T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016/404 KARAR NO : 2016/437 KARAR TR : 26.09.2016 ÖZET : Davacının hissedar olduğu taşınmaza, imar planında yol alanında kaldığından inşaat izni verilmediğinden dolayı kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :H.E. Vekili :Av. N.A. Davalılar :1- İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı Vekili : Av. Ö.A. 2- BağcılarBelediye Başkanlığı Vekili :Av. H.S.T. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; İstanbul İli, Bağcılarİlçesi, Mahmutbey Köyü 246DS3B pafta, 2044 ada, 3 parselsayılı 153 m² yüzölçümlü tarlavasıflı taşınmazın, ½ hissesioranında maliki bulunduğunu ve imar planında 25.00 m’likyol alanında kaldığından bahisle inşaat izniverilmesinin de söz konusu olmadığını,taşınmaza kamulaştırmasız elatıldığından fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla şimdilik 80.000,00 TL’nin yasal faizi iledavalılardan tahsil edilerek ödenmesi ve tapuda davacıadına kayıtlı mülkiyet kaydının iptali iledavalı idare adına tescili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Davalı BağcılarBelediye Başkanlığı vekili süresi içerisindesunduğu cevap dilekçesinde; davanın idari yargı yerindeçözülmesi gerektiğinden bahisle görevitirazında bulunmuştur. BAKIRKÖY 6. ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ:14.3.2013 gün ve E:2012/280 sayı ile, Davalı BağcılarBelediye Başkanlığının görev itirazınınreddine karar vermiştir. Davalı Bağcılar BelediyeBaşkanlığı vekilininidari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçe üzerine; davadosyasının onaylı bir örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. DANIŞTAY BAŞSAVCISI: 3194 sayılıİmar Kanununun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile 2981 sayılı Yasanın13’üncü maddesinin (c) bendi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciıslah imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilenparselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler,"idari işlem"; bu imar planı uyarınca yapmak zorundaoldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamandagerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizlikleri de, idarieylem niteliği taşıdığı; davadilekçesinde, imar planında yol olarak ayrılantaşınmaza kamulaştırılmasız el atılmasınedeniyle taşınmazın değerinin ödenmesi vetaşınmazın tapu kaydının davalı idare adınatescil edilmesinin istenildiği; planda yol olarak ayrılan ancakhenüz üzerinde yol yapılmayan davacı taşınmazınailişkin bu davanın, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010günlü, E:2010/5-662, K:2010/651 sayılı kararında"hukuki el atma" olarak nitelendirilen, imar planındakibelirleme sebebiyle mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadankaynaklanan tazminat talebiyle açıldığı sonucunaulaşıldığı; dava dilekçesinde ve YargıtayHukuk Genel Kurulu kararında, mülkiyet hakkına getirildiğisöylenen kısıtlamanın, taşınmazın malikleriyönünden zarar doğurucu sonuçlarınınolabileceğinde kuşku bulunmadığı ancak, busonuç ya da sonuçlar, genel ve düzenleyici nitelikte biridari işlem olan imar planında taşınmaza yönelikbelirlemeden, bu planda öngörülen kamulaştırmaprogramlarının zamanında yapılmamasından ve imaruygulamalarından; başka anlatımla da, idari işlemlerden vedavalı idarelerin imar planı gereği yapılması gerekenkamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklinde ortayaçıkan idari eylemlerden kaynaklanmakta olduğu; İdariişlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin ise,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve13'üncü maddeleri uyarınca, İdari Yargı yerlerinde açılacaktam yargı davalarına konu edilmelerinin, anılan yasahükümlerinin gereği olduğu; bu bakımdan, hukukauygunluklarının denetimi ve zarar doğurucusonuçlarının giderilmesi İdari Yargı'nıngörev alanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukukdüzeninde yaratmış oldukları etki vesonuçların, "hukuki el atma" olarak nitelendirilmesine vebu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminat taleplerinin adli yargıyerlerinde açılacak tazminat davalarına konu edilmelerine,hukuken olanak bulunmadığı; dolayısıyla, davanıntaşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmının, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'ncimaddesinin 1 'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları," hükmü gereğince idariyargı yerinde görülmesi gerektiği; nitekim, 11.06.2013günlü, 28674 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6487sayılı Kanun'un 2942 sayılı KamulaştırmaKanunu'nun geçici 6'ncı maddesinde değişiklik yapan21'inci maddesinde "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere veresmi kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunlarınuygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlarhakkında, 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunundaöngörülen idari başvuru ve işlemlertamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir."hükmüne yer verilmek suretiyle "hukuki el atma" olaraknitelendirilen, imar planındaki belirleme sebebiyle mülkiyethakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanan tazminatdavalarının görüm ve çözümündeİdari Yargı yerinin görevli olduğu; davanın,taşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönünden2247 sayılı Yasa’nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasınave dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 26.09.2016 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalı BağcılarBelediye Başkanlığı vekilinin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısı’nca, 10.maddede öngörülen biçimde davanın,taşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönünden olumlugörev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. I-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevliolduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, İstanbul İli, Bağcılarİlçesi, Mahmutbey Köyü 246DS3B pafta, 2044 ada, 3 parselsayılı 153 m² yüzölçümlü tarlavasıflı taşınmazın ½ hissesioranında maliki bulunan Davacının, taşınmazınakamulaştırmasız el atıldığı iddiası ilemeydana geldiği belirtilen zararının tazmini istemiyleaçılmıştır. 3194 sayılı İmarKanunu’nun “Planların hazırlanması veyürürlüğe konulması” başlıklı 8.maddesinde; “Planların hazırlanmasında veyürürlüğe konulmasında aşağıdabelirtilen esaslara uyulur. a)Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımınıbelirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını,gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır. b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır.Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer.(Değişik dördüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediyebaşkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır.Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir. Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir. İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir. c)(Ek: 3/7/2005-5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan,taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı” nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezlindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında ”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğu tartışmasızolan imar planından kaynaklanmaktadır. Olayda, idarenin fiili elkoyma niteliği taşıyan bir eylemi henüz bulunmamakta,aksine kanunen yapması gereken kamulaştırma işlemleriniyapmamak biçiminde tezahür eden bir eylemsizliği sözkonusudur. Öte yandan kamulaştırmasız el atmadan sözedilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareyegeçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsisedilmiş olması gerekmektedir. Oysa, mahkemede görülendavaya konu olayda olduğu gibi imar kısıtlamaları’ndataşınmaz zilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup,yalnızca malikin ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalaramaruz kalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak,davacının taşınmazının imar planlarında“ dere mutlak koruma alanı” nda bırakılmasınedeniyle, tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı merciileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrar bulmuşiçtihatları da bu yöndedir…” gerekçesiyle,Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurusu, başvuranmahkemenin yetkisizliği nedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir.Yine taşınmazı imar planında “spor alanı”olarak ayrılan davacının Asliye Hukuk Mahkemesindeaçtığı tazminat davasında, davalı idareleringörev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilenkararda (Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesive başvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddialarınözünün Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikayeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz birşekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”gerekçesiyle, davacının başvurusu oybirliğiylereddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503sayılı kararıyla, imar planındaki kısıtlamalardankaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemlidavaların idari yargının görevinde olduğuhüküm altına alınmıştır. Olayda, imar planınınuygulaması sonucu, uyuşmazlığa konu parselin imarplanında yol alanında kaldığı, taşınmazaidarece fiilen el atılmadığı,kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmazınbedelinin ödenilmesi gerektiğinin iddia edildiği; davanınkonusunun, davalı idarece 3194 sayılı Kanun uyarınca kamugücü kullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imarplanlarında yer alan davacının hissedar olduğutaşınmazın bedelinin tazminine ilişkin bulunduğuanlaşılmış olup, gerek davacınınBakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesive gerekse davalı idarelerin davaya cevap dilekçeleri üzerindeyapılan incelemede, fiili olmasa dahi hukuki el atma yoluyladavacının taşınmaz üzerindeki mülkiyethakkının süresiz şekilde kısıtlanmışolmasında taraflarca hem fikir olunduğunun tespit edildiğibelirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalı imar uygulamasısonucunda uğranılan zararın tazminine yönelik bulunandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesigerekmektedir. Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Bağcılar BelediyeBaşkanlığı vekilinin görev itirazının, Bakırköy6. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 14.3.2013 gün ve E:2012/280sayılı reddine ilişkin kararın kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileBağcılar Belediye Başkanlığı vekilinin görevitirazının, Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen14.3.2013 gün ve E:2012/280 sayılı REDDİNEİLİŞKİN KARARININ KALDIRILMASINA, 26.09.2016 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy