T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 292
KARAR NO : 2016 / 338
KARAR TR : 6.6.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar :1) E. Ö.
2) M. Ö.
Vekilleri : Av.A. T., Av.O. K.
Davalı : Bursa BüyükşehirBelediye Başkanlığı
O L A Y :Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkillerden M. Ö.’in; babası olan diğer müvekkili E. Ö.’e ait 36 …644 Plakalı araç ile 12.09.2014 tarihinde Yakın DoğuÇevre Yolu Otosansit İstikameti Yan Yol Şirinevler Mahallesi356. Sokak girişinde yoldaki derin çukurlardan kaçmayaçalışırken, çukurlarınsayısının çokluğu ve derinliklerininfazlalığı nedeniyle tek taraflı trafik kazasıyaptığını, aracı ile yanda bulunan tarlayagirdiğini, aracın yan yattığını, kazasebebiyle araçta büyük hasar oluştuğunu, müvekkillerindenM.Ö.’in yaralandığını; bilirkişi raporunagöre zararın 11.750,00 TL olduğununsaptandığını; müvekkillerinden M.’ın, yaşadığıkaza ve yaralanması sebebiyle büyük acı veüzüntü yaşadığını; davalı İdareninsorumluluk alanındaki kazanın meydana geldiği yolda bulunançukurların uzun zamandır var olduğunu, bu çukurlarsebebiyle oluşabilecek kazalara karşı hiçbir önlemalınmadığını; Karayolları Trafik Kanununun,Belediye Trafik Birimleri Görev ve Yetkileri başlıklı10/b-1 maddesi hükmü gereğince, belediyelerin sorumluolduğu yolların trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurması gerektiğiaçıkça belirtilmesine rağmen, bu hükmeaykırı olarak yoldaki çukurlarınkapatılmadığını ve bu kazanın meydanageldiğini ifade ederek; müvekkillerinden Erdem Özdemiriçin, maddi zararı olan 11.750,00 TL ile diğer davacı M.Ö.için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiliistemiyle 29.12.2014 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA6.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 6.1.2015 gün ve E:2014/796, K:2015/4sayı ile, davacılar vekili tarafından, yol üzerindekiçukur nedeniyle tek taraflı kaza yapılması sonucuaracının hasarlandığı iddiasıyla davalıBursa Büyükşehir Belediye Başkanlığıaleyhine dava açılmış ise de; davada hizmet kusurunadayanılmış olduğu, İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerektiğindenMahkemelerinin yargı yolu bakımından görevsizbulunduğu gerekçesiyle; dava dilekçesinin görevsizliknedeniyle reddine karar vermiş; temyiz edilmesi üzerineYargıtay 17.Hukuk Dairesince, 15.10.2015 gün ve E:2015/11331,K:2015/10705 sayı ile onanan karar kesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu defa, aynı somut olay nedeniyle uğranılan zararlarakarşılık toplam 26.750,00 TL maddi ve manevi tazminatödenmesi istemiyle 15.1.2016 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA3.İDARE MAHKEMESİ; 15.3.2016 gün ve E:2016/71 sayı ile,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığıve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde,yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzenive güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğunun belirtildiği; öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır./Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıdave Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz” denildiği; bu durumda, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın çözümünde de adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varıldığı; diğertaraftan, benzer bir davada çıkan görevuyuşmazlığı nedeniyle verilen UyuşmazlıkMahkemesinin 30.09.2013 tarih ve E:2013/1315, 2013/1389 sayılıkararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasa'sının15/1-a. maddesi uyarınca davada Mahkemelerinin görevsizliğine, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarıncaolumsuz görev uyuşmazlığı çıkarılmaküzere Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, işbu davanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin ertelenmesine, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyasının daha evvel UYAP üzerinden teminedilmiş olması nedeniyle dava dosyalarınınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve YükselDOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 6.6.2016günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davacılardan M.Ö.’nün karayolunda seyir halindeyken, yoldakiçukurlar nedeniyle meydana gelen tek yönlü trafik kazası sonucuuğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevizararın tazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacılardan M.Ö.nün, diğerdavacı olan babası E.Ö.ye ait 16 …644 plakalıaraç ile 12.09.2014 tarihinde Yakın Doğu Çevre YoluOtosansit istikameti yan yol Şirinevler Mahallesi 356. Sokakgirişinde, yoldaki derin çukurlardan kaçmayaçalışırken tek taraflı trafik kazası yaptığı, aracı ile yanda bulunan tarlaya girdiği, aracın yanyatması nedeniyle aracın pert olduğu, M.Ö.nün yaralandığı;kazanın oluşumunda davalı idarenin sorumluluğubulunduğundan bahisle; uğranıldığı ilerisürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Bursa 3.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Bursa6.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle Bursa 3.İdare Mahkemesi’ninBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Bursa 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.1.2015gün ve E:2014/796, K:2015/4 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 6.6.2016 gününde, ÜyeSüleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞI OY
UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670 K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 6.6.2016
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy