T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 500
KARAR NO : 2016 / 507
KARAR TR : 24.10.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açılan tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı lar : 1-E. K.
2-Y.Ç.
3-A.Ç.
4-T.Ç.’a velayeten A. Ç.ve Y.Ç.
5-S.Ç.
6-S. A.
7-Z.A.
Vekilleri : Av. A.Ö., Av.S. C.O.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. N.F. G.
O L A Y : Davacılar vekili dilekçesinde; müteveffa T. K.’ınyönetiminde olan 07 … 253 plakalı aracın, 13.7.2014tarihinde Afyonkarahisar'dan Ankara istikametine doğru seyrederken 70.Km’de yolun sağında bulunan şarampole giripsürüklenerek köprüye bağlanan yolun kenarındakitoprak yığınına çarpması şeklinde tek taraflıtrafik kazası meydana geldiğini; kazada müvekkillerden AliÇakır ile Yurdakul Çakır’ınmüşterek çocukları olan ve aynı zamanda T. ve S.Ç.’ınkardeşleri S. Ç.’ın vefat ettiğini; ayrıcadavacı E. K.’ın kardeşleri S.K., E.K., babası T. K.veannesi L. K.’ın da aynı kazada vefat ettiğini, vefatedenlerden S. ve E., müvekkilleri S. ve Z.A.’ın torunları,L. K.’ın ise kızları olduğunu; kaza tespittutanağı incelendiğinde, kazanın meydana geldiği yerdeışıklı sesli herhangi bir trafik işaretinin veaydınlatmanın olmadığınıngörüldüğünü; 2918 sayılı KanundaKarayolları Genel Müdürlüğününgörevlerinin belirtildiğini; olayın meydana gelmesinde tamkusurlu olan davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün, doğan zararı tazminleyükümlü olacağını; olayın meydanageldiği yerde, yolun altından geçen menfezin mevcudiyetinedair görevli olan Karayolları GenelMüdürlüğünün, olası kazalarıönlemek adına herhangi bir işaretleme yapmadığını,normal hız sınırı dahilinde hareket eden müvekkillerindesteğinin, yolun yapısından kaynaklı sebeplerle direksiyonhakimiyetini kaybederek önce yan taraftaki toprak zemine girdiğini,bilahare de menfeze çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini;(TBK 53). madde çerçevesinde hesaplanacak destekten yoksun kalmatazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini;kazanın meydana geldiği aracın zorunlu mali sorumluluksigortacısının, Sompo Japan Sigorta A.Ş. olduğunu, bunedenle temerrüt tarihinden işletilecek faiziyle birlikte limitidâhilinde tazminata hükmedilmesinin istenildiğini; tabiredilemez derecede acı elem duyan, en yakınındaki insanlarıkaybeden, ailesi yok olan insanların acılarını bir nebzeolsun gidermesi bakımından manevi tazminat da talep ettiklerini;Uyuşmazlık mahkemesi kararlarında ve uygulamada,Karayolları idaresi ile birlikte sigorta şirketlerine karşıAsliye Hukuk Mahkemelerinde davaların açıldığınıngörüldüğünü ifade ederek; her bir müvekkiliaçısından 50.000’er TL olmak üzere toplam 350.000TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte davalı Karayolları GenelMüdürlüğünden tahsiline; fazlaya ilişkin dava vetalep hakları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkiliaçısından şimdilik 1.000’er TL olmak üzereşimdilik 7.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden, sigortacıyönünden temerrüt tarihinden işletilecek yasal faizi ilebirlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olarak tahsiline karar verilmesiistemiyle Karayolları Genel Müdürlüğü ile SompoJapan Sigorta A.Ş.’ne karşı 9.1.2015 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır.
Ankara27.Asliye Hukuk Mahkemesi: 12.1.2015 gün ve E: 2015/10, K.2015/3 sayıile, davaya bakmakta Asliye Ticaret Mahkemesi görevli mahkemeolduğundan, H.M.K.’nun 114 ve 115/2 maddesi gereğince davaşartı yokluğu nedeniyle davanın görevyönünden usulden reddine karar vermiş; hükümdavalı Karayolları Genel. Müdürlüğü vekilitarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay17.Hukuk Dairesi: 5.11.2015 gün ve E:2015/12303, K:2015/11695 sayıile, “(…) Bir kamu kuruluşu tarafından, kamuyasaları uyarınca tesis yapma, yapılmış olan tesislerebakma ve o tesisleri kullanma yükümlülüğü yinekamu yasalarından kaynaklanan bir yükümlülüktür.O halde, anılan nitelikteki bir kamu tesisinin gerekyapılmasındaki, gerekse kullanılması veyamuhafazasındaki kusurdan doğan zararlar, idari karar ve eylemlerdendoğan zararlar niteliğinde bulunduğundan zararınödetilmesi istekleri 11.02.1959 günlü ve 17/15 sayılıYargıtay içtihadı Birleştirme kararının 2.bendi hükmünce tam yargı davasının konusunuoluşturur. Bu davaların ise 2577 Sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi hükmünce idari yargı yerindeaçılması gerekir. (HGK'nun 4.11.2015 tarih, 2015/17-86 E,2015/2364 K sayılı ilamı) Yargı yolu davaşartlarından olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundanaçıkça veya hiç ileri sürülmese bileyargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğindengözetilmelidir.
Kaldı kisomut olayda davalı Karayolları GenelMüdürlüğü vekili, idari yargı mahkemeleriningörevli olduğunu, davada hizmet kusurunadayanıldığını bildirmiştir.
Bu durumdamahkemece, davalı Karayolları GenelMüdürlüğü yönünden davanın tefrikedilerek ayrı bir esasa kaydedilip yargı yolu bakımındanmahkemenin görevsiz olması nedeniyle dava dilekçesinin reddinekarar verilmesi gerekirken davalı Karayolları GenelMüdürlüğü yönünden de davanın ticaridava olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğrudeğildir.
SONUÇ: Yukarıdaaçıklanan nedenlerle davalı Karayolları GenelMüdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarınınkabulü ile hükmün BOZULMASINA…” kararvermiştir.
ANKARA27.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 21.03.2016 gün ve E:2016/87,K.2016/123 sayı ile, “(…) Asıl davada dava aynızamanda sigorta şirketine de yöneltildiğinden davaya bakmayaTicaret Mahkemeleri görevli olduğundan davanın görevyönünden reddine dair Mahkememizin 14/01/2015 tarih 2015/10 esas2015/3 karar sayılı dosyası davalı vekili tarafından11/02/2015 tarihinde temyiz edilmekle Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin2015/12303 esas 2015/11695 karar sayılı ilamı ile(…)bozularak mahkememize iadesi üzerine bozmaya uyularak yenidenyapılan yargılama sonucunda;
Dava; meydanagelen trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bozmayauyulmakla Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda SigortaŞirketi aleyhine açılan dava dosyamızdan ayrılarakdavacının Karayolları aleyhine açtığı davasınınyargı yolunun caiz olmaması nedeni ile H.M.K.'nun 114/b ve 115/2maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiğisonuç ve kanaatine varılmakla;
HÜKÜM :
1-İdariYargı Yeri görevli mahkeme olduğundan HMK.nun 114/c ve 115/2maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeni iledavacının davasının USULDEN REDDİNE(…)”karar vermiş, Karayolları Genel Müdürlüğüyönünden verilen bu görevsizlik kararı temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu kez; aynı somut olay nedeniyle her bir davacı için50.000,00-TL olmak üzere 350.000,00-TL manevi ve fazlaya ilişkinhaklar saklı olmak üzere her bir davacı için 4.000,00-TLolmak üzere 28.000,00-TL maddi, toplam olarak 378.000,00-TL zararınyasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle KarayollarıGenel Müdürlüğüne karşı 13.6.2016 tarihindeidari yargı yerinde dava açmıştır.
Ankara5.İdare Mahkemesi; 22.6.2016 gün ve E:2016/2589, K:2016/2172sayı ile, 2577 sayılı Kanunun 15/1-a maddesi uyarıncadavanın yetki yönünden reddine karar vermiştir.
AFYONKARAHİSARİDARE MAHKEMESİ: 27.7.2016 gün ve E:2016/403 sayı ile,”(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 11.01.2011 tarih ve6099 sayılı Kanunla değişik 110.maddesinde;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür."hükmüne yer verilmiş olup; bu açık hükümgereğince, karayolunda meydana gelen trafik kazasından kaynaklısorumluluk davalarının adli yargının görevalanına girdiği, yasa metni tüm sorumluluk davalarınıkapsayıcı lafza sahip olduğundan, bu davanın dagörüm ve çözümünün adli yargımerciilerinin görevine girdiği sonucunaulaşılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 06/06/2016 günlü ve E:2016/302, K:2016/348sayılı kararında da bu yönde tespitlere yerverilmiştir.
Bu durumda,Mahkememizin uyuşmazlığa bakmakla görevli olmaması vegörevli yargı yerinin adli yargı mahkemeleri olmasıyanında Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21/03/2016 tarih ve E:2016/87,K:2016/123 sayılı görevsizlik kararınınkesinleşmesi üzerine uyuşmazlığa karşıMahkememizde dava açıldığıanlaşıldığından, hangi Mahkemenin görevliolduğunun belirtilmesi için 2247 sayılı Kanun'un 19.maddesi uyarınca Mahkememizce Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulmasına, Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2016/87sayılı dosyası temin edilerek anılan dosyanın ve davadosyasının gerekçeli kararımızla birlikteUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine,uyuşmazlığın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesi'nin kararına kadar ertelenmesine…” kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan24.10.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında, Karayolları Genel Müdürlüğünekarşı açılan davalar yönünden olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu; idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyleuğranılan maddi ve manevi zararın davalı idarece tazminedilmesi istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde;“ Karayolları Genel Müdürlüğününbu Kanunla ilgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; 13.07.2014 günüAfyonkarahisar-Ankara karayolunun 70. kilometresinde meydana gelen trafikkazasında, davacıların yakınlarınınvefatında davalı idarenin yol işaretlemelerini gerektiğigibi yapmamış olması nedeniyle hizmet kusuru bulunduğundanbahisle, uğranıldığı ileri sürülen maddi vemanevi zararların tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü, haklıneden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümünde adliyargı yeri görevli olduğundan; Afyonkarahisar İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Ankara 27.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.03.2016gün ve E:2016/87, K.2016/123 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Afyonkarahisar İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 27.Asliye HukukMahkemesinin 21.03.2016 gün ve E:2016/87, K.2016/123 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 24.10.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞIOY
UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 24.10.2016
ÜYE
Süleyman HilmiAYDIN
Full & Egal Universal Law Academy