T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 355
KARAR NO : 2016 / 396
KARAR TR : 26.9.2016
ÖZET: Dava dışı milletvekilinin danışmanı olarak çalışan davacı tarafından, iş aktinin hukuka aykırı sebeplerle feshedildiğinden bahisle, alamadığı mali haklarının tazmini istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.D.
Vekili : Av.E.D.
Davalı : Türkiye BüyükMillet Meclisi Başkanlığı
Vekili :Av.T.Ş.
O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesindeözetle; davacının davalı kurumda milletvekili olarakgörev yapan M.M.'nun danışmanı olarak 17/10/2012 tarihinden16/06/2014 tarihine kadar fasılasız ve nizasızçalıştığını; davacının aldığıson aylık tutarının 5500 TL civarında olduğunu;davacının İzmir milletvekili olan M.M.bulunmadığı durumlarda İzmir de temsilcisi olarakbulunmakla, onun işlerini ve görüşmelerini yapmakla, iletilmesigereken bilgi, belge ve isteklerin milletvekiline aktarımıyla,gereği için verilecek talimatların ilgili yerlereulaştırılmasını sağlamakla, milletvekilinin İzmir'egelip alan çalışması yaptığı zamanlarda dakendisine eşlik etmekle ve son olarak milletvekiline düşünseldanışmanlık yaparak İzmir de olup bitenleri, istek vehavayı, kamuoyunun kanaat ve beklentilerini kendisine aktarmaklagörevli olduğunu; milletvekili M.M. tarafından,davacının aldığı ücretin birkısmının kendisinden istenmesi ve davacının kabuletmemesi nedeni ile kendisine verilen tüm görevleri eksiksiz,layıkıyla yerine getiren davacının iş aktisüresinden önce feshedildiğini;
Feshinhaklı bir nedene dayanmadığını, davacının haftaiçleri 09:00 - 19:00’a kadar normal mesai saatinde ve ek olarakmesai bittikten sonra milletvekili ile alançalışmalarında bulunduğunu, normalde 08:00 debaşlayan mesaisinin gece 01.00'lere kadar sürdüğünü,resmi bayramlarda protokol görevinde olan milletvekilinin sürekliyanında bulunduğunu ve bu şekilde çalışmayadevam ettiğini, dini bayramlarda ise bir gün izin yaptığınıve diğer günlerde M.M.’nun ziyaretlerine refakat ettiğini,bu şekilde üzerine düşen görevleri layıkıylayerine getirdiğini; fakat buna rağmen iş aktinin hukuka aykırınedenle feshedildiğini ve mali haklarının kendisineverilmediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla şimdilik, brüt 5.000.- TL kıdem, 3.000.- TLihbar, 2.000.- TL fazla çalışma ücreti, 500.- TL haftatatili ücret ile 500.- TL ulusal bayram ve genel tatil ücretininaktin haksız yere fesih tarihi olan 16/06/2014 tarihinden itibarenbankalar arası mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıylabirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile 11.03.2015tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
İZMİR 2.İŞ MAHKEMESİ; 15.10.2015günve 2015/193 Esas, 2015/494 Karar sayılı kararında aynen “Davacınınİzmir Milletvekili olan M.M.'nun danışmanı olduğu,milletvekili danışmanının görev ve unvanı ilehizmet sözleşmesi imzaladığı, davacının 657sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 6253 Sayılı Kanunagöre istihdam edildiği, 4857 sayılı İş Kanununagöre çalıştırılmadığı,sözleşmenin feshinin bildirilmesi işlemi idari bir işlemolup davacının talebinin de idari işlemlerden kaynaklanan maddikayıpların giderilmesine yönelik olduğu, bu nedenleİdare Mahkemesi görevli olduğundan Mahkememizingörevsizliğine, görevli mahkemenin Ankara İdare Mahkemesiolduğundan dava dilekçesinin bu nedenle reddine karar verilmişolup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.” şeklindekigerekçesi ile açılan davada Mahkemeningörevsizliğine karar vermiş, karar davacı vekiline 13.11.2015,davalı vekiline 23.11.2015 tarihinde tebliğ edilmiş,süresinde temyiz edilmediğinden 02.12.2012 tarihindekesinleşmiş ve bu şekilde karara şerh edilmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı gerekçelerle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA10. İDARE MAHKEMESİ;12.04.2016 gün ve 2016/178 Esas sayılıkararında aynen “Dava konusu uyuşmazlıkta,davacının istihdam şeklinin 657 sayılı Kanundatanımlanan kamu personelinin istihdamı şekilleri arasındayer almadığı, istihdamının 6253 sayılıKanun'un 30. Maddesinin üçüncü ve beşincifıkraları uyarınca sağlandığı, anılanmaddenin üçüncü fıkrasında, "kadroşartı aranmaksızın ve diğer kanunlarınsözleşmeli personel çalıştırılması hakkındakihükümlerine bağlı olmaksızın"çalıştırılacağının belirtildiği,buna göre davacının hizmet sözleşmesi ileçalıştırıldığı, sözleşmedehüküm bulunmayan hallerde ancak 6253 ve 657 sayılı Kanunhükümleriyle diğer ilgili mevzuat hükümleriçerçevesinde işlem yapılacağınınhükme bağlandığı, davacının talebi olankıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışmaücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti gibi kavramların,davacının hizmet sözleşmesinden kaynaklanan, özelhukuk hükümlerine tabi talepler olduğugörüldüğünden, bakılan davanıngörüm ve çözümünde adli yargı mercileriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.”şeklindeki gerekçesi ile, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için adli yargı dosyası da temin edilerekdosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.9.2016 günlü toplantısında: İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince anılan Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, dava dışı milletvekilinin danışmanıolarak 17/10/2012tarihinden 16/06/2014 tarihine kadar çalışandavacının, iş aktinin hukuka aykırı sebeplerlefeshedilmesi nedeni ile alamadığı mali haklarınındavalıdan tazmini istemi ile açılmıştır. Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacı iledavalı arasında biri 13.10.2011 tarihinde 17.10.2011 ile 31.12.2011tarihleri arası dönemi kapsar şekilde imzalanan diğeri ise 27.03.2012tarihinde 15.01.2012 ile 31.12.2012 tarihleri arası dönemi kapsarşekilde imzalanan sözleşmelerin dosyaya ibraz edildiği, 13.10.2011tarihli 1. Sözleşmenin 2919 sayılı TBMM GenelSekreterliği Teşkilat Yasası’nın Ek 1. Maddesine,27.03.2012 tarihli olanın ise 6253 sayılı Kanun’un 30.Maddesine göre yapıldığıanlaşılmıştır. İş bu dosya kapsamındakiincelemeler sırasında, görev kurallarının derhaluygulanması gerektiğine ilişkin hukukun genel ilkesigereğince, sonraki tarihli sözleşme dikkate alınarakinceleme yapılacaktır. Davacı ile davalı arasında imzalanan 20.03.2012 tarihlisözleşmenin incelenmesi neticesinde, sözleşmenin 6253sayılı Kanun’un 30. Maddesine istinadenimzalandığı, sözleşme süresi olarak 15.01.2012ile 31.12.2012 tarihleri arasınınkararlaştırıldığı; sözleşmenin ‘SosyalGüvenlik’ başlıklı 11. Maddesinde; davacınınsosyal güvenlik ve sağlık hakları yönünden31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu hükümlerine tabiolacağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (a) bendi hükmüne göre SosyalGüvenlik Kurumu ile ilişkilendirildiği ve kurumlarındanaylıksız izinli sayılmak kaydıyla sözleşmeliolarak çalıştırılacakların kendikurumlarındaki statüleri dikkate alınarak Sosyal GüvenlikKurumu ile ilişkilerinin devam ettirileceğinin belirtildiği,‘Disiplin Hükümleri’ başlıklı 15.Maddesinde; davacının disiplin yönünden 657sayılı Kanun ile TBMM Disiplin Kurulları ve Disiplin AmirleriYönetmeliği hükümlerine ve bu hükümlerle ilgiliusul ve esaslara tabi olacağı; ‘HizmetSözleşmesi’nde Yer Almayan Hususlarda UygulanacakMevzuat’ başlıklı 18. Maddesinde, bu hizmet sözleşmesindeyer almayan hususlarda, Milletvekillerinin Yasama FaaliyetlerindeSözleşmeli Olarak ÇalıştırılacakDanışman, İkinci Danışman ve İlave(Yardımcı) Personel Hakkında, Hizmet SözleşmesiEsasları; 6253 ve 657 sayılı Kanun hükümleriylediğer ilgili mevzuat hükümleri çerçevesindeişlem yapılacağı hususlarına yer verildiğigörülmüştür. YineSözleşmenin, dava konusu olay açısından önemliolan ve sona erme koşullarını düzenleyen 16. Maddesinde;“İlgilinin görevi; a)Hizmet verdiği milletvekilinin bilgisi dahilinde, görevindençekildiği tarihle, b)Hizmet verdiği milletvekilinin bu personelin görevdenalınmasını yazılı olarak talep etmesi halinde, c)Aranan şartlardan herhangi birini taşımadığınınsonradan anlaşılması veya bu şartlardan birini sonradankaybetmesi halinde, görevine son verilmesine ilişkin onayınalındığı tarihte, ç)Hakkında yaptırılan güvenlik soruşturmasınınolumsuz sonuçlanması halinde, görevine son verilmesineilişkin onayın alındığı tarihte, d)657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 13/7/1984 tarihli ve 28sayılı Başkanlık Divanı Kararı ileyürürlüğe giren TBMM Disiplin Kurulları ve DisiplinAmirleri Yönetmeliği hükümlerine göre Devletmemurluğundan çıkarma cezasını gerektirir disiplinsuçu işlemesi halinde, çıkarma işleminintamamlandığı tarihte, e)Hizmet verilen milletvekilinin herhangi bir nedenle milletvekilliğigörevinin sona erdiği tarihte, f)Milletvekili genel seçimlerinin ardından yeni seçilen birmilletvekiliııce. görevine devamı hususunda talepyapılmaması halinde, TBMM Başkanınınseçildiği tarihte, g)Başka bir kuruma atanması halinde, eski kurumundanayrıldığı tarihte. ğ)Ölümü halinde sona erer.” denilmek sureti ilesözleşmeye herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin,milletvekilinin bu konudaki talebini yazılı olarak iletmesiüzerine TBMM tarafından son verileceği düzenlenmiştir. 6253Sayılı Türkiye Büyük Millet MeclisiBaşkanlığı İdari Teşkilatı Kanunu’nun‘Sözleşmeli Personel’ başlıklı 30.Maddesinin 3. Fıkrasında “Yasama faaliyetlerindemilletvekillerine yardımcı olmak üzere kadro şartı aranmaksızınve diğer kanunların sözleşmeli personelçalıştırılması hakkındakihükümlerine bağlı olmaksızın her milletvekiliiçin bir danışman, bir ikinci danışman ve ilave birpersonel sözleşmeli olarakçalıştırılabilir. Danışmanın en aziki yıllık yükseköğretim ya da bunlara denkliği YükseköğretimKurulu tarafından kabul edilen yurt dışındakiyükseköğretim kurumlarından, ikincidanışmanın en az liseden ve diğer personelin en azilkokuldan mezun olması ve ikinci danışmanın kamu kurum vekuruluşları ile kamu tüzel kişiliğini haizkurumların personeli olması zorunludur. Bu kapsamdaçalıştırılanlardan; danışmana (83.500),ikinci danışmana (73.000) ve diğer personele ise (63.000)gösterge rakamının memur aylık katsayısı ileçarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık sözleşmeücreti hak edildikçe ödenir. Bu kapsamdaçalıştırılan tüm personele sözleşmeücreti dışında mali ve sosyal haklar kapsamındaherhangi bir ad altında ödeme yapılmaz.” denilmek suretiile milletvekili danışmanı olarak maddede belirtilen nitelikleresahip, en fazla 3 kişiye kadar personelçalıştırılabileceği düzenlenmiştir. Aynımaddenin 4. Fıkrasındaki; “İkinci,üçüncü ve beşinci fıkra uyarıncasözleşmeli olarak çalıştırılacak tümpersonelin sözleşme usul ve esasları BaşkanlıkDivanınca belirlenir.” denilmek sureti ile,danışmanlık görevini üstleneceklerle imzalanacaksözleşmelere ilişkin düzenleme yetkisinin TBMMBaşkanlık Divanı’na verildiğianlaşılmaktadır. AynıMaddenin 7. Fıkrasındaki; “Bu madde uyarınca,aylıksız izinli olanlar hariç, sözleşmeli olarakçalıştırılacak tüm personel, 31/5/2006 tarihlive 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalısayılır.” denilmek sureti ile, 6253 sayılıKanun’a göre çalışanların 5510sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalısayılacakları düzenlenmiştir. Tümbu yasal mevzuat ve sözleşme hükümleri birlikte elealındığında, görevli Mahkemenin tespitiaçısından, taraflar arasında imzalanansözleşmenin niteliğinin belirlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Zira söz konusu sözleşmeninidari sözleşme olarak nitelenmesi halinde, davanın 2577sayılı Kanun’un 2/1-b maddesi kapsamında idari yargıda,hizmet sözleşmesi olarak nitelenmesi halinde ise davanın 4857sayılı İş Kanunu kapsamında adli yargı yerindegörülmesi gerekecektir. Birsözleşmenin idari nitelikte kabul edilebilmesi için taraflarındanbirinin idare olması, bir kamu hizmetinin yürütülmesi ya daböyle bir hizmetin yürütülmesine katılınmasıamacı ile yapılmış olması, bu nedenle idareyeözgü bir düzenlenişe ihtiyaç duyulması, idareyeözel hukuk sözleşmelerindekini aşan, tek yanlıfesih, denetleme, ceza verme gibi bazı üstünlük veayrıcalıkların tanınmış olmasıgerekmektedir. ( Metin Günday, İdare Hukuku, İmajYayınları, Ankara, 2013,s. 186). Dava konusu sözleşme buaçıdan ele alındığında, davalı idaretarafından davaya konu sözleşmenin 6253 sayılıKanun’un 30. Maddesinin 4. Fıkrası gereğinceBaşkanlık Divanı’na verilen düzenleme yetkisinedayalı olarak hazırlandığı ve davalı iledavacı arasında şartları konusunda müzakere veuzlaşma prosedürü bulunmayan iltihaki bir sözleşmeniteliğinde olduğu, 6253 sayılı Kanun’un 30.Maddesinde de belirtildiği üzere sözleşmenin,milletvekillerinin yasamaya ilişkin faaliyetleri sırasındakendilerine yardımcı olacak kişilerin belirlenmesi amacıile yapıldığı ve bu anlamda bir kamu hizmetininyürütülmesine yardımcı olunması unsurunun mevcutbulunduğu, son olarak sözleşmenin 16. Maddesinde davalıTBMM’ne başkanlığına tek taraflı fesihyetkisinin tanındığı anlaşılmakla, sözleşmeninidari sözleşmenin tüm unsurlarınıtaşıdığı sonucunaulaşılmıştır. Herne kadar Ankara 10. İdare Mahkemesi’nce, davacının istihdamşeklinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndabelirtilen istihdam şekilleri arasında yer almadığıbelirtilmiş ve bu nedenle davanın hizmet sözleşmesikapsamında adli yargı yerinde ele alınması gerektiğiiddia edilmiş ise de; davacı ile davalı arasında imzalanansözleşme ile davacının yürüttüğüfaaliyetin bir kamu hizmetinin yerine getirilmesi kapsamındadeğerlendirilmesi gerektiği, nitekim taraflar arasında imzalanansözleşmenin pek çok maddesinde de bu tespiti doğrularşekilde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’naatıf yapıldığı anlaşılmakla, Ankara 10.İdare Mahkemesi’nin görevsizlik kararında belirttiğigerekçelere katılmak mümkün değildir. Sonolarak taraflar arasında imzalanan 2011 tarihli sözleşme dikkatealınarak, 2919 sayılı eski TBMM Genel SekreterliğiTeşkilat Yasasına göre davaya adli yargıdabakılması gerektiği iddia edilebilir ise de; bu dönemdemilletvekili danışmanı olarak çalışacaklarailişkin esasların yine Başkanlık Divanıtarafından 1990 tarihinden 2006 tarihine kadar yayınlanan kararlarlabelirlendiği, sözleşmelerin yine iltihaki nitelikte olduğu,bir kamu hizmetinin görülmesine katılma amacı ile yapıldığıve davalı idareye üstün hak ve yetkilerin tanınmasınailişkin maddelerin olduğu görülmekle, sözleşmenin4857 sayılı Kanun kapsamında bir hizmet sözleşmesiolarak nitelenmesinin mümkün olmadığı kanaatineulaşılmıştır. Açıklanannedenlerle, uyuşmazlığın çözümündeidari yargı yeri görevli olduğundan, Ankara 10.İdareMahkemesi’ninbaşvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara10.İdare Mahkemesi’nin 12.04.2016 gün ve E:2016/178 sayıile yaptığı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 26.9.2016gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy