T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 333
KARAR NO : 2016 / 387
KARAR TR : 26.9.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açılan tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı lar : 1-Kendi adına asaletenküçük çocukları; B.A., S.A.,
M.A., E.A. ve H.A. adına velayeten baba:
S.A.
2-Kendi adına asaleten küçük çocukları; B.A.,S.A.,
M.A., E.A. ve H.A. adına velayeten anne:
H.A.
3-Z.A.
4-F.A.
Vekili : Av. M.Ö.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. M.A.
O L A Y : 2.8.2013 günü, saat 19:00 sıralarındasürücü H.T.’ın sevk ve idaresindeki MS-HT 605 Almanplakalı minibüs ile ipek yolu Cizre’den Nusaybin istikametineseyir halindeyken Girmeli Beldesi giriş kavşak içinegeldiğinde, Girmeli Beldesinden ana yola çıkış yapanİ.A. sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletinçarpışması sonucu çift taraflıyaralamalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasımeydana gelmiştir.
Davacılarvekili dilekçesinde; müvekkillerinin, hayatınıkaybeden maktul İ.A.’nın, desteğinden yoksun kalanmirasçıları ve kardeşleri olduğunu; Nusaybin 2.AsliyeCeza Mahkemesi’nin 2013/422 E. Sayılı dosyası ile,20.12.2013 tarihinde yapılan keşif ve bu keşif sonucunda27.12.2013 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporu sonucundaKarayolları Genel Müdürlüğü’nün, 2918sayılı KT.K’nın 7/a (Yapım ve bakımdan sorumluolduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmakla yükümlüdür.)maddesini ihlal ettiğinin saptandığını; keşifesnasında yapılan inceleme sonucunda; yol üzerinde vekavşak içerisinde (Yol ver, kavşak, anayol gibi) trafiğidüzenleyen ve sürücüler için ilerde yolun durumuhakkında uyaran ve bilgilendiren levhalarbulunmadığının tespit edildiğini; müvekkillerinin, davalı kurum ve araçsürücüsünün kusur ve ağır ihmali sonucunda,müstakbel desteklerini kaybederek büyük bir maddi ve manevizarara uğradıklarını ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla; davacı anne H.A. içinşimdilik 1.000.00 TL. maddi, 15.000.00 TL. manevi olmak üzere toplam16.000.00 TL.; davacı baba S.A. için şimdilik 1.000.00 TL.maddi, 15.000.00 TL manevi olmak üzere 16.000.00 TL.; her bir kardeşiçin (Yedi kardeş) 10.000.00 TL manevi tazminat olmak üzeretoplam 70.000.00 TL. tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle8.7.2014 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
NUSAYBİNASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 3.11.2015 gün ve E:2014/311, K:2015/587sayı ile, Mahkemelerinde yapılan yargılama ve tümdosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; açılandavanın, maktul İ.A.'nın geçirmiş olduğu trafikkazasında vefatı nedeni ile davacıların davalıdanmaddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu;davacıların, 02.08.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasındaNusaybin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/422 Esas sayılıdosyası içerisinde yer alan bilirkişi raporunda 'yolüzerinde ve kavşak içerisinde trafiği düzenleyen vesürücüler için ilerde yolun durumu hakkında uyaranve bilgilendiren levhaların bulunmadığı' tespitininyapılması ile davalı idarenin kazanın meydana gelmesindekusurunun olması sebebiyle davalı idareye yönelik iş budavanın açıldığınınanlaşıldığı; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin Esasno:2013/2901, Karar no: 2014/2015 sayılı ilamında ve benzerilamlarında; "Bir kamu hizmeti görmekle yükümlüdavalı idareye 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 7/a maddesinde karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak görevleri verilmişbulunmaktadır. Bu görevin 2918 sayılı yasada verilmişolması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardan dolayı idareninözel hukuk hükümlerine tabi olacağı sonucuçıkarılamaz. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlaryönünden idare aleyhine tam kaza davasının idari yargıyerinde açılması gereklidir. Esasen 2918 sayılıyasanın hukuki sorumluluğa ilişkin 85 ve onu izleyenmaddelerinde araç işletenin sorumluluğu düzenlenmişolup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasakapsamı dışında tutulmuştur. Bu nedenle, mahkemece,idari yargının görevli olması nedeniyle, davalılardanKarayolları Genel Müdürlüğüaçısından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken,işin esasına girilerek yazılı olduğu şekildehüküm tesisi doğru olmamış ve kararınaçıklanan nedenle bozulması gerekmiştir."içtihadına yer verildiği; davaya konu olan trafikkazasında da davalı idarenin kazanın meydana geldiği yoldacan ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenlemeleriyaparak önlemleri almak, levha, işaret koymak gibi görevlerininyerine getirmemesinden kaynaklandığından davalınınhizmet kusuruna dayanıldığı, bu durumda idare aleyhineaçılan maddi ve manevi tazminat davasının tam yargıdavası ile İdare Mahkemesinde açılmasıgerektiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle;yargı yolu caiz olmadığından mahkemelerinin görevsizolması nedeniyle davanın usulden reddine; Mahkemelerininkararının kesinleşmesi halinde kararınkesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bubaşvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2hafta içinde taraflardan birinin Mahkemelerine başvurarak davadosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesihalinde dosyanın görevli Mardin İdare Mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir.
Görevsizlikkararının kesinleşmesi üzerine dava dosyası,davacı vekilinin talebi üzerine Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/02/2016tarihli yazısıyla Mardin İdare Mahkemesinegönderilmiştir.
Mardinİdare Mahkemesi: 15.3.2016 gün ve E:2016/691, K:2016/912 sayıile, dava yenilenmek isteniyorsa, Mahkemelerine hitabenyazılmış, iki nüsha dilekçe ile davanınyenilenmesi ve davacılar tarafından davacı vekilineverilmiş ve üzerine baro puluyapıştırılmış vekaletnamenin de davadilekçesine eklenilmesi gerektiğinden bahisle; sözüedilen eksikliklerin, 30 gün içinde tamamlanması suretiyleyeniden dava açmakta serbest olmak üzere 2577 SayılıKanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin, aynıKanunun 15. maddesinin 1/d bendi gereğince reddine karar vermiştir.
Davacılarvekili bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.
MARDİNİDARE MAHKEMESİ: 27.4.2016 gün ve E:2016/1511 sayı ile, 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110'uncu maddesi ile Anayasa Mahkemesininaynı Kanunun hükmünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurularında İdare Mahkemelerinin davaya bakmakla görevlibulunmadığı yolundaki kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usûllerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adlî yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adlî yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varıldığı; nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesinin (Hukuk Bölümü) 14/01/2013gün ve E:2013/58, K:2013/161 sayılı kararında da, emsal biruyuşmazlıkta adlî ve idari yargı arasında ortayaçıkan olumsuz görev uyuşmazlığının,yukarıda belirtilen gerekçelerle adlî yargı görevlikılınmak suretiyle giderildiği, Anayasa Mahkemesinin E. 2013/68ve K.2013/165 sayılı kararında da 2918 Sayılı Kanunun110. maddesi uyarınca açılan sorumluluk davalarında adliyargı mercilerinin görevli bulunduğu yönünde kararverildiği; olayda, anılan uyuşmazlıkla ilgiliNusaybin Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E.2014/311, K.2015/587 sayılıgörevsizlik kararının, temyiz edilmeksizin kesinleşmişolduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle; 2247sayılı Yasa’nın 19.maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için Mahkemelerinin davadosyasının, Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E.2014/311 esassayılı dava dosyasıyla birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine, bu konuda verilecek karara değin davanınincelenmesinin ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.9.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılanmaddi ve manevi zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacılarınmirasçıları ve kardeşleri olan İ.A.’nınkullandığı tescilsiz motosikletin Girmeli Beldesi'ndenCizre-Nusaybin yoluna çıkmak istediği sırada, MS-HT605 sayılı(Almanya tescilli) plakalı aracınçarpması sonucunda meydana gelen çift taraflı trafikkazasında vefat etmesiyle neticelenen olayda, yol üzerinde vekavşak içerisinde trafiği düzenleyen vesürücüler için ileride yolun durumu hakkında bilgiveren levhaların bulunmadığı, bunun da idareninkusurluluğuna yol açtığından bahisle, davacılaradına maddi ve manevi tazminat talebiyle toplam 102.000,00-TL maddi vemanevi tazminat ödenmesi istemiyle Karayolları GenelMüdürlüğü'ne karşı bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümünde adliyargı yeri görevli olduğundan; Mardin İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mardin İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Nusaybin Asliye HukukMahkemesi’nin 3.11.2015 gün ve E:2014/311, K:2015/587sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.9.2016 gününde, Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞI OY
UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 26.9.2016
ÜYE
SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy