T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 335 KARAR NO : 2016 / 371 KARAR TR : 6.6.2016 ÖZET: Askeri hastanelerde sunulan sağlık hizmetinin askeri hizmetin bir parçası olması karşısında, buralardaki tedavisi sonucu zarara uğradığını öne süren davacı erin bu iddiasının irdelenmesinde; eylemin askeri hizmete ilişkinlik unsurunu bünyesinde barındırması karşısında, davanın ASKERİ İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : S.E. Vekili : Av. A.Ü. Davalı :Milli Savunma Bakanlığı Vekili : Av. D. Ö. (Askeriİdari Yargıda) O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili S. E.’ınsağlıklı bir biçimde asker edildikten sonra askerlikhizmeti sırasında rahatsızlandığını, ilkolarak Mart 2012’de bacağında şişme, morarma vehareket kısıtlılığı şikayeti ile AydınAsker Hastanesi'ne başvurduğunu, belirtilen hastanede teşhisiçin yeterli özen gösterilmediğini vebacağındaki yağ bezesi teşhisi ile ameliyataalındığını, müvekkilininhatırladığı kadarıyla alınan parçadabiyopsi yapılmadığını, ancak daha sonraşikayetlerinin arttığını, bunun üzerine sevkzincirini takiben sevk edildiği İstanbul GATA’da kanserteşhisi konulunca Ankara GATA’ya sevk edildiğini,müteakiben yapılan muayeneler sonucunda Haziran 2012’de kanserhastalığının “Ewing Sendromu” olduğunun vetümörün derin yerleşimli olduğunun tespitedildiğini, bunun üzerine yoğun bir tedavi sürecininbaşlatıldığını, 41 haftalık tedavisonrasında ameliyata alındığını, ameliyatsonrasında kemoterapi uygulandığını, tedavisüreci tamamlandıktan sonra da GATA’nın 21.11.2013 tarihve 14493 sayılı raporu ile “Askerliğe ElverişliDeğildir” kararı verildiğini, akabinde 17.03.2014tarihinde de terhis belgesi düzenlendiğini, müvekkilininailesinde kanser teşhisi konulan kimsenin olmadığını,müvekkiline kanser teşhisinin askerliğinin 12’nciayında konulduğunu, Mart 2012 'de yanlış teşhiskonulup bunun sonucunda yanlış ameliyatyapıldığını, bu nedenle müvekkilinin erkenteşhis ve tedavi imkanından mahrum kaldığını,yanlış teşhis ve tedavi nedeniyle 4-5 ay daha kanserhastası olarak askerliğine devam ettiğini, müvekkilinekonan Ewing Sarkomlarının çoğunun çabukbüyüdüğünü ve çabukçoğaldığını, etkili bir tedavi yapılmadığındaölüme götürdüğünü, müvekkilinegeç konan teşhisin idare açısından ağırhizmet kusuru oluşturduğunu, yanlış ameliyatla hastalığındaha hızlı ilerlemesine sebebiyet verildiğini, idareninaçıklanan kusurlu eylemi dolayısıyla müvekkilininyaşamının tehlikeye atıldığını ve malulkalmasına sebebiyet verildiğini ve bu olay nedeniylemüvekkilinin maddi zararının oluştuğunu ilerisürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla500,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte müvekkilineödenmesine karar verilmesi istemiyle askeri yargı yerinde davaaçmıştır. AYİM 2. DaireBaşkanlığı: 8.4.2015 gün ve E:2015/605,K:2015/630 sayılı kararı ile özetle; davacının1602 sayılı Kanunun 20’nci maddesi kapsamında askerkişi olduğunu, ancak dava konusu zararın, askeri hastanedekitıbbi tedavideki ihmal, gecikme veya hata sonucu oluşupoluşmadığının tıp ilminin verileridoğrultusunda ortaya konulacağını, bu haliyle sözkonusu uyuşmazlığın çözümündeaskerlik hizmetinin gereklerinin bir önemi olmadığını,dolayısıyla zararı oluşturan eylemin askeri hizmeteilişkin olmadığını, bu itibarla davanıngörev ve çözüm yönünden AYİM’ingörevli olmadığını belirterek, davanın görevyönünden reddine karar vermiştir. İş bu karara karşıyapılan karar düzeltme istemi üzerine AYİM 2. DaireBaşkanlığı 27.10.2015 gün ve E:2015/1645, K:2015/1654sayılı kararı ile özetle; karar düzeltme istemininreddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir. Davacı vekili aynı istemle bukez idari yargı yerinde dava açmıştır. Ankara 7.İdare Mahkemesi: 31.12.2015gün ve E:2015/3278, K:2015/2306 sayılı kararı ileözetle; 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin l/a bendiuyarınca davanın yetki yönünden reddine, dosyanınyetkili Aydın İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine kararvermiştir. Bu aşamadan sonra söz konusudava dosyası Aydın 1. İdare Mahkemesi’nin E:2016/79sırasına kaydedilmiştir. Aydın 1. İdare Mahkemesi: 16.03.2016gün ve E:2016/79 sayı ile özetle; asker kişi olandavacının askerlik yükümlülüğünüyerine getirdiği dönem içerisinde Aydın Asker Hastanesindegerçekleştirilen yanlış teşhis ve tedavisonrasında çalışma gücünü kaybettiğininileri sürüldüğü, dolayısıylauyuşmazlığın askeri hizmete ilişkin olduğununbelirtildiği gerekçesiyle davanın görüm veçözümünde Askeri Yüksek İdareMahkemesi’nin görevli olduğundan bahisle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası ile birlikte dava dosyalarınıngörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konudaUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf ZiyaattinCENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN,Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 6.6.2016 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; askeri idari yargı veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılıyasa’nın 19.maddesinde öngörülen biçimdegörev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, askeri idari yargı dosyası da temin edilmeksuretiyle, Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde askeri idari yargı yerinin görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen DanıştaySavcısı Yakup BAL ile AYİM Savcısı HalitÜNKAZAN’ın davada Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ningörevli olduğu yolundaki yazılı ve sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacınınTürk Silahlı Kuvvetlerinde askerlik hizmetini yerine getirmekte iken,ortaya çıkan bir rahatsızlık ile ilgili olarak AydınAsker Hastanesi'nde yapılan tedavisi sırasında gerekli özenyükümlülüğü yerine getirilmedenbacağında yağ bezesi teşhisiyle ameliyataalındığı, dolayısıyla yanlışteşhis konulup yanlış ameliyat yapıldığı,geç konulan teşhisin idare açısındanağır hizmet kusuru oluşturduğu, bu olaydan dolayıçalışma gücünü kaybettiği ve sonuçolarak maddi zarara uğradığı iddiasıyla, meydanageldiği belirtilen maddi zararının fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla faizi ile birlikte tazminine kararverilmesi istemiyle açılmıştır. Anayasa’nın 125. maddesininson fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış olup, idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları ihlâl edilenler tarafındanaçılacak tam yargı davalarının görüm veçözümünün idari yargı yerlerinin görevinegirdiği tartışmasızdır. Anayasa’nın 157. maddesinde,Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin, askeri olmayan makamlarcatesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerihizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derecemahkemesi olduğu; ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Yasa ile değişik 20.maddesinin birinci fıkrasında, “Askeri Yüksek İdareMahkemesi Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmişolsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkinidari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilkve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlardagösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olmasışartı aranmaz” denilmiştir. Buna göre, Askeri Yüksekİdare Mahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi için dava konusuidari işlem veya eylemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” ve“askeri hizmete ilişkin bulunması” koşullarınınbirlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. 1602 sayılı Yasa’nın20. maddesinin ikinci fıkrasında, Türk SilahlıKuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olansubay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzmançavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ilesivil memurlar asker kişi sayılmaktadır. Davacının 1602sayılı Yasa’nın 20. maddesinde sayılan askerkişilerden olduğu ve bu nedenle dava konusu eylemin asker kişiyiilgilendirdiği kuşkusuzdur. Dava konusu eylemin askeri hizmeteilişkin olup olmadığına gelince: Bir idari eylemin “askeri hizmeteilişkin bulunması”, eylemin kanun ve nizamların TürkSilahlı Kuvvetlerine tanıdığı yetki ve görevlerinyerine getirilmesi amacına yönelik olması, askeri niteliktekiidari eylemin ise, askeri kural ve gerekler çerçevesindeyürütülen askeri hizmet sırasındaki bir hareket, tutumveya meydana gelen ya da getirilen bir olay olarak tanımlanmasımümkündür. Bu durumda bir idari eylemin “asker kişiyiilgilendirmesi” için; davacının asker kişiolması, idari eylemin asker kişilerce tesis edilmiş olmasıve idari eylemin bir asker kişiye yönelmiş bulunmasıgerekmektedir. Bu kapsamda bir işlem veya eylemaskeri makamlarca, asker şahıslar hakkında tesis edilmiş yada uygulanmış olsa bile, bu işlem veya eylemin askeri makamlardışındaki bir başka kamu kurum ya da kuruluşunca kendipersoneli hakkında tesis edilmiş olan işlem veya eylemden,nitelik yönünden herhangi bir farkı bulunmuyorsa, bu işlemAskeri hizmete ilişkin bir işlem veya eylem olmayıp buişlem veya eyleme ilişkin davaların görüm veçözüm yerinin de AYİM değil genel idari yargıyeri olması gerekir. Başka bir anlatımla bir idari işlemveya eylemin askeri hizmete ilişkin olabilmesi ve yargısaldenetiminin AYİM’de yapılabilmesi için, işlem veyaeylemin yargısal denetiminde askerlik mesleğinin gerekleriniyakından bilmenin önem taşıması gerekmektedir.Açılan iptal ya da tam yargı davasında, asker kişihakkında tesis edilen işlem veya eylemden doğan dava ve onunçözümüyle varılacak sonuç ile aynıdurumdaki sivil kişi hakkında aynı işlem veya eylemdendoğan dava ve onun çözümüyle varılacak sonucunfarklı olmaması halinde, davanın çözüm yeriAYİM değil Genel İdari Yargıdır. Dava dilekçesinin vedosyanın incelenmesinden; davacının sağlıklı birbiçimde asker edildikten sonra askerlik hizmeti sırasındarahatsızlandığının, ilk olarak Mart 2012’debacağında şişme, morarma ve hareketkısıtlılığı şikayeti ile Aydın AskerHastanesi'ne başvurduğunun, belirtilen hastanede teşhisiçin yeterli özen gösterilmediğinin vebacağındaki yağ bezesi teşhisi ile ameliyataalındığının, daha sonra şikayetlerinin artmasıüzerine sevk zincirini takiben sevk edildiği İstanbulGATA’da kanser teşhisi konulunca Ankara GATA’ya sevkedildiğinin, müteakiben yapılan muayeneler sonucunda Haziran2012’de kanser hastalığının “EwingSendromu” olduğunun ve tümörün derin yerleşimliolduğunun tespit edildiğinin, bunun üzerine yoğun birtedavi sürecinin başlatıldığının, tedavisonrasında ameliyata alındığının, ameliyatsonrasında kemoterapi uygulandığının, tedavisüreci tamamlandıktan sonra GATA’nın raporu ile davacıhakkında “Askerliğe Elverişli Değildir”kararı verilerek terhis belgesi düzenlendiğinin,davacının yanlış teşhis ve tedavi nedeniyle kanserhastası olarak askerliğine devam etmek durumundakaldığının, bu durumun idare açısındanağır hizmet kusuru oluşturduğunun, yanlışameliyatla hastalığın daha hızlı ilerlemesinesebebiyet verildiğinin, bu olay nedeniyle davacının maddizararının oluştuğunun iddia edilerek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi tazminatınyasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesiistemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. 4.1.1961 tarih ve 211 sayılıTürk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunun 12 ncimaddesinin (c) bendinde “askeri hastaneler” in askeri kurumoldukları açıkça hüküm altına alınmakta;anılan Kanunun “Sağlık İşleri”başlıklı Bölümde düzenlenen 57-70/B maddelerindeise Türk Silahlı Kuvvetlerinde yürütülecek“sağlık hizmeti”nin ana esasları ortayakonulmaktadır. Bu meyanda, dava konusu bakımından önemtaşıyan bazı düzenlemelere göz atılmasındayarar bulunmaktadır: Madde 57- Türk SilahlıKuvvetleri sağlık işlerinde, askerlerin fizik ve moraldurumlarının takibi ile koruyucu ve askeri sağlıkhizmetlerinin yürütülmesi esastır. 31/5/2006 tarihli ve5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu hükümleri saklıdır. Bu hizmetin yerine getirilmesindenkıta komutanları, karargah veya askeri kurum amirleri ilebunların tabipleri sorumludur… Madde 58- …(3.fıkra) Askerisağlık hizmetleri; göreve uyarlık ve elverişlilikkontrolleri ile periyodik veya zorunlu kontrolleri, sağlık raporukontrolünü, tıbbi tehditlerin önlenmesini ve ortadankaldırılmasını, tahliye, tedavi, sağlıklojistiği ve askeri sağlığa ilişkin diğerihtiyaçları kapsar Madde 62- Hastalananöğrenciler ile erbaş ve erler, hastalıklarınıamirlerine derhal haber vermeye mecburdur. Hasta; vizite zamanındakıt’a, karargah veya askeri kurum tabibine, mesai saati haricinde venöbetçi tabibe gösterilir. Hastalar, acil hallerde, doğrudanen yakın askeri veya sicil sağlık teşkiline gönderilirveya ulusal acil sağlık sisteminden yararlandırılır. Amirler hastalanmış olmaklabirlikte bu durumu bildirmediği tespit edilenleri, muayene ve tedaviye yada 59 uncu madde kapsamında kontrole göndermeye yetkilidir. Üst basamak sağlıksunucularına sevk edilen öğrenciler ile erbaş ve erler,muayene ve tedavilerinin safahat ve sonuçlarını bizzat veyabaşka bir vasıta ile amirlerine ve kıta, karargah veya askerikurum tabibine bildirirler. Muayene ve tedavi sonucunun Türk SilahlıKuvvetlerindeki görevlere uyarlık bakımından takibi,gerekiyorsa 59 uncu madde kapsamında kontrolü sağlanmaksuretiyle, kıta komutanları, karargah veya askeri kurum amirleri ilebunların tabipleri tarafından yapılır… Madde 63- Görevli olduklarıkıta, karargah veya askeri kurumun bulunduğu yerden başka biryerde hastalanan subay, astsubay, uzman jandarma, sivil personel ve askeriöğrenciler ile erbaş ve erler; hastalıklarını,bulunduğu mahaldeki en yakın kıta komutanlığınaya da karargah veya askeri kurumun amirliğine haber verir. Bu kıtakomutanı ya da karargah veya askeri kurumun amiri, hastaların muayeneve tedavisinin yapılabileceği en yakın askeri veya sivilsağlık hizmet sunucularına sevk edilmesini sağlar ve hastanınkıta, karargah veya kurumuna ve mahallin garnizon komutanlığınahaber verilir. Garnizon komutanlığı ya da kıta, karargahveya askeri kurumun bulunmadığı yerlerde hastalananlar,bulundukları yerdeki sivil sağlık hizmet sunucularınamüracaat ederler. Bunlar, durumları ile tedavi safahat vesonuçlarını amirlerine mümkün olan en kısasürede bildirirler. İzindeyken hastalanan subay,astsubay, uzman jandarma, uzman erbaşlar ile sivil personel birincifıkrada yazılı esaslara tabi olmadan tercihlerine göreaskeri veya sivil sağlık hizmet sunucularına müracaatedebilirler. Bunlar, durumları ile tedavi safahat vesonuçlarını mümkün olan en kısa süredeamirlerine bildirirler. İzindeyken hastalanan uzman erbaşlarhariç erbaş ve erler ile öğrenciler hakkında birincifıkra hükümleri uygulanır. Madde 64- Acil vakalarda hasta, enyakın askeri veya sivil sağlık hizmet sunucusuna müracaateder ve durumunu mümkün olan en kısa sürede amirinebildirir. 211 sayılı TürkSilahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun “askerisağlık hizmeti” ile ilgili yukarıda işaret edilendüzenlemeleri dışında, gerek anılan Kanun (211 sk.)gerek 1111 sayılı Askerlik Kanunu, 1076 sayılı YedekSubaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu, 926 sayılı TürkSilahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman ErbaşKanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 4678 sayılıTürk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam EdilecekSözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun ve 6191sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanununun, ilgilihükümleri uyarınca, Bakanlar Kurulu’nun 8.10.1986 tarih ve86/11092 sayılı kararı ile yürürlüğe konulan“Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık YeteneğiYönetmeliği” (RG.24.11.1986, Sayı:19291) ile TürkSilahlı Kuvvetlerinde görevli askeri ve sivil personel ile askerlikgöreviyle yükümlü vatandaşların SilahlıKuvvetlerdeki görevlere uyarlık bakımından sağlıkyeteneklerini tespit etmek ve barışta ve savaşta yapılacaksağlık işlemleri düzenlenmiştir. AnılanYönetmeliğe ekli “Hastalık ve ArızalarListesi”nde Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli general,amiral, üstsubay, subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş,sözleşmeli erbaş ve er, askeri öğrenci, yedek subayadayları, yükümlüler ve erlerin sağlıkyeteneklerine göre gruplandırıldıklarıgörülmüş ve sağlık bakımından bunlarayapılacak işlemler belirtilmiştir. Yönetmeliğin“Askerliğe Elverişli Olmayan Erler Hakkında Yapılacakİşlem” başlıklı 15 nci maddesi ise “Askerealındıktan sonra asker hastanelerinin sağlıkkurullarından ‘Askerliğe Elverişli Değildir’kararı alan erler, raporlarının onaylanmasını beklemeküzere bu hastaneler tarafından yerli kayıtlı bulunduğuaskerlik şubesi emrine gönderilir. Ayrıca durum silahaltında bulunanların birliklerine duyurulur. Terhis işlemleri,raporları ilgili makamlarca onaylanıp askerlik şubesinegeldikten sonra ilgili yönergeye göre yapılır.‘Askerliğe Elverişli Değildir’ kararı alanlargerektiğinde ilgili makamlarca yeniden asker hastanelerininsağlık kurullarına muayeneye gönderilerek alacaklarıson rapor kararına göre, ilgili yönerge gereğinceişlem görür. ‘Askerliğe ElverişliDeğildir’ kararı alanlar emsalinin kanunda yazılıyaş sınırı dışına çıkma tarihinekadar Milli Savunma Bakanlığı’nca gerektiğinde tekrarmuayene ettirilerek alacakları son rapor kararına göreişlem görür.” hükmünüöngörmektedir. Geçici hastalıkları vearızaları tespit edilen yükümlü, er ve erbaşlarayapılacak işlemler de aynı Yönetmeliğin 16 ncımaddesinde yer almakta ve bu işlemlerin ertesi yıla bırakma,sevki geciktirme ve hava değişimi olduğu; bu işlemlerigerektiren hastalık ve arızaların bu Yönetmeliğinekindeki “Arızalar Listesi” nin (c) dilimlerinde gösterildiğibelirtilmektedir.(Hemen ifade etmek gerekir ki anılan Yönetmelik vebelirtilen hükümleri olay tarihi itibariyle yürürlükteolan metinler olup; 12 Kasım 2015 tarih ve 29530 Sayılı ResmiGazete’de yayımlanan ve bu tarihte yürürlüğegiren “Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık YeteneğiYönetmeliği” ile 24.11.1986 tarihli Resmi Gazete’deyayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri SağlıkYeteneği Yönetmeliği yürürlüktenkaldırılmış ve yerini anılan yönetmelik almaklabirlikte; yeni Yönetmelik düzenlemesi de yukarıdaaçıklanan hükümlere paralel bulunmaktadır.) 17.11.1983 tarih ve 2955sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu’nun“Tanımlar” başlıklı 3 ncü maddesinde,Gülhane Askeri Tıp Akademisinin; Genelkurmay Başkanlığınınkuruluşunda, bilimsel özerkliğe sahip, Türk SilahlıKuvvetlerinin sağlık birimleri alanında en yüksekdanışma organı olan, Türk Silahlı Kuvvetlerinemuvazzaf askeri tabip ve gerektiğinde diğer sağlıkbilimleri alanında askeri personel yetiştiren, kendisine vebünyesindeki Askeri Tıp Fakültesine enstitü,yüksekokul ve benzeri kuruluşlar, eğitim hastaneleri ilediğer eğitim ve öğretim kurumları bağlanabilen veGenelkurmay Başkanlığının gerekgördüğü sağlıkla ilgili eğitim veöğretimi de yaptıran bir yükseköğretim kurumuolduğu ifade edilmektedir. Aynı Kanunun“Görevler” başlıklı 7 nci maddesinde de,Gülhane Askeri Tıp Akademisinin görevleri arasında“…(i) silahlı kuvvetler mensuplarıyla 211sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç HizmetlerKanunu’nda ve diğer kanunlarda askeri kurumlarda tedavileriöngörülen kişilerin her türlü muayene vetedavilerini yapmak” sayılmıştır. Yukarıda işaret edilen mevzuathükümlerinden de açıkçaanlaşılacağı üzere, Türk SilahlıKuvvetlerinde kıt’a tabipleri, revirler, askeri hastaneler,eğitim hastaneleri ve Gülhane Askeri Tıp Akadamesi (GATA) eliyleyürütülen “sağlık hizmetleri”, askerihizmetin bir parçası olup, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin9.2.1998 tarih ve E.1998/1, K.1998/3 sayılı kararında da işaretedildiği üzere “… askeri hizmetle birlikteyürüyen ve ona bitişik nitelikte olan…” bir hizmetmesabesinde olduğundan, tam yargı davasını doğuran“ hatalı sağlık hizmeti sunulduğu” nailişkin iddiaya dair değerlendirme yapılırken eylemin “askerihizmete ilişkin” bulunduğunun kabulü gerekmektedir. YineUyuşmazlık Mahkemesi’nin 8.3.1978 tarih ve E.1978/2, K.1978/8sayılı kararında “… her şeyden önce biraskeri hastane raporuna dayanılması ve bir asker kişininemeklilik işleminin iptali sonucu doğuracak bir davanın askeriişlemle ilişkili olduğu kuşkusuzdur…” denilmeksuretiyle, bir idari işlem ya da eylemin kökeninde“askeri” nitelikli bir faaliyet bulunması halinde,“askeri hizmete ilişkinlik” unsurunungerçekleştiği kabul edilmiştir. UyuşmazlıkMahkemesi’nin 27.12.1999 tarih ve E.1999/58, K.1999/57 sayılıkararında da, GATA’da yürütülen sağlıkhizmeti konusunda şu değerlendirmede bulunulduğugörülmektedir: “… Silahlı Kuvvetlermensuplarıyla 211 sayılı TSK İç HizmetKanunu’nda ve diğer kanunlarda askeri kurumlarda tedavileriöngörülen kişilerin her türlü muayene vetedavilerini yapmak gibi başlıca görevleri olan GülhaneAskeri Tıp Akademisinde ve bünyesindeki hastanedeyürütülen faaliyetler, sağlık hizmetleri almaklabirlikte, askeri niteliği itibariyle kuşkusuz askeri hizmeteilişkin bulunmaktadır…” Uyuşmazlık Mahkemesi’ninyeni tarihli kararlarında da aynı vurgununyapıldığı görülmektedir. 4.12.2013 tarih veE.2012/37, K.2013/166 sayılı kararda “… Askerihastanelerce ve Gülhane Askeri Tıp Akademisince sunulan sağlıkhizmetinin icrası sırasında, fiilen statüde bulunan askerkişiler yönünden doğan zararların askeri idariyargının görev alanında olduğutartışmasızdır. Keza, bu asker kişilerden söz konusuaskeri sağlık hizmeti sırasında maruz kaldıklarıidari eylemler nedeniyle statüden ayrıldıktan sonra ortayaçıkan veya gelişen zararlarda da askeri idariyargının görevli olmaya devam edeceği ve (asker kişiyiilgilendirme) şartının varlığınıkoruyacağı şüphesizdir…” denilmiş;24.12.2012 tarih ve E.2012/265, K.2012/285 sayılı karar ile24.12.2012 tarih ve E:2012/577, K.2012/472 sayılı kararda da,GATA’da tedavi gören iki erin, sunulan sağlık hizmetinedeniyle zarara uğradıkları iddiasiyleaçtıkları tam yargı davalarında, adliyemahkemelerinin kendilerini görevli görmesi (görevlilikkararı vermeleri) sonrasında Askeri Yüksek İdare MahkemesiBaşsavcısınca çıkartılan olumlu görevuyuşmazlıklarında, davada askeri idari yargının(AYİM’in) görevli olduğu sonucuna varılarak,anılan adli yargı görevlilik kararlarıkaldırılmıştır. Askeri sağlık hizmetlerininsunulması nedeniyle uğradığı önesürülen zararlar nedeniyle açılan tam yargıdavalarında Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin, istikrarlıbiçimde bu tür eylemlerin “askeri hizmeteilişkinlik” unsurunu taşıdığınıbenimseyerek kararlar verdiği; nitekim bir kararında, erstatüsündeki bir davacı ile ilgili olarak “…Davacının ihtiyaçları ve tüm özlükhakları devlet tarafından yerine getirilen er rütbesinde birSilahlı Kuvvetler mensubu olmakla, dışarıda kendiinsiyatifi ile tedavi olarak ve uygun ilaçları kullanabilmekdurumunda bir kişi olmadığı,sağlığının korunması ve tedavisi konusundayetkinin tamamen idareye ait olduğu, tedavi esnasında uygunaşının bulunmaması ve yan etkisi bulunan biraşının uygulanmasında idarenin hizmet kusurununbulunduğu, davacının zararlarının idarecekarşılanması gerektiği sonucunaulaşılmıştır…” denildiği (AYİM.2.D.nin 7.6.2000 tarih ve E.1998/892, K.2000/371); GATA’dageçirdiği ameliyatı sonrası vefat eden bir erinyakınlarının açtığı tam yargıdavasında, uzun yıllar istikrarlı biçimdesürdüğü içtihatından dönerek davanıngörev yönünden reddine karar vermeyi takiben, vaki karardüzeltme istemi üzerine bu istemi kabul ederek, esastan davayıgören kararında “… Davalı idarenin karardüzeltme istemleri üzerine yapılan incelemede;Uyuşmazlık Mahkemesi’nce verilip istikrar kazanmışçok sayılı karar, Askeri Yüksek İdareMahkemesi’nce bu tür davalara Mahkememizin kurulduğu 1972yılından 2002 yılına kadar bakılmışolması ve uygulamanın yerleşip istikrar bulmasıkarşısında, 1602 sayılı AYİM Kanununun 20 ncimaddesinde bir davaya Askeri Yüksek İdare Mahkemesindebakılabilmesi için gerekli görülen tümşartların bir arada gerçekleştiği sonucunaulaşıldığından, davalı idarenin kararındüzeltilmesi isteminin kabulüyle, davanın görevyönünden reddine ilişkin Mahkememizin 20 Mart 2002 gün veE: 2000/1147, K: 2000/591 sayılı kararınınkaldırılmasına ve davaya kalındığı yerdendevam edilmesine karar verilerek davanın esasınageçilmiştir…” (AYİM.2.D.nin 29.9.2004 tarih veE.2002/712, K.2004/626 sayılı kararı, AYİM Dergisi,Sayı:20, Kitap:2, s.1142-1145; benzer mahiyetteki diğer bir karariçin bkz.AYİM.2.D.nin 6.10.2004 tarih ve E.2002/735, K.2004/703sayılı kararı, age. S.1135/1138) denilmek suretiyle uzunyıllara dayalı istikrarlı içtihadınsürdürüldüğü görülmektedir. Davanın somutunda,AYİM’in görev yönünden red kararlarındakigerekçelerin, Askeri Hastanede verilen askeri sağlıkhizmetinin zahiri sonucuna (tıbbi tedaviye/operasyona) bakılarakserdedildiği, GATA’nın ve askeri hastanelerin belliölçüde sivil yurtdaşlara da sağlık hizmetisunulmasının belirtilen bu hususlarla doğrudan birbağlantısının olmadığı, sivil kişileresağlık hizmeti sunulmasında sadece bir atıfet sözkonusu olup, yukarıda işaret edilen askeri hizmete ilişkinişlemlerin ve prosedürlerin bunlar yönünden söz konusubulunmadığı, dolayısiyle bunlarınuğradıkları zarar iddiaları nedeniyleaçacakları tam yargı davalarını genel idariyargının göreceğinin tabii olduğu ve askerkişilerle mukayese edilmesinin isabetli bulunmadığı,dolayısiyle sunulan askeri sağlık hizmeti sırasındazarara uğranıldığı iddiasıyla açılantam yargı davasında “askeri hizmete ilişkinlik”unsurunun gerçekleştiği ve bu davanın AYİM’ingörevine girdiği sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; Aydın1. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, AskeriYüksek İdare Mahkemesi İkinci DaireBaşkanlığınca verilen 8.4.2015 gün ve E:2015/605,K:2015/630 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde ASKERİ YÜKSEK İDAREMAHKEMESİNİN görevli olduğuna, bu nedenle Aydın 1.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, AYİM2.Dairesi’nce verilen 8.4.2015 gün ve E:2015/605, K:2015/630 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 6.6.2016 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy