T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 416
KARAR NO : 2016 / 445
KARAR TR : 26.09.2016
ÖZET : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı : Z.A. Vekili :Av. A.D. Davalı :Ambarlı Gümrük Müdürlüğü O L A Y :İstanbul Gümrük ve Muhafaza BaşMüdürlüğü Kaçakçılıkİstihbarat ve Narkotik Gümrük MuhafazaMüdürlüğü’nce, Ambarlı GümrükMüdürlüğü’nce tescilli 06.10.2011 gün veIM041174 sayılı Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi muhteviyatıeşyaların alıcısı K. Teknik Hırdavat San. ve Tic.Ltd. Şti. unvanlı firmanın ortağı ve imza yetkilisi K.K.ile gümrük müşaviri davacı Z.A. hakkındayapılan soruşturma sırasında, 6506.99.90.00.00GTİP’den beyan edilerek ithal ettikleri “kaynak maskesi”cinsi eşyaların, gerçekte 6506.10.10.90.00 GTİP’de “CE” uygunluk değerlendirilmesine tabi eşyalar olduğununtespit edildiğinin ihbarı üzerine, davacı ve K.K. adına,“İthali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veyabelli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesinetabi olan eşyayı, aldatıcı işlem vedavranışlarla ithal etmek” eyleminin kabahat olduğudeğerlendirilerek, Büyükçekmece CumhuriyetBaşsavcılığı Kabahat Bürosu’nun, 9.10.2012gün ve Kabahat Defteri No: 2011/2907, Karar No:2012/2395 sayılıkararı ile, 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrasıuyarınca ayrı ayrı 111.491,00 TL idari para cezasıverilmiştir. Davacı vekili, idariyaptırım kararının kaldırılması istemiyleadli yargı yerine itirazda bulunmuştur. BÜYÜKÇEKMECE2. SULH CEZA MAHKEMESİ; 18.7.2013 günve D.İş No:2012/1879 sayı ile; 5607sayılı Kanunda yapılan değişiklik ilekaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu ile yeniden düzenlendiği vebu Kanunda başvuru yolunun idare mahkemesi olarak gösterildiğigerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, yapılan itiraz Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesince kesinolarak reddedilmiştir. Davacıvekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İstanbul 1.İdare Mahkemesi’nce, 28.11.2013gün ve E:2013/2298, K:2013/1877 sayılı karar ile, savcılıktarafından verilen idari yaptırım kararının, 5326sayılı Yasa kapsamında kalan idari yaptırımkararı niteliğinde bulunduğu, bu karara karşı 5326sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca sulh ceza mahkemesineitiraz edilebileceği açıklanarak, davanıngörev yönünden reddine karar verilmesi üzerine, karardavacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Danıştay 10.Dairesi, 28.12.2015 gün ve E:2014/2764, K:2015/6273 sayılıkararı ile, dava dosyasının 2247 sayılı Kanun’un19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, davanıngörev yönünden reddine şeklinde verilen kararda hukuki isabetbulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasınakarar vermiştir. İSTANBUL 1. İDAREMAHKEMESİ; 16.5.2016 gün ve E:2016/687 sayı ile, savcılıktarafından, 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanunu’nda yapılan değişiklikten öncebu Kanun uyarınca verilen idari yaptırım kararınakarşı 5326 sayılı Kanunun 27. maddesi hükmügereğince sulh ceza mahkemesine itiraz edilebileceğiaçıklanarak, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulmasına ve işin incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesi’nin karar vermesine değin ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıylayapılan 26.09.2016 günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkûmiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkçabelirtilmiştir. Bu durum göz önüne alındığında,olay bölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrası uyarınca verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 5607sayılı Kanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinin onbirinci fıkrasında, “İthali, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı,aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal edenkişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir”, “Yetkili merciler”başlığı altında düzenlenen 17. maddesinin birincifıkrasında, “Bu Kanun hükümlerine göre idaripara cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı, 14üncü madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir”denilmekte iken; Kanunun 3. maddesinin başlığı “Kaçakçılıksuçları”, maddenin on birinci fıkrası ise, “(Değişik:18/6/2014-6545/89 md.) Ulusalmarker uygulamasına tabi olup da, Enerji Piyasası DüzenlemeKurumunun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içerenveya hiç içermeyen akaryakıtı; a)Ticari amaçla üreten, bulunduran veya nakleden, b) Satışa arz eden veya satan, c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçlasatın alan, kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olanakaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğununanlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüneistinaden cezaya hükmolunur.”şeklinde yeniden düzenlenmiş, 28.3.2013 gün ve 6455sayılı Kanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birincifıkrası yürürlükten kaldırılmış,aynı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesininikinci fıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun9 uncu maddesi hükmüne göre yapılır”hükmü yer almıştır. 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “Teminat alınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde,çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde; “1. Serbestdolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkinolarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonrakontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmışolduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrük vergilerininalınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinindört katı idari para cezası verilir. b) (a) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına otuz bin Türk Lirası, ambalajlıgelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirasıolarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. c) Eşyanınithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veyabelge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir. d) (c) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. 2. İhracat rejimine tabitutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene vedenetleme veya kontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ihracınınyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir. b) Eşyanın ihracı,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğuhalde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belgealınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde,eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar idari paracezası verilir. 3. Yolcuların,gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşyakapsamı dışında olup beyanlarına aykırıolarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşımaaraçlarında çıkan ya da başkasına aitolduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdiklerieşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır veeşya sahibine teslim edilir. Gümrük vergileriödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır. 4. Birinci fıkranın (a)ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir ve eşya 177 ila 180 inci maddehükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur. 5. Türkiye GümrükBölgesine getirilen ve transit rejim beyanında bulunulan serbestdolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin birşekilde farklı cinste eşya olduğunun tespiti halinde,farklı çıkan eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir ”şeklinde28/3/2013gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12 maddesi ile yenidendüzenlenmek suretiyle, 5607 sayılı Kanun’dakaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatlerle ilgilidüzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış,4458sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altındadüzenlenen 242.maddesinde ise, “1. Yükümlüler kendilerine tebliğedilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşıtebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üstmakama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçeile itiraz edebilir. 2.İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde kararabağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. 3.İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlışmakama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır. 4. İtirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvuru-labilir ” hükmü yer almıştır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının kararverme yetkisi” başlığınıtaşıyan 23. maddesinde, “(1) Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkçahüküm bulunan hallerde bir kabahat dolayısıyla idarîyaptırım kararı vermeye yetkilidir. (2) Bir suçdolayısıyla başlatılan soruşturma kapsamında birkabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyetsavcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir. (3)Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılmasıhalinde Cumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırımkararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşutarafından idarî yaptırım kararı verilmemişolması gerekir” denilmiş; 5252 sayılı“Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli HakkındaKanun”un, “Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul” başlığı altında düzenlenen 9. maddesindeise, “ ….. (3) Lehe olan hüküm, önceki vesonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olayauygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ”hükmü yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden, İstanbulKaçakçılık İstihbarat ve Narkotik GümrükMuhafaza Müdürlüğü’nce, K. Teknik HırdavatSan. ve Tic. Ltd. Şti unvanlı firma adına tescilli 06.10.2011gün ve IM041174 sayılı serbest dolaşıma girişbeyannamesi muhteviyatı eşyaların 6506.99.90.00.00GTİP’de beyan edildiği, ancak yapılan fiziki muayeneesnasında beyannamenin birinci kaleminde yer alan “kaynakmaskesi” cinsi eşyanın 6506.10.10.90.00 GTİP’de“CE” uygunluk değerlendirilmesine tabi eşyalar olduğununtespit edildiğinin ihbarı üzerine, davacı Z.A.adına, “İthali, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı,aldatıcı işlem ve davranışlarla ithalettiği”nden bahisle, eylemin kabahat olduğudeğerlendirilerek, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun3.maddesinin on birinci fıkrası uyarınca 111.491.00 TL idaripara cezası verildiği anlaşılmıştır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde,“ (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise“idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir”düzenlemeleri yer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygula-nacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığıhalinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceğiaçıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, 5607 sayılı Kanunun olaytarihinde yürürlükte bulunan maddesi ve yapılansoruşturma sırasında, soruşturma konusunun suçolmayıp, kabahat olduğu değerlendirilerek, 5326 sayılı Kanun uyarınca, CumhuriyetSavcısı tarafından davacıya verilen idari paracezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu veKabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik3. maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin suç değil dekabahat oluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırımkararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığıkararına itiraz edildiği takdirde, idari yaptırımkararına karşı başvurunun da bu itiraz merciindeinceleneceği açıkça belirtildiğinden, 5607sayılı Kanun’un 28.3.2013 gün ve 6455sayılı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8.maddesinin ikinci fıkrasında da, bu Kanunun yayımıtarihinden önce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulünün 5252 sayılıKanunun 9. maddesi hükmüne göre yapılacağıbelirtildiğinden, davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,İstanbul 1. İdare Mahkemesince yapılan başvurununkabulü ile, Büyükçekmece 2. SulhCeza Mahkemesince verilen 18.7.2013 günve D.İş No:2012/1879 sayılıgörevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul1. İdare Mahkemesinceyapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 18.7.2013 gün ve D.İş No:2012/1879 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.09.2016 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy