T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 346 KARAR NO : 2016 / 378 KARAR TR : 6.6.2016 ÖZET: 2918 sayılı Yasadan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : N.Sigorta A.Ş. Vekilleri :Av. Ö. G. Davalı :Yeniyurt Belediye Başkanlığı Vekili : Av. M. Ö. & Av. A. T. (İdariYargıda) O L A Y : Davacıvekili Hatay İl Özel İdaresiMüdürlüğü’nü davalı olarakgöstermek suretiyle mahkemeye sunduğu dava dilekçesindeözetle; davacı şirket tarafından sigortasıyapılan 31 ....901 plakalı aracın Aşağıburnazköyü istikametinden Gölkent siteler sahil yolugüzergahını takiben seyir halinde iken, yol üzerindebulunan köprü üzerinden dere yatağınadüşmesi sonucunda maddi hasarlı trafik kazasınınmeydana geldiğini, davalı idarenin sorumluluğundaki yolla ilgiliolarak bakım ve işaretleme görevinin yerine getirilmemişolduğundan ve yolda köprü yaklaşım levhası iledemir bariyerlerin mevcut olmaması nedeniyle kusurlu olduğunubelirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylaşimdilik 13.312,50 TL rücu tazminatın ödeme tarihi olan31.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır. Hatay İdare Mahkemesinin 03.01.2013gün ve E:2011/2014 sayılı ara kararı ile davada Hatayİl Özel İdaresinin hasım mevkiindençıkartılarak, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun 15. maddesinin c bendi uyarınca YeniyurtBelediye Başkanlığı’nın hasım mevkiinealınmasına karar verilmiştir. Hatay İdare Mahkemesi: 11.11.2013gün ve E:2011/2014, K:2013/1966 sayılı kararı ileözetle; davada adli yargı yerinin görevli olduğundanbahisle davanın görev yönünden reddine karar vermiş vekarar kesinleşmiştir. Davacı vekili aynı istemle bukez adli yargı yerinde dava açmıştır. İstanbul Anadolu 7. Asliye TicaretMahkemesi:30.12.2014 gün, E:2014/1128, K:2014/765 sayılı kararı ileözetle; davanın husumet yokluğundan reddine kararvermiştir. İşbu karara karşıyapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 17. HukukDairesi 28.05.2015 gün ve E:2015/7948, K:2015/7896 sayılıilamı ile özetle; idari yargının görevli olduğunazara alınıp, 2247 sayılı Yasanın 19.maddesigereğince işlem yapılarak Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması ve sonucuna kadar davanın ertelenmesi gerektiğindenbahisle hükmün bozulmasına karar vermiştir. İstanbul Anadolu 7. Asliye TicaretMahkemesi:Yargıtay’ın bozma ilamına uyduktan sonra 6.4.2016 günve E:2015/962 sayı ile özetle; davada idari yargı yeriningörevli olduğunu belirterek, 2247 sayılıKanun’un 19.maddesi gereğince görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 6.6.2016 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; idari ve adli yargı yerleriarasında 2247 sayılı yasa’nın 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının, idari yargı dosyası da temin edilmek suretiyle,Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasınedeniyle araçta meydana gelen maddi zararın rücuen tazminiistemiyle açılmıştır. 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerleretrafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görevve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir. Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. 2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargı ayrımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyleaçılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden, İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesinceyapılan başvurunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevliolduğuna, bu nedenle İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılanBAŞVURUNUN REDDİNE, 6.6.2016 gününde Üye SüleymanHilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılmıyorum. ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy