T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 366
KARAR NO : 2016 / 407
KARAR TR : 26.9.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : A.Sigorta A.Ş.
Vekilleri : Av.M.K. D., Av. H.A.İ.
Davalı : Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığı
Vekili :Av.U.E.
O L A Y :Davacı vekili, müvekkili Şirkete sigortalı bulunan, H.Y.'inmaliki olduğu, sürücü N.D.N.V.’ın sevk veidaresindeki 06 DZB 07 plaka sayılı aracın, 03.03.2014 tarihinde02.30 sıralarında, Ankara ili, Çankaya ilçesi, Beytepeköyü istikametinden gelip Kanuni Sultan Süleyman Bulvarıistikametine Hasan Kılavuz caddesi üzerinde seyri sırasında,Kalemli Cami önünde geliş gidişli yolda ilerlerken,bölünmüş yolu fark edemeyerek hızındandolayı bölünmüş yol başlangıcındaki kumtepesine çarpıp 45 metre sürüklenerek karşışeride geçmesi sonucu yaralanmalı, maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiğini; kazada, gerekli işaretlemeninyapılmaması ve yol ile ilgili gerekli tedbirlerinalınmaması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nu ihlal eden davalı İdarenin %100 oranında kusurluolduğunu; kaza sonucunda Pert Total işlemine tabi tutulan aracınpiyasa değerinin 27.900,00-TL olarak tespit edildiğini; bu bedelden,tahsil edilen 5.400,00-TL Sovtaj tenzili ile birlikte rücuen tazminatbedelinin 22.500,00-TL. olduğunu; araç bedelinin 01.04.2014tarihinde sigortalıya ödendiğini, ibra ile birliktemüvekkil şirketin TTK. mad.1472 gereğisigortalısının haklarına halef olarak rücuhakkını kazandığını; Rücuen Tazminat taleplerininDavalı tarafından reddedildiğini ifade ederek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.625,00 TLrücuen tazminatın ödeme tarihi olan 01.04.2014 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle 16.7.2014 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA6.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 24.12.2014 gün ve E:2014/374, K:2014/684sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın özel hukuktakihaksız fiil sorumluluğundan değil, 6001 sayılı Yasadaön görülen karayollarının emniyetlekullanılmalarını sağlayacak şekilde sürekli,bakım altında bulundurmak onarımını yapmak veyaptırmak, işletmek işlettirmek, temizliğini yapmakşeklinde öngörülen görevlerin tam ve eksiksiz yerinegetirilmediği; dolayısıyla, yürütülenhizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusurubulunduğa iddiasından kaynaklanmakta olduğu, hizmet kusurundankaynaklanan uyuşmazlıkların 2577 sayılı Kanunun 2.maddesi gereğince idare yargı yerinde görülmesiningerektiği gerekçesiyle; yargı yolu dava şartınedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesince; 19.11.2015 gün veE:2015/4599, K:2015/12486 sayı ile onanan karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA13.İDARE MAHKEMESİ; 17.5.2016 gün ve E:2016/1820 sayıile, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin, anılan maddenin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerineverdiği kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanunmaddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varıldığı; nitekimUyuşmazlık Mahkemesinin E:2014/864, 2014/923 sayılıkararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle; adliyargının görev alanına giren davada Mahkemeleriningörevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.9.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sigortalıaracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı Şirket tarafından kasko sigortapoliçesi ile sigorta edilen aracın, karayolunda seyir halindeykensürücünün bölünmüş yolu farkedemeyerek, bölünmüş yol başlangıcındaki kumtepesine çarpıp 45 metre sürüklenerek karşışeride geçmesi sonucu yaralanmalı, maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiği; kazada, gerekli işaretlemeninyapılmaması ve yol ile ilgili gerekli tedbirlerin alınmamasınedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nu ihlal edendavalı İdarenin %100 oranında kusurlu olduğundan bahisle;fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.625,00 TLrücuen tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte tahsili istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, Ankara 13.İdare Mahkemesi’nin başvurusununkabulü ile, Ankara 6.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 13. İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 6.Asliye HukukMahkemesi’nin 24.12.2014 gün ve E:2014/374, K:2014/684sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.9.2016 gününde, Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670 K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 26.9.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy