T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 576 KARAR NO : 2016 / 581 KARAR TR : 28.11.2016 ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :A.P. K. Vekilleri :Av. İ.Y. & Av. F.K.& Av. B. K. Davalılar :1- Kocaeli Valiliği Vekili :Av. S. B. 2- TürkTelekom A.Ş. Genel Müdürlüğü Vekili : Av. Ö. S.Ö. O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacınınKocaeli İl Telekom Müdürlüğünde kapsamdışı (2.Tip) Şef Mühendis olarak görev yaparken,Türk Telekom’un özelleştirilmesi nedeniyle 4046sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca İl TarımMüdürlüğünde 01.04.2010 tarihinde 657 sayılıYasaya tabi memur olarak yerleştirildiğini davacının kapsamdışı personel olarak görev yaptığıdönem için tanzim edilen maaş nakil ilmühaberinin iptaliile 5473 sayılı Yasa uyarınca verilmesi gereken seyyanen zamların01.04.2010 tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz ilebirlikte ödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Kocaeli 1. İdare Mahkemesi:05.05.2011 gün ve E:2011/474 K:2011/470 sayılı kararı ile“…2577 sayılı Kanununun 2.maddesinin a)fıkrasında, İdarî işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptaldavası, b) fıkrasında, İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları c) fıkrasında, Tahkimyolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.İdari dava türleri olarak sayılmıştır. Aynıyasanın 3. maddesinin 4001 sayılı Kanunla değişik1.fıkrasında İdare Mahkemelerinde davaların MahkemeBaşkanlığına hitaben yazılmışdilekçelerle açılacağı ve 2.fıkrasındada; Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsavekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ileadreslerinin, b) Davanın konusu vesebepleri ile dayandığı delillerin, c) Davaya konu olan idariişlemin yazılı bildirim tarihinin, d) Tam yargıdavalarında uyuşmazlık konusu miktarıngösterileceği, 3.fıkrasında da; “ dava konusukararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin davadilekçesine ekleneceği ve dilekçeler ile bunlara eklievrakın örneklerinin karşı taraf sayısından birfazla olacağı hükme bağlanmış. 15.maddenin l/d bendinde;dilekçelerin noksan olması veya yasaya uygun düzenlenmemesihalinde 30 gün içinde yeniden düzenlenmek veya noksanlarıtamamlanmak üzere reddedileceği öngörülmüşolup, 5.fıkrasında da; dilekçenin reddedilmesi üzerineyeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklaryapıldığı takdirde davanın reddedileceğibelirtilmiş bulunmaktadır. Dava dosyasınınincelenmesinden; Kocaeli İl Telekom Müdürlüğündekapsam dışı personel olarak görev yapmakta iken, kurumunözelleştirilmesi sonucu, Kocaeli İl Tarım Müdürlüğüneatanan davacının, 5473 sayılı yasa ile verilen seyyanenzamların sözleşme ücretine yansıtılmadandüzenlendiğinden bahisle, Kocaeli Tarım İlMüdürlüğüne yaptığı başvurununreddi üzerine işbu davanın açıldığıanlaşılmıştır. 2577 sayılıyasanın yukarıya alıntısı yapılanhükümleri uyarınca, idari dava türleri iptal davaları,tam yargı davaları ve idari sözleşmelerden taraflararasında çıkan uyuşmazlıklar olarak sıralanmıştır.Sayılan dava türlerinden tek başına iptal davası yada, tam yargı davası açılabileceği gibi, hem iptal,hem de tam yargı davası birlikte açılabilecektir. Tekbaşına açılacak tam yargı ^davalarında tazminiistenilen miktarın belirtilmesi gerekmektedir. Bakılan davada,özelleştirme sonucu naklen atanan davacının, 5473sayılı yasa ile verilen zamların maaşınayansıtılmadığından bahisle yapılan başvuruüzerine dava açılmış ve parasal haklarıntazmini istenilmekle birlikte, bu hususta yapılan başvurunun reddineilişkin işlemin dava konusu edilip edilmediğianlaşılamamıştır. Diğer taraftan, davacınınkapsam dışı personel olarak naklen atanmasınadönük maaş nakil belgesinin de iptalinin istenilipistenilmediği, şayet sözü edilen belgenin de iptaliisteniliyorsa tarih ve sayısının belirtilmediğigörülmüştür…” şeklindekigerekçe ile dava dilekçesinin 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrası(d) bendi gereğince dava dilekçesinin reddine karar vermiştir. Davacı vekili yenidendilekçe düzenleyerek Kocaeli Valiliği veÖzelleştirme İdaresi Başkanlığı aleyhinedava açmıştır. Kocaeli 1. İdareMahkemesi:07.07.2011 gün ve E:2011/711 K:2011/784 sayılı kararıile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun3. maddesi hükmüne uygun olmayan dava dilekçesinin reddinekarar vermiştir. Davacı yenidendilekçe düzenlemiştir. Kocaeli 1. İdare Mahkemesi:20.06.2013 gün ve E:2011/894 K:2013/688 sayılı kararı iledavanın maaş nakil ilmühaberine ilişkinkısmının görev yönünden reddine, 5473sayılı Yasa uyarınca ek ödemelerden yararlanma talebiyleyaptığı başvurunun reddine ilişkin 17.02.2011 tarih ve4169 sayılı işlemin iptaline, tazminat talebinin kabulünekarar vermiş, karara taraf vekillerince itiraz edilmiştir. Sakarya Bölge İdareMahkemesi: 18.02.2015 gün ve E:2014/1710 K:2015/390 sayılıkararı ile “… kamu görevlisi olan davacınınözlük ve parasal haklarıyla ilgili olarakaçılmış olan iş bu davanın idari yargıyerlerinin görevine girdiğinin kabulü gerektiği, aksidüşünceyle maaş nakil ilmühaberi yönündendavanın görev yönünden reddedilmesinde hukuki isabetgörülmemiştir…” şeklindeki gerekçe ile davalıidarenin itiraz istemine ilişkin dilekçesinde önesürülen iddialar söz geçen kısmınınbozulmasını gerektirecek durumda bulunmadığından,kararıp “iptal” ve “kabul” e ilişkinkısmın itiraz isteminin reddine ve kararın belirtilenkısımlarının onanmasına, davacı tarafındankararın “görev ret” kısmına yapılanitirazın kabulü ile kararın “görev ret”kısmının bozulmasına karar vermiş, karar davalıvekilince karar düzeltme yoluna gidilmiş olup, Sakarya Bölgeİdare Mahkemesinin 07.10.2015 gün ve E:2015/1912 K:2015/2521sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine kararvermiştir. Kocaeli 1. İdare Mahkemesi12.11.2015 gün ve E:2015/1415 sayılı Hasım Düzeltmekararı ile 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 15. maddesinin ( c ) fıkrası uyarınca KocaeliValiliği ve Türk Telekomünikasyon A.Ş. husumetiyleincelenmesine karar vermiştir. Davalılardan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin vekili, süresinde verdiğicevap dilekçesinde, davanın adli yargının görevalanına girdiğini öne sürerek görev itirazındabulunmuştur. Kocaeli 1. İdare Mahkemesi: 01.03.2016gün ve E:2015/1415 sayılı görevlilik kararı ile“…2577 sayılı Yasanın 2. maddesinde;"İdari dava türleri, idari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı açılan iptal davaları; idariişlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları;kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayıaçılan davalar olarak sayılmış; idariyargının idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimini yapmakla görevli olduğu kuralabağlanmıştır. İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davalarının; idari dava türlerinden biri olduğu idarehukukunun bilinen ilkelerindendir. İdare, idare hukukualanında kamu gücüne dayalı olarak re-sen ve tek yanlıirade açıklaması sonucu tesis etmiş olduğuişlemlere, hukuk alanında yeni durumlar oluşturmasıylaidari işlem kimliği kazandırmakta ve kural olarak buişlemler özel yasal düzenlemeler dışında, idariyargı denetimine tabi bulunmaktadır. Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun,18/06/1994 günlü, 21964 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan 4000 sayılı Yasa’yla değiştirilen 1.maddesi uyarınca, Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü’nceyürütülen telekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinintamamı kamu kesimine ait olacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelere tabi bir kamu iktisadikuruluşu statüsü verilmiştir. 29/01/2000 günlü, 23948sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren ve Türk Telekom'unözelleştirilmesi amacıyla yapısının yenidendüzenlenmesine yönelik kurallar getiren 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, Türk Telekom’un, bu Kanunve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirketolduğu, Kamu İktisadi Teşebbüslerinin kuruluş,teşkilât ve faaliyetleri ile ilgili mevzuatın TürkTelekom’a uygulanmayacağı kuralına yer verilmiş;anılan kural, 23/05/2001 günlü, 24410 sayılı ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4673sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile değiştirilmiş veTürk Telekom’un, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerinetabi bir anonim şirket olduğu, bu Kanun hükümlerisaklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dâhil,sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum,kuruluş ve ortaklıklarına uygulanan mevzuatın TürkTelekom’a uygulanmayacağı belirtilmiştir. Ayrıca,4502 sayılı Yasa’nın Geçici 3. maddesi ile deTürk Telekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK'ninekindeki “B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır. 4502 ve 4673 sayılıYasa’lar ile yapısı yeniden düzenlenen TürkTelekom'da çalışan personelin hukuki statüsü de, 406sayılı Yasaya 4502 sayılı Yasa ile eklenen Ek 22.madde ileyeniden düzenlenmiş ve anılan maddede TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartları aranacağı, bunlarındışında kalan personelin iş mevzuatı uyarıncaistihdam edileceği, iş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartların Yönetim Kurulutarafından tayin olunacağı kurallarına yer verilmiş,ayrıca, aynı Yasanın Geçici 4. maddesinde, 4502 sayılıYasanın yürürlüğe girdiği tarihte TürkTelekom’da 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışmakta olanlardan isteyenlerin iş mevzuatınatabi personel statüsüne geçirileceği, işmevzuatına tâbi personel statüsüne geçmekistemeyenlerin mevcut statü, sosyal ve özlük haklarıylaistihdamlarına devam olunacağı kurala bağlanarak, işmevzuatına geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük haklan korunmuştur. 4502 sayılıYasa'nın Resmi Gazete'de yayımlandığı 29/01/2000gününden, özelleştirme sürecinintamamlanmasının ardından hisse satışsözleşmesinin imzalandığı 14/11/2005 tarihine kadargeçen bu dönemde, sermayesinin yüzde ellisinden fazlasıkamuya ait olan Türk Telekom'un bir kamu kuruluşu olduğu vepersoneliyle arasında doğan uyuşmazlıklara idariyargıda bakılacağı Danıştay kararlarındakabul edilmiştir. (Örneğin Danıştay İdari DavaDaireleri Kurulunun 17/06/2010 günlü, E:2010/329,K:2010/1310sayılı kararı.) Hisselerin fiilendevredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekomarasında imzalanan “Telekomünikasyon HizmetlerininYürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi”nin imzalandığı 14/11/2005 tarihindensonra ise, hisselerinin yüzde elliden fazlası özel hukuktüzel kişisine geçen Türk Telekom kamu kuruluşuniteliğini kaybetmiştir. Belirtilen tarihten sonra, kuralolarak Türk Telekom personelinin kamu personeli ve işlemlerinin idariişlem sayılamayacağı, bir özel hukuk tüzelkişisi olan Türk Telekom'a karşı idari yargıda davaaçılamayacağı açıktır. Ancak, 406 sayılıYasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile değişik birinci fıkrasında,özelleştirme tarihi itibarıyla Türk Telekom'daçalışmakta olan personelin haklarının korunmasıamacıyla, hukuki statülerini ve kamu kurumlarına nakilolanaklarım belirleyen bazı özel düzenlemelere yerverilmiştir. Buna göre, Türk Telekom hisselerinin devri sonucukamu payının yüzde ellinin altına düşmesidurumunda; Türk Telekom’da, Ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22/01/1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüz seksen gün aylıksız izinlisayılacaktır. Aynı maddeye göre, bu personel belirtilensüre içinde Türk Telekom'da çalışmaya devamedecek, malî ve özlük hakları Türk Telekomtarafından karşılanacak, belirtilen süre içindenakle tâbi personelden Türk Telekom tarafından hizmetineihtiyaç duyulmayanlar tespit edildikleri tarihten, kendi isteği ilenakil talep edenler ise talep tarihinden itibaren en geç doksan güniçinde nakil için Türk Telekom tarafından DevletPersonel Başkanlığına bildirileceklerdir. Aynıfıkranın, 5457 sayılı Yasayla değiştirilencümlesinde ise , maddede sayılanlardan aylıksız izninbitiminden sonra T. Telekom'un tabi bulunduğu mevzuata ve bu fıkrayaistinaden akdedilen sözleşmeye göre çalışmayadevanı edenlerden hisse devir tarihinden itibaren en geç beşyıl içinde iş sözleşmesi herhangi bir nedenle sonaerenlerin, bu madde hükümlerine göre işlem yapılmaküzere, sözleşmenin sona erdiği yılın 15 Ocak tarihindeki3. fıkraya göre hesaplanan ücretleriyle Devlet PersonelBaşkanlığı'na bildirilecekleri, Türk TelekomYönetim Kurulu'nca 15/04/2004 tarihi itibarıyla bu unvana görebelirlenmiş olan ücret ve diğer mali haklarına, bu tarihtenDevlet Personel Başkanlığı'na bildirildikleri tarihtekikadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak bildirim tarihine kadargeçen süre içinde kamu görevlilerine yapılacakartış, oran ve/veya miktarları uygulanmak suretiyle bulunacaktutarın dikkate alınacağı hükmebağlanmıştır. Aktarılan yasaldüzenleme ile, T. Telekom A.Ş.'nin özelleştirilmesisonucunda, işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısasürede imkansız personelin isteklerine bağlı olarak makulbir süre kamu görevlerinden aylıksız izinlisayılmasına ve aylıksız izin süresinin bitimindenitibaren beş yıl süre ile nakil hakları korunarak özelhukuk tüzel kişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı anlaşılmaktadır. Buna göre,söz konusu personelin, aylıksız izinli olarak geçensürede kamu personeli statülerinin devam ettiği, izinsüresinin bitiminden itibaren beş yıl süreyle de kamupersoneli statüsüne nakil haklarının korunduğuanlaşılmaktadır. Diğer yandan, İmtiyazSözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekhakkını elde eden davalı şirkete, devir sonrasındayetişmiş personel yetersizliği nedeniyle doğabilecekaksaklıkların önüne geçilebilmesi için, 406sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukuramlarına naklen atanmasının sağlanması amacıylakimi görevler yüklenmiştir. Bu görevler kapsamında,406 sayılı Yasa hükümleri uyarınca davalışirket tarafından, hak sahibi personelinin devlet personelbaşkanlığına bildirilmesi, bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi,personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunmaktadır. Sayılan işlemler, idarehukuku alanında hukuki sonuçlar doğurmakta ve ilgilipersonelin nakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük veparasal haklarını belirlemekte esas alınmaktadır. Belirtilen nitelikleriyle,söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkında ve idare hukukualanında tesis edilmiş birer idari işlem niteliğindeoldukları anlaşılmaktadır. Söz konusu işlemler,içerikleri itibarıyla idari işlem niteliğinde olmaklaberaber, bir özel hukuk tüzel kişisi olan davalışirketçe tesis edilmiş olmaları nedeniyle idariyargı denetimine tabi olup olmayacağı da ayrıcadeğerlendirilmelidir. Davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” ile belli bir kamuhizmetini yürütmek görev ve yetkisi iledonatıldığı, bu görev ve yetkiler dâhilindebazı kamusal ayrıcalıkları veyükümlülükleri bulunduğu yukarıdabelirtilmiştir. Belirtilen statüsü veözel yasa hükümleri gereğince bazı kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere sahip olmasınedeniyle davalı şirketin, herhangi bir özel hukuk tüzelkişisinden farklı bir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşılmaktadır. Benzer durumdaki özel hukuktüzel kişileri ile ilgili olarak Danıştay tarafındanverilen kararlarda, kamusal ayrıcalıklarla donatılan veya kamukesimi ile diğer özel hukuk tüzel kişilerinden farklıbir ilişkisi bulunan tüzel kişilerin bazıişlemlerinin, nitelikleri esas alınmak suretiyle idari işlemolarak kabul edildiği ve idari yargıda dava konusu edilmesininolanaklı olduğunun belirtildiği görülmektedir.Örneğin, Danıştay Onuncu Dairesinin 21/05/1996günlü, E: 1995/4326, K: 1996/2769 sayılı kararıyla.Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Atatürk OrmanÇiftliği tarafından kurulan adi ortaklıkniteliğindeki Şehirlerarası Terminal İşletmesinin,kamu kaynaklarından yapılan harcamalarla kamu hizmeti görmeküzere kurulması ve personelinin kamu personeli olması dikkatealınarak tesis ettiği işlemler, idari işlemsayılmıştır. Danıştay Onbirinci Dairesinin,25/01/2011 günlü, E:2010/5904, K:2011/570 sayılıkararıyla da, TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesindensonra, kamu kurumlarına nakil hakkı bulunan personele kıdemtazminatı ödememesi yolunda tesis ettiği işlemler,nakledilen personelin kamu personeli olması ve anılan şirketenakil süreci ile ilgili olarak bazı görevler yüklenmesinedeniyle, idari işlem kabul edilerek idari yargı denetimine tabiolduğu sonucuna varılmıştır. Uyuşmazlık Mahkemesinin13/02/1995 günlü, E: 1995/2, K: 1995/1 sayılıkararında da, Dernekler Kanununa tabi bir özel hukuk tüzelkişisi niteliğinde olan Türkiye Jokey Kulübübünyesinde yer alan Komiserler Kurulunun işlemleri,müşterek bahis tertip etme yetkisine sahip olması ve kurulüyeleri arasında idarenin temsilcilerinin de yer almasıgözetilerek idari işlem sayılmıştır. Bu durumda; imtiyazsözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekle görevlive yetkili kılınması nedeniyle, diğer özel hukuktüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile. kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu sonucuna varılmaktadır…” şeklindekigerekçe ile davalı idarenin görev itirazının reddinekarar vermiştir. Davalılardan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin vekili tarafından, süresi içindeverilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulması üzerinedilekçe, dava dosyası ile birlikte Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı; “(…)Bilindiği gibi,telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31/12/2003tarihine kadar "tekel" olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom'un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendineözgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50'ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'dekitamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden %55'i, Bakanlar Kurulu'nun25/07/2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)'nin %55oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ıuyarınca, 14/11/2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile Oger Telekomünikasyon A.Ş.'ne satılmıştır. Anayasa'nın 128. maddesinde,"Devletin, kamu İktisadî teşebbüsleri ve diğerkamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür"hükmü yer almaktadır. 406 sayılı Yasa'nınEk 29. maddesinin 03.07.2005 tarih ve 5398 sayılı Kanunladeğişik birinci fıkrasında, "Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekom’da ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22/01/1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekom’daçalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlık giderleri,cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğer mali veözlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." hükmü yer almaktadır. Olayda, davalının hissedevir (14.11.2005) tarihinde çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacı tarafından; iş akdininözelleştirilme nedeniyle feshedilmiş olmasından dolayıhak etmiş olduğu kıdem tazminatının ödenmesiistemiyle dava açılmıştır. Öte yandan, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik (1) numaralı bendinde: "a) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar." idaridava türleri olarak sayılmış olup; kural olarak, idariyargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerine karşıaçılan davalara bakılabilir. Dolayısıyla,davanın açıldığı tarihte davalılardanTürk Telekom A.Ş.'nin özel hukuk tüzel kişisiolması karşısında, ortada idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden, daha önce davalı şirkettegörev yapmış olan davacı ile özelleştirilenkuruluş arasındaki uyuşmazlık konusu davanın, TürkTelekom A.Ş. yönünden özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde, adli yargıyerinin görevli olduğu düşünülmektedir…”şeklindeki gerekçe ile 2247 sayılı Kanunun 10 ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’ nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ ınkatılımlarıyla yapılan 28.11.2016 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalılardan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin vekilinin anılan Yasanın10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca,anılan Kurum yönünden 10. maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’ nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacı tarafından; maaş nakililmühaberinin ve ek ödemeden yararlanma talebinin iptaline kararverilmesi istemiyle açılmıştır. 1953 tarih ve 6145 sayılı Yasa ile, TürkiyeCumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi kurulmuş; 1924tarih ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994tarih ve 4000 sayılı Yasa’yla değiştirilen 1. maddesiile, posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler, Postaİşletmesi Genel Müdürlüğü’nce(P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise, “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Şirket)” tarafındanyürütülecek şekilde yenidenyapılandırılmıştır. 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılıYasa’nın 1. maddesi ile, 406 sayılı Yasa’nın 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, “Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamu İktisadiTeşebbüslerinin kuruluş, teşkilât ve faaliyetleri ileilgili mevzuat Türk Telekom’a uygulanmaz. Sadece, TürkiyeBüyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır” denilmiş; anılan fıkra hükmü,12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa’nın 1. maddesi iledeğiştirilmiş ve “Türk Telekom, bu Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu Kanunhükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisaditeşebbüsleri de dâhil, sermayesinin yarısındanfazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş veortaklıklarına uygulanan mevzuat Türk Telekom’auygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlası kamudakaldığı sürece, Türkiye Büyük Millet Meclisidenetimine ilişkin 2.4.1987 tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965 tarihli ve 697sayılı Kanun ile milli güvenlik ve kamu düzeniylesıkıyönetim ve seferberlik hallerinde telekomünikasyonhizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özelkanunların hükümleri saklıdır”; Ek 29. maddesinin3.7.2005 gün ve 5398 sayılı Kanun’un 14. maddesi iledeğişik birinci fıkrasında, “Türk Telekomhisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekom’da ek 22 nci maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen aslî ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarakkadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır…” denilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa’nın 4502 sayılı Yasa iledeğişik 2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birincicümlesinde, “Türk Telekom; telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanunve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarakyürütür” denildikten sonra, anılan (c) bendininbirinci alt bendine 12.5.2001 tarih ve 4673 sayılı Yasa ile eklenenüçüncü cümlede, “Ancak, TürkTelekom’daki kamu payı %50’nin altınadüştüğünde, Türk Telekom’un tüm tekelhakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur” denilmiş; 4502 sayılı Yasa’nınGeçici 3. maddesi ile de Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233sayılı KHK’nin ekindeki “B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)” bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarak yürütmeklegörevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya aitbulunan Türk Telekom’un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi (TürkTelekom)’nin % 55 Oranındaki Hissesinin Blok OlarakSatışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerineDair Kararın Yürürlüğe Konulması HakkındaKarar”ı uyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile (6.550.000.000 USD bedelle) Oger TelekomünikasyonAŞ’ne satılmıştır. Bu sürece paralel olarakTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: Türk Telekom A.Ş., 4502sayılı Yasa’nın 29.1.2000 tarih ve 23948 sayılıResmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğegirdiği dikkate alındığında, 29.1.2000 tarihi itibariyle233 sayılı KHK kapsamıdışında kalmış ve anılan KHK eki cetvellerdençıkarılmış olması nedeniyle,Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisadi teşebbüslerindesözleşmeli veya kapsam dışı statüdeçalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerindendoğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idariyargı olduğu yolundaki İlke Kararı kapsamıdışında değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan 4502 sayılıYasa’nın 13. maddesi ile 406 sayılı Yasa’ya eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, “a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunların dışındakalan personel iş mevzuatı uyarınca istihdam edilir.İş mevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıtve şartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmüne yer verilmiş; bu bent hükmü, 4673 ve 5189sayılı Yasalarla yapılan değişiklikler sonucunda;“a) Personelin statüsü: (Ek ibare: 12.5.2001-4673/6. md.)Türk Telekom’daki kamu payı %50’nin altına düşünceyekadar, Türk Telekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklardaDevlet memurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve enaz dört yıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.6.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur”hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekomçalışanlarının aylık ücretlerininkendilerini atamaya yetkili olan Yönetim Kurulu tarafından tespitolunacağı kurala bağlanmıştır. 406 sayılıYasa’nın anılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk TelekomA.Ş. Genel Müdürlüğü’ne ait asli vesürekli kadrolar belirlenerek 4.4.2000 tarih ve 24010 (Mükerrer)sayılı R.G. de yayımlanan 31.3.2000 tarih ve 2000/331sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkezteşkilatı için 100 ve taşra teşkilatıiçin 100 (6 Bölge Müdürü, 12 BölgeMüdür Yardımcısı ve 82 İl TelekomMüdürü) kadro ihdas edilmiş; öte yandan, aynıYasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanan“Türk Telekomünikasyon A.Ş. Kapsam DışıPersonel Yönetmeliği” adı altındaki düzenleme,Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407 sayılı kararıylakabul edilmek suretiyle yürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılı Kanun’unyürürlüğe girdiği 29.1.2000 tarihi ile 5189sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği2.7.2004 tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa’nın 128.maddesinde, “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri vediğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarınagöre yürütmekle yükümlü oldukları kamuhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler,memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür” denilmiştir. 406 sayılıYasa’nın Ek 29. maddesinin 3.7.2005 tarih ve 5398 sayılıKanun’la değişik birinci fıkrasında, “TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellininaltına düşmesi durumunda; Türk Telekom’da ek 22 ncimaddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22.1.1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekom’daçalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır…” denilerek, yasakoyucu tarafındanTürk Telekom’da 22.1.1990 tarihli ve 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamında,anılan kurum yönünden açılmış bir idaridava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Kocaeli 1. İdare Mahkemesince,davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş. yönündenverilen 01.03.2016 gün ve E:2015/1415 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Kocaeli 1. İdare Mahkemesince,davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş. yönündenverilen 01.03.2016 gün ve E:2015/1415 sayılı KARARININKALDIRILMASINA, 28.11.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy