T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 332
KARAR NO : 2016 / 386
KARAR TR : 26.9.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. F. E.
Davalı : Esenyurt BelediyeBaşkanlığı
Vekili :Av.C. K.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili Şirketinsigortalısı, A.K.’a ait 34 GF 2923 plakalı aracınRehberçeşme Mah. Ufuk Cad. rampa üzerine park ettiğisırada, rampadan aşağıya kayan bir çöp konteynerininaraca çarpması üzerine araçta 4.986,00TL’lık bir hasar meydana geldiğini, hasar içinsigortalıya 31.12.2012 tarihinde ödemeyapıldığını; bu kaza sebebiyle oluşan hasarnedeni ile tazminat davasına esas olmak üzere müvekkiliadına vekaleten, davalı idareye karşı, 20.09.2013 tarihindeBüyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün2013/7075 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılarak,davalı idareye 24.01.2014 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğini,davalı idarenin icra dosyasına itiraz ederek takibin durmasınasebep olduğunu; idarenin yapmış olduğu itirazında,alacağın dayanağı olan belgenin tarafına tebliğedilmediğinden bahisle, itirazla, alacaklıya herhangi bir borcununbulunmadığını beyan ettiğini; sigortalıyaödedikleri 4.896,00 TL’lık alacaklarının ödenmesiiçin İdari Yargılama Usulü Kanunun 13.maddesine göreyazılı başvuru niteliğinde sayılan ödeme emrinintebliğe rağmen ödenmemesi üzerine dava açma zorunluluğunundoğduğunu ifade ederek; 4.896,00 TL’lık alacağınödeme tarihi olan 31.12.2012 tarihinden itibaren işlemiş yasalfaizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle18.7.2014 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL9.İDARE MAHKEMESİ:25.7.2014 gün ve E:2014/1412, K:2014/1348sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun3.maddesinde; trafik kazasının, karayolu üzerinde harekethalinde olan bir veya birden fazla aracınkarıştığı ölüm, yaralanma ve zararlasonuçlanmış olan olay olduğunun belirtildiği,110.maddesinde "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yer verildiği;2918 sayılı Yasa'nın110.maddesinde yer alan hüküm nedeniyle öncelikle görevliyargı yerinin belirlenmesinin gerektiği; 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve işleyişiHakkında Kanun'un 1. maddesiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasasıile görevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkeme olan Uyuşmazlık Mahkemesinin bu konudaki kararlarıirdelendiğinde; 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesigözetildiğinde meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan davaların adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğine karar verildiğiningörüldüğü; bu durumda, kesin olan UyuşmazlıkMahkemesi kararları ve 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesigözetildiğinde meydana gelen zararın tazmini istemiyle18/07/2014 tarihinde açılan davanın adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden bahisle; davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş, bu karar itiraz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, 4.896,00 TL’lık alacağın ödeme tarihiolan 31.12.2012 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ve %20 icrainkar tazminatı ile birlikte davalı idareden tahsiline kararverilmesi istemiyle 4.2.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Bakırköy5.Asliye Ticaret Mahkemesi: 12.2.2015 gün ve E:2015/99, K:2015/105sayı ile, davanın sigorta şirketi tarafındansigortalısına yapılan ödemenin yasal halefiyetgereğince kusur sorumlusundan rücuen tahsili talebine ilişkinolduğu, halefiyete dayalı iş bu davanın TTK 4/1 maddesindesayılan ticari davalardan olmadığı gibi, davalıBelediyenin ve davacı sigortalısının tacirvasfının bulunmadığı, uyuşmazlığınticari nitelikte olmadığı, genel hükümlerçerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemelerindeçözümlenmesi gerektiğinden bahisle; Mahkemeleriningörevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin HMK 114-1/c ve 115/2maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartıyokluğundan usulden reddine karar vermiş; bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir.
Bakırköy5.Asliye Hukuk Mahkemesi: 7.9.2015 gün ve E:2015/300, K:2015/275 sayıile, somut olay dikkate alındığındauyuşmazlığın çözümünde BüyükçekmeceMahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle; Mahkemelerininyetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine, kararkesinleştiğinde HMK 20. Maddesi uyarınca 2 haftaiçerisinde talep halinde dosyanın BüyükçekmeceAsliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermiş; bu karartemyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
BÜYÜKÇEKMECE1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 9.2.2016 gün ve E:2015/540 sayıile, “(…) Dava; davacı şirkete kasko poliçesi ilesigortalı araçta çöp konteynerinin çarpmasısonucu oluşan hasardan davalının sorumlu olduğundan bahislesigortalıya ödenen bedelin davalıdan tahsili istemineilişkin başlatılan takibe itirazın iptali davası olup,Yüksek Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 07/10/2015 tarih ve 2015/9536esas 2015/10260 karar sayılı ilamında belirtildiğiüzere "Bir kamu hizmeti görmekle yükümlüdavalı idareye 2918 sayılı KTK.nın 7/a maddesinde;karayollarında mal ve can güvenliği yönünden gerekliişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırma görevleriverilmiş bulunmaktadır. Bu görevin 2918 sayılı Yasadaverilmiş olması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardandolayı idarenin Özel Hukuk hükümlerine tabi olacağısonucunu doğurmaz. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlaryönünden idare aleyhine tam yargı davasının idariyargı yerinde açılması gereklidir. Esasen 2918sayılı Yasanın hukuki sorumluluğa ilişkin 85. v.d.maddelerinde araç işletenin sorumluluğu bu yasa kapsamıdışında tutulmuştur." Bu itibarla davadilekçesindeki açıklama ve uyuşmazlığınniteliğine göre mahkememizin görevsiz olduğunun, idaremahkemesinin görevli olduğunun tespitine, İstanbul 9.İdareMahkemesinin 2014/1412 esas, 2014/1348 karar sayılı kararı iledaha önce görev yönünden dava red edilip kararkesinleştiğinden ve böylece olumsuz görevuyuşmazlığı çıktığından 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluşu veişleyişi Hakkında Kanunun 19. Maddesi uyarınca olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi içindosyanın İdare Mahkemesi dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine, görev uyuşmazlığı giderilinceyekadar davanın bekletilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Uyuşmazlığınniteliğine göre idari yargının görevli olduğununtespitine, aynı konuda İstanbul 9.İdare Mahkemesinin 2014/1412esas, 2014/1348 karar sayılı kararı ile görevsizlikkararı verilmiş ve bu karar kesinleştiğinden mahkemesindenbu dosya aslının istenilmesine, 2247 sayılı yasanın19. Maddesi uyarınca olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, uyuşmazlıkmahkemesinden karar gelinceye kadar yargılamanınbekletilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.9.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Asliye HukukMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli yargıdosyasının Mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargı, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
Davacışirket vekili dava dilekçelerinde, alacakları için icratakibi başlattıklarını belirtmekte ise de, bakılanuyuşmazlığın itirazın iptali davası şeklindeolmadığı, yapılan takip sonucunda ödemeyapılmaması üzerine, trafik kazası sonucu uğranılanzararın tazmini niteliğinde dava açıldığıgörülmüştür.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı Şirket tarafından sigorta edilen 34 GF2923 plaka sayılı aracın 31/12/2013 tarihinde RehberçeşmeMahallesi, Ufuk Caddesi, rampa üzerinde park ettiği sıradarampadan aşağıya kayan bir çöp konteynerinin aracaçarpması nedeniyle doğan trafik kazasındanötürü araçta oluşan maddi hasar tutarı 4.896,00TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikterücuen davalı idareden tahsili istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Büyükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 9.2.2016gün ve E:2015/540 sayılı başvurusunun reddigerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Büyükçekmece1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 9.2.2016 gün ve E:2015/540 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 26.9.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy