T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 362
KARAR NO : 2016 / 403
KARAR TR : 26.9.2016
ÖZET : Davacı şirketin, ihracattan doğan katma değer vergisi iade alacağının SGK (SSK) prim borçlarından mahsup edilmesine yönelik istemlerinin geç sonuçlandırılarak, iade tutarının sosyal güvenlik kurumu hesabına mevzuatta öngörülen 45 günlük sürede intikal ettirilmediği ve toplam prim borcu üzerinden gecikme zammı uygulandığı iddiasıyla, kuruma ödemek zorunda kaldığı meblağın tahsili istemiyle açtığı davanın: uyuşmazlığın 506 sayılı Yasanın uygulanmasından doğduğu, anılan Yasanın 134. maddesinde, açıkça, bu kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmaz-lıkların, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği hükmüne yer verildiği; 506 sayılı Yasanın konuya ilişkin maddelerini yürürlükten kaldıran 5510 sayılı Yasanın 88. ve 101.maddesinde de yasa koyucunun görevli mahkeme konusundaki iradesini sürdürdüğü gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görüleceği hk. K A R A R Davacı : M.J. Jant Sanayi ve TicaretA.Ş. (Eski Unvan H.L.J.Jant Sanayi Ve Ticaret A.Ş.) Vekilleri : Av. G. K., Av. V.T., Av.C.T.,Av.E. Y. Davalı : Manisa Vergi DairesiMüdürlüğü/Başkanlığı Vekili : Av.C. K.O. O L A Y : 1-Davacı vekilidilekçesinde; vergi mükellefi olan müvekkilinin ticarifaaliyeti sebebiyle davalı kurum nezdinde KDV iade alacaklarıdoğduğunu; 506 sayılı Yasanın 80. maddesi ilemükelleflere SSK Prim borçlarının KDV iadealacağından mahsubu suretiyle ödenmesi imkânıtanındığını; müvekkil şirketin de buimkândan faydalanmak üzere; faaliyetlerinden doğan KDV iadealacaklarının SSK prim borçlarına mahsubu içingerekli tüm tevsik edici belgeleri ilgili idarelere sunduğunu, tümişlemleri süresi içerisinde yaptığını; müvekkilinin" SSK prim borcu bulunmadığına ilişkin belgeyi (Borcuyoktur belgesi) " almak için müracaatında SSK Manisaİl Müdürlüğü tarafından müvekkilinin, Mesir Vergi Dairesindeki KDV alacaklarının mahsup işlemininilgili daire tarafından, yasal 45 günlük süreden sonrayapılması sebebiyle 2004 Yılı/09-11-12, 2005yılı/02-03-06-08 aylarına ilişkin SSK primlerinin eksikyatırıldığı, söz konusu aylara ilişkinolarak 146.055, 10 YTL. Prim, 94.367,87 YTL Gecikme Zammı, 57.459,84 YTLİssizlik primi, 36.305,96. YTL Gecikme zammı olmak üzere toplam334.188,77 YTL borcu bulunduğunun müvekkiline bildirildiğini;anılan belgeye acilen ihtiyacı bulunduğundan söz konusu borcun20.09.2007 tarihinde ihtirazi kayıtla ödendiğini; müvekkilinin,KDV iade alacaklarının SSK prim borçlarına mahsubuiçin gerekli yasal işlemleri eksiksiz olarak yerine getirmişolmasına rağmen; söz konusu KDV iadesi alacaklarıdavalı tarafından yasal süre içerisinde SSKhesaplarına intikal ettirilmediğinden, haksız yere gecikmezammı ödemek zorunda kaldığını, davalı idareninhizmet kusuru işleyerek müvekkili şirketin zarar görmesinesebep olduğunu ifade ederek; müvekkilinin davalı Mesir VergiDairesi Müdürlüğü nezdinde doğmuş KDValacaklarının SSK prim borçlarına mahsup işleminindavalı tarafından yasal 45 günlük süreden sonrayapılması sebebiyle 2004 Yılı/09 - 11 - 12, 2005yılı/02- 03-06-08 aylarına ilişkin SSK primleriningeç ödenmesinden doğan zarar miktarı olan 334.188,77 YTL.sının ödeme tarihinden İtibaren işleyecek yasal faiziİle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesinekarar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. 2a-Manisa 1. İdareMahkemesi; 29.12.2008 tarih ve E:2007/2205, K:2008/2326 sayı ile,davanın süre aşımı yönünden reddine kararvermiş, bu karar temyiz edilmiştir. 2b-Danıştay OnuncuDairesi; 25.12.2012 gün ve E:2009/3212, K:2012/6924 sayı ile, 506sayılı Yasanın uygulanmasından doğanuyuşmazlıkta idare mahkemesince davanın anılan Yasanın134. maddesi uyarınca görev yönünden reddine kararverilmesi gerekirken, yapılan inceleme sonucunda davanın süreyönünden reddine karar verilmesinde hukuki isabetbulunmadığı gerekçesiyle; davacının temyizisteminin kabulüne, Manisa 1. İdare Mahkemesinin kararının bozulmasınakarar vermiş; kararın düzeltilmesi istemi aynı Dairece;2.7.2014 gün ve E:2013/3740, K:2014/4476 sayı ilereddedilmiştir. 2c-Manisa 1. İdareMahkemesi; 28.11.2014 gün ve 2014/862 Esas, K:2014/817 sayı ile,"Bozma Kararına Uyulmak Suretiyle Davanın GörevYönünden Reddine ve Dosyanın Vergi MahkemesineGönderilmesine" karar vermiştir. 2d-Manisa Vergi Mahkemesi;18.2.2015 gün ve E:2015/89, K:2015/116 sayı ile, olayda, Manisa 1.İdare Mahkemesi'nce bozma kararına uyularak karar verildiğibelirtildiğinden ve Danıştay Onuncu Dairesi'nce de görevlimahkeme iş mahkemesi olarak belirlendiğinden, 2577 sayılıKanun'un halen yürürlükte bulunan 49. maddesinde yer alanMahkemelerin bozma kararı üzerine ya karara uyacakları ya daısrar edecekleri yönündeki hüküm dikkatealındığında, Manisa 1. İdare Mahkemesi'nce davadagörevli Mahkemenin sehven Manisa Vergi Mahkemesi olarak belirlenerekdosyanın Mahkemelerine gönderildiği sonucunaulaşıldığı gerekçesiyle; dosya esas kaydınınkapatılmasına, dosyanın Manisa 1. İdare Mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir. 2e-MANİSA 1.İDAREMAHKEMESİ; 23.3.2015 gün ve E:2015/260, K:2015/260 sayı ile,Mahkemelerinin 29/12/2008 tarih ve E:2007/2205, K:2008/2326 sayılıkararının Danıştay 10. Dairesi'nin 25/12/2012 tarih veE:2009/3212, K:2012/6924 sayılı kararı ile bozulmasıüzerine bozma kararına uyularak dava dosyasının yenidenincelenip gereğinin görüşüldüğü; 506sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun primlerin ödenmesibaşlıklı 80. maddesinin değişik ikincifıkrasında, prim borçlarının, katma değervergisi iade alacağından mahsubu suretiyle de ödenmesininmümkün olduğu, bu takdirde katma değer vergisi iade hakkısahibinin; kendisinin, mal ya da hizmet satın aldığı veyaiştirak ya da ortaklık ilişkisi içinde bulunduğuişverenlerin prim borçları için de mahsup talepedilebileceği; Kurumun bağlı olduğuBakanlığın, Maliye Bakanlığı'nın uygungörüşü ile bu uygulamadan faydalanacak işverenleri,iştigal konusu, işletme türü ve işletmebüyüklüğü itibariyle belirlemeye ve lehine mahsuptalebinde bulunulan işverenlerin prim borcu ödeme süresini otuzgünü aşmamak üzere uzatmaya yetkili olduğuhükümlerine yer verildiği; 506 sayılı Yasa'ya eklenengeçici 88. maddede ise, 9/4/2003 tarih ve 4842 sayılı Yasa'nın32. maddesi ile 80. maddeye eklenen ikinci fıkranınyürürlüğe girdiği tarihe kadar katma değervergisi iade alacağının prim borçlarına mahsubunuisteyen işverenler (mükellefler) hakkında, vergi dairesinesüresi içinde başvurmaları kaydıyla, Katma DeğerVergisi mevzuatına göre yapılan mahsup talepleri yerinegetirilinceye kadar geçen süre için gecikmezammının uygulanmayacağı; uygulanmış olan gecikmezammı tutarlarının Kurumun bağlı olduğuBakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar çerçevesindeişverenlere nakden veya Kurumun alacaklarına mahsup suretiyle iadeedileceğinin hükme bağlandığı; öte yandan,aynı Yasa’nın uyuşmazlıklarınçözüm yeri başlıklı 134. maddesinde ise, buYasanın uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarınyetkili iş mahkemeleri veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerdegörüleceğinin hüküm altınaalındığı; konusu itibariyle, 506 sayılıYasa’nın uygulanmasından doğan uyuşmazlıktadavanın, anılan Yasa’nın 134. maddesi uyarıncagörev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğindenbahisle; davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine karar vermiş, bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir. 3-Davacı vekili aynıistemle bu kez adli yargı yerinde dava açmıştır. 3a-Manisa 2.İşMahkemesi; 28.7.2015 gün ve E:2015/249, K:2015/190 sayı ile, davadilekçesinin reddi ile dosyanın 6352 sayılı Kanunladeğişik 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1.maddesi gereğince görevli ve yetkili kılınan Manisa3.İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. 3b- MANİSA 3.İŞMAHKEMESİ; 10.3.2016 gün ve E: 2015/242, K:2016/77 sayı ile, 506sayılı yasanın 80/2. fıkrasında primborçlarının katma değer vergisi iadealacağından mahsubu suretiyle ödenmesinin mümkünolduğunun belirtildiği; davacının, davalıidarenin mahsup işlemini süresinde yapamadığını,idarenin mahsup başvuru evraklarında eksiklik olduğuna dairherhangi bir tespit ya da bildirimde bulunmadığını,gecikmenin tamamen idarenin yasal süre içersindeyükümlendiği kamu hizmetini yerine getirmemesinden kaynaklandığınıiddia ettiğini; fuzulen 334.188,77 TL fazla ödeme yapılmasınedeni ile zamanında kamu hizmetini yerine getirmeyen Vergi Dairesinin,fazla ödemeye yol açması nedeni ile taraflarınaödenmesini talep ettiği; her ne kadar davanın özü 506sayılı yasanın 80.madde uygulanmasından kaynaklanmakta isede, davanın idarenin eylem ve işlemindenkaynaklandığı, ayrıca Mahkemelerinin sadece SosyalGüvenlik Kurumunun eylem ve işlemlerinden kaynaklı davalarabakmaya görevli olduğu, bu nedenle iş bu mahkemenin husumeti SGK’yayöneltebileceği, iş bu davada yargı yolunun idarelerineylem ve işlemlerini denetleyen idari yargı mahkemeleri olduğugerekçesiyle; H.M.K.nun 114/e ve 115/2.maddeleri gereğince yargıyolu caiz olmadığından davanın usulden reddine; Mahkemeleriile Manisa 1. İdare Mahkemesinin 02.07.2015 tarihli kesinleşenkararı doğrultusunda olumsuz yargı yoluuyuşmazlığı doğduğundan yargı yolununtespiti açısından dosyanın uyuşmazlıkmahkemesine gönderilmesine karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. 3c-Davacı vekili ortayaçıkan olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi istemiyle Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmek üzereManisa 3.İş Mahkemesine hitaben 29.3.2016 tarihli bir dilekçevermiş; bilahare, Manisa 3.İş Mahkemesi, 25.5.2016 gün ve2015/242 Esas sayılı bir üst yazı ekinde; mahkemekararı doğrultusunda dava dosyasını Mahkememizegöndermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 26.9.2016 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Olay kısmındabelirtildiği üzere, tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçeneklerile verdiği karar bakımından bir değerlendirmeyapılması gerekmektedir. 1-2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davayabakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daihtiva etmesi gerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye görehukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağını tanımıştır. Olayda, adli yargı yerince,öncelikle görevsizlik kararı verilip karar numarası alınmaklabirlikte, bununla yetinilmemiş ve kararın kesinleşmesinden sonragörevli merciin belirtilmesi için re’sen UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına da karar verilmiştir. Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasa’da öngörülen yönteme uymamaktaise de, davacı vekili tarafından da başvuruda bulunulduğugözetilerek, Manisa 3. İş Mahkemesi’nce re’senyapılan başvurunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesi’nin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesi’nin kuruluş amacına uygun olacağından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı şirketin,ihracattan doğan katma değer vergisi iadealacağının SGK (SSK) prim borçlarından mahsupedilmesine yönelik istemlerinin geçsonuçlandırılarak, iade tutarının sosyalgüvenlik kurumu hesabına mevzuatta öngörülen 45günlük sürede intikal ettirilmediği ve toplam prim borcuüzerinden gecikme zammı uygulandığı iddiasıyla,kuruma ödemek zorunda kalınan meblağın yasal faizi ilebirlikte tahsili istemiyle açılmıştır. Dava konusu işlemin tesisedildiği tarihte yürürlükte olan 506 sayılı SosyalSigortalar Kanunu'nun “Primlerin Ödenmesi”başlıklı 80. maddesinin ilk iki fıkrasında; “İşveren, bir ay içindeçalıştırdığı sigortalılarınprimlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanungereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerindenkesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek engeç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur. (Ek fıkra: 09/04/2003 - 4842S.K./32. md.) Prim borçlarının, katma değer vergisi iadealacağından mahsubu suretiyle de ödenmesimümkündür. Bu takdirde katma değer vergisi iade hakkısahibi; kendisinin, mal ya da hizmet satın aldığı veyaiştirak ya da ortaklık ilişkisi içinde bulunduğuişverenlerin prim borçları için de mahsup talepedebilir. Kurumun bağlı olduğu Bakanlık, Maliye Bakanlığınınuygun görüşü ile bu uygulamadan faydalanacakişverenleri, iştigal konusu, işletme türü veişletme büyüklüğü itibariyle belirlemeye velehine mahsup talebinde bulunulan işverenlerin prim borcu ödemesüresini otuz günü aşmamak üzere uzatmaya yetkilidir.”hükümlerine; aynı Yasanın geçici88. maddesinde; “ (Ek madde: 25/12/2003 - 5035 S.K./46. md.) / 09/04/2003tarihli ve 4842 sayılı Kanunun 32 nci maddesi ile 80 inci maddeyeeklenen ikinci fıkranın yürürlüğe girdiğitarihe kadar katma değer vergisi iade alacağının primborçlarına mahsubunu isteyen işverenler (mükellefler)hakkında, vergi dairesine süresinde başvurmuş olmalarıkaydıyla, Katma Değer Vergisi mevzuatına göre yapılanmahsup talepleri yerine getirilinceye kadar geçen süre içingecikme zammı uygulanmaz. Uygulanmış olan gecikme zammıtutarları Kurumun bağlı olduğu Bakanlıkçabelirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde işverenlere nakdenveya Kurumun alacaklarına mahsup suretiyle iade edilir.”hükmüne; yine aynı Yasanın “ UyuşmazlıklarınÇözüm Yeri” başlıklı 134.maddesinde ise;“Bukanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıklar, yetkiliiş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerdegörülür” hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda belirtilen yasamaddeleri 16/06/2006 tarih ve 26200 SayılıResmi Gazetede yayımlanan 31/05/2006 tarih ve 5510 sayılıKanunun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda da benzernitelikte; “Primlerin ödenmesi” başlıklı88.maddesinde; “(…)Prim borçları katma değervergisi iade alacağından mahsubu suretiyle de ödenebilir. Butakdirde katma değer vergisi iade hakkı sahibi kendisinin, mal veyahizmet satın aldığı veya iştirak veya ortaklıkilişkisi içinde bulunduğu işverenlerin primborçları için de mahsup talep edebilir. Bu işverenlerinmahsup talebinde bulundukları ayda muaccel olan primborçlarının birinci fıkrada belirtilen ödemesürelerini izleyen onbeş gün içinde mahsup suretiyle ödenmesihalinde, yasal süresi içinde ödendiği kabul edilir. Ancakprim borçlarının katma değer vergisi iadealacağından mahsup suretiyle ödenmesi talebinde bulunulduğuhalde, süresinde mahsup edilemeyen veya eksik mahsup edilen primborçları için birinci fıkrada belirtilen ödemesürelerini izleyen günden başlanarak gecikme cezası vegecikme zammı uygulanır. Kurum, MaliyeBakanlığının uygun görüşü ile buuygulamadan faydalanacak işverenleri; iştigal konusu, işletmetürü ve işletme büyüklüğüitibarıyla belirlemeye ve lehine mahsup talebinde bulunulanişverenlerin prim borcu ödeme süresini otuz günüaşmamak üzere uzatmaya yetkilidir.” hükmü;“Uyuşmazlıkların çözüm yeri”başlıklı 101.maddesinde de; “Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür.” hükmü yeralmıştır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bunedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görevkurallarının, geçmişe de etkili olacağı,bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ilegörevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği;ancak, yeni yasadaki görev kuralının,değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonraaçılacak davalarda uygulanacağına dair intikalhükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise,mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanunagöre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devametmesi gerekir. Dava dosyasının incelenmesinden;davacı şirketin ihracat istisnasından doğan 2004/9..11..12.ve 2005/2.,3.,6. ve 8. aylara ait katma değer vergisi iadealacaklarının, Sosyal Sigortalar Kurumu prim borçlarınamahsup edilmesi için takip eden aylar içinde davalı idareyebaşvuruda bulunduğu, ancak bu başvurularında atıfyaptığı prim borçları için belirlenen 45günlük vadelerde karşılığımeblağların, İdarece SGK hesabına intikalettirilmediği, bu tutarların ancak 45 günlük sürelergeçirildikten sonra düzeltme fişleri kesilerek intikal ettirildiği,mahsup işlemlerinin bu uygulama için öngörülen 45günlük sürede yapılmadığınınöğrenilmesi üzerine, davacı şirketin 30.12.2005tarihli dilekçeyle davalı idareye başvurduğu ve mahsuptaleplerinin gerçekleşmelerinin 45 günlük süreyigeçtiğinin tespit edildiğini belirterek, geç mahsuplarnedeniyle mağdur duruma düşeceklerinin ifade edildiği,aradan uzun bir süre geçtikten sonra 2007 yılında, davacışirketin prim borcu olmadığına dair belge talep etmesiüzerine, geç yapılan mahsuplar sonucunda alınan gecikmezamları nedeniyle tamamı ödenemeyen bakiye primborçları ve o tarihe kadar bunlara yeniden işleyen gecikmezammı kadar borcu olduğunun SGK tarafından bildirildiği, davacışirketçe meblağın ödenmesini müteakipdavacı şirketin vekili tarafından; müvekkilinin davalıManisa Vergi Dairesi Başkanlığı’nın Mesir VergiDairesi Müdürlüğü nezdinde doğmuş KDValacaklarının SSK prim borçlarına mahsup işlemininilgili daire tarafından yasal 45 günlük süreden sonrayapılması sebebiyle 2004 Yılı/09-11-12, 2005 yılı/02-03-06-08aylarına ilişkin SSK primlerinin geç ödenmesindendoğan zarar miktarı olan 334.188,77 TL. sının ödemetarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu edilenuyuşmazlığın 506 sayılı Yasanınuygulanmasından doğduğu, anılan Yasanın 134.maddesinde, açıkça, bu kanununuygulanmasından doğan uzlaşmazlıkların, yetkiliiş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerdegörüleceği hükmüne yer verildiği; 506sayılı Yasanın konuya ilişkin maddeleriniyürürlükten kaldıran 5510 sayılı Yasanın 88.ve 101.maddesinde de yasakoyucunun görevli mahkeme konusundaki iradesinisürdürdüğü gözetildiğinde, davanın,görüm ve çözümünün adli yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden Manisa 3. İş Mahkemesinin yönteme aykırı başvurusunun reddi ileaynı Mahkemece ayrıca verilen 10.3.2016gün ve E:2015/242, K:2016/77 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Manisa 3.İşMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN REDDİ ile aynı Mahkemeceayrıca verilen 10.3.2016 gün ve E:2015/242, K:2016/77sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.9.2016gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy