T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 569
KARAR NO : 2016 / 574
KARAR TR : 28.11.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuan tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : A.A.Türk Sigorta Şirketi
Vekilleri : Av. H. L.P. & Av. D. P.
AdliYargıda
Davalılar : 1-Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. H.K.
2-BeylikdüzüBelediye Başkanlığı
Vekili : Av. H. B.
İdariYargıda
Davalı : Beylikdüzü Belediye Başkanlığı
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacışirket tarafından sigortalanan 34 TK 6782 plakalı aracın25.05.2013 tarihinde İstanbul ili, Beylikdüzü ilçesi,Dalyan caddesinden Gürpınar stadyumu istikametine seyir halindeyken geçirdiğitrafik kazası sonucu maruz kaldığı hasar bedelinindavacı tarafından ödendiğini, olay yerinde tutulan trafikkaza tutanağına göre davalının sorumlu olduğuyolda uyarıcı levha ve tehlike işareti olmamasındandolayı kazanın meydana geldiğini, davalıların yolüzerindeki bakım, gözetim ve denetim sorumluluğunun ihlaliile hizmet kusurunun olduğunu, davalıların asli kusurluolduğunu, davalıların yol üzerinde trafik düzenini vegüvenliğini sağlamadığını belirterek;davalı idarenin hukuka aykırı eylemi ve buna bağlıhizmet kusuru sonucu oluşan 9.000,00 TL tazminatınsigortalısına ödeme tarihi olan 03.08.2013 tarihinden itibarenyasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilentahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Büyükçekmece4. Asliye Hukuk Mahkemesi: 25.06.2014 gün ve E:2013/779 K:2014/326sayılı kararı ile: “…davalı idarenin gerekli bakımve onarımını yaparken önlem almaması nedeniyle kusurluolduğu iddiasının hizmet kusuruna karşılıkgeldiği ve bu nedenle de idari işlem ve eylemden doğan zararailişkin davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu hükümleri uyarınca idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden 6100 sayılı HukukMuhakemeleri Kanununun 114/1-b ve 155/2 maddeleri uyarıncadavacının davasının usulden reddine…”şeklideki gerekçesi ile davanın görev nedeniyle usuldenreddine karar vermiş, verilen karar davacı vekilince temyizedilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi: 16.05.2016 gün ve E:2016/2529 K:2016/5954sayılı kararı ile: “… dosya içerisindekibilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesindedayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yönbulunmamasına…”şeklindeki gerekçe ilehükmün onanmasına karar vermiş, verilen kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul10. İdare Mahkemesi: 07.09.2016 gün ve E:2016/1475 sayılıkararı ile “…2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varıldığından, davaya bakmaklagörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması gerektiği sonuç ve kanaatineulaşılmıştır.
Ayrıca UyuşmazlıkMahkemesi’nin 11.04.2016 tarihli ve E:20016/163, K:2016/210sayılı kararı da bu yöndedir…” şeklindekigerekçe ile 2247 sayılı yasanın 19. maddesi uyarıncaolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,incelemenin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’ nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ ın katılımlarıylayapılan 28.11.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli yargıdosyasının Mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’ nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’ nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen zararın rücuan tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, seyirhalindeyken yolda bulunan kum yığınına çarparak kazayapan araçta meydana gelen zararın davacı şirkettarafından sigortalıya ödendiği, ödememiktarının kusurlu idareden rücuan tazmini talebiyledavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeriidari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, İstanbul 10. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Büyükçekmece AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 25.06.2014 gün ve E:2013/779 K:2014/326sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 10. İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileBüyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25.06.2014gün ve E:2013/779 K:2014/326 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28.11.2016 gününde, ÜyeSüleyman Hilmi AYDIN’ ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞI OY
UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670 K:2015/671 ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararlarında belirtmiş olduğumdüşünceler doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 28.11.2016
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN