T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 382
KARAR NO : 2016 / 419
KARAR TR : 26.9.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : I.Sigorta A.Ş.
Vekilleri : Av. K. D., Av. Y.B.
Davalı : Anamur BelediyeBaşkanlığı
Vekili :Av.T.G.Ş.
O L A Y :Davacı vekili, müvekkili Şirkete sigortalı bulunan, 07N 2385 plakalı aracın 04/09/2013 tarihinde; davalı belediyeninsorumluluk alanında bulunan Güzelyurt mahallesi, Aquaparkyanı kanal boyu servis yolunda seyir halinde iken, yolun ortasındabulunan ve 80 cm yüksekliğindeki kanalizasyon bacasınaçarparak hasar gördüğünü; araçta toplam18.855,00 TL hasar tespit edildiğini; onarılması ekonomikolmayacağından aracın pert (tam hasarlı) edildiğini;aracın sovtajı (hurda bedeli) 6.500,00 TL bedelkarşılığında bir otomotiv şirketinebırakıldığını ve bu bedelin şirkettarafından sigortalılarına ödendiğini; sovtaj bedelidışında kalan tazminat tutarı konusunda sigortalı ilegörüşüldüğünü ve toplam 8.500,00 TLtazminat bedeli konusunda mutabık kalındığını, bututarın da müvekkili şirket tarafından 10/10/2013 tarihindesigortalılarına ödendiğini; kazanın, davalıbelediyenin sorumluluğundaki yolun ortasında bulunan kanalizasyonbacası ile ilgili gerekli ve yeterli güvenlik önlemlerinialmaması ve yolun bakımlarını yapmaması neticesindemeydana geldiğini, hasarın meydan gelmesinde davalının tamkusurlu olduğunu; ödenen tazminatın tahsili hususundadavalı belediye ile yazışma yapıldığınıancak davalının herhangi bir ödemede yapmadığını;kazaya, davalı belediyenin kusuru sebebiyet verdiğinden TTK. 1472.maddesi ve yine KTK. 110. maddesi gereği işbu davayı açtıklarınıifade ederek; 8.500,00 TL'nin ödeme tarihi olan 10/10/2013’denitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı belediyedentahsiline karar verilmesi istemiyle 26.11.2014 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
ANAMUR3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 20.5.2015 gün ve E:2014/576,K:2015/274 sayı ile, 2918 sayılı KTK'nun 6099 sayılıYasa'nın 14.maddesi ile değişik 110.maddesinde,"işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür" hükmünün yeraldığı; bir kamu hizmeti görmekle yükümlüolan davalı Anamur Belediye Başkanlığı'na, 2918 sayılıKTK'nun 10/b maddesinde, yapım ve bakımından sorumlu olduğuyolları trafik güvenliği ve düzenini sağlayacakdurumda bulundurmak, karayolu yapısında ve üzerindeyapılacak çalışmalarda gerekli tedbirleri almak,aldırmak ve denetlemek görevleri verildiğini; bu görevinoluşacak zarardan dolayı idarenin özel hukuk kurallarınatabi olacağı sonucu çıkarılamayacağı; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın2/1-b maddesi gereğince, hizmet kusurundan kaynaklanan zararlaryönünden, idare aleyhine tam yargı davasının idariyargı yerinde açılmasının gerektiğini; esasen,2918 sayılı Yasanın hukuki sorumluluğa ilişkin 85. vd.maddelerinde, araç işleteninin sorumluluğunundüzenlendiğini, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanansorumluluğunun bu yasa kapsamı dışında tutulduğugerekçesiyle; yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK.nun114/1-b maddesi nazara alınarak dava şartı yokluğundandavanın usulden reddine karar vermiş; temyiz edilmesi üzerineYargıtay 17.H.D.nce 10.12.2015 gün ve E:2015/17275, K:2015/13806sayı ile onanan karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı olay nedeniyle, 2.125,00 TL. rücuen tazminatödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
MERSİN1.İDARE MAHKEMESİ: 1.3.2016 gün ve E:2016/173 sayı ile,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanununun "Yargı MerciilerininUyuşmazlık Mahkemesine Başvurmaları"başlıklı 19.; 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1., 2., 10., 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. ve Geçici 21.maddesi hükümlerine; 110. maddesinin gerekçesine; 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesinin, iptal istemini oy birliğiyle reddettiğikararın gerekçesine yer verdikten sonra; “Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda;2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 01.04.2014 tarih ve E:2014/280, K:2014/325sayılı kararı”nın da bu yönde olduğugerekçesiyle; Anamur 3.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 20.05.2015tarih ve E:2014/576, K:2015/274 sayılı kararı ile verilengörevsizlik kararının Yargıtay 17. Hukuk DairesininE:2015/17275, K:2015/13806 sayılı kararıyla onanmasıüzerine, Mahkemelerinde 2016/173 esas sayılı dosya ileaçılan davada görevsiz olduğu sonucunavarıldığından, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununun19. ve 20. maddeleri uyarınca ilgili dava dosyasınınMahkemesinden temin edilmesine ve görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvuruyapılmasına, Uyuşmazlık Mahkemesinden karar gelinceye kadardava hakkında karar verilmesinin ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.9.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, Yasa’nın 14. maddesinegöre olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğununileri sürülebilmesi için davanın “tarafları,konusu ve sebebinin aynı” olması koşulununöngörülmüş bulunması karşısında,adli ve idari yargı yerleri arasında her iki yargı yerinde ortakolan “2.125,00 TL. rücuen tazminat ödenmesi istemi yönünden görevuyuşmazlığının doğduğu; öteyandan, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargıdosyasının UYAP üzerinden temin edilmiş birörneği ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği belirtilmiş ise de; adli yargı dosyasındabazı bilgi ve belgelerin bulunmaması nedeniyle Başkanlıkyazısıyla, adli yargı kararının kesinleşmedurumunu gösteren onaylı bir örneğinin Mahkemesindenistenildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sigortalıaracın uğradığı hasar bedelinin birkısmını ödeyen sigorta şirketinin, zararındavalı idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuentazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı Şirket tarafından sigorta edilenaracın, karayolunda seyir halindeyken 04.09.2013 tarihinde davalıbelediyenin sorumluluk alanında bulunan Güzelyurt Mahallesi, Aquaparkyanı kanal boyu servis yolunda, yolun ortasında bulunan ve 80 cm yüksekliğindeki kanalizasyon bacasına çarptığı; kazanedeniyle araçta hasar oluştuğu; kazanın,davalı belediyenin sorumluluğundaki yolun ortasında bulunankanalizasyon bacası ile ilgili gerekli ve yeterli güvenlikönlemlerini almaması ve yolun bakımlarını yapmamasıneticesinde meydana geldiği, davalının tam kusurlu olduğuiddiasıyla; adli yargı yerinde 8.500,00 TL’nin, idariyargı yerinde ise 2.125,00 TL zararın tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Mersin 1.İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile, Anamur 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mersin 1.İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Anamur 3.Asliye HukukMahkemesi’nin 20.5.2015 gün ve E:2014/576, K:2015/274sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.9.2016 gününde, Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670 K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 26.9.2016 ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy