T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 592
KARAR NO : 2016 / 595
KARAR TR : 28.11.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuan tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : G.Sigorta A.Ş.
Vekilleri :Av. Z.S. İ.& Av. F.K. & Av. N. T. A.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekilleri : Av. Y.P. & Av. Z.D.& Av. A.E.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacışirkete 53715666 sayılı poliçe ile kasko sigortalı21 TT 0657 plakalı vasıtanın 03.04.2011 tarihindegeçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığını, sigortalı araçta 14.852,00TL’lik hasar meydana geldiğini, davacı şirketin tespitedilen hasar bedelini sigortalı araç sahibine 20.07.2011 tarihindeödediğini, ibraz edilen zabıt varakasına göreolayın meydana gelişinde davalı idarenin %100 yol kusuru tespitedildiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla 14.852,00 TL tazminatın 20.07.2011 tarihinden itibaren avansfaizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır.
Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 14.02.2013 gün ve E:2012/3 K:2013/85sayı ile “… davanın kısmen kabulüne,kısmen reddine, Olaya ve oluşa uygun görülen Hasar Tespitve Kusur Uzman Bilirkişisi Makine Mühendisi İbrahimKarakoç’un 22.10.2012 tarihli raporu ile belirlenen 7.335,00 TLtazminatın ödeme tarihi olan 20.07.2011 tarihinden işleyecekyasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıyaverilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiş, karartaraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi: 04.06.2013 gün ve E:2013/6853 K:2013/8362 sayı ile“…dava, idarenin kamu hizmeti kusuruna dayanılarakaçılmıştır. Hizmet kusuruna dayalı olarakaçılan davaların İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca idari yargıyerinde açılması gerektiği halde, davanınesasına girilerek sonuçlandırılması isabetlideğildir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, resen dikkatealınmalıdır…” şeklindeki gerekçe ilehükmün bozulmasına karar vermiştir.
Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 19.06.2014 gün ve E:2014/997 K:2014/1366sayı ile Yargıtay Bozma ilamına karşı öncekikararında direnmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YargıtayHukuk Genel Kurulu: 04.11.2015 gün ve E:2015/17-87 K:2015/2365 sayıile “…davacıya kasko sigorta poliçesi ilesigortalı aracın davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün trafik güvenliğibakımından bozuk olan yolun bakımını yapmamasınedeni ile hasara uğradığının iddia edilmişolması bakımından KTK’nın 85 ve devamımaddelerinde düzenlenen işletenin hukuki sorumluluğunadeğil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksizyerine getirilmediği yani yürütülen kamu hizmetinin kusurluişletildiği, meydana gelen kazada hizmet kusuru bulunduğu iddiasındankaynaklandığından uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevindebulunduğu anlaşılmaktadır.
Hukuk GenelKurulunda yapılan görüşmeler sırasında birkısım üyeler tarafından, KTK’nun 110. maddesindeki“bu Kanundan doğan sorumluluk davaları” ibaresi ilehizmet kusuruna dayalı olarak açılan davalarda da görevliyargı kolunun adli yargı olduğu ve rücudavalarının idari yargıda görülebilecek davaçeşitlerinden olmadığı belirtilerek yerel mahkemedirenme kararının yerinde olduğu ilerisürülmüş ise de; bu görüşler yukarıdabelirtilen ve ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun1472. maddesi (6762 sayılı TTK m. 1301) gereğince kanundandoğan ve halefıyet hakkına dayalı olarak sigortaşirketi tarafından açılan bir dava olduğundan tamyargı davasının ancak her hangi bir idari eylem ve işlemdendolayı kişisel hakkı doğrudan muhtel olan kişiselhakkın sahiplerince açılabileceği şartınında yerine gelmiş olduğu değerlendirildiğinden Kurulçoğunluğunca benimsenmemiştir.
O halde,hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davada idari yargıkolunun görevli olduğu yönündeki Hukuk Genel Kurulunca dabenimsenen Özel Daire bozma kararma uyulmak gerekirken, öncekikararda direnilmesi usul ve yasayaaykırıdır…”şeklindeki gerekçe ilehükmün bozulmasına karar vermiştir.
Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 31.03.2016 gün ve E:2016/183 K:2016/288sayı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamına uyularak,davacı tarafından açılan davanın hizmet kusurunadayalı olması ve hizmet kusurundan kaynaklı davalara bakmagörevinin idari yargıya ait olması nedeni ile davadilekçesinin yargı yolu uyuşmazlığı nedeni ilegörev yönünden reddine karar vermiş, karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi:23.09.2016 gün ve E:2016/1227 sayılı gönderme kararıile “…2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un19.maddesinin 1. fıkrasında; adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veyaincelemekte olan bir yargı merciinin, davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varması halinde,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvuracağı ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteleyeceği; aynı maddenin 5791 sayılı kanunladeğişik 2. fıkrasında ise yargı merciinin, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyasını da teminederek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyalarını Uyuşmazlık Mahkemesine göndereceğihükmüne yer verilmiştir.
2576sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri veVergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un5.maddesinin 1.fıkrasında da; İdare Mahkemelerinin, VergiMahkemelerinin görev alanına giren davalar ile Danıştay'daçözümlenecek olanlar dışındaki iptaldavaları ile tam yargı davalarını, tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinin birinin yürütülmesi için yapılanidari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar ve kanunlarlaverilen diğer işlemleri çözümleyeceğihükme bağlanmıştır.
Öteyandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun2. Maddesinde de, İdari yargının görev alanının,idari işlem ve eylemler ile genel hizmetlerden birininyürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklardan doğan davalarla sınırlıolduğu, 14. maddenin (3/a) bendinde, dava dilekçelerinin görevve yetki yönünden inceleneceği, 15.maddenin (l/a) bendinde ise,adli ve askeri yargının görevli olduğu konulardaaçılan davaların reddine karar verileceği kuralabağlanmıştır.
Uyuşmazlıklailgili bir başka düzenleme olan 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde : "İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir."hükmüne yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı sigorta şirketinesigortalı aracın 03.04.2011 tarihinde geçirdiği trafikkazası sonucu hasarlanmasından ötürü meydana gelen14.825,00 TL’lik zararın, araç sahibine davacıtarafından ödenmesi neticesinde, olayın meydana gelişinde%100 kusurlu bulunan davalı idareden rücuan tazminine karar verilmesiistemiyle Mahkememizin E.2016/1227 sayılı esasına kayden-Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne esasına kaydenaçılması sonucu Mahkemenin, 31.03.2016 tarih, 2016/183 E. ve2016/288 K. sayılı kararıyla, idari yargınıngörevli olduğu gerekçesiyle (kesinleşen) görevyönünden reddine kararı üzerine-bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Yasa'nın 110. maddesinde yer alan hükümnedeniyle öncelikle görevli yargı yerinin belirlenmesigerekmektedir. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1.maddesiyle TürkiyeCumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli, idari veaskeri yargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkeme olan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin bu konudakikararlarının irdelenmesi de yararlı olacaktır.
18/06/2012gün ve 28327 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'deyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, köprüde trafik kazası yaparakyaşamını yitiren şahsın yakınlarıtarafından, yolun ve köprünün yol bakım, onarımve yapımının uygun olmadığı, hiçbirişaretlemenin bulunmadığı, bu eksiklerin oluşan kazayabüyük ölçüde sebebiyet verdiği, kazanınhizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği ileri sürülerekaçılan tazminat davasında çıkan görevuyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesi'nin04/06/2012 gün ve E.2012/107, K.2012/134 sayılı kararı ile"2918 sayılı Yasanın 110. maddesinin 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe girdiği gözetildiğinde,göreve ilişkin hükmün bu tarihten önce (14/05/2010)idari yargı yerinde açılmış olan iş budavanın idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiği" ne karar verilmiş, yine resmi bir aracın yoldabulunan rögar kapağına çarpması nedeniyle hasarauğraması sonucu açılan dava sonucundaçıkarılan görev uyuşmazlığı sonucuMahkemenin, 04/06/2012 gün ve E.2012/101, K..2012/133 sayılıkararı ile " 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110.maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği" nekarar verilmiştir.
Bu durumda,uyuşmazlığı çözmekte adliye mahkemeleri'ningörevli olduğu sonucuna ulaşıldığından,yukarıda metnine yer verilen 2247 sayılı Yasanın 19.Maddesi uyarınca görevli mahkemenin belirlenmesi için,Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasıgerekmiştir…”şeklindeki gerekçe ile 2247sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine, bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’ nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ ın katılımlarıylayapılan 28.11.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’ nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’ nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle ödenenhasar bedelinin rücuan tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun,“Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“Karayolları Genel Müdürlüğünün buKanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmak,
b) Tüm karayollarındaki işaretlemestandartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c) (Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d) Trafik ve araç tekniğine ait görüşbildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleriincelemek ve onaylamak,
e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafik kazalarının oluş nedenlerine göreverileri hazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici tekniktedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespitedilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolun fizikiyapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri gözönünde bulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j) (Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasının görev ve yetkilerisaklı kalmak üzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 incimaddeleri hükümlerine aykırı hareket edenler hakkındasuç veya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b),(c) ve (d) bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumubir tutanakla belirlemek ve gerekli işlemin yapılması içinen yakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır.
(Son fıkra Mülga: 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden,kazanın sigortalı araç seyir halindeykengerçekleştiği, bu kaza neticesinde oluşan hasar bedeliniödeyen davacı sigorta şirketinin rücuan tazmin talebiylebakılan bu davayı açtığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Diyarbakır 2.İdare Mahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile Diyarbakır 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 31.03.2016 gün ve E:2016/183, K:2016/288sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 2. İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Diyarbakır 1. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 31.03.2016 gün ve E:2016/183, K:2016/288sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.11.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 28.11.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy