T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 376
KARAR NO : 2016 / 413
KARAR TR : 26.09.2016
ÖZET : 2918 sayılı Yasa’nın Ek 2. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının iptal edilmesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerek-tiği hk. K A R A R Davacı :R.E. Davalı :İstanbul Valiliği O L A Y : İstanbulValiliği Trafik Denetleme Büro Amirliğince yapılan denetimsırasında, 34 HH 6454 plaka sayılı aracın yasadışı taşımacılık yaptığınıntespit edildiğinden bahisle, 14.03.2016 gün ve IA-269338 seri-sırasayılı Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağıdüzenlenerek, sürücü belgesi sahibi davacı adına 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3. madde vefıkrası uyarınca 2.532,00 TL idari para cezası verilmiş,ayrıca bu tutanağa istinaden düzenlenen Araç TrafiktenMen Tutanağı ile araç 60 gün süre ile trafikten menedilerek muhafaza altına alınmıştır. Davacı, idari paracezasının iptal edilmesi istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. İSTANBUL 4.SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 18.3.2016 gün veD.İş:2016/1672, K:2016/1672 sayı ile; 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesine idari yaptırımkararının verildiği işlem kapsamında aynıkişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanınagiren kararın da verilmiş olması nedeniyle yapılanbaşvuru konusunda karar verme görevinin idari yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş,verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacı bu kez, aynıistemle idariyargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL10. İDARE MAHKEMESİ: 12.5.2016 gün ve E:2016/793 sayı ile; idaripara cezasının iptal edilmesi istemiyle açılan davada,2918 sayılı Kanun ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 3. maddesinde yer alan düzenlemekarşısında, idari yargının görev alanınagiren bir durumun olmaması nedeniyle, davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına,uyuşmazlığın incelenmesinin UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilmesine kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıylayapılan 26.09.2016 günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucunavarılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılancezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkındayapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘cezadavası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum gözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyasının onaylı sureti de temin edilmeksuretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 2918 sayılıKanun’un Ek 2. maddesinin üçüncü fıkrasıuyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun “Araçlarıntescil edildikleri amacın dışındakullanılması” başlığı altında düzenlenenEk 2. maddesi, üçüncü fıkrasında, “(Ekfıkra: 31/5/2012-6321/3 md.) İlgili belediyeden izin veya ruhsatalmaksızın, belediye sınırları dâhilinde ticariamaçlı yolcu taşıyan kişiye, araç sahibine,bağlı bulunduğu durak, işyeri ve işletmelerinsorumlularına birinci fıkrada gösterilen idari para cezasıüç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren biryıl içinde tekerrürü halinde ise beş kat olarakuygulanır. Ayrıca, araç her defasında altmışgün süre ile trafikten men edilir” hükmü yeralmış iken, Anayasa Mahkemesi 9.4.2015 tarih ve 29321sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 11.9.2014 gün veE:2014/52, K:2014/139 sayılı kararı ile, fıkrada yer alan“araç sahibine” ibaresi ile “Ayrıca, araçher defasında altmış gün süre ile trafikten menedilir” cümlesinin araç sahibi yönünden iptalinekarar vermiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi,2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesi kapsamındaaraç tescil plakasına göre düzenlenenlerdışında trafik zabıtasınca uygulanan idari paracezalarına karşı açılan davaları; buuygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idaricezalarla ilgili davalarda görevli yargı yerini açıkçabelli eden bir hükme yer verilmemesi; bu Yasada gösterilen adli cezalarahükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112. maddeye deherhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanındagörmüştür. 30.3.2005 gün ve 25772sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 1.6.2005 tarihindeyürürlüğe giren 30.3.2005 gün ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değişik 3. maddesindeise,” (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır"; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise"idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir"düzenlemeleri yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun,idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,İstanbul 10. İdare Mahkemesince yapılan başvurununkabulü ile, İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 18.3.2016gün ve D.İş:2016/1672, K:2016/1672 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul10. İdare Mahkemesinceyapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, İstanbul 4. Sulh CezaHakimliğince verilen 18.3.2016 gün ve D.İş:2016/1672,K:2016/1672 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.09.2016 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy