T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 508
KARAR NO : 2016 / 510
KARAR TR : 24.10.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açılan tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Z.E.
Vekili : Av. İ.D.
Davalı : Bursa BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekilleri : Av.E. A., Av.M. A.
O L A Y :Davacı vekili, müvekkiline ait, sürücü A. O.’nınkullandığı 16 … 800 plakalı aracın, yakınçevre yolu Akom istikametinde seyir halinde iken, Doğuş otoarka otoparkı hizasında rögar kapağınınaçık olması sebebiyle maddi hasarlı trafik kazasımeydana geldiğini, araçta hasar oluştuğunu; araçtatamir giderleri yanında değer kaybı meydana geldiğini,tamir süresince kullanılamadığını, maddizararlarının tahsili için dava açılmasızorunluluğunun doğduğunu ifade ederek; fazlaya dairhakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacakdavası olarak 10.000. TL maddi tazminatın, olay tarihi olan11.11.2012’den itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdantahsiline karar verilmesi istemiyle 15.1.2013 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
(Davacıvekili, 4.2.2014 kayıt tarihli dilekçe ile talebini 250 TLartırmıştır.)
Davalıidarenin talebi üzerine dava S. İletişim HizmetleriA.Ş.(Eski ünvanı, Tellcom İletişim HizmetleriA.Ş.)’ne de ihbar edilmiştir.
BURSA4.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 26.3.2014 gün ve E:2013/42, K:2014/347sayı ile, “(…) Dava işleteni Ze.El. olan 16 .. 800plakalı aracın yakın çevre yolu AKOM yönündeseyri sırasında rögar kapağının açıkolması sebebiyle meydana gelen maddi hasarın giderilmesineilişkin tazminat davasıdır.
DavalıBursa Büyükşehir Belediyesi bir kamu tüzel kişisidir.Kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet göstermekte olupeylem ve işlemleri de kamusal niteliktedir ve kamu hizmeti kavramıçerçevesindedir. Dava konusu yol ve hasara sebebiyet verdiğiiddia edilen rögar-menhol kapağının bilirkişinin deraporunda açıklandığı üzere Bursa BelediyesiBaşkanlığı'nın sorumluluğunda vebakımının da davalı idarenin idari görevleriarasındadır.
Davalıidarenin sorumluluk alanında bulunan karayolu üzerindeki yapım,bakım ve onarımı sırasında alınması gereklitedbirlerin alınmaması nedeniyle doğan zararın davacıtarafından tazmininin amaçlanmış olmasıkarşısında idarenin kamu hizmetiniyürüttüğü esnada kişilere verdiği zararınödetilmesine yönelik işbu uyuşmazlık konusu davada,kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediği, hizmet kusuruveya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının tesbiti hususunun 2577 Sayılıİdari Yargılama usulü kanununun 2/1-b maddesi uyarıncagörüm ve çözüm yerinin İdari yargıalanına girdiği anlaşıldığından mahkememizingörevsiz olması nedeniyle HMK 114/b ve 115/2 maddeleri uyarıncadava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dairaşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektiririci nedenlerle ;
1-Davanın2577 Sayılı İdari Yargılama usulü kanununun 2/1-bmaddesi uyarınca görüm ve çözüm yerininİdari yargı alanına girdiğianlaşıldığından mahkememizin görevsiz olmasınedeniyle HMK 114/b ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartınoksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE(…) kararvermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesince4.7.2014 gün ve E:2014/11551, K:2014/10629 sayı ile onanan kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Bursa 3.İdare Mahkemesi, 29/07/2015 gün ve E:2015/613, K:2015/871sayı ile, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi uyarınca süreaşımı yönünden reddine karar vermiş; itirazedilmesi üzerine Bursa Bölge İdare Mahkemesi BirinciKurulu; 5.11.2015 gün ve E:2015/2437, K:2015/2832 sayı ile, “(…) 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğindebakılan dava; davalı idarenin yapımı, bakımı, işletilmesiile görevli ve sorumlu ve üzerinde meydana gelen engel ve tehlikeleriortadan kaldırmakla yükümlü olduğu bir karayolundameydana gelen kazadan doğan zararın tazmini isteminden kaynaklanmaktaolup, bu nedenle de 2918 sayılı Kanun'dan doğan bir sorumlulukdavası niteliğindedir.
Bubağlamda uyuşmazlığın görüm veçözümünde anılan Kanun'un yukarıdaaktarılan 110. maddesi uyarınca adli yargının görevliolduğu sonucuna ulaşıldığından; davanın 2577sayılı Kanun'un 15/1-a maddesi uyarınca görevyönünden reddi gerekirken süre aşımı nedeniylereddine dair kararın bozulması gerekmiştir.
Açıklanannedenlerle; itirazın kabulü ile Bursa 3. İdare Mahkemesinin29.07.2015 tarih ve E:2015/613, K:2015/871 sayılı kararınınBOZULMASINA, 2577 sayılı Yasanın 45.maddesi 4.fıkrasındayer alan ek cümle hükmü uyarınca yukarıda yapılanaçıklamalar çerçevesinde görev hususunda kararverilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine…”karar vermiştir.
Bursa3.İdare Mahkemesi: 4.2.2016 gün ve E:2015/1537, K: 2016/102 sayıile, Mahkemelerinin 29/07/2015 gün ve E:2015/613, K:2015/871sayılı kararının Bursa Bölge İdare Mahkemesinin05/11/2015 gün ve E:2015/2437, K:2015/2832 sayılı kararıile kesin olarak bozulması üzerine dava dosyasını yenideninceleyerek, “(…)2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesigözetildiğinde bakılan dava; davalı idareninyapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli vesorumlu ve üzerinde meydana gelen engel ve tehlikeleri ortadankaldırmakla yükümlü olduğu bir karayolunda meydanagelen kazadan doğan zararın tazmini isteminden kaynaklanmakta olup,bu nedenle de 2918 sayılı Kanun'dan doğan bir sorumlulukdavası niteliğindedir.
Bubağlamda; uyuşmazlığın görüm veçözümünde anılan Kanun'un yukarıdaaktarılan 110. maddesi uyarınca adli yargı görevlibulunmaktadır.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 15/1-a bendi uyarınca davanın görevyönünden reddine…” karar vermiş; itiraz edilmesiüzerine, Bursa Bölge İdare Mahkemesi (Birinci Kurulu): 17.5.2016gün ve E:2016/667, K:2016/704 sayı ile, “(…) 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. Maddesinin 1.fıkrasında; adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olanbir yargı merciinin, davada görevsizlik kararı veren merciingörevli olduğu kanısına varması halinde,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvuracağı ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteleyeceği; aynı maddenin 5791 sayılı Yasayladeğişik 2. fıkrasında ise, yargı merciinin,önceki görevsizlik kararına ilişkin davadosyasını da temin ederek, gerekçeli başvuru kararıile birlikte dava dosyalarını Uyuşmazlık Mahkemesinegöndereceği hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı tarafından, aynı istemleaçılan davanın, Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26/03/2014tarih ve E:2013/42 sayılı kararı ile "uyuşmazlığınçözümünün idare mahkemesine ait olduğu"gerekçesiyle usulden reddedildiği, bu kararın Yargıtay17. Hukuk Dairesi'nin 04/07/2014 tarih ve E:2014/l 1551, K:2014/10629sayılı kararı ile onandığı ve görev retkararının 08/09/2014 tarihinde kesinleşmesi üzerine, Bursa3. İdare Mahkemesi'nde bakılan davanınaçıldığı; İdare Mahkemesi tek hakimince,yukarıda metnine yer verilen 2247 sayılı Yasanın 19.maddesi uyarınca, uyuşmazlığı çözmekteSulh Ceza Mahkemesinin görevli olduğu sonucunaulaşılması nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesiiçin, Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasıgerekirken, davanın görev yönünden reddine kararverildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunda belirlenen usulhükümleri gözetilmeksizin verilen itiraza konu tek hakimkararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Nitekim,Danıştay Onbeşinci Dairesinin 11/06/2015 gün veE:2014/8931, K:2015/3948 sayılı kararında; daha önce adliveya askeri yargı yolunda görev yönünden reddedilenuyuşmazlıklarda, idari yargı yerlerinde olumsuz görevuyuşmazlığı yaratmaya ilişkin olarak uygulanmasıgereken usul hakkında aynen yukarıdaki gibi değerlendirmeyapılmıştır.
Her ne kadar;itiraza konu kararda, "adli yargının görevsizlikkararının kesinleşmesi sebebiyle 2247 sayılıYasanın 19. maddesi uyarınca, görevli mahkemenin belirlenmesiiçin, Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekmekteise de, 2577 sayılı Yasanın 45/4 maddesi uyarıncaBölge İdare Mahkemelerinin usûle ilişkin verdiklerikararların kesin nitelikte olduğu" değerlendirilerek,uyuşmazlık mahkemesine başvurulmaksızın görev rethükmü kurulmuş ise de, söz konusu kesinlik durumu,davayı süre aşımı nedeniyle reddeden mahkemekararının itiraz dışındaki kanun yollarınailişkin olup, bozma kararının gerekçesidoğrultusunda davayı görev yönündendeğerlendirmesi gereken mahkemenin adli yargınıngörevsizlik kararının kesinleştiğini tespit edenmahkemenin, 2247 sayılı Yasanın 19. maddesi uyarınca,görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurmasına engel bir durum söz konusu değildir.
Açıklanannedenlerle; davacı itirazının kabulü ile Bursa 3.İdareMahkemesi tek hakimince verilen 04/02/2016 gün ve E:2015/1537, K:2016/102sayılı kararın BOZULMASINA, 2577 sayılı YasanınGeçici 8. maddesi uyarınca halen uygulanabilir olan (6545sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten öncekişekliyle) 45. maddesinde yer alan ek cümle hükmüuyarınca görevli mahkemenin belirlenmesi için 2247sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında UyuşmazlıkMahkemesine başvurulması hususunda karar verilmek üzeredosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine…”karar vermiştir.
BURSA3.İDARE MAHKEMESİ: 23.6.2016 gün ve E:2016/843 sayı ile,“(…) Anayasa’nın 125. maddesinin sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde, idari eylem ve işlemlerdendolayı hakları ihlal edilenler tarafından açılan tamyargı davaları, idari dava türleri arasındasayılmıştır.
Buna göreidare personelinin dikkatsizlik ve tedbirsizliği sonucu oluşankişisel kusura değil de, zararın kamu hizmetininyürütülmesi sırasında doğduğu nedeniyleidarenin hizmet kusuruna dayanılmış olmasıkarşısında, kamu hizmeti yürüten davalı idarelerinhizmeti yürüttüğü sırada kişilereverdiği zararın tazmini istemiyle açılan davada, olaydakamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmetkusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunupbulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Buhususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göreyapılabileceğinden, 2577 sayılı Yasa’nın 2/1-bmaddesi kapsamında bulunan tam yargı davasınıngörüm ve çözümünde idari yargı yerleriningörevli olduğu açıktır.
Bunakarşın, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 13/1. maddesinde "Karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür."hükmü ile 14. maddesinde " Karayolu yapısı ve trafikişaretleri ile ilgili olarak;
a-Karayoluyapısı üzerine, trafiği güçleştirecek,tehlikeye sokacak veya engel yaratacak, trafik işaretleriningörülmelerini engelleyecek veya güçleştirecekşekilde bir şey koymak, atmak, dökmek, bırakmak ve benzerihareketlerde bulunmak,
b-Karayoluyapısını, trafik işaretlerini ve karayoluna ait diğeryapı ve güvenlik tesislerini, üzerlerine yazı yazarak,çizerek veya başka şekillerde bozmak, yerlerinideğiştirmek veya ortadan kaldırmak, Yasaktır.
Meydana gelentehlike ve engeller, ilgili kuruluşlar ve zabıtaca ortadankaldırılır, bozukluk ve eksiklikler yolun yapım vebakımından sorumlu kuruluşça derhal giderilir, zararkarşılıkları ve masrafları sorumlularaödetilir…." hükmüne, yine aynı Kanun'un19.01.2011 tarih ve 27820 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiile değişik 110. maddesinde ise "İşleteni veya sahibiDevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir.
Bakılandavanın; davacıya ait 16 … 800 plakalı aracın,13.11.2012 tarihinde A. O. yönetiminde yakın çevre yolu AKOMistikametinde seyir halinde iken davalı idare sorumluluğunda bulunanrögar kapağının açık olması sebebiylekarıştığı maddi hasarlı trafik kazasındandolayı uğranıldığı ileri sürülen (fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) 10.000 TL maddizararın, kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ilebirlikte davalı idarece tazminine karar verilmesi istemiyleanlaşılmaktadır.
Dolayısıyla,yukarıda açıklanan nedenler ve 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi gözetildiğinde bakılan dava; davalı idareninyapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli vesorumlu ve üzerinde meydana gelen engel ve tehlikeleri ortadankaldırmakla yükümlü olduğu bir karayolunda meydanagelen kazadan doğan zararın tazmini isteminden kaynaklanmakta olup,bu nedenle de 2918 sayılı Kanun'dan doğan bir sorumlulukdavası niteliğindedir.
Bubağlamda; uyuşmazlığın görüm veçözümünde anılan Kanun'un yukarıdaaktarılan 110. maddesi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmaktadır.
Diğeryandan; Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26/03/2014 gün ve E:2013/42,K:2014/347 sayılı kararının kesinleşme şerhibulunan bir örneğinin dava dosyasında mevcut olduğu ve UYAPsistemi üzerinden de ulaşılmasının da mümkünolduğu, anılan kararın ayrıca Mahkemesinden temin edilmesiiçin ara kararma hükmedilmemesinin, makul süredeyargılama ilkesi uyarınca da uygun olduğu kanaatinevarılmıştır.
Açıklanannedenlerle; davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadarertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan24.10.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargı, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazasında uğranılanzararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacıya ait olup, dava dışı A.O.’nınkullandığı 16 … 800 plakalı aracın, 13.11.2012tarihinde yakın çevre yolu AKOM istikametinde seyir halinde iken,davalı idare sorumluluğunda bulunan rögarkapağının açık olması sebebiylekarıştığı maddi hasarlı trafik kazasındandolayı uğranıldığı ileri sürülen(fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) 10.000 TLmaddi zararın, kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ilebirlikte davalı idarece tazminine karar verilmesi istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Bursa 3.İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile, Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bursa 3.İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.3.2014gün ve E:2013/42, K:2014/347 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 24.10.2016 gününde, ÜyeSüleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞIOY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592 sayılıkararında belirtmiş olduğum düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 24.10.2016 ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy