T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 514
KARAR NO : 2016 / 513
KARAR TR : 24.10.2016
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :C. S.
Vekili :Av. A.B.
Davalı : Türk TelekomünikasyonA.Ş.
Vekili :Av. A. D. Y.
O L A Y : Davacı vekili;müvekkilinin Türk Telekom'da çalışmakta iken kurumunözelleştirilmesi nedeniyle 406 sayılı Yasanın Ek 29.maddesi gereğince önce davalı ile İş Yasasıkapsamında iş akdi imzaladığını, daha sonrahizmet sözleşmesinin sona erdirilerek 4046 sayılı Yasanın22. maddesi ve 406 sayılı yasanın Ek 29. maddesi gereğincememur olarak bir kuruma atandığını ifade ederek; müvekkiline,5473 sayılı Yasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmamasınedeniyle alamadığı parasal haklarına ilişkin olarakfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla1.500,00.TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte tahsili istemiyle 8.2.2012 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 24.İŞMAHKEMESİ: 21.3.2016 gün ve E:2016/28, K:2016/158 sayı ile,“(…)özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığı dönemdedavalı şirkete davacının ücreti konusunda"artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında" olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı kanunhükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli devlet personeli başkanlığına bildirilmesi,bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemler ile ilgili uyuşmaların ise adli yargı yerindedeğil idari yargı yerinde çözülmesi gerekir. Bu konudadosya arasında bulunan Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ve Hukuk GenelKurul Kararları da bu yöndedir. Dolayısıyla Mahkememizce6100 sayılı HMKnın 114/1-b maddesi uyarınca"Yargı yolunun caiz olmaması" sebebiyle aynı kanunun115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermekgerekmiş ve aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur. HÜKÜM:YUKARIDA AÇIKLANAN NEDENLERLE; 1-Uyuşmazlığınçözüm yeri İdari Yargı olduğundan davanın6100 sayılı HMK 114/1-b maddesi gereğince “Yargıyerinin caiz olmaması” nedeniyle aynı Kanunun 115/2 maddesiuyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usuldenREDDİNE…” karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. KASTAMONUİDARE MAHKEMESİ: 8.6.2016 gün ve E:2016/571 sayı ile,“(…) 406 sayılı Kanunun değişik 1. maddesinin7. fıkrasında; "Türk Telekom, bu kanun ve özel kanunhükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Bu kanunhükümleri saklı kalmak üzere kamu iktisaditeşebbüsleri de dahil, sermayesinin yarısından fazlasıkamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına uygulananmevzuat Türk Telekom'a uygulanmaz" hükmüne yer verilerekTürk Telekom'a özgü farklı bir statüoluşturulmuştur. AynıKanunun 4673 sayılı Yasayla değişik Ek 22. maddesinde de;Türk Telekomdaki kamu payı % 50'nin altınadüşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kuruluüyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genelşartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yükseköğrenim görme şartlarının aranacağı,bunların dışında kalan personelin iş mevzuatıuyarınca istihdam edileceği ve iş mevzuatına göreistihdam edilenlere ilişkin kayıt ve şartların YönetimKurulu tarafından tayin olunacağı hükmebağlanmıştır. Ayrıca,Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin özelleştirmekapsamında iken %55 oranındaki hissesinin blok olaraksatışı suretiyle özelleştirilmesi için01.07.2005 tarihinde yapılan ihale sonucunda 2005/9146 sayılıBakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda şirketin %55oranındaki hissesi satılarak 14.11.2005 tarihinde Oger firmasınadevredildiği, şirketin kamusal niteliğinin ortadankalktığı da anlaşılmaktadır. Bunagöre, dava konusu tazminat istemine ilişkin işlemin tesisedildiği ve davanın açıldığı tarihtedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm ve çözümündeadli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmaktadır. Açıklanannedenlerle davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için adli yargı dosyası da temin edilerekdosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine…” karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan24.10.2016 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, İdaremahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen durumun aksine, adli yargı kararınınkesinleşme durumu açıklığa kavuşturulmadan UyuşmazlıkMahkemesine başvurulduğu görülmekte ise de; Mahkememizce,adli yargı kararının kesinleşme durumunun Mahkemesinden sorulduğuve sonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacının; 5473sayılı Yasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmamasınedeniyle, alamadığı parasal haklarına ilişkin olarakfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla1.500,00.TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte tahsili istemiyle açılmıştır. Telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ilekendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Ancak, özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, 14.11.2005 tarihliHisse Satış Sözleşmesi ile Oger Telekomünikasyon Anonim Şirketine satılmıştır. Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005)tarihinde davalı kuruluşta çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrineatanan davacının vekili tarafından; 5473 sayılıyasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmaması nedeniyle,müvekkilinin alamadığı parasal haklarına ilişkinolarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla1.500,00.TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte tahsili istemiyle 8.2.2012 tarihinde davaaçılmıştır. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinin değişik 1 numaralı bendinde: “a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, dava açıldığı tarihte davalımevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, Kastamonu İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ileAnkara 24.İş Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Kastamonu İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 24.İşMahkemesince verilen 21.3.2016 gün ve E:2016/28, K:2016/158sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,24.10.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy