T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 351
KARAR NO : 2016 / 393
KARAR TR : 26.09.2016
ÖZET : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca, soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı : N.A. Vekili : Av. N.Ö.A. Davalı : Gebze CumhuriyetBaşsavcılığı OLAY : Kocaeli Gümrük Muhafaza Kaçakçılıkve İstihbarat Müdürlüğü’nce, ElvelGıda Mad. Petrol Ürün. San. Ve Tic. Ltd. Şti. unvanlıfirma tarafından, alınan bilirkişi raporuna göre“Penetrasyon Asfalt” isimli eşyanın, petrol veakaryakıt tanımları içinde yer alması ve 5015sayılı Petrol Kanunu hükümlerine göre nitelendirileneşya olması nedeniyle transit olarak gelişinde akaryakıtantreposuna konulması gerekirken akaryakıt antreposu olmayan TemizKaya antreposuna konulması ve kırmızı hatta işlemgörmesi gerekirken sarı hatta işleme tabi tutulmak istenmesi, yapılananalizler sonucu ithali mümkün olmayan vasıflarda olan eşyayıizin belgesine tabii olduğu halde izin belgesi olmaksızın ithaletmeye teşebbüs edilmesi nedeniyle, bahsedilen firma ve firmanıngümrük işlemlerini yapan gümrükmüşaviri davacı N.A. hakkında yapılan ihbarüzerine; “İthali, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı,aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal etmek”eyleminin kabahat olduğu değerlendirilerek, Gebze Cumhuriyet BaşsavcılığıKabahat Bürosu’nun 25.12.2012 gün ve Kabahat DefteriNo:2012/2273, Karar No:2012/2413 sayılı kararı ile, sözüedilen firma ve davacı adına, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 122.803,44TL idari para cezası verilmiştir. Davacı vekili, idariyaptırım kararının kaldırılması istemiyleadli yargı yerine itirazda bulunmuştur. Gebze 1. Sulh CezaMahkemesi, idariyaptırım kararında usul ve yasaya aykırı bir durumgörülmediği gerekçesiyle başvurunun reddine kararvermiş, karara yapılan itirazın, Gebze3. Asliye Ceza Mahkemesince kesin olarak reddedilmesiyle kararınkesinleşmesi üzerine, davacı vekili, benzer birbaşka dosyada başvurunun esastan reddedilmesi üzerine, AdaletBakanlığı Ceza İşleri GenelMüdürlüğüne yaptıkları kanun yararına bozmatalepleri üzerine, Adalet Bakanlığı Cezaİşleri Genel Müdürlüğünce “11.4.2013 tarihli ve28615 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6455 sayılı GümrükKanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde KararnamelerdeDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 54. Maddesi ile5607 sayılı Kanunun 3. Maddesi başlığı ilebirlikte değiştirilerek 5607 sayılı Kanunun 3/11 maddesindedüzenlenen eylemin 6455 sayılı Kanun’un 12. Maddesi iledeğişik 4458 sayılı Gümrük Kanununun 235. Maddesindeyeniden düzenlendiği, 6455 sayılı Kanunun 12. Maddesi iledeğişik 4458 sayılı Kanunun 235/1-c maddesinde yer alan “Eşyanınithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde, uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmişveya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanısıra eşyanın gümrüklenmiş değerinin ikikatı para cezası verilir” hükmü ile aynı Kanun’un235/ 1-d maddesinde yer alan “c) bendindeki eşyanındeğersiz, artık veya atık madde olması durumunda idari paracezası; dökme halinde gelen eşya için tonbaşına sekiz bin Türk Lirası, ambalajlı gelmesihalinde kap başına iki yüz Türk Lirası olarakhesaplanır ve eşya yurt dışı edilir”şeklindeki yeni düzenleme karşısında, 5237sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2, 5275 sayılı Ceza veGüvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98 ve5326 sayılı Kabahatler Kanununun 5. Maddeleri gereğincekabahatlilerin hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden…………. sayılı kararı kanun yararınabozma incelemesine konu edilmemiştir.” denildiğinden,davacının hukuki durumunun lehe düzenlemeler gereğinceyeniden değerlendirilmesi ve idariyaptırım kararının kaldırılması istemiyleadli yargı yerine yeniden itirazda bulunmuştur. GEBZE SULHCEZA HAKİMLİĞİ; 19.9.2014 gün ve D.İş No:2014/576sayı ile, 5607 sayılı Kanunda yapılan değişiklikile kaçakçılık fiiline ilişkin kabahatlerin 4458sayılı Gümrük Kanunu ile yeniden düzenlendiği vebu Kanunda başvuru yolunun idare mahkemesi olarak gösterildiğigerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Davacı vekili,bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nce,savcılık tarafından verilen idari yaptırımkararının, 5326 sayılı Yasa kapsamında kalan idariyaptırım kararı niteliğinde bulunduğu, bu kararakarşı 5326 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca sulhceza mahkemesine itiraz edilebileceği açıklanarak, davanın görev yönünden reddine karar verilmesiüzerine, karar davacı vekili tarafından temyizedilmiş, Danıştay 10. Dairesi, 27.1.2016 gün ve E:2015/741,K:2016/516 sayılı kararı ile, dava dosyasının 2247sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesi gerekirken, davanın görev yönündenreddine şeklinde verilen kararda hukuka uyarlıkbulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasınakarar vermiştir. KOCAELİ 1. İDAREMAHKEMESİ; 4.5.2016 gün ve 2016/639 sayı ile; bozmakararına uyularak, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurulmasına kararvermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıylayapılan 26.09.2016 günlü toplantısında: 1-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, buKanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkûmiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri veadli ceza mahkemeleri arasında çıkan görev vehüküm uyuşmazlıklarınınanlaşılması, bunun dışında kalan tümgörev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılancezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkındayapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘cezadavası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümündeincelenip çözümlenmesigerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgöz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi . II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,5607 sayılı Kaçakçılıkla MücadeleKanunu’nun 3. maddesinin on birinci fıkrası uyarıncaverilen idari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 5607sayılı Kanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinin onbirinci fıkrasında, “İthali, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı,aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal edenkişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir”, “Yetkili merciler”başlığı altında düzenlenen 17. maddesinin birincifıkrasında, “Bu Kanun hükümlerine göre idaripara cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı, 14üncü madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebiüzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı,30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir”denilmekte iken; Kanunun 3. maddesinin başlığı“Kaçakçılık suçları”, maddeninon birinci fıkrası ise, “(Değişik:18/6/2014-6545/89 md.) Ulusalmarker uygulamasına tabi olup da, Enerji Piyasası DüzenlemeKurumunun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içerenveya hiç içermeyen akaryakıtı; a)Ticari amaçla üreten, bulunduran veya nakleden, b) Satışa arz eden veya satan, c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçlasatın alan, kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak,marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olanakaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğununanlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüneistinaden cezaya hükmolunur.”şeklinde yeniden düzenlenmiş, 28.3.2013 gün ve 6455sayılı Kanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birincifıkrası yürürlükten kaldırılmış,aynı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesininikinci fıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun9 uncu maddesi hükmüne göre yapılır”hükmü yer almıştır. 4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235.maddesinde, “Teminat alınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşya konulmasınaizin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde,çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde; “1. Serbestdolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkinolarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonrakontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmışolduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrük vergilerininalınmasının yanı sıra, gümrüklenmişdeğerinin dört katı idari para cezası verilir. b) (a) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına otuz bin Türk Lirası, ambalajlıgelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirasıolarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. c) Eşyanınithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veyabelge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir. d) (c) bendindekieşyanın değersiz, artık veya atık madde olmasıdurumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşyaiçin ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. 2. İhracat rejimine tabitutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene vedenetleme veya kontrol sonucunda; a) Eşyanın geneldüzenleyici idari işlemlerle ihracınınyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir. b) Eşyanın ihracı,lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya bellikuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabiolduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veyabelge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesihalinde, eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar idaripara cezası verilir. 3. Yolcuların,gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşyakapsamı dışında olup beyanlarına aykırıolarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşımaaraçlarında çıkan ya da başkasına aitolduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdiklerieşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır veeşya sahibine teslim edilir. Gümrük vergileriödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır. 4. Birinci fıkranın (a)ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir ve eşya 177 ila 180 inci maddehükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur. 5. Türkiye GümrükBölgesine getirilen ve transit rejim beyanında bulunulan serbestdolaşımda olmayan eşyanın, beyan edilenden belirgin birşekilde farklı cinste eşya olduğunun tespiti halinde,farklı çıkan eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir ”şeklinde28/3/2013gün ve 6455 sayılı Kanun’un 12 maddesi ile yenidendüzenlenmek suretiyle, 5607 sayılı Kanun’dakaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatlerle ilgilidüzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış,4458sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altındadüzenlenen 242.maddesinde ise, “1. Yükümlüler kendilerine tebliğedilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşıtebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üstmakama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ileitiraz edebilir. 2.İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde kararabağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. 3.İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlışmakama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır. 4. İtirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvuru-labilir ” hükmü yer almıştır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının kararverme yetkisi” başlığınıtaşıyan 23. maddesinde, “(1) Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkçahüküm bulunan hallerde bir kabahat dolayısıyla idarîyaptırım kararı vermeye yetkilidir. (2) Bir suçdolayısıyla başlatılan soruşturma kapsamında birkabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyetsavcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir. (3)Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğununanlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenleidarî yaptırım kararı verir. Ancak, bunun içinilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından idarîyaptırım kararı verilmemiş olması gerekir”denilmiş; 5252 sayılı“Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun”un, “Lehe olan hükümlerinuygulanmasında usul ” başlığı altındadüzenlenen 9. maddesinde ise, “ ….. (3) Lehe olanhüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütünhükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkansonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ”hükmü yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden, KocaeliGümrük Muhafaza Kaçakçılık veİstihbarat Müdür-lüğü’nce, Elvel GıdaMad. Petrol Ürün. San. Ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı firmatarafından, petrol ve akaryakıt tanımları içinde yeralan ve 5015 sayılı Petrol Kanunu hükümlerine görenitelendirilen eşyanın transit olarak gelişinde akaryakıtantreposuna konulması gerekirken akaryakıt antreposu olmayan TemizKaya antreposuna konulması ve kırmızı hatta işlemgörmesi gerekirken sarı hatta işleme tabi tutulmakistenmesi, yapılan analizler sonucu ithali mümkün olmayanvasıflarda olan eşyayı izin belgesine tabii olduğu haldeizin belgesi olmaksızın ithal etmeye teşebbüs edilmesinedeniyle, bahsedilen firma ve firmanın gümrükişlemlerini yapan gümrük müşaviri davacı N.A.hakkında yapılan ihbar üzerine; “İthali, lisansa,şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşlarınvereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı,aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal etmek”eyleminin kabahat olduğu değerlendirilerek, Gebze Cumhuriyet BaşsavcılığıKabahat Bürosu’nun 25.12.2012 gün ve Kabahat DefteriNo:2012/2273, Karar No:2012/2413 sayılı kararı ile,sözü edilen firma ve davacı adına, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 122.803,44TL idari para cezası verildiğianlaşılmıştır. 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise“idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir”düzenlemeleri yer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, 5607 sayılı Kanunun olaytarihinde yürürlükte bulunan maddesi ve yapılansoruşturma sırasında, soruşturma konusunun suçolmayıp, kabahat olduğu değerlendirilerek, 5326 sayılı Kanun uyarınca, CumhuriyetSavcısı tarafından davacıya verilen idari paracezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu veKabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin suç değil dekabahat oluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırımkararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığıkararına itiraz edildiği takdirde, idari yaptırımkararına karşı başvurunun da bu itiraz merciindeinceleneceği açıkça belirtildiğinden, 5607sayılı Kanun’un 28.3.2013 gün ve 6455sayılı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8.maddesinin ikinci fıkrasında da, bu Kanunun yayımıtarihinden önce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulünün 5252 sayılıKanunun 9. maddesi hükmüne göre yapılacağıbelirtildiğinden, davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Kocaeli 1. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulüile, Gebze Sulh Ceza Hakimliğince verilen19.9.2014 gün ve D.İş No:2014/576sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Kocaeli 1. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Gebze Sulh CezaHakimliğince verilen 19.9.2014 gün veD.İş No:2014/576 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRIL-MASINA, 26.09.2016 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy