T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 399
KARAR NO : 2016 / 432
KARAR TR : 26.09.2016
ÖZET : 2918 sayılı Yasa’nın Ek 2/3. maddesi uyarınca verilen para cezasının ve aracın 60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin kararın iptal edilmesi istemiyle açılan davanın, Kabahatler Kanunu’nun 3 ve 27/8. maddesi hükümleri uyarınca İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Y.B.
Vekili :Av. A.V.A. (Memiş)
Davalı :İstanbul Valiliği
O L A Y : İstanbul Valiliği EmniyetMüdürlüğü B Bölgesi Trafik Denetleme ŞubeMüdürlüğünce yapılan denetimlersırasında, 34 MBV 41 plaka sayılı aracın yasadışı taşımacılıkyaptığının tespit edildiğinden bahisle, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3. madde vefıkrası uyarınca, davacı adına 26.11.2012gün ve GR-100960 seri-sıra numaralı Trafik İdari ParaCezası Karar Tutanağı düzenlenerek davacıya 1.950,00TL idari para cezası verilmiş ve ayrıca bu tutanağaistinaden düzenlenen Araç Trafikten Men Tutanağı ilearaç 60 gün süre ile trafikten men edilerek muhafazaaltına alınmıştır.
Davacı,idari para cezası ile araç trafikten men tutanağınıniptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 7.İDARE MAHKEMESİ: 30.11.2012 gün ve E:2012/2168, K: 2012/2080sayı ile; 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesinde,sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanun’daki suçlarla ilgilidavalara Trafik Mahkemelerinde, bunların bulunmadığıyerlerde ise yetki verilen Sulh Ceza Mahkemelerindebakılacağının düzenlenmesi karşısında,2918 sayılı Kanun ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 3. maddesi uyarınca idari yargının görevalanına giren bir durumun olmaması nedeniyle, davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar kesinleşmiştir.
Bu kez, davacıvekili, aynı istemle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur.
İSTANBUL3. SULH CEZA MAHKEMESİ;14.12.2012 gün ve D.iş: 2012/6526,K: 2012/6526sayı ile, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8.maddesine göre idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olmasınedeniyle yapılan başvuru konusunda karar verme görevinin idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, yapılan itiraz İstanbul 34.Asliye Ceza Mahkemesince kesin olarak reddedilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıylayapılan 26.09.2016 günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucunavarılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılancezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkındayapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘cezadavası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerindendolayı bu davalara ilişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Budurum gözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak, davacıvekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyleUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 2918sayılı Yasa’nın Ek 2. maddesi üçüncüfıkrası uyarınca verilen idari para cezası ile aracın60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkintutanağın iptal edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun“Araçların tescil edildikleri amacındışında kullanılması” başlığıaltında düzenlenen Ek 2. maddesi, üçüncüfıkrasında, “(Ek fıkra: 31/5/2012-6321/3 md.) İlgilibelediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediyesınırları dâhilinde ticari amaçlı yolcutaşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğudurak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkradagösterilen idari para cezası üç kat olarak, fiilinişlendiği tarihten itibaren bir yıl içindetekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanır.Ayrıca, araç her defasında altmış gün süreile trafikten men edilir” hükmü yer almış iken,Anayasa Mahkemesi 9.4.2015 tarih ve 29321 sayılı ResmiGazete’de yayımlanan, 11.9.2014 gün ve E:2014/52, K:2014/139sayılı kararı ile, fıkrada yer alan “araçsahibine” ibaresi ile “Ayrıca, araç her defasındaaltmış gün süre ile trafikten men edilir”cümlesinin araç sahibi yönünden iptaline karar vermiştir.
UyuşmazlıkMahkemesi, 2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesikapsamında araç tescil plakasına göre düzenlenenlerdışında trafik zabıtasınca uygulanan idari paracezalarına karşı açılan davaları; buuygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idaricezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; 12.7.2013tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki hali ile, bu Yasada gösterilen adlicezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112. maddeyede herhangi bir atıfta bulunulmamış olmasıkarşısında ve göreve ilişkin genel ilkelere göreidari yargının görev alanında görmüşiken; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesinden sonra; öngörülentrafik para cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16.maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biriolduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda dabu para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği anlaşıldığından, KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemeninbelirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varmıştır.
Uyuşmazlığın,motorlu aracın 60 gün süre ile trafikten men edilmesineilişkin kısmına gelince:
5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde ise, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için;
a) Bir meslekve sanatın yerine getirilmemesi,
b)İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsatveya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracınıntrafikten veya seyrüseferden alıkonulması,
gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilmiştir.
Uyuşmazlığınçözümü için, aracın altmış günsüre ile trafikten men edilmesine ilişkin karar, 2918 ve 5326sayılı Kanunlar uyarınca incelendiğinde, idari davaya konuedilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari bir işlemolduğu, 2918 sayılı Kanun’un 112. maddesinde aracıngeçici olarak trafikten men edilmesi hususunun sulh ceza mahkemeleriningörevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19.maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için kara nakil aracının trafiktenalıkonulmasına ilişkin hükümlerin geçiciistisnalar içinde sayıldığı dikkatealındığında; aracın altmış günsüre ile trafikten men edilmesine ilişkin davaya bakma göreviidare mahkemesine ait olmaktadır.
Bunagöre, 2918 sayılı Yasa’nın Ek 2. maddesininüçüncü fıkrası uyarınca verilen paracezasının çözüm yerinin adli yargı, aracın60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin işleminçözüm yerinin idari yargı olması dikkatealındığında:
30.3.2005tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3 üncümaddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesinde," (1) Bu Kanunun;
a) İdariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b) Diğergenel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında,
uygulanır"denilmiştir.
Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idariyaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idariyargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış,bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir.
19.12.2006tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeyegöre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı, ancak;idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen trafikpara cezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği, ancak; idaripara cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın (aracıngeçici olarak trafikten men edilmesi) da verildiği ve birliktedava konusu edildikleri anlaşıldığından; idari para cezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği kuşkusuzdur. Bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesi ve aynı Kanunun 27. maddesine 5560sayılı Kanun’la eklenen sekizinci fıkra hükmübir arada değerlendirildiğinde, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2. maddesininüçüncü fıkrası uyarınca verilen paracezasının ve aracın 60 gün süre ile trafikten menedilmesine ilişkin kararın iptali istemiyle açılan davanın çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nce verilen 30.11.2012gün ve E:2012/2168, K:2012/2080 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nceverilen 30.11.2012 gün ve E:2012/2168, K:2012/2080 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.09.2016 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy