T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 353
KARAR NO : 2016 / 394
KARAR TR : 26.9.2016
ÖZET : Gümrük İdaresince başlatılan idari işlemler üzerine durumun intikal ettirildiği Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma ve Ağır Ceza Mahkemesinde açılan ve sonuçta davacıların beraat ettiği kamu davası kapsamındaki süreç içerisinde, sipariş edilen eşyalara el konulmasından ve isnat edilen suçlardan dolayı yargılanmalarından dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın; 5271 sayılı Yasadaki açık hüküm de gözetilerek, tazminat istemine esas olan işlemi yapan mahkemenin dahil olduğu ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacılar : 1-H. S.A. 2. H.A.İ.B.B. Vekilleri :Av. F. G., Av.C. Ö. Davalı :(Adli Yargıda) T.C. Maliye Hazinesiniizafeten İstanbul Muhakemat Müdürlüğü Vekili :Haz.Av.M.K. Davalılar : (İdari yargıda)1 -Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili : Av. R.P. 2-AdaletBakanlığı OLAY : 1-Davacılar vekilidilekçesinde; müvekkillerindenH. S.A.’nın, Paraguay'da av silah, mühimmat ve malzemeleriticareti ile iştigal eden uluslararası bir anonim şirket,diğer müvekkili A.B.’in olay tarihinde bu şirketin hissedarıve yönetim kurulu üyesi olduğunu; H. S.A.’nın,faaliyeti çerçevesinde 21.04.2004 tarihinde davadışı ve Bulgaristan’da faal av silahı üreticisibir şirket olan Arsenal’den 500 adet SLR S5 MBH tipi silah ile busilah'a ait 500 adet 30’luk şarjör ve yedek 5’lişarjör alımı için sipariş verdiğini,anılan şirketin, söz konusu ürünleri 93.800,00 USDbedelle teslim edebileceğini beyan ettiğini, müvekkilinin bununüzerine, anılan şirkete mal bedelini banka havalesi ileödediğini; söz konusu emtianın, Bulgaristan’dangemiye yüklendiğini, İstanbul - Hamburg- Asunciongüzergahı ile teslim edileceği beklenirken, 22.4.2004 tarihinde;İstanbul Ambarlı Gümrük Müdürlüğünşüphe üzerine yaptığı muayene sonucu "Rusyapısı AK-47 Kalaşnikof "silahından dizayn edilerekimal edilmiş Bulgaristan yapısı Arsenal marka SLR 95 yarıotomatik 30 şarjörlü mühim harp silahı olarak beyanaaykırı şekilde tespit edilmesi ve eşyanın yasadışı yoldan yurda sokulacağı iddia edilerek;ülkeye sokulması yasak olan silah ve mühimmatın sahtefatura ve diğer belge ve beyanlarla, harp silahları vemühimmatı olduklarını gizleyerek ve hiçbirülkeye haber vermeksizin ve izin almaksızın sporamaçlı av tüfeği adı altında, özel firmave kişiler olarak, sonunda terör örgütlerine" intikalettirilmek üzere kaçak yollardan ülkemize sokulmakamacıyla Ambarlı Gümrüğüne naklettikleriiddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu;suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma kapsamındaönce söz konusu emtiaya elkonularak emanete alındığını;akabinde Bakırköy CumhuriyetBaşsavcılığının 12/08/2004 tarih 2004/14450 esassayılı iddianamesi ile, müvekkili A.H.I.B.B.da dâhil 5kişi hakkında harp silah kaçakçılığıyapmak için teşekkül oluşturup, ülkemizesokulması yasak olan silah ve mühimmatı sahte fatura ve belgelerile izin almaksızın kaçak yollardan sokmak amacı ilesilah kaçakçılığı suçunuişledikleri, 6136 sayılı yasanın 12/1-3-4-5-6 ve aynıyasanın Ek 5 maddesi ile TCK nun 31, 33, 39 maddeleri gereğincecezalandırılmaları talebi ile Bakırköy 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004-345 E. Sayılı dosyası ilekamu davası açıldığını; anılanMahkemece yapılan yargılama neticesinde müvekkili dahil toplamiki sanığın "...naklettikleri silahların 6136sayılı yasaya aykırı ve vahim nitelikte silahlardanolduğu, bu şekilde silahkaçakçılığı suçunu işlediklerianlaşıldığından, eylemlerine uyan 6136sayılı yasanın 12/1 maddesi delaleti ile 12/2 maddesigereğince takdiren 8 YIL HAPİS ve 440 TL ADLİ PARA CEZASIİLE AYRI AYRI CEZALANDIRILMALARINA, ...Sanıklara verilen ceza silahve eklentilerinin sayısal ve nitelik itibari ile vahim olması nedeniile 6136 sayılı yasanın 12/5 maddesi gereğince takdiren 1kat arttırılarak sanıkların 16 YIL HAPİS VE 880 TL adlipara cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına,Sarıklara verilen ceza 5237 sayılı TCK nun 62/1 maddesigereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 13YIL 4 AY HAPİS ve 733 TL ADLİ PARA CEZASI İLE AYRI AYRICEZALANDIRILMALARINA, ...ve emanete kayıtlı bulunan ve zapt edilensilah ve eklentilerinin 5237 sayılı TCK nun 54 maddesi gereğincezor alımına...” karar verildiğini; ancak Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 2011-3531 E. ve 2011-3508 K., 18.5.2011 tarihli ilamı ile;Dava konusu silahların her hangi bir kayıt ve sınırlamaolmaksızın, transit rejimi çerçevesinde ülkemizdengeçirilmesinin olanaklı olduğu; öte yandan, içindesilahların bulunduğu konteynerin Ambarlı gümrükalanında geçici depolama yerine alındığı veburadan başka bir gemiye yüklenerek gönderileceği,konteynerin yerinin değiştirildiğine, mühürlerininbozulmuş olduğuna, dosyada mevcut fatura içeriğinegöre Bulgaristan yetkili makamlarının izni alınmadanalıcısı tarafından başkalarına devri ve reeksportyapılması mümkün olmayan silahların yurdasokulacağı ya da sokulmayaçalışıldığına ilişkin hiç birkanıt ya da belirtinin bulunmadığı, bu itibarla 6136 sayılıyasanın 12. Maddesinde öngörülen suçun yasalunsurlarının oluşmadığı cezayargılamasının amacı somut gerçeği ortayaçıkarmak olup kuşkunun sanık lehineyorumlanacağı evrensel ilkesi de nazaraalındığında varsayımlara dayanılarakyazılı biçimde mahkûmiyet hükmü kurulmasıyasaya aykırıdır “ gerekçesi ile bozularakmahkemeye iade edildiğini; ilk derece mahkemesince yenidenyapılan yargılama kapsamında ve 2011/299E, 2011/409Ksayılı dosya ile derdest dava kapsamında, müvekkili H.A.I.B.B.’un,atılı suçtan beraat ettiğini ve kararın 03.02.2012tarihinde kesinleştiğini; müvekkili Şirketin,Paraguay’ın başkenti, Assuncion’da faaliyet gösterenve Paraguay Savunma Bakanlığı, GenelkurmayBaşkanlığı, Silahlı Kuvvetleri’nden gerekliizinleri almak suretiyle av silahı ithalat, ihracat ve ticareti yapanyetkili bir şirket olduğunu; müvekkili A.B.’in,Paraguay’ın büyük yatırımlara sahip öndegelen ailesine mensup dürüst bir tacir olduğunu; müvekkiliŞirketin, tazminat davasına konu emtianın Paraguay’aİthalatı İçin Paraguay, Türk, Alman ve Bulgaristanresmi makamlarından gerekli tüm izinleri aldığını;el konulan ticari mallar, Türkiye üzerinden transit geçişyapacak olmasına rağmen müvekkili A.B.’in ithal etmekistediği malların Türkiye üzerinden transitgeçeceğine ilişkin, Arjantin Boenos Aires teki TürkBüyükelçiliğine bildirim yaptığını;bütün yasal yükümlülüklerini yerine getirmesinerağmen, Ambarlı gümrüğünde tamamen farazi vehayal ürünü nedenler gerekçe gösterilerekmüvekkilin ticari mallarına elkonulduğunu; yaklaşık 9yıl müsadere edilmiş emtianın pazar değerini kaybettiğini,müvekkilinin malının haksız yere müsadere edilmesi vevarid olmayan kaçakçılık iddiası ileaçılan dava nedeniyle uğradığı bir maddi zararınmevcut olduğunu; zira yargı kararı ile de bu eşyalarınel konulacak nitelikte olmadığı sonucunun ortaya çıktığını;bu durumda davalı tarafın bu eşyalara el koymasınınhaksız olduğu anlaşıldığından, ortayaçıkan zarardan sorumlu tutulmasının gerektiğini; diğeryandan müvekkili şirkete ait bir malın kaçak yollarlaTürkiye’de terör örgütlerine gönderileceğigibi bir iddianın, müvekkilinin tüm ticari itibarınıadeta sıfırladığını; diğer müvekkili A.B.’inise haksız bir biçimde bir silah kaçakçısıhatta bir terörist olduğu iddiası ile 9 yıl boyuncayargılandığını, ülkesinde de hakkında davaaçıldığını; bu süre zarfında gerekülkesinde ve gerekse Türkiye’de silahkaçakçısı veya teröristolmadığını bilakis masum olduğunu izah etmeküzere ve söz konusu davalar ile ilgili bir takım masraflar yaptığını;bulunduğu konum sebebiyle bu haksız davadan oldukça olumsuzbir şekilde etkilendiğini, bu dava sebebiyle hakkında gerekTürkiye’de ve gerekse ülkesi Paraguay’da basındahaberler yapıldığını, terörist olarak lanse edildiğini;terörist ve kaçakçı olduğu iddiasınınticari rakiplerince sürekli gündemde tutulduğunu ifade ederek; müvekkiliH. S.A. bakımından, müsadere edilen ve pazar değerinikaybeden mal nedeniyle fazlaya dair hakları saklı olmak üzere veHMK.’nın belirsiz alacak davasına ilişkin düzenlemesiuyarınca şimdilik 93.800,00 USD maddi zararın, fiilin ikatarihinden itibaren işleyecek ve bankalarca USD vadeli mevduathesaplarına uygulanan faiz haddi üzerinden hesap ve tespit edilecekfaizi ile birlikte; haksız açılan dava uyarınca ticariitibarının zarar görmesi nedeniyle 100.000,00 USD manevizararın, fiilin ika tarihinden itibaren işleyecek ve bankalarca USDvadeli mevduat hesaplarına uygulanan faiz haddi üzerinden hesap vetespit edilecek faizi ile birlikte; müvekkili H.A.I.B.bakımından; açılan dava kapsamında yapılanmasrafların baliğ olduğu (15.000,00 USD + 15.000,00 USD+6.000,00 USD = ) 36.000,00 USD ile 5.000,00 TL maddi zararın, fiilin ikatarihinden itibaren işleyecek (USD zarar bakımından bankalarcaUSD vadeli mevduat hesaplarına uygulanan faiz haddi üzerinden) TLzarar kalemi bakımından yasal faiz haddi üzerinden hesap vetespit edilecek faizi ile birlikte; haksız dava ve isnatların nedenolduğu manevi zarar kapsamında 100.000,00 USD manevi zararın,fiilin ika tarihinden itibaren bankalarca USD vadeli mevduat hesaplarınauygulanan faiz haddi üzerinden işleyecek faizi ile birlikte tazminiistemiyle 4.2.2013 tarihinde, T.C. Maliye Hâzinesine izafetenİstanbul Muhakemat Müdürlüğüne karşıadli yargı yerinde dava açmıştır. 2-Bakırköy 9.AsliyeTicaret Mahkemesi: 6.2.2013 gün ve E:2013/64, K:2013/74 sayıile, davalı Maliye Hazinesinin tacirolmadığını; davanın, konusu sebebi ile mutlakticari davalardan da olmadığını; TTK'nun 4., 16/2.maddeleri, Borçlar Kanunu Hükümleri göz önünealındığında davaya bakmakta görevli mahkemenin AsliyeHukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle; 6100 SayılıKanunun 2., 6102 sayılı Kanunun 4., 5411 sayılıKanunun 142. maddesi gereğince dava dilekçesinin görevyönünden reddine karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. Davacılarınvekilinin talebi üzerine dava dosyası Bakırköy Asliye HukukMahkemesine gönderilmiştir. 3-BAKIRKÖY 1.ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ: 3.12.2013 gün ve E:2013/180, K:2013/548 sayıile, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;davanın, davacıların ithal ettiği mallara Gümrüktehaksız olarak el konulması ve davacıların haksızolarak yargılanmaları sebebi ile açılmış maddive manevi tazminat davası olduğu; 6100 Sayılı Yasanın3. maddesi ile "Her türlü idari eylem ve işlemler ileidarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yolaçtığı vücutbütünlüğünün kısmen veya tamamenyitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddive manevi zararların tazminine ilişkin davalara Asliye HukukMahkemeleri bakar." hükmünün getirildiği; ancak buhükmün Anayasa Mahkemesinin 2011/35 esas 2012/23 kararsayılı 16/02/2012 tarihli kararıyla iptal edildiği;davacıların ithal ettiği mallara Gümrük idaresince elkonulduğu hususunda çekişme bulunmadığınagöre; yapılan eylemin idari nitelikte olduğunun açıkbulunduğu; bu durumda davanın, idarenin hizmet kusurundankaynaklandığı hususunda taraflar arasındauyuşmazlık bulunmadığı; 2577 Sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-b maddesi gereğince,idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davalarınınİdari Yargının yetkisi sınırları dahilindebulunduğunun düzenlenmesi karşısında,uyuşmazlığın çözümünde Mahkemeleriningörevli olmadığı, görevli yargı yerininİdari Yargı olduğu gerekçesiyle; davanın reddinekarar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. 4-Davacılar vekili bu defaaynı istemle 14.2.2014 tarihinde, 1-T.C. Maliye Hazinesini izafeten, 2-T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığını izafeten ve 3-T.C.Adalet Bakanlığını izafeten, İstanbulMuhakemat Müdürlüğüne karşı idari yargıyerinde dava açmıştır. 5-İstanbul 1.İdareMahkemesi, 6.5.2014 tarihli hasım düzeltme kararıyla, davanınMaliye, Adalet ile Gümrük ve Ticaret Bakanlıklarınayöneltilmesine karar vermiştir. 6-Davalılardan AdaletBakanlığının görev itirazı üzerine,İstanbul 1.İdare Mahkemesi: 10.7.2014 gün ve E:2014/348 sayıile; tazminat talebinin hizmet kusurundan kaynaklanması nedeniyledavanın görüm ve çözümünün idariyargının göre alanına girdiğigerekçesiyle; görev itirazının reddine,mahkemelerinin görevliliğine karar vermiştir. 7-İstanbul 1.İdareMahkemesi: 23.12.2014 gün ve E:2014/348, K:2014/2330 sayı ile, davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, idari yargı mercilerindeaçılacak tam yargı davalarında miktarın belirliolması ve usul hükümlerinde döviz üzerinden davaaçılabileceğine dair bir düzenlemenin yer almamasınedeniyle Türk Lirası üzerinden dava açılmasıgerekmekte iken (tazminata hükmedilmesi istenen dövizin TLbazından karşılığının dilekçelerdeyer alması gerekmekte iken), TL karşılığıgösterilmeksizin yalnızca döviz bazındaaçılması ve davanın doğru hasım olanGümrük ve Ticaret Bakanlığı ile AdaletBakanlığı'na karşı açılmaması, hangiidarenin ne sebeple sorumluluğunun bulunduğununaçıklanmaması nedeniyle mevzuat hükmüne uygun birşekilde düzenlenmemiş olan dava dilekçesinin reddigerektiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığıgerekçesiyle; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 3’üncü maddesi hükmüne uygun bulunmayandava dilekçesinin, aynı Yasanın 15’inci maddesininbirinci fıkrası (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğtarihini izleyen günden itibaren (30) gün içinde bizzat veyabir avukat vasıtasıyla, belirtilen noksanlıklar tamamlanarak vesöz konusu 3’üncü maddede öngörülenkoşullara uygun şekilde düzenlenerek yeniden davaaçılmak üzere reddine karar vermiştir. 8-Davacılar vekili Mahkemekararı doğrultusunda dilekçelerini yenileyerek; aynı olayve iddialarla; müvekkili H. S.A. İçin 228.684,40 TL maddi ve234.800 TL manevi, diğer müvekkili H.A.I.B.B. için 92.776 TLmaddi ve 243.800 TL manevi tazminat istemiyle Gümrük ve TicaretBakanlığı ile Adalet Bakanlığı aleyhine idariyargıda bir kez daha dava açmıştır. 9- Davalılardan AdaletBakanlığı tarafından, davanın adli yargımercilerinde açılması gerektiği ileri sürülerekgörev itirazında bulunulması üzerine; İstanbul1.İdare Mahkemesi: 6.11.2015 gün ve E:2015/271 sayı ile, budavanın, idarenin işleminden kaynaklanan zararın tazminiistemine ilişkin olduğu, mevzuat hükümleri uyarıncagörüm ve çözümünün idariyargının görev alanına girdiği gerekçesiyle;görev itirazının reddine, mahkemelerinin görevliliğinekarar vermiştir. 10- İSTANBUL 1.İDAREMAHKEMESİ; 5.5.2016 gün ve E:2015/271 sayı ile, 2571Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 141. Maddesinin 1 ncifıkrasının (j) bendi uyarınca; "eşyasına veyadiğer mal varlığı değerlerine, koşullarıoluşmadığı halde el konulan veya korunması içingerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışıkullanılan veya zamanında geri verilmeyen" kişilerin maddive manevi her türlü zararlarını devlettenisteyebilecekleri, 142. maddesinde, istemin zarara uğrayanınoturduğu yer ağır ceza mahkemesi veya en yakınağır ceza mahkemesince karara bağlanacağınınöngörüldüğü, davacıların haksız elkoyma sebebiyle uğradıkları zararların tazmini istemiyleaçılan işbu davanın CMK 141. ve 142. maddeleriuyarınca Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesi gerektiğindenbahisle; davaya bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi içindosyanın, daha önce görevsizlik kararı verenBakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyası ile birlikte,2247 Sayılı Yasanın 19. Maddesi uyarınca,Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, UyuşmazlıkMahkemesince görevli mahkeme tespit edilinceye kadar, davanıngörülmesinin ertelenmesine ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararsonucunun beklenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 26.9.2016 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, Yasa’nın 14. maddesine göreolumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğunun ilerisürülebilmesi için davanın “tarafları, konusuve sebebinin aynı” olması koşulununöngörülmüş bulunduğu; davacılar vekilitarafından dava konusunun ve tarafların her iki yargı kolunda daaynı olarak gösterildiği, idari yerinde, Mahkemenin hasımdüzeltme ve dilekçe ret kararları sonucunda talepmiktarında ve davalılar açısındanfarklılık oluştuğu, bunun ise Yasanınaradığı koşullara aykırılık şeklindedeğerlendirilemeyeceği, bu bağlamda adli ve idari yargıyerleri arasında görevuyuşmazlığının doğduğu; idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Gümrük idaresininidari işlemi ile başlayan soruşturma ve kovuşturmaneticesinde Mahkeme kararı ile el konulan silah ve mühimmat nedeniyleuğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararıntazmini istemiyle açılmıştır. Anayasa’nınBaşlangıç Bölümünde “Kuvvetlerayrımının, Devlet organları arasındaüstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belliDevlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununlasınırlı medeni bir işbölümü veişbirliği olduğu ve üstünlüğün ancakAnayasa ve kanunlarda bulunduğu” belirtilmiş; “GenelEsaslar” başlıklı Birinci Kısmında daegemenliğin, kayıtsız şartsız Milletin olduğu veTürk Milletinin, egemenliğini, Anayasa’nın koyduğuesaslara göre, Yasama, Yürütme ve Yargı organlarıeliyle kullanacağı öngörülmüştür. Anayasa’nın 9.maddesinde, “Yargı yetkisi, Türk Milleti adınabağımsız mahkemelerce kullanılır” denilmiş;“Mahkemelerin bağımsızlığı”başlıklı 138. maddesinde, “Hakimler, görevlerindebağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarakvicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merciveya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere vehakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkindebulunamaz. Görülmekte olan birdava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisininkullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşmeyapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. Yasama ve yürütmeorganları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; buorganlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretledeğiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”hükümlerine yer verilmiştir. Belirtilen Anayasaldüzenlemelere göre, “kuvvetlerayrılığı” ilkesi gereğince fonksiyonelbakımdan yargı organı yasama ve yürütmeden ayrıtutulmuş olup, bağımsız bir organ olan yargınınyargılama süreci ile ilgili işlemlerinin Anayasa’nın125. maddesinde öngörülen “idari işlemler”kapsamına girmediği ve bu nedenle yargısal işlemlerdolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamayacağıaçıktır. Bu durum, Ülkemiz yargısisteminin dayandığı “yargıayrılığı” ve “adli ve idari yargıorganlarının birbirlerine karşıbağımsızlığı” ilkelerinin de doğal birsonucudur. Bununla birlikte, hukukumuzda,bazı hallerde yargısal işlemlere yardımcı kimi idarifaaliyetlerden dolayı Devletin sorumluluğunu öngörenistisnai düzenlemeler de bulunmaktadır. Nitekim, Medeni Kanun’un1007. maddesinde “Tapu sicilinin tutulmasından doğanbütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararındoğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğunailişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesindegörülür.”; 2004 sayılı İcra veİflas Kanunu’nun 5. maddesinde de “İcra ve İflasDairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminatdavaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin,zararın meydan gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkısaklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.”denilmiştir. Anılan yasaldüzenlemelerden, yargılama sürecine katkıda bulunanişlemler nedeniyle Devletin sorumluluğunun kabul edildiğidurumlarda, bu sorumluluğun denetiminin de aynı yargıdüzeni içinde yapılmasının gözetildiğianlaşılmaktadır. Öte yandan, 5271 sayılıCeza MuhakemesiKanununun, “KorumaTedbirleri Nedeniyle Tazminat” başlıklı Yedincibölümünün, “Tazminat istemi”başlıklı 141.maddesinde; (1) Suç soruşturması veyakovuşturması sırasında; a) Kanunlarda belirtilenkoşullar dışında yakalanan, tutuklanan veyatutukluluğunun devamına karar verilen, b) Kanunî gözaltısüresi içinde hâkim önüneçıkarılmayan, c) Kanunî haklarıhatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarındanyararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan, d) Kanuna uygun olaraktutuklandığı hâlde makul sürede yargılama merciihuzuruna çıkarılmayan ve bu süre içindehakkında hüküm verilmeyen, e) Kanuna uygun olarakyakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarındakovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine kararverilen, f) Mahkûm olup dagözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri,hükümlülük sürelerinden fazla olan veyaişlediği suç için kanunda öngörülencezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bucezayla cezalandırılan, g) Yakalama veya tutuklamanedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veyabunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözleaçıklanmayan, h) Yakalanmaları veyatutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen, i) Hakkındaki aramakararı ölçüsüz bir şekildegerçekleştirilen, j) Eşyasına veyadiğer malvarlığı değerlerine, koşullarıoluşmadığı halde elkonulan veya korunması içingerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğermalvarlığı değerleri amaç dışıkullanılan veya zamanında geri verilmeyen, k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.)Yakalama veya tutuklama işlemine karşı Kanundaöngörülen başvuru imkânlarındanyararlandırılmayan, Kişiler, maddî vemanevî her türlü zararlarını, Devlettenisteyebilirler. (2) Birinci fıkranın(e) ve (f) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliyetazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen kararageçirilir. (3) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Birinci fıkrada yazanhâller dışında, suç soruşturması veyakovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiilveya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzerehâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlarveya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancakDevlet aleyhine açılabilir. (4) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Devlet, ödediğitazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareketetmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkimler veCumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücueder.” hükmüne yer verilmiş, aynıKanunun, “Tazminatisteminin koşulları” başlıklı 142.maddesindeise, “(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğindenitibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerinkesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat istemindebulunulabilir. (2) İstem, zararauğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde veeğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemleilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesiyoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde kararabağlanır.(…)” denilmiştir. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan ve fakatyeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlikkararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görevkuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacıların Bulgaristan’dan sipariş edip,İstanbul - Hamburg- Asuncion güzergahı ile teslim edilmesiniamaçladıkları silah ve mühimmata ilişkin olarakverdikleri transit beyannamesi kapsamındaki eşyanın yapılankontrolünde, anılan eşyanın yurda kaçak olaraksokulmak istenildiği, bu silahların harp silahı olduğugerekçesiyle Ambarlı GümrükMüdürlüğünce el konulduğu; Gümrükİdaresinin şikayeti üzerine Bakırköy CumhuriyetBaşsavcılığınca başlatılan soruşturmasonrasında, silah kaçakçılığısuçunun işlendiği iddiasıyla BakırköyAğır Ceza Mahkemesinde dava açıldığı,idarece başlatılıp, yargılama ile devam edensüreçte anılan malzemeye el konulduğu; yapılanyargılama neticesinde Mahkemece önce mahkumiyet kararıverildiği, bu kararın, temyiz incelemesi sonucuYargıtay’ın ilgili Dairesince bozulduğu; Mahkemece bozmakararına uyularak beraat kararı verildiği; davacılartarafından, aradan geçen sürede silahların ekonomikdeğerinin kaybolduğu, bu dava sebebiyle manevi açıdanmağdur oldukları ileri sürülerek, uğranılan maddive manevi zararın tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. Olayda, 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanunu'nun yukarıda yer verilen 142. maddesine göretazminat isteminin, ağır ceza mahkemelerinde kararabağlanacağı yolunda açık bir hükümbulunduğu ve böylelikle Devletin sorumluluğunu öngörenözel bir düzenlemeye yer verildiği görülmektedir. Belirtilen duruma göre,olayda Gümrük İdaresince başlatılan idariişlemler üzerine durumun intikal ettirildiği Cumhuriyet Başsavcılığınınyürüttüğü soruşturma ve Ağır CezaMahkemesinde açılan kamu davasının sonucunda davacılarınberaat ettiği; bu süreç içerisinde, sipariş edileneşyalara el konulmasından ve isnat edilen suçlardandolayı yargılanmalarından dolayı uğranılan maddive manevi zararın ödenmesi istemiyle açılan tazminatdavasında; 5271 sayılı Yasadaki açık hükümde gözetilerek; tazminat istemine esas olan işlemi yapan mahkemenindahil olduğu adli yargının görevli bulunduğununkabulü zorunlu bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle,İstanbul 1.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Bakırköy1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 3.12.2013 gün ve E:2013/180, K:2013/548sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul1.İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileBakırköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 3.12.2013 gün veE:2013/180, K:2013/548 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.9.2016 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy