T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016/359
KARAR NO : 2016/400
KARAR TR : 26.09.2016
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1- N.T. kendi adına asaleten B.T.’a velayeten
2- S.T.
3- F.T.
Vekili
:Av.Ü.A.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. D.G.Ç.
O L A Y : Davacılar vekili dava dilekçesindeözetle; 17/11/2010 tarihindesürücülüğünü N.T.'ın yapmışolduğu 35 SR 891 plaka sayılı aracın, Üçtepelermevkiine gelindiğinde, Karayolları GenelMüdürlüğü tarafından yol yapımıkapsamında yola dökülen ve henüz yola oturmamışolan mucura kapılması sonucu, sürücü N.T.'ın direksiyonhakimiyetini kaybetmesi neticesinde, tek taraflı ölümlü,yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini;meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinden Nail-S.T.'ınmüşterek çocukları Büşra Toğal'ınhayatını kaybettiğini; müvekkili Nail'inkullandığı ve Nail’e ait 35 SR 891 plakalıaracın pert olduğunu ve sürücü Nail'in ağıryaralandığını; Anayasanın 125/son fıkrasınagöre; idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemek zorundadır ibaresinin olduğunu, bu gerekliliğin idareninHizmet Kusuru nedeniyle doğan sorumluluğu olduğunu, bugerekçelerle kurumun müvekkilinin maddi ve manevi zararlarınıtazmin etmesi gerektiğini bildirerek, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla 175.700,00 TL maddi, 250.000,00 TLmanevi tazminat olmak üzere toplamda müvekkilleri için 425.700,00TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birliktedavalıdan tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
VAN 3.İDARE MAHKEMESİ: 17.3.2011 gün ve E:2011/1073, K: 2011/119 sayıile, kazanın meydana geldiği yolun yapım ve bakımçalışmalarını yapma yönünden sorumlubulunan ve bu itibarla davacılar tarafından 2918 sayılıYasadan kaynaklanan bir sorumluluk davası biçimindeKarayolları Genel Müdürlüğüne karşıaçılan davanın 2918 sayılı Yasanın 110 maddesiuyarınca Mahkemelerince esasının inceleme görev ve yetkisibulunmadığından, davanın görüm veçözümünde adli yargı yeri görevli bulunduğundandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1 -a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacılarvekili aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Van 2.Asliye Hukuk Mahkemesi: 19.9.2013 gün ve E:2011/352, K:2013/330sayı ile, uyuşmazlığın özel hukuktaki araçişletenin hukuki sorumluluğundan değil 6001 SayılıYasadaki davalı idarenin hizmetlerinin kusurlu işletildiği,meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasınadayandığı anlaşılarak davanın idari hizmetkusuruna dayalı tam yargı davası olması gerektiği gerekçesiyledavanın yargı yolu nedeniyle reddine karar vermiş, bu karar davacılarvekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi: 30.4.2015 gün ve E:2013/20497, K:2015/6264sayı ile, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesihükmü doğrultusunda işlem yapılarakUyuşmazlık Mahkemesine başvurulması ve eldeki işinincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye değinertelenmesi gerekirken yazılı şekilde hükümkurulmasının doğru görülmediğigerekçesiyle davacılar vekilinin temyiz itirazlarınınkabulüyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
VAN 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 12.1.2016 gün ve E:2015/462,K:2016/8 sayı ile,
bozmaya uyarak, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesinde Adli, İdari,Askeri Yargı Merciilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciinin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciinin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvuracağıve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteleyeceğinin düzenlendiği, bubağlamda mahkemece, açıklanan Yasa hükmüdoğrultusunda işlem yapılarak Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması ve eldeki işin incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye değin ertelenmesi gerektiğigerekçesiyle, yargı yolu yönünden mahkemeleriningörevsizliğine, idari yargının (Van İdareMahkemesi'nin) görevli olduğunun tespitine, yargı uyuşmazlığınınsonuçlandırılması ve görevi yargı merciininbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafındangörevli yargı mercii belirtilinceye kadar eldeki dosya üzerindenyürütülen yargılamanın ertelenmesine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.09.2016günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciidavada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteler.” hükmüne göre idari yargı yeri,davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararı verenadli yargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir kararile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesininertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesiiçin re’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına da karar verilmiştir.
Bu haliyle herne kadar 2247 sayılı Yasa’da öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, Asliye Hukuk Mahkemesincere’sen yapılan başvurunun 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesi kapsamında olduğunun kabulü ileUyuşmazlık Mahkemesine gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen zararın tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacınınaracıyla seyir halindeyken kaza yaptığı, bu kazaneticesinde oluştuğu önesürülen zararın tazminitalebiyle bakılan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle, 2247 sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamındagörülen Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.1.2016 gün ve E:2015/462,K:2016/8 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, 2247sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında görülen Van2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.1.2016 gün ve E:2015/462, K:2016/8sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 26.09.2016 günündeÜye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 26.09.2016 ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy