T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 502
KARAR NO : 2016 / 508
KARAR TR : 24.10.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açılan tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : B. F. U.G. M.San.Tic.Ltd.Şti.
Vekilleri : Av.G. K.- Av. E. K.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. N.F.Ç., Av. Y.Ö.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin malikibulunduğu balık yüklü araca, 03.11.2012 tarihinde D. L.. P.Tic.Ltd.Şti’neait aracın arkadan çarptığını, müvekkilininkamyonunda hasar oluştuğunu, ayrıca kamyonda bulunan19.008-TL’lik balık yükünün de zayi olduğunu; kazanın,kavşak düzenlemesinin hatalı ve yanlışyapılmasından, işaret ve levhaların yetersiz oluşundankaynaklandığını, özellikle kazanın olduğuyerde sinyalizasyon sisteminin uzun süredir çalışmadığını,bu nedenle aynı sıklıkla kazaların yaşandığını;müvekkilinin söz konusu kazada kusurunun bulunmadığını,kazanın idarenin hizmet kusurundan meydana geldiğini ifade ederek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilininaracındaki hasar ve araçtaki yükünün zayiiolması nedeniyle şimdilik 19.008-TL’lik zararlarınınkaza tarihin itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tazminine kararverilmesi istemiyle 18.12.2012 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
KOCAELİ1.İDARE MAHKEMESİ: 20.12.2012 gün ve E:2012/1379, K:2012/1614sayı ile, “(…) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı110/1. maddesinde;(Değişik madde: 11/01/2011-6099 S.K./14.mad.)işleteni veya sahibi Devlet ye diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanacağı hüküm altınaalınmıştır.
Davadosyasının incelenmesinden, 03/11/2012 günü davacışirkete ait araca başka bir aracın arkadançarptığı, kavşak düzenlemesinin hatalı veyanlış yapılması nedeniyle idarenin hizmet kusuru sonucuaraçta bulunan 19.008,00-TL tutarındaki balık yükününzayi olduğu ileri sürülerek, bu zararın kaza tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesiistemiyle bakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Bu durumda;uyuşmazlığın maddi hasarlı trafik kazasınınmeydana geldiği yolun bakım ve onarım sorumluluğunailişkin olması ve 2918 Yasa hükümlerinin uygulanmaksuretiyle çözümlenebilecek mahiyette bulunması nedeniyle,2918 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliuyuşmazlığın görüm veçözümü aynı Yasa'nın 110. maddesihükmü uyarınca adliye mahkemelerine ait bulunmaktadır.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine…” karar vermiş; itirazedilmesi üzerine Sakarya Bölge İdare Mahkemesince 28.6.2013gün ve E:2013/1057, K:2013/978 sayı ile onanan, karar düzeltmeistemi de aynı Mahkemece 6.11.2013 gün ve E:2013/1749, K:2013/1419sayı ile reddedilen görevsizlik kararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez; aynı somut olay nedeniyle, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.TL’likzararlarının faiziyle birlikte tazmini istemiyle 11.3.2014 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır.
KaramürselAsliye Hukuk Mahkemesi: 16.7.2014 gün ve E:2014/179, K:2014/438 sayıile, “(…) Dava dilekçesindeki açıklamalar vezararın gerçekleşme biçimi gözetildiğindedavanın, davalının hizmet kusuru nedenine dayalı tazminatdavası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü, bir kamukurumudur. Dava dilekçesinde de hizmet kusurunadayanılmıştır. Davalı İdarenin, kamugörevlilerinin eylemleri sonucu üçüncü kişininuğradığı zarardaki özensizliği hizmet kusurusonucunu doğurur. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasası’nın 2. maddesindeki düzenlemeyegöre hizmet kusuruna dayanılarak idare aleyhine açılacaktam yargı davalarının idari yargı yerindegörülmesi gerekmektedir. Şu durumda 2577 sayalı İdariYargılama Usulü Kanunun 2/1-b maddesinde yer alan " İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tafafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargıcaçözümlenmesi gerektiğinden HMK 114/1-b hükmüuyarınca yargı yolu caiz olmadığından davanınusulden reddine dair aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Yargıyolu caiz olmadığından HMK 114/1-b hükmü uyarıncadavanın usulden REDDİNE…” karar vermiş;hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi;27.10.2015 gün ve E:2015/794, K:2015/11295 sayı ile, “(…)2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesinde, "Adli,idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.
(Değişikikinci fıkra: 23/7/2008 -5791/9 md.) Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarıUyuşmazlık Mahkemesine gönderilir." şeklindedüzenlenmiştir.
Dosyakapsamına göre, davacılar tarafından aynı istemlidavanın öncesinde idari yargıdaaçıldığı, Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin20.12.2012 tarih, 2012/1379 E., 2013/1614K. sayılı kararı iledava konusu uyuşmazlıkta adli yargının görevliolduğundan bahisle dava dilekçesinin görev yönündenreddine karar verildiği ve söz konusu kararın karardüzeltme aşamasından geçerek kesinleştiğianlaşılmaktadır.
Bu durumdasomut olayda, mahkemenin elinde derdest bulunan dava dosyasındakiyargılamayı durdurmak suretiyle (UMK m. 19/1), dosyayı külhalinde yargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi açısından UyuşmazlıkMahkemesine göndermesi, bu mahkemece verilecek kararı bekleyereksonucuna göre karar vermesi gerekirken eksik inceleme ile yazılıolduğu şekilde karar vermiş olması bozmayıgerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaaçıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyizitirazlarının kabulü ile hükmünBOZULMASINA…” karar vermiştir.
KARAMÜRSELASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 9.3.2016 gün ve E:2016/8 sayı ile, usulve yasaya uygun Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 27.10.2015 gün veE:2015/794, K:2015/11295 sayı sayılı bozma ilamınauyulmasına ve yargılamanın, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19/1 maddesi uyarınca durdurularak, dosyanınkül halinde Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
Öteyandan, dava dosyası sehven DanıştayBaşsavcılığına gönderilmişse de, anılanMakam tarafından dosyanın iade edilmesi üzerine KaramürselAsliye Hukuk Mahkemesi; 18.7.2016 gün ve E:2016/8 sayı ile davadosyasını Mahkememize göndermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan24.10.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, AsliyeHukuk Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen durumun aksine, idari yargı kararınınkesinleşme durumu açıklığa kavuşturulmadan veönceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası teminedilmeden Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğugörülmekte ise de; idari yargı dava dosyasınınMahkemesinden istenildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangibir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılanmaddi zararın davalı idarece tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; karayolunda seyir halindeyken 03.11.2012günü davacı şirkete ait araca başka bir aracınarkadan çarptığı; kavşak düzenlemesininhatalı ve yanlış yapıldığı, işaret velevhaların yetersiz olduğu, kaza yerinde sinyalizasyon sistemininuzun süredir çalışmadığındanbahisle, oluşan zarara davalı idarenin görevini kusurluyapması, ihmal etmesi şeklindeki davranışınınsebebiyet verdiği iddia edilerek, uğranılan maddi zararıntazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümünde adliyargı yeri görevli olduğundan; Karamürsel Asliye HukukMahkemesinin 9.3.2016 gün ve E:2016/8 sayılı başvurusunun reddigerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Karamürsel Asliye HukukMahkemesinin 9.3.2016 gün ve E:2016/8 sayılı BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 24.10.2016 gününde, Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞIOY
UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 24.10.2016
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy