T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 432
KARAR NO : 2016 / 463
KARAR TR : 24.10.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : A.SigortaA.Ş.
Vekili :Av.A. Ç.
Davalı :İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili :Av.A.S.At.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete sigortalı aracınsürücüsü dava dışı U. B. Kemalpaşailçesi E-96 devlet karayolu istikametine doğru seyir halinde iken, araçarıza ışıklarının yandığınıve aracını durdurmak zorunda kaldığını,yapılan inceleme ve gözlem sonucunda bu arızaya davalıtarafça yapılan yol çalışmasının nedenolduğunu; eski asfaltın sökülmesi, yolun toprak halinegetirilmesi ile açığa çıkan rögar betonunaaracın alt kısmının çarptığınıbelirterek; davacı şirketin sigortalısına hasar bedeliolarak ödediği 1.084,15-TL'nin ödeme tarihi olan 10.02.2014tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan rücuentahsiline karar verilmesi istemi ile 13.10.2014 tarihinde idari yargıyerinde dava açmıştır.
İZMİR2.İDARE MAHKEMESİ: 21.10.2014 gün ve E:2014/1722, K:2014/1197sayı ile; “(…)2918 sayılı Yasanın 110.maddesinin 1. fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerininAnayasaya aykırı olduğu iddiasıyla ve iptali istemiyleidare mahkemelerince yapılan başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,08.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı ile 08.11.2012 günve E:2012/118, K:2012/170 sayılı kararları ile; “2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesinin birincifıkrasında, bu Kanundan doğan sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceği öngörülmektedir,itiraz başvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davayabakmakta görevli ve yetkili mahkeme değildir. BaşvurununMahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.”kararına varmıştır.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesininyukarıda anılan kararları ve konuya ilişkinUyuşmazlık Mahkemesi kararları göz önündebulundurulduğunda, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tümkonularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun,trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluştan ve bunların görev yetki vesorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, olayda; davacı şirketinsigortalısına ait aracın uğradığızararın karayolunda bulunan rögar kapağındankaynaklandığı ve trafik güvenliği ile denetimikapsamında bulunduğu, bu nedenle oluşan trafik kazasındandolayı açılan sorumluluk davasının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 01.07.2013 tarih ve E:2013/987, K: 2013/1148sayılı kararı da bu yöndedir.” şeklindekigerekçesi ile davanın görev yönünden reddine kararvermiş; itiraz edilmesi üzerine İzmir Bölgeİdare Mahkemesince(1.Kurul), 25.03.2015 gün ve E:2015/423, K:2015/659sayı ile itiraz reddedilerek karar onanmış; karardüzeltme istemi de aynı Mahkemece, 09.09.2015 gün ve E:2015/1763,K:2015/1661 sayı ile reddedilmiş ve görevsizlik kararıkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle 20.11.2014 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
İZMİR6.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 24.11.2014 gün ve E:2014/509, K:2014/571sayı ile; “(…)Davanın; davalı İzmir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı'nın sorumluluğundaki yolun bakımve onarım eksiğinden kaynaklanan zararın davalıdanrücuen tahsili isteğine ilişkin olduğuanlaşılmaktadır. İzmir Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı’nın kamu kurumu niteliğindeolduğu, davaya konu yol yapım çalışmasının,bakım, denetim ve korunmasının da görevleri arasındabulunduğu açıktır. Bu itibarla, davalı belediyeninsorumluluğuna dayanak yapılan olgular kamu hizmeti ile ilgili vehizmet kusuruna ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese bileyargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğindengözetilmesi gerektiğinden davalı İzmirBüyükşehir Belediye Başkanlığıhakkındaki davanın yargı yolu nedeniyle reddine”şeklindeki gerekçesi ile yargı yolu bakımındandavanın reddine karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay17.Hukuk Dairesince, 14.10.2015 tarih ve E:2015/10872, K:2015/10590sayı ile onanan görevsizlik kararı kesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan24.10.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; 2918sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasında adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu,davacı vekilinin istemi üzerine, adli yargı dosyasınınson görevsizlik kararını veren mahkemece, idari yargıdosyası da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolundameydana gelen maddi hasarlı ve tek taraflı trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın BelediyeTrafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davanın, 05.01.2014 tarihinde Kemalpaşailçesi Armutlu mahallesi Sanayi caddesi üzerinde E-96 devletkarayolu istikametine doğru seyir halinde iken sigortalıaraçta, yol yapım çalışması nedeniyle meydanageldiği iddia edilen maddi hasarlı trafik kazası sonucuoluşan zararın, olayda kusuru bulunan davalıdan rücuentazmini istemiyle açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı türdavaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014,Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden İzmir 6.Asliye HukukMahkemesinin 24.11.2014 gün ve E:2014/509, K:2014/571 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir 6.Asliye HukukMahkemesinin 24.11.2014 gün ve E:2014/509, K:2014/571 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 24.10.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞI OY
UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670 K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 24.10.2016
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy