T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 499
KARAR NO : 2016 / 506
KARAR TR : 24.10.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : E. Sigorta A.Ş.
Vekilleri : Av. G. G., Av. B. G.
Davalı : Çayırova BelediyeBaşkanlığı
Vekilleri :Av. A.A., Av.C.T.
O L A Y :Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dış U. A.'a ait34 … 8536 plakalı aracı kasko sigorta poliçesi ilesigorta teminatı altına aldığını; anılan aracın, 16/11/2009 günü Çayırova336.sokak üzerinde seyir halinde iken yol üzerinde bulunan 2muzunluğunda ve 30 cm genişliğinde olan çukurdankaçmak isterken aracın direksiyon hakimiyetininkaybedildiğini, aracın sol tarafta bulunan parka ait duvaraçarparak hasara uğradığını, trafik kazasıtespit tutanağına göre, yoldaki yapım ve bakımdansorumlu davalı belediyenin, meydana gelen hasardan %50 kusuruoranında sorumlu olduğunu, sigorta eksperi tarafındandüzenlenen ekspertiz raporu ile kaza sonucunda sigortalıaraçta 4.394,67 TL hasar meydana geldiğini, zararınmüvekkili şirket tarafından sigortalısında 11/03/2010tarihinde ödendiğini; davalı belediyenin meydana gelenhasarın, kusuru nispetindeki kısmını tazmin etmeklesorumlu bulunduğunu ifade ederek; müvekkili şirketinsigortalısına ödemiş olduğu 2.524,00 TL.’sıtazminatın, ödeme tarihi olan 11/03/2010 tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle 28.3.2011 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İstanbul(Kapatılan)16. Sulh Hukuk Mahkemesi; 3.4.2012 gün ve E:2011/408, K:2012/181 sayıile uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınkabulüne karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi, 18.3.2013 gün ve E:2012/14323, K:2013/3597 sayı ile, hizmetkusuruna dayalı uyuşmazlığın idari yargı yerindegörülmesi gerektiğinden bahisle kararı bozmuştur.
İSTANBUL(Kapatılan)16.SULHHUKUK MAHKEMESİ: 26.11.2013 gün ve E:2013/708, K:2013/705 sayıile, “(…) DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizden verilen03/04/2012 tarih 2011/408 E. 2012/181 K. sayılı hükümYargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18/03/2013 tarih 2012/14323 E. 2013/3597 K.sayılı ilamıyla bozulmuş olup bozmaya uyularak yenidenyapılan açık yargılaması neticesine nazaran,
Toplanandeliller ve dosya kapsamından; yapım ve bakımından sorumluolduğu yoldaki çukur nedeniyle gerekli önlemleri almayanbelediye aleyhine hizmet kusuruna dayanılarak davaaçıldığından mahkememizin görevsizliğinedeniyle dava dilekçesinin reddine karar vermek gerekmişaşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Mahkememizingörevsizliği nedeniyle DAVA DİLEKÇESİNİNREDDİNE,
2-GörevliMahkemenin İSTANBUL İDARE MAHKEMESİ OLDUĞUNA…”karar vermiş, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. HukukDairesince, 5.10.2015 gün ve E:2014/6019, K:2015/10104 sayı ileonanan görevsizlik kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle, 9.5.2016 tarihinde idari yargıyerinde dava açmıştır.
İSTANBUL3.İDARE MAHKEMESİ: 2.8.2016 gün ve E:2016/903 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlüResmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; kuralına yer verilmiştir.
Belirtilenyasa değişikliği ile 2918 sayılı yasa kapsamındaaçılacak sorumluluk davalarının adli yargı yerindeçözümlenmesinin öngörüldüğü,başka bir anlatımla idareye ait olan veya idarece işletilenmotorlu araçların yol açtıkları kazalar nedeniyledoğduğu ileri sürülen zararlar dahil olmak üzere, 2918sayılı yasa ile öngörülenyükümlülüklere aykırıdavranıldığı iddiasıyla açılacak tümsorumluluk davalarının adli yargıdaçözümlenmesinin amaçlandığıanlaşılmaktadır. Belirtilen yasa değişikliğisonrasında adli ve idari yargı yerleri arasındaçıkan görev uyuşmazlıklarıyla ilgili olarakUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü tarafından 2012yılında verilen kararlarda, motorlu araç kazalarınedeniyle oluşan zararların oluşumunda idarenin hizmet kusurubulunduğu gerekçesiyle kamu idareleri aleyhine açılandavalarda adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunaulaşılmıştır. Örneğin 12.02.2013 tarih ve28557 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 24.12.2012tarih ve E:2012/539, K.2012/436 sayılı karar ile, sinyalizasyonhatası nedeniyle iki aracın çarpışmasışeklinde gerçekleşen kaza sonucu oluşan 12.550 TL. maddizararın tazmini istemiyle açılan davada, "Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin benzer bir konuda İdareMahkemesi’nin davaya bakmakla görevli bulunmadığıyolundaki kararları gözetildiğinde, bahsi geçen Kanunmaddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.'' gerekçesineyer verilmek suretiyle adli yargı yerince verilen görevsizlikkararı kaldırılmıştır.
(…)
Bu durumda,bakılan dava yukarıda aktarılan yasal düzenlemeler vemahkeme kararları değerlendirildiğinde, tazmini istenilenzararların bir trafik kazasından doğduğu, davadilekçesinde kazanın davalı idarenin sorumluluğundabulunan karayolunun bakımının gerektiği gibiyapılmamış olması nedeniyle meydana geldiğininbelirtildiği ve davanın 2918 sayılı yasadan kaynaklanan biryükümlülüğün yerine getirilmemesi iddiasınadayanılarak açılan bir dava niteliğinde olduğugörülmüş olup, bu nedenle davanın görüm veçözümünde adli yargı düzeninin görevliolduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
-Davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğikanısıyla 2247 sayılı Kanunun 19. maddesine istinadengörevli yargı merciin belirlenmesi için (Mahkememizin davadosyası ile İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/708 Esas sayılıdosyasının asıllarının UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine,) Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına,
-UyuşmazlıkMahkemesi'nce bir karar verilinceye kadar işbu dava dosyasınınbekletilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan24.10.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının onaylı örneğinin Mahkemece, ekinde adliyargı dosyasının onaylı örneği ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelinin bir kısmınıödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirket tarafından sigortalanan 34 …8536 plakalı aracın sürücüsünün 16.11.2009tarihinde, İzmit İli, Çayırova mevkiinde seyir halindeiken, davalı idarenin bakım sorumluğundaki karayolunda bulunançukurdan kaçmak isterken gidiş istikametine doğruaracın direksiyon hakimiyetini kaybettiği ve aracın duvaraçarpması sonucu hasar gördüğü, davadilekçesinde kazanın davalı idarenin sorumluluğundabulunan karayolunun bakımının gerektiği gibiyapılmamış olması nedeniyle meydana geldiğinin iddiaedildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda, idarenin kusuruoranında belirlenen 2.524,00 TL hasar bedelinin kasko sigortasısözleşmesi hükümleri uyarınca 11.03.2010 tarihindedavacı şirket tarafından sigortalıya ödendiği, buzararın davalı idarece tazminine karar verilmesi istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 3.İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile, İstanbul(Kapatılan)16.Sulh Hukuk Mahkemesinin26.11.2013 gün ve E:2013/708, K:2013/705 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 3.İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileİstanbul(Kapatılan)16.Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.11.2013 gün veE:2013/708, K:2013/705 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 24.10.2016 gününde, Üye SüleymanHilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞIOY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670 K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 24.10.2016 ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy