T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 496
KARAR NO : 2016 / 504
KARAR TR : 24.10.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : A.A. T. Sigorta Şirketi
Vekili : Av. B.O.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. M.N.K.
O L A Y
:Davacı vekili; müvekkili Şirket tarafından kaskosigortalı C. Y.’a ait 16 … 084 Plakalı aracın, 22.12.2014 tarihinde sürücüsü N. B.sevk ve idaresinde,Erzurum istikametinden Bayburt ili istikametine seyir halinde iken 69 AT 376plakalı araç ile çarpıştığını, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini;ilgili trafik kazası tutanağına göre kazanınoluşumunda davalı kurumun, %50 kusurlu görüldüğünü;kaza sonrası hasar tespitine göre 50.777.00 TL ödeme yapıldığını,bu ödemenin kusur oranı hesaplandığında davalıkurumdan 25.388.00 TL talep edildiğini ancak ilgili kurumun, buparayı ödemediğini; Borçlar Kanunu ile 2918sayılı KTK’de alınan kusurlar ile sebebiyet verdiğizararlardan araç sürücüsünü, yine anılankanunlar uyarınca araç sahibini, kurum ve kuruluşlarısorumlu tuttuğunu; TTK 1301 maddenin Sigortacıya,ödediği tazminatı haksız fiil ile zarara sebebiyetverenlerden ve haksız fiilden sorumlu olanlardan mevcut kusur oranınagöre geri alma hakkı tanıdığını ifadeederek; 25.388.00 TL tazminatın fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydı ile ödeme tarihinden itibaren işleyecekT.C. Merkez Bankasının uyguladığı en yüksekReeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle18.8.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Erzurum3.Asliye Hukuk Mahkemesi; 24.11.2015 gün ve E:2015/722, K:2015/900sayı ile, bu davanın TTK'nun 4. maddesinde belirtilen ticaridavalardan olduğundan dolayı dava dilekçesinin görevyönünden reddine; Mahkemelerinin görevsizliğine kararvermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
ERZURUMASLİYE TİCARET MAHKEMESİ; 11.4.2016 gün ve E:2016/41,K:2016/265 sayı ile,”(…) Dava hukuksal nitelik olarak"Karayolları Hizmet Kusurundan kaynaklı trafik kazasınabağlı maddi tazminat" davasına ilişkindir.
Tüm dosyakapsamına göre; davanın esasına teşkil eden trafikkazasının davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün yapım, denetim ve gözetimsorumluluğunda bulunan karayolunda meydana geldiği, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 18/11/2014gün ve 2015/1538-12325 E.K. sayılı,yine aynı dairenin 25/09/2014 tarih ve 2015/2657-11535, E.K.sayılı ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin, 21/05/2014 tarih,2015/3728 Esas, 2015/12007 Karar sayılı Yargıtayilamlarında açıklandığı üzere eldekidavada "Davacı, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nühizmet kusuru nedeniyle dava etmiştir. Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan davalı kamu hizmeti sırasındaverdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabideğildir. İdari karar ve eylemlerden doğan zararlarniteliğinde bulunan zararın ödetilmesi istekleri 11.2.1959günlü ve 17/15 sayılı Yargıtayİçtihatı Birleştirme Kararında değinildiğiüzere tam yargı davasının konusunu oluşturur. Budavaların ise 2577 Sayılı İdari Yargılama UsulüKanunun 2. maddesi hükmünce idari yargı yerinde açılmasıgerekir." Her ne kadar davacı tarafından dosyaya sunulan emsalnitelikteki Uyuşmazlık Mahkemesi kararında söz konusuuyuşmazlığın Adli Yargıdaçözümlenmesi gerektiği açıklanmışise de yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ayni mahiyetteki uyuşmazlıklailgili 2015/7948 Esas ve 2015/7696 Karar sayılı ilamındaUyuşmazlık Mahkemesinin Adli Yargının üst mahkemesikonumunda bulunmayıp, kararların doğrudan emsal dosyalardauygulama imkanı olmadığı, eldeki her bir davayönünden ayrıca karar verilmesi gerektiğibelirtilmiştir. Bu nedenlerle davalı kurumun kamu hizmetisırasında verdiği zarardan dolayı Adli Yargı'da davaaçılamayacağından, HMK 114/1-b maddesi gereğinceyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle ve HMK 115/2 maddesigereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usuldenreddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibihüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-)Yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle HMK 114/1-b, HMK 115/2 maddelerigereğince davanın USULDEN REDDİNE…” kararvermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle, 31.5.2016 tarihinde idari yargı yerindedava açmıştır.
ERZURUM2.İDARE MAHKEMESİ; 26.7.2016 gün ve E:2016/717 sayıile,”(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun1. maddesinde, Kanunun amacının Karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; Kapsam’’başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun Karayollarındauygulanacağı; 7. Maddesinin (a) bendinde; yapım ve bakımdansorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak, Karayolları GenelMüdürlüğü’nün görev ve yetkileriarasında sayılmıştır.
Öteyandan, 2918 sayılı Yasa'nın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasa'nın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110.maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Belediyealeyhine idare mahkemesinde açılan başka bir tazminat taleplitam yargı davasında, İdare Mahkemesi 2918 sayılıYasa'nın 110. maddesinin 1. fıkrasının birinci ve ikincicümlelerinin Anayasaya aykırı olduğu kanısınavarmış, İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyleyaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 08.12.2011gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı, 08.11.2012 gün veE:2012/118, K:2012/170 sayı ve 28.05.2013 gün ve E:2013/59, K:2013/68sayılı aynı içerikli kararları ile; “2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesininbirinci fıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddigerekir.” kararına varmıştır.
Dosyanınincelenmesinden; 16 … 084 plaka sayılı aracın, davalıidarenin yolun bakım ve onarımını yapmamasındandolayı kaza yapması sonucu oluştuğu iddia olunan25.388.00-TL hasar bedelinin kazada sorumluluğu bulunduğu ilerisürülen davalı idareden tazmini istemiyle bakılandavanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla,2918 sayılı Yasa'nın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davayabakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin Karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,01.08.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi'nin (Hukuk Bölümü) 01.07.2013 gün ve E: 2013/762K:2013/1083 sayılı kararı da aynı yöndedir.
Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davada Mahkememizingörevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve bu konuda uyuşmazlık mahkemesince bir kararverilinceye kadar dosyanın incelenmesinin ertelenmesine…”karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan24.10.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığın esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın kusuru oranındaki kısmınındavalı idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuentazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı sigorta şirketine kaskosigorta poliçesi ile sigortalanan 16 … 084 plaka sayılıaracın trafikte seyir halindeyken, bir başka araç ileçarpışması sonucunda maddi hasarlı veyaralamalı trafik kazası meydana geldiği, araçta meydanagelen hasar bedelinin, kusur oranına göre bir kısmının,zarardan sorumlu bulunduğu iddia edilen davalı idareden tazminiistemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı yeri görevli olduğundan, Erzurum 2.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Erzurum Asliye TicaretMahkemesinin 11.4.2016 gün ve E:2016/41, K:2016/265 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum 2.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Erzurum Asliye TicaretMahkemesinin 11.4.2016 gün ve E:2016/41, K:2016/265 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 24.10.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞIOY
UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 24.10.2016
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy