşı açılan davalaridari yargı kolunun görev alanına girmektedir. Benzer biruyuşmazlıkta aynı ilkeler Danıştay İdari DavaDaireleri Kurulunun 26.02.2015 tarih, 2015/493 Esas, 2015/557 Kararsayılı ilamında da benimsenmiş ve idari yargı kolunungörevli olduğu değerlendirilmiştir.
Yapılanbu açıklamalar sonucu somut olay değerlendirildiğinde,davacının davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün trafik güvenliğibakımından gerekli işaretlemeleri yapmaması nedeni ilekazanın meydana gelmesinde kusurlu olması nedeni ile oluşanmaluliyet tazminatından sorumlu olduğu iddiası KTK’nın85 ve devamı maddelerinde düzenlenen işletenin hukukisorumluluğuna değil, davalı idare tarafındangörevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği yaniyürütülen kamu hizmetinin kusurlu işletildiği, meydanagelen kazada hizmet kusuru bulunduğu iddiasındankaynaklandığından uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu kanaatine varıldığından, KarayollarıGenel Müdürlüğüne karşı açılandavanın yargı yolu uyuşmazlığı nedeni ile reddinekarar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur…” şeklindeki gerekçeile davalı HDİ Sigorta A.Ş.’ye karşıaçılan davanın feragat nedeniyle reddine, Hukuk GenelKurulunun 04.11.2015 tarih, 2015/17-87 Esas, 2015/2365 Karar sayılıilamı göz önüne alınarak Karayolları GenelMüdürlüğüne karşı açılan davadilekçesinin yargı yolu uyuşmazlığı nedeni ilegörev yönünden reddine karar vermiş, verilen karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine davaaçmıştır.
Diyarbakır 2. İdareMahkemesi: 10.10.2016 gün ve E:2016/1292 sayılı göndermekararı ile “…2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun'un 19.maddesinin 1. fıkrasında; adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı merciinin, davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varması halinde, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvuracağıve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteleyeceği; aynı maddenin 5791sayılı kanunla değişik 2. fıkrasında iseyargı merciinin, önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyasını da temin ederek, gerekçeli başvurukararı ile birlikte dava dosyalarını UyuşmazlıkMahkemesine göndereceği hükmüne yer verilmiştir.
2576sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri veVergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un5.maddesinin 1.fıkrasında da; İdare Mahkemelerinin, VergiMahkemelerinin görev alanına giren davalar ile Danıştay'daçözümlenecek olanlar dışındaki iptaldavaları ile tam yargı davalarını, tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinin birinin yürütülmesi için yapılanidari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar ve kanunlarlaverilen diğer işlemleri çözümleyeceğihükme bağlanmıştır.
Öteyandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun2. Maddesinde de, İdari yargının görev alanının,idari işlem ve eylemler ile genel hizmetlerden birininyürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklardan doğan davalarla sınırlıolduğu, 14. maddenin (3/a) bendinde, dava dilekçelerinin görevve yetki yönünden inceleneceği, 15.maddenin (l/a) bendinde ise,adli ve askeri yargının görevli olduğu konulardaaçılan davaların reddine karar verileceği kuralabağlanmıştır.
Uyuşmazlıklailgili bir başka düzenleme olan 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde : "İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; 221 FH 403 plakalı aracın25/09/2012 tarihinde Diyarbakır İli, Bağlar İlçesi,Gürsel Caddesi, 157. Sokak adresinde sürücü CaferAKDENİZ' in sevk ve idaresinde iken davacının oğlu olan B.G.'e çarpmak suretiyle yaralanmasına sebebiyet verilmesi sonucudoğan zararda yolun bakım ve onarımı sorumluluğu bulunandavalı idarenin trafik işaretleri ve uyarınca yeterinceyapmaması ve yaya geçidi bulunması gerekirken bulunmamasısebebiyle hizmet kusuru nedeniyle sorumlu olduğundan bahisle sakatlıknedeniyle tedavi giderleri, gelir kaybı, işgücü kaybıv.s tüm zararların fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla 5.000,00 TL olay tarihinden itibaren faizi ile birliktetazmini istemiyle Mahkememizin E:2016/1292 sayılı esasına kayden-Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/03/2016 tarih, 2014/1443E. ve2016/148K. sayılı kararıyla, idari yargınıngörevli olduğu gerekçesiyle (kesinleşen) görevyönünden reddi kararı üzerine- bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Yasa'nın 110. maddesinde yer alan hükümnedeniyle öncelikle görevli yargı yerinin belirlenmesigerekmektedir. 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1.maddesiyleTürkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli,idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkeme olan UyuşmazlıkMahkemesi'nin bu konudaki kararlarının irdelenmesi de yararlıolacaktır.
18/06/2012gün ve 28327 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'deyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, köprüde trafik kazası yaparakyaşamını yitiren şahsın yakınlarıtarafından, yolun ve köprünün yol bakım, onarımve yapımının uygun olmadığı, hiçbirişaretlemenin bulunmadığı, bu eksiklerin oluşan kazayabüyük ölçüde sebebiyet verdiği, kazanınhizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği ileri sürülerekaçılan tazminat davasında çıkan görevuyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesi'nin04/06/2012 gün ve E.2012/107, K.2012/134 sayılı kararı ile"2918 sayılı Yasanın 110. maddesinin 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe girdiği gözetildiğinde,göreve ilişkin hükmün bu tarihten önce (14/05/2010)idari yargı yerinde açılmış olan iş budavanın idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiği" ne karar verilmiş, yine resmi bir aracın yoldabulunan rögar kapağına çarpması nedeniyle hasarauğraması sonucu açılan dava sonucundaçıkarılan görev uyuşmazlığı sonucuMahkemenin, 04/06/2012 gün ve E.2012/101, K..2012/133 sayılı kararıile " 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110.maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği" nekarar verilmiştir.
Bu durumda,uyuşmazlığı çözmekte adliye mahkemeleri'ningörevli olduğu sonucuna ulaşıldığından,yukarıda metnine yer verilen 2247 sayılı Yasanın 19.Maddesi uyarınca görevli mahkemenin belirlenmesi için,Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasıgerekmiştir…”şeklindeki gerekçe ile 2247sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine, bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’ nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ ın katılımlarıylayapılan 28.11.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Diyarbakır2.İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’ nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’ nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle yaralanandavacının oğlunun uğradığı maddi ve manevi zararıntazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağıbelirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmak,
b) Tüm karayollarındaki işaretlemestandartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c) (Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d) Trafik ve araç tekniğine ait görüşbildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleriincelemek ve onaylamak,
e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafik kazalarının oluş nedenlerine göreverileri hazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici tekniktedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespitedilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolun fizikiyapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri gözönünde bulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j) (Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasının görev ve yetkilerisaklı kalmak üzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 incimaddeleri hükümlerine aykırı hareket edenler hakkındasuç veya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b),(c) ve (d) bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumubir tutanakla belirlemek ve gerekli işlemin yapılmasıiçin en yakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır.
(Son fıkra Mülga: 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı türdavaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014,Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Diyarbakır 2.İdare Mahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile Diyarbakır 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03.03.2016 gün ve E:2014/1443, K:2016/148sayılı görevsizlik kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 2. İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Diyarbakır 1. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 03.03.2016 gün ve E:2014/1443, K:2016/148sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.11.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 28.11.2016 ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy