T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 395
KARAR NO : 2016 / 430
KARAR TR : 26.09.2016
ÖZET: 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 40. madde-sinin birinci fıkrasının (l) bendi uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, ürün-lerin toplattırılarak bilgi verilmesine ilişkin işlem hakkında ayrıca idari yargı yerinde dava açılmış olsa dahi, Kabahatler Kanunu’nun 3 ve 27/1. maddesi hükümleri uyarınca ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :Ç.S. Bes. Gıda Tur. Ltd. Şti. Vekili :Av. K.C.T. Davalı : MenemenKaymakamlığı Gıda Tarım HayvancılıkMüdürlüğü O L A Y :Menemen Kaymakamlığı İlçe Gıda,Tarım ve HayvancılıkMüdürlüğü’nün 29.1.2016 gün ve54137421-300/475 sayılı kararı ile, İzmir Gıda,Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü GıdaKontrol Görevlileri ve İlçe MüdürlüğüGıda Kontrol Görevlilerince 25.12.2015 tarihinde, davacı firmayaait işyerinde yapılan denetim sırasında, işyerindenalınan numunelerden bir tanesi olan D. Kokteyl Sosis ( Parti No: 2144 SIT: 23/03/2016) isimli ürünün, Ankara Gıda KontrolLaboratuar Müdürlüğü tarafından yapılan analizinde, anılan üründe Buffalo( Manda) Eti veSığır Eti tespit edildiği, bu durumun 5996sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı,Gıda ve Yem Kanunu’nun 24. maddesinin dördüncüfıkrasına aykırılık teşkil ettiğindenbahisle, davacı firma adına 5996 sayılı Kanun’un40. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi uyarınca 14.649TL idari para cezası verildiği; MenemenKaymakamlığı İlçe Gıda, Tarım veHayvancılık Müdürlüğü’nün1.2.2016 gün ve 54137421.0.35.62.06/525 sayılı kararı ile, yukarıdabahsedilen ürünler hakkında 5996 sayılıKanun’un Sorumluluklar başlıklı kısmının22. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ÜrünToplatma İdari Yaptırım Kararı verildiği, yazınıntebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde yapılanişlemlerle ilgili Müdürlüğe bilgi verilmesi hususudavacıya bildirilmiştir. Davacı vekili, Menemen Kaymakamlığı İlçeGıda, Tarım ve HayvancılıkMüdürlüğü’nün 29.1.2016 gün ve54137421-300/475 sayılı kararı ile verilen idari paracezasının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. MENEMEN SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 29.3.2016 gün ve D.İş. No:2016/134 sayı ile, davacı adına verilen idaripara cezası ile birlikte ayrıca ürününtoplatılması kararı da verildiği, bu durumda 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesi uyarıncadavanın çözümünün idari yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine karar vermiş, yapılan itiraz Karşıyaka 1. Sulh CezaHakimliğince kesin olarak reddedilmiştir. Davacı vekili, bu kez, idari para cezası ile ürünlerinpiyasadan toplatılması kararının iptali istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır. İZMİR 5. İDARE MAHKEMESİ; 20.5.2016 gün ve E:2016/542 sayıile, 5996 sayılı Kanun uyarınca verilen idari paracezası ile idari tedbir kararının iptali isteminiiçeren davanın çözümünün 5326sayılı Kabahatler Kanunu ve 5996 sayılı Kanun uyarıncaadli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve uyuşmazlığın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesinin kararına kadar ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.09.2016 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır.Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarınınUyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği…”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından “idari para cezası”yönünden oluşan görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 5996sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı,Gıda ve Yem Kanunu’nun 24. maddesinin dördüncüfıkrasına aykırılık nedeniyle, davacı adına5996 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birincifıkrasının (l) bendi uyarınca verilen idaripara cezasının iptali istemiyleaçılmıştır. 5996sayılı “Veteriner Hizmetleri, BitkiSağlığı, Gıda ve Yem Kanunu”nun, “Gıdave yemde izlenebilirlik ve etiketleme, sunum ve reklâm ile tüketicihaklarının korunması” başlığıaltında düzenlenen 24. maddesinde, “(1) Gıda veya yemişletmecileri izlenebilirliği sağlamak amacıyla, üretim,işleme ve dağıtımın tüm aşamalarında,sorumluluğundaki gıda veya yemin, gıda veya yeme ilave edilecekher türlü maddenin ve gıdanın elde edildiğihayvanın takibinin yapılabilmesi için, bir sistemoluşturmak ve talep hâlinde bu bilgileri Bakanlığa sunmakzorundadır. (2) Piyasaya arzedilecek gıda ve yem, izlenebilirliği sağlamak amacıyla,uygun şekilde etiketlenmek veya Bakanlıkça belirlenecek bilgive belgelerle uygun şekilde tanımlanmak zorundadır. (3) Gıda ileilgili özel mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla,gıdanın ve yemin şekli, görünümü,ambalajı, kullanılan ambalaj malzemesi, tasarlanma ve sergilenme şekli, her tür yazılı veyagörsel basın aracılığı ile sunulan bilgi dâhil,etiketlenmesi, tanıtımı, reklâmı ve sunumutüketiciyi yanıltıcı şekilde yapılamaz. (4) Gıda veyemde taklit ve tağşiş yapılamaz. (5) Bu maddeninuygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkçaçıkarılacak yönetmelik ile belirlenir” denilmiş; “Sorumluluklar” başlıklı 22.maddesinde, “ (1) Gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme veyem ile ilgili faaliyet gösteren işletmeciler, kendi faaliyetalanının her aşamasında bu Kanunda belirtilenşartları sağlamak ve bunu doğrulamaklayükümlüdür. (2) Gıda ve yem işletmecisi ürettiği,işlediği, ithal ettiği, satışını veyadağıtımını yaptığı birürününün, gıda ve yem güvenilirliğişartlarına uymadığını değerlendirmesi veyabuna ilişkin makul gerekçelerinin olması durumunda, sözkonusu ürünü kendi kontrolündençıktığı aşamadan başlamak üzere,toplanması için gerekli işlemleri derhal başlatmak vekonu ile ilgili Bakanlığı bilgilendirmek zorundadır.Gıda ve yem işletmecisi, ürünün toplanmasıgerektiğinde, toplanma nedeni hakkında tüketiciyi veya kullanıcıyıdoğru ve etkin olarak bilgilendirmek ve gerekli hâllerde, insan sağlığınıkorumaya yönelik alınacak tedbirlerin yeterli olmamasıdurumunda, tüketiciye veya kullanıcıya ürününiadesi için çağrıda bulunmak zorundadır. (3) Gıda ve yem işletmecisi, faaliyeti ileilgili istenen kayıtları güncel tutmak, istendiğindeBakanlığa sunmak zorundadır. (4) Piyasaya arz edilecek gıda ve yemlerden onayalınması zorunlu olanlar Bakanlıkça belirlenir.Ürün sahibi, onay için Bakanlıkça talep edilenbilgi ve belgeleri sunmak zorundadır. Bu ürünlerin, onayalınmadan üretimi, ithalatı ve piyasaya arzı yasaktır. (5) Bakanlık, bu Kanun hükümlerininuygulanmasını sağlamak için, gıda ve yemişletmecilerinin üretim, işleme ve dağıtımıntüm aşamalarında resmî kontrolleri yapar, gıda ve yemişletmeleri ile ilgili kayıtları tutar. (6) Gıda ve yem işletmecisi, ürünleilgili riskin önlenmesi, azaltılması veya ortadankaldırılmasından sorumlu olup, bu gibi tedbirlerinalınmasında Bakanlıkla işbirliği yapar. İlgililer,Bakanlıkça alınan önlemlerin uygulanmasısırasında hiçbir şekilde engelleme yapamaz. (7) Ek-1’de belirlenen gıda ve yemişletmeleri, işin nevine göre, konu ile ilgili lisanseğitimi almış en az bir personelçalıştırmak zorundadır. Bilimsel gelişmeler vegünün koşullarına göre, Ek-1’deBakanlıkça değişiklik yapılabilir. Budeğişiklikler Bakanlıkça çıkarılacak birtebliğ ile ilan edilir. (8) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul veesaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ilebelirlenir.”; “Cezaî Hükümler,Cezaların Uygulanması, Tahsili ve İtirazlar” üstbaşlığı altında “Gıda ve yem ile ilgiliyaptırımlar” başlığı altındadüzenlenen 40. maddesinde ise, “Gıda ve yem ile ilgiliyaptırımlar aşağıda belirtilmiştir: (…….) l) 24üncü maddenin dördüncü fıkrasınaaykırı olarak taklit ve tağşiş yapanlara onbinTürk Lirası idarî para cezası verilir, taklit vetağşiş edilmiş ürünlere el konulur vemülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. (…..)”hükmü yer almıştır. Olayda, dava, 5996 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birincifıkrasının (l) bendi uyarınca verilen idari paracezasının iptali istemiyle açılmış olup, 5996sayılı Kanun’da idari para cezasına karşıkanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Öteyandan, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğergenel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır”denilmiş; AnılanKanun’un birinci maddesinde, “Bu Kanunda; toplum düzenini,genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi veekonomik düzeni korumak amacıyla; a) Kabahatlere ilişkin genel ilkeler, b)Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan idariyaptırımların türleri ve sonuçları, c)Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci, d)İdari yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanunyolu, e)İdari yaptırım kararlarının yerine getirilmesineilişkin esaslar, Belirlenmiş ve çeşitli kabahatlertanımlanmıştır” denilerek Kanunun amaçve kapsamı belirlenmiş; ikinci kısmında yer alan 32ila 43. maddelerinde, Türk Ceza Kanunu kapsamı dışındakalan çeşitli kabahatler sayılarak, bu eylemlereyaptırımlar öngörülmüştür. Aynı Kanun’un 2. maddesinde, “kabahat” deyiminden, kanununkarşılığında idari yaptırımuygulanmasını öngördüğühaksızlığın anlaşılacağı; 16.maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olanidari yaptırımların “idari para cezası” ve“idari tedbirler”den ibaret bulunduğu; “idaritedbirler”in de mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu belirtilmiştir. Kanun’un “Mülkiyetin kamuya geçirilmesi” başlıklı 18.maddesinde de: “(1) Kabahatin konusunu oluşturanveya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetininkamuya geçirilmesine, ancak kanunda açık hükümbulunan hallerde karar verilebilir. (2)Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar, eşyanın; a)Kullanılmaz hale getirilmesi, b)Niteliğinin değiştirilmesi, c) Ancak belli bir surette kullanılması, Koşullarından birinin yerine getirilmesinebağlı olarak belli bir süre geciktirilebilir. Belirlenensüre zarfında koşulun yerine getirilmemesi halindeeşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. (3)Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin kararkesinleşinceye kadar ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafındaneşyaya elkonulabileceği gibi; eşya, kişilerinmuhafazasına da bırakılabilir. (4)Eşyanın mülkiyeti, kanunda açık hükümbulunan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna, aksi takdirde Devletegeçer. (5)Eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine kararverilebilmesi için fail hakkında idari para cezası veyabaşka bir idari yaptırım kararı verilmiş olmasışart değildir. (6) Kaim değerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine dekarar verilebilir. (7) Mülkiyeti kamuya geçirilen eşya, başka suretledeğerlendirilmesi mümkün olmazsa imha edilir. (8)Mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar,kesinleşmesi halinde yerine getirilir” denilmiş; “Başvuru yolu” başlıklı 27.maddesinin birinci fıkrasında, “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırımkararına karşı, kararın tebliği veya tefhimitarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh cezamahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir.” ; 27.maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizincifıkrasında ise; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararların da verilmiş olması halinde; idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddialarının, bu işleminiptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceğikurala bağlanmış, bu maddeningerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndakidüzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak;idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararların da verilmiş olması halinde; idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğinin anlaşılmasıhalinde; idari para cezasına ilişkinkararın hukuka aykırılığıiddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği sonucunavarılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlikkararlarının kaldırılmasına kararverilmiştir. Somut olayda, idari paracezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak mülkiyetin kamuyageçirilmesi amacıyla “bahsedilen ürünlerinpiyasadan toplattırılması ve yazının tebliğtarihinden itibaren 7 gün içerisinde Müdürlüğebilgi verilmesi” işleminin idariyargı yerinde dava konusu edildiği anlaşılmış isede; yukarıda anlatıldığı şekilde, sözkonusu yaptırımın kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan ilgili kanununda yeralan diğer tedbirler içindesayılan yaptırımlardan biri olduğu ve bukarara karşı 5996 sayılı Kanun’da kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmediğigözetildiğinde, oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının çözümünde, “ürünlerinpiyasadan toplattırılması ve yazının tebliğtarihinden itibaren 7 gün içerisinde Müdürlüğebilgi verilmesi” işleminin iptali istemiyle idari yargı yerindeaçılan davanın bir öneminin bulunmadığı,davanın adli yargı yerinde görüleceğiaçıktır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen ve dava konusu edilen idaripara cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 5996sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı,Gıda ve Yem Kanunu’nda da idari para cezasına itiraz konusundagörevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacak olması nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından,idari para cezasına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İzmir 5. İdare Mahkemesi’nce yapılanbaşvurunun kabulü ile, Menemen Sulh Ceza Hakimliği’nceverilen 29.03.2016 gün ve D.İş: 2016/134 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İzmir 5. İdare Mahkemesi’nce yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile, Menemen Sulh Ceza Hakimliği’nceverilen 29.03.2016 gün ve D.İş: 2016/134 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.09.2016 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy