T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 365
KARAR NO : 2016 / 406
KARAR TR : 26.9.2016
ÖZET: 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununa muhalefet ettiğinden bahisle hakkında tazminat bedeli ödemesi istemiyle işlem tesis edilen davacı tarafından, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı :C.H.A. Davalı :Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma MilliParklar IV.Bölge Müdürlüğü Vekili :Av. K.Ö.İ. O L A Y : Davacı dava dilekçesinde özetle;davalı kurumun 09.04.2015 tarih, 47437358-141 sayılı kararıile hakkında 4000.00 TL tazminat kararıalındığını, söz konusu kararın hukukaaykırı olduğunu, zira kendisinin 2012/2013 av sezonunda 48/5232nolu avlanma belgesini aldığını ve avlanma pulu ve ilgilitüm belgelerini tamamlayarak arada vakit bulduğunda haftasonları ava açık bölgelerde yasal prosedüre uygunolarak ava gittiğini, bazen arkadaşları ile gittikleri avlanmalardahatıra olsun diye fotoğraf da çektirdiklerini, 2012/2013sezonunda Güllük Dalyanının ava açıkolduğu dönemde arkadaşları ile topluca ava gittiklerini vefotoğraf çektiklerini, kendisinin 2015 yılında hem belge çıkartamadığıiçin hem de av sezonunda diz kapağının kırıkolması nedeni ile ava gidemediğini ve 2 ay kadar raporlu şekildeevde kaldığını, kendisine tazminat adı altındaverilen cezaya dayanak teşkil eden fotoğrafın 2015yılında çekilmediğini, kendisinin 11.02.2015 tarihindeeski fotoğrafını facebooktapaylaştığını, söz konusu fotoğrafı 11.02.2015tarihinde 08:00 ile 17:00 saatleri arasında Derin Su Ürünleriişyerinde bulunmakta iken paylaştığını, buna dair belgeyi dilekçe ekine eklediğini, söz konusu tarihteava gitmesinin, günün hafta içi olması ve kendisinin deçalışması nedeni ile mümkünolmadığını, kaldı ki kendisinin 27.11.2014 ile21.01.2015 tarihine kadar da raporlu olması nedeni ile ava gitmek bir yanaevde istirahat halinde bulunduğunu, bu durumda ava gidemeyecek olmasınedeni ile belge de almadığını, hakkında verilen idaripara cezasının bu nedenle hukuka uygunolmadığını, Ayrıcaher ne kadar kendisi hakkında yapılan ihbara konu e postaiçeriğinde kendisine ait tüfeğe kaçak avyapılması nedeni ile el konulduğundan bahsedilmiş ise de,söz konusu iddianın da asılsız olduğunu, geçensene (2014) ruhsatlı tüfeğine elkonulmadığını belirterek, asılsız iddialara vebelgelere dayalı olarak verilen Orman ve Su İşleriBakanlığı, IV. Bölge Müdürlüğü,Muğla Şube Müdürlüğü'nün 09.04.2015tarih, 47437358-141 sayılı 4.000,00 TL tazminat talebine ilişkinkararının iptal edilmesine karar verilmesi istemi ile idariyargı yerinde 29.04.2015 tarihinde dava açmıştır. MUĞLA1. İDARE MAHKEMESİ: 13.05.2015 gün ve 2015/659 Esas, 2015/608Karar sayılı kararında aynen; “……Davadosyasının incelenmesinden; 11.02.2015 tarihindeMilas-Güllük Dalyan mevkiinde davacının 4915sayılı Kara Avcılığı Kanunu'na aykırıolarak avlandığı, ve avlanma fiilini sosyal paylaşımsitesinde paylaştıklarının anlaşılmasıüzerine 4.000.00 TL idari para cezası ilecezalandırılması üzerine iş bu bakılandavanın açıldığı anlaşılmıştır. Budurumda, görev hususu kamu düzeninden olduğundan, 5278sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile 4915sayılı Yasanın 30. Maddesinde, para cezalarınakarşı idare Mahkemesinde dava açılabileceğihükmümün kaldırılmış olması veaynı yasanın 28. maddesinde, mülki idare amirine verilenmüsadere yetkisinin yargısal denetim merciinin belirlenmemesinedeniyle, bakılmakta olan davanın. 5326 sayılı Kabahatlerkanunun 3/1-a maddesi uyarınca adli yargı yerinde görülmesigerekmektedir.” şeklindeki gerekçesi iledavanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü gereğince görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar davacıya 07.08.2015tarihinde, davalıya 30.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği,süresinde kanun yoluna başvurulmaması üzerine 07.09.2015tarihinde kesinleştiği, bu şekilde karara şerhedildiği görülmüştür. . Davacıvekili bu kez aynı gerekçelerle ve aynı istemle adliyargı yerinde dava açmıştır. MİLASSULH CEZA HAKİMLİĞİ: 17.11.2015 gün ve 2015/511D.İş sayılı kararında aynen; “Kararınaitiraz edilen kurumdan bilgi ve belgeler istenilmiş, itiraz edenin 10 adetyaban ördeğini avlaması sebebiyle Muğla İl ŞubeMüdürlüğü tarafından 4000TL tazminat raporununhazırlandığı ve raporun ilgiliye tebliğininyapıldığı, ,itiraz edenin tazminatı ödememesisebebiyle Manisa 5.İcra Müdürlüğünün2015-/1760 esas sayılı dosyasında 12.08.2015 tarihinde icra takibinegirişildiği 4800 TL tahsilatın yapıldığı veyine kurumca verilen cevap dilekçesinde itirazın reddine kararverilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. İtirazedenin hakkında hakkında Orman ve Su işleriBakanlığı 4.Bölge Müdürlüğü-Muğla Şube Müdürlüğü nün 09.04.2015tarih ve 58 nolu idari yaptırım kararı tutanağı ile4915 Sayılı yasanın 14/2 maddesindeki avlanma fiili nedeniyleaynı kanunun 24/3 maddesi gereğince 499 TL, yine 4915Sayılı yasanın 5/1,5,2 maddesine muhalefet ederek avlanmalimitlerinin dışında avlanma fiili nedeniyle kanunun 21/1maddesi gereğince 332 TL ve yine 12.maddesine muhalefet ederekavlanmanın yasaklandığı avlaklarda avlanma fiili nedeniylekanunun 23.maddesi gereğince 332 TL olmak üzere toplam I 163 TL idaripara cezasının uygulandığı ve idari paracezalarına itiraz edilmesi üzerine söz konusu itirazınHakimliğimizin 2015-267 değişik iş sayılıdosyasında itirazının reddine karar verildiğianlaşılmıştır. İtirazedenin 09.04.2015 tarihli idari mahiyetteki tazminat kararı ve tazminatraporuna itiraz ettiği bu amaçla Muğla 1.İdareMahkemesine söz konusu idari tasarrufun iptali için davaaçtığı ancak Muğla 1.İdare Mahkemesinin2015-659 esas ve 2015-608 karar sayılı kararı ilegörevsizlik kararı verilerek reddedildiği ve söz konusukararın 07.09.2015 tarihinde kesinleştiğianlaşılmıştır. Her ne kadarMuğla I.İdare Mahkemesi söz konusu kararı ile itiraz edenhakkında 4000 TL idari para cezasınınuygulandığını ve bu idari para cezasınıniptalinin adli mahkemeden istenmesini kesinleşen kararındabildirmiş ise de itiraz edenin talebinin 4000 TL tazminat ve tazminattalebi ve raporunun iptaline ilişkin olduğu, iptali istenentasarrufun idari tasarruf ve karar olduğu bu yönü ile idaremahkemesinin karar vermesi gerekirken tazminat talebi ve raporunun iptalineilişkin itirazı idari para cezası olarak değerlendirdiği,Hakimliğimizce ayrıca tanzim edilen idari para cezaları ileilgili olarak değerlendirme yapılarak hakimliğimizin 2015-267değişik iş sayılı dosyasında red kararıverildiği ve söz konusu kararında kesinleştiği idaremahkemesinin idari tasarrufun iptali talebini idari para cezasına itirazolarak değerlendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, iptaliistenen hususlarda Hakimliğimizin görevli bulunmadığıbu sebeple Hakimliğimizin yargı yolu sebebiylegörevsizliğine ve görev uyuşmazlığınıngiderilmesi için dosyanın uyuşmazlık mahkemesinegönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçesi ile mahkemenin yargı yolunedeni ile görevsizliğine karar vermiş, ardındangörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesinehükmetmiş, verilen karar davacıya 24.12.2015, davalıya22.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, süresinde itirazedilmeksizin kesinleşmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan26.9.2016 günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; olay kısmındabelirtildiği üzere, tarafları, konusu ve sebebi aynıolan davada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğuseçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1- 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ve cezadavalarında ise ayrıca ilgili makamlarca ilerisürülebilir” hükmüne göre, idare mahkemesininkesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adli yargıyerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davayabakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının,görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilmesinedeğin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesigerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye görehukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağınıtanımıştır. Olayda, adli yargı yerince,öncelikle görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununlayetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesi için re’senUyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurulmasına da karar verilmiştir. Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasa’da öngörülen yönteme uymamaktaise de, Milas Sulh Ceza Hakimliği’nce yapılan başvurunun2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesi kapsamındaolduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’ninönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesi’nin kuruluş amacına uygun olacağından vesonuçta usule ilişkin başka bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı kurumtarafından, davacı hakkında tesis edilen 09.04.2015 tarih,47437358-141 sayılı 4.000,00 TL tazminat talebine ilişkinişlemin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. 4915 sayılı KaraAvcılığı Kanunu’nun ‘Amaç vekapsam’ başlıklı 1. Maddesinde; “Bu Kanununamacı; sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimiiçin av ve yaban hayvanlarının doğal yaşamortamları ile birlikte korunmalarını, geliştirilmelerini,avlanmalarının kontrol altına alınmasını,avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarınınmillî ekonomi açısından faydalı olacak şekildedeğerlendirilmesini ve ilgili kamu ve özel hukuk tüzelkişileri ile işbirliğini sağlamaktır. (Değişik ikincifıkra: 23/1/2008 – 5728/505 md.) Bu Kanun av ve yabanhayvanlarını ve yaşama ortamlarını, bunlarınkorunmasını ve geliştirilmesini, av ve yaban hayatıyönetimini, avlakların kurulması, işletilmesi veişlettirilmesini, avcılığın, av turizminin, yabanhayvanlarının üretiminin, ticaretinin düzenlenmesini,toplumun bilinçlendirilmesini, avcıların eğitimini, av veyaban hayatına ilişkin suç ve kabahatler ile bunlarıntakibi ve cezalarını kapsar.” denilmek sureti ile kanunun, avve yaban hayvanlarının ve yaşama ortamlarınınkorunması da dahil av ve yaban hayvanları ile ilgili konularıdüzenlenmesi amacı ile çıkarıldığıortaya konulmuştur. Aynı Kanunun ‘ Av veyaban hayvanlarının korunması ve koruma alanları’başlıklı 4. Maddesinde; “ Yaban hayvanı türleriiçinde yer alan ve Bakanlıkça belirlenen av hayvanlarından,korunması gerekenler Merkez Av Komisyonunca, av hayvanlarınındışında kalan yaban hayvanları ile diğer türlergerektiğinde ilgili kuruluşların uygun görüşlerialınarak Bakanlıkça koruma altına alınır. Bukarar Resmî Gazetede yayımlanır. Koruma altına alınanyaban hayvanları avlanamaz. Yaban hayvanları üreme, tüydeğiştirme ve göç dönemlerinde rahatsızedilemez, yavru ve yumurtaları toplanamaz, yuvalarıdağıtılamaz ve memeliler kış uykusunda rahatsızedilemez. Lüzumu halinde bu yaban hayvanlarının kendilerinden,yavru ve yumurtalarından, korundukları süre içindefaydalanma ve zararlı olanları ile mücadele ve men edilenavlanma usulleri ile geçici olarak avlanma esaslarıBakanlıkça tespit edilir. Koruma altında olmayan yabanhayvanlarının avlanmanın yasaklandığı gün vesürelerde; tarım alanları ile besi ve yaban hayvanlarınazarar verecek sayıda çoğalmaları veyabulaşıcı hastalık taşıdıklarınıntespiti durumunda, söz konusu alanlarda konu mahallî tarım veköyişleri ile orman teşkilâtı görevlilerinceincelenerek hazırlanacak ortak rapor doğrultusunda belli sayıdayaban hayvanının belirlenecek esas ve usullerleavlattırılmasına Genel Müdürlükçe izinverilebilir. Taraf olunan uluslararasısözleşmeler gereğince el konulan veya doğal afetler,çevre sorunları, yaralanma ve sahipsiz kalma gibi nedenlerlebakıma veya tedaviye muhtaç olan av ve yabanhayvanlarının, tekrar doğal yaşama ortamlarınabırakılıncaya veya yabancı türlerin orijinülkesine gönderilinceye kadar bakım, tedavi verehabilitasyonlarının yapılacağı kurtarma merkezlerikurulur. Bu yerlerin kurulması ve işletilmesine ilişkin esaslarBakanlıkça hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir. Av ve yabanhayvanlarının beslenmesine, barınmasına, üremesine vekorunmasına imkân veren doğal yaşama ortamlarızehirlenemez, sulak alanlar kirletilemez, kurutulamaz ve bunlarındoğal yapıları değiştirilemez. Yaban hayatı koruma vegeliştirme sahalarında yaban hayatı tahrip edilemez, ekosistembozulamaz, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları ileüretme istasyonları dışında da olsa bu sahalara olumsuzetki yapacak tesislere izin verilemez, varsa mevcut tesislerinatıkları arıtılmadan bırakılamaz,onaylanmış plânlarda belirtilen yapı ve tesislerdışında hiçbir yapı ve tesis kurulamaz, irtifakhakkı tesis edilemez. Bu sahalarda Bakanlıkçagerektiğinde ilave yasaklamalar getirilebilir. Bakanlığınuygun görüşü alınmadan diğer kamu kurum vekuruluşlarınca yasaklama getirilemez. Yaban hayatı koruma vegeliştirme sahalarındaki kamuya aitaçıklıkların ve mevcut olan ağaçların,bitki örtüsünün yanması, her ne sebeple olursa olsunkesilmesi, sökülmesi, boğulması, budanması sonucundaoluşacak açıklıklar ve arazinin düzeltilmesisuretiyle elde edilecek sahalar işgal edilemez, kullanılamaz, buyerlere her türlü yapı ve tesis yapılamaz, bu yapı vetesisler tapuya tescil edilemez. Bu gibi yapı ve tesislere hiçbirkayıt ve şart aranmadan doğrudan doğruyaBakanlıkça el konulur. Bu sahalarda yaban hayatınıntahrip olmasına, ekosistemin bozulmasına neden olan olumsuzmüdahalelerden dolayı Bakanlıkça yapılacakiyileştirme çalışmalarına ait giderler sebebiyetverenlerden ayrıca tazmin edilir. (Değişik:26/2/2014-6527/11 md.) Yaban hayatı koruma ve geliştirmesahalarında mülki alanı bulunan köy tüzelkişiliği, belde belediyeleri, büyükşehir belediyesibulunan illerdeki ilçe belediyeleri ile koruma hizmeti içiniş birliği yapılabilir. Koruma hizmetinin alınmasınailişkin esas ve usuller Bakanlıkça belirlenir. Yaban hayatı koruma vegeliştirme sahaları ile üretme istasyonları, orman rejiminegiren yerlerde Bakanlıkça, diğer yerlerde Bakanlar Kuruluncatefrik edilir. Bu sahaların ayrılması ve yönetimineilişkin esas ve usuller Bakanlıkçaçıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” denilmeksureti ile, yaban hayvanı türleri içinde yer alan veBakanlıkça belirlenen av hayvanlarından, korunmasıgerekenlerin Merkez Av Komisyonunca, av hayvanlarınındışında kalan yaban hayvanları ile diğer türlerinise gerektiğinde ilgili kuruluşların uygungörüşleri alınarak Bakanlıkça korumaaltına alınacağı belirtildikten sonra bu hayvanlarınne şekilde korunacağına ilişkin düzenlemelere yerverilmiştir. Aynı Kanunun ‘AvSezonu’ başlıklı 5. Maddesinde; “Sürüngen, kuş ve memeli av hayvanlarınınsınıf ve türlerine göre eş tutma, üreme, yavrubüyütme, erginleşme gibi yaşam evrelerini dikkate alarakavlanma sürelerinin başlama ve bitiş tarihleri ile populasyon durumunagöre avlanma günleri ve av miktarlarını tespit etmeye,Devlet avlakları ve genel avlaklarda bazı türlerinavını ve bazı avlaklarda avlanmayı belli bir süreyasaklamaya; il av komisyonlarının görüş veönerileri doğrultusunda Merkez Av Komisyonu, özel avlaklar ileörnek avlaklarda ise Bakanlık yetkilidir. Nesli tehlike altındaolan, nadir, hassas ve benzeri statülerde yer alan türler ile endemikve göçmen türlerin korunması amacıyla gerekli korumatedbirlerini almaya, bu türler için bu Kanunda adı geçenkoruma alanlarını oluşturmaya ve bu alanları ekolojikihtiyaçlarına göre yönetmeye, doğal türlerinazalması veya nesillerinin tehlike altına girmesi durumunda yenidenyerleştirme çalışmalarının ekolojik prensipleregöre yapılmasını sağlamaya, av yasağınailişkin esas ve usulleri tespit etmeye, avcılığındenetlenmesi ve izlenmesi çalışmalarını yapmaya veuygulamada gerekli tedbirleri almaya Bakanlık yetkilidir. Merkez Av Komisyonunca tespitedilen av miktarları ve avlanma süreleri dışındaavlanılamaz. Av ve yaban hayatınınkorunması, geliştirilmesi ve sürdürülebiliryönetiminde; kamuoyu desteğinin sağlanması için toplumunbilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi ile avcıların vetoplumun eğitilmesi amacıyla; Türkiye sınırlarıiçinde yayın yapan ulusal, bölgesel, yerel radyo vetelevizyonlar; av sezonunun başlamasından onbeş günönce ve sona ermesinden itibaren de onbeş gün süreyleeğitici, uyarıcı ve tanıtıcı yayın yapmakzorundadırlar. Bu yayın ve tanıtım faaliyetleri her kuruluşunana haber bültenlerinden sonraki kuşakta ve ücretsiz olarakyayınlanır. Bu programların süresi yılda toplamüç saatten az olamaz. Bu hizmetlerin yürütülmesindekurum ve kuruluşlar Bakanlık ile işbirliği yaparlar.”şeklindeki düzenleme ile av hayvanlarının sınıfve türlerine göre eş tutma, üreme, yavru büyütme,erginleşme gibi yaşam evrelerini dikkate alarak avlanmasürelerinin başlama ve bitiş tarihleri ile popülasyondurumuna göre avlanma günleri ve av miktarlarını tespit etme,Devlet avlakları ve genel avlaklarda bazı türlerin avınıve bazı avlaklarda avlanmayı belli bir süre yasaklamagörevinin Merkez Av Komisyonu’na, özel avlaklar ile örnekavlaklarda ise bu yetkilerin Bakanlığa ait olduğubelirtilmiş, Merkez Av Komisyonunca tespit edilen av miktarları veavlanma süreleri dışında avlanılamayacağıhukuki güvence altına alınmıştır. Aynı Kanunun ‘Avlanmaİzni’ başlıklı 14. Maddesinde; “Avcılık belgesi sahibi avcılar, avlanmak istedikleri avyılına ait avlanma izin ücretini Döner Sermayeİşletmesine yatırmak suretiyle avlanma izni almakzorundadırlar. Avlanma izin ücreti Bakanlıkça, hayvangruplarına, avlanmanın il, bölge veya ülke genelindeyapılmasına göre farklı olarak tespit edilebilir. Avlanmaizni bir av yılı içindir. Avlaklarda, avcılıkbelgesi ve avlanma izni olmadan avlanılamaz. Özel avlaklardaüretilip salınan türlerin avlanması için gerekliizin, avlak sahibi veya işletenlerce ücretikarşılığı verilir. Bu ücretin %10'u DönerSermaye İşletmesine yatırılır, aksi takdirde özelavlak kuruluş izni iptal edilir. Avlanma izin ücretlerinintahsili ve Döner Sermaye İşletmesine yatırılmasıile ilgili esaslar Bakanlıkça tespit edilir.” denilmek suretiile usulüne uygun avlanma için avcılık belgesi ve avlanmaizninin alınması gerektiği belirterek buna ilişkin esaslardüzenlenmiştir. Aynı Kanunun ‘Avlanmaesaslarına uymama ve belgesiz avlanma’ başlıklı 24.Maddesinde; “6 ncı maddenin ikinci veüçüncü fıkralarında sayılan zehirleavlanma hariç diğer yasaklara ve esaslara aykırı hareketedenlere her bir aykırılık için ayrı ayrı olmaküzere yüzelli Türk Lirası idarî para cezasıverilir. Zehirle avlananlar, biryıldan üç yıla kadar hapis ve elli günden az olmamaküzere adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, faillerinavcılık belgesi iptal edilir ve bir daha belge verilmez. Bu Kanuna görealınması gereken avcılık belgesini almadan avlananlaraüçyüz Türk Lirası; avlanma izni olmadan avlananlaraise yüzelli Türk Lirası idarî para cezası verilir. Yabancı avcılıkbelgesi veya geçici avcılık belgesi almadan avlananlara binTürk Lirası idarî para cezası verilir. Avcılık belgesini veavlanma izin belgesini yanında taşımadan avlananlara yirmiTürk Lirası idarî para cezası verilir”şeklindeki düzenleme ile avlanma esaslarına uymama halinde ,ilgilisi hakkında uygulanacak idari para cezalarına yer verilmiştir. Aynı Kanunun “Avdanmen etme ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi’başlıklı 28. Maddesinin 5. fıkrasında ise; “ (Değişik:23/1/2008 – 5728/513 md.)”Bu madde hükümlerine göremülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmiş olsa bile,yasak avlanma ile yaban hayatında ve ekosistemde meydana gelen tahribat veeksilme nedeniyle hükmolunacak tazminat av hayvanı türlerinegöre Bakanlıkça tespit edilen değerler üzerindenhesaplanır. Hükmolunan tazminat, Döner Sermayeİşletmesine gelir kaydedilir.” denilmek sureti ile, 4915sayılı Kanunda belirtilen esaslara uygun şekilde avlanmayankişilerin, doğal yaşama verdikleri zarar nedeni ile idari paracezası haricinde tazminat ödemeleri gerekeceği, söz konusutazminat miktarının av türüne göreBakanlıkça tespit edilecek değerler üzerindenhesaplanacağı belirtilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden,davacı hakkında davalı idarenin 09.04.2015 gün ve 58 sayılıİdari Yaptırım Kararı ile 4915 sayılıKanun’un 14/2,5/1,6/2-1 ve 6/2-3 maddelerine aykırı hareketetmekten idari para cezası kesildiği, söz konusu cezayakarşı davacı tarafından itiraz edildiği, itirazınMilas Sulh Ceza Hakimliği’nin 30.06.2015 gün ve 2015/267sayılı kararı ile reddine kesin olarak hükmedildiği,davacının eylemleri sonucu doğal ortamda meydana gelen zararnedeni ile ayrıca davalı idarenin 09.04.2015 gün ve 47437358-141sayılı kararı ile 4.000,00 TL tazminat uygulanmasına kararverildiği tespit edilmiştir. Yukarıda incelenen yasalmevzuat ve dosya kapsamında incelenen bilgi ve belgeler birlikte ele alındığında,davaya konu davalı idare tarafından verilen 09.04.2015 gün ve47437358-141 Sayılı kararın, idari para cezasıniteliğinde olmadığı, kişiler tarafından, avlanmafaaliyeti kapsamında hukuka aykırı davranılması nedeniile ortaya çıkan doğal zararın giderilmesiniteliğinde bir tazminat olduğu, bu itibarla dava konusu olayda 5326sayılı Kabahatler Kanunu’na ilişkin hükümlerininuygulanmasının mümkün olmadığı,işlemin, idarenin tek taraflı kamu yararı amacı ile kamugücüne dayalı olarak tesis ettiği idari işlemniteliğinde kabul edilmesi gerektiği sonucunaulaşılmıştır. 2577 sayılıKanun’un 2. Maddesinin 1. Fıkrasında idari dava türlerisayılmış ve maddenin a bendinde; “(İptal: Ana.Mah.nin21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; YenidenDüzenleme: 8/6/2000 - 4577/5 md.) İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları” denilmek sureti ile idariişlemler nedeni ile açılacak iptal davalarının idaridava türleri içinde yer aldığı ortayakonulmuştur Bu itibarla, davalı idareninkamu yararı amacı ile tek taraflı ve kamu gücünedayalı olarak yaptığı dava konusu işlemin iptaliistemi ile açılan davanın 2577 sayılı Kanun’un2/1-a maddesi kapsamında idari yargı yerinde görülmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü idariyargı yerinin görevine girdiğinden Milas Sulh Ceza Hakimliği’ninbaşvurusunun kabulü ile, Muğla 1. İdare Mahkemesi’nin13.05.2015 gün ve 2015/659 Esas, 2015/608 Karar sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Milas Sulh CezaHakimliği’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Muğla 1.İdare Mahkemesi’nin 13.05.2015 gün ve E:2015/659, K:2015/608sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.9.2016gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy