T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 317
KARAR NO : 2016 / 362
KARAR TR : 6.6.2016
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. S.A.Ş.
Vekilleri : Av.H. L. P., Av. D. P., Av.M. N.K.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekilleri : Av. Y. E., Av.Y.Ö.
O L A Y : Davacı vekili; müvekkili Şirkettarafından kasko sigortalı 41 ….321 plakalı aracın,D-100 karayolu üzerinde İstanbul istikametinden Ankara istikametineseyir halinde iken, 12+700 Km.de, Gebze mevkiinde yapılan yolçalışmasına ait yetersiz işaretlemelerinbulunması ve yol üzerinde bidondan düşen taşlarnedeniyle maddi hasara maruz kaldığını; trafik kazatutanağına göre, bu kazanın oluşumuna, davalıidarenin, yol üzerinde gerekli işaretlemeleri yapmaması,önlem almaması, yolun sağ tarafından aniden daralmasıve çift şeritli yolun tek şeride düşmesi nedeniyleyapılan işaretleme bidonlarından dökülen taşlarasigortalı aracın çarpmasının sebep olduğunu, davalınınkazanın oluşumunda asli 8/8 kusurlu olduğununsaptandığını; yaptırılan ekspertiz sonucunda araçta8.500,00 TL bedel ve hasar tespit edildiğini ve vasıta sahibininbanka hesabına ödendiğini; tazminat miktarınındavalı idareden istenildiğini ancak davalının,aralarındaki sözleşme gereğince yüklenicifirmanın sorumlu olduğunu bildirdiğini oysa bunun davalıidarenin sorumluluğunu kaldırmayacağını; meydanagelen zarardan davalı idarenin sorumlu bulunduğunu; kaskotazminatını ödeyen müvekkili şirketin, TTK. 1301.maddesine göre, sigortalısının hukukuna halef olduğunu,bu kanuni halefiyete dayanılarak dava açıldığınıifade ederek; davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün hukuka aykırı eylemi vebuna bağlı hizmet kusuru sonucu oluşan rücuya konu 8.500,00TL. zararın, davalıya başvuru tarihi olan 28/11/2010 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle 10.2.2011 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Kocaeli 2.İdareMahkemesi; 2.10.2012 gün ve E:2011/194, K:2012/1070 sayı ileuyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınkısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermiş, itirazedilmesi üzerine Sakarya Bölge İdare Mahkemesi; 20.2.2013gün ve E:2013/119, K:2013/213 sayı ile, anılan kararıgörev noktasından bozmuş; karar düzeltme istemi deaynı Mahkemece, 28.6.2013 gün ve E:2013/946, K:2013/980 sayı ilereddedilmiştir.
KOCAELİ2.İDARE MAHKEMESİ; 19.7.2013 gün ve E:2013/789, K:2013/645sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun“Görevli ve Yetkili Mahkeme”başlığını taşıyan 110. maddesinde(Değişik 11.01.2011-6099/14 md.), “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlardahil, bu kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. / Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemelinde de açılabilir” denildiği; Kanun'unGeçici 21. maddesinde ise “Bu Kanun’un 110. maddesininbirinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıdave Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ndeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”hükmüne yer verildiği; bu duruma göre;uyuşmazlığın 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 110 uncu maddesi uyarınca adli yargı yerindeçözümlenmesinin gerektiği gerekçesiyle; davanın,2577 sayılı idari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-amaddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddinekarar vermiş; itiraz edilmesi üzerine Sakarya Bölge İdareMahkemesince; 31.12.2013 gün ve E:2013/1947, K:2013/1798 sayı ileonanan, karar düzeltme istemi de aynı Mahkemece, 21.11.2014 günve E:2014/1190, K:2014/1988 sayı ile reddedilen görevsizlikkararı kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle, 17.2.2015 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
GEBZE5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 19.2.2016 gün ve E:2015/112, K:2016/14sayı ile, Anayasasının 125.maddesinde, idarenin kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğunun hükme bağlandığı; 2918 SayılıKanunun 7/a ve 13.maddeleri uyarınca, karayollarında mal ve cangüvenliği yönünden gerekli işaretlemeleri yaparakönlemler almak ve trafik güvenliğini sağlama görevinindavalı idareye verildiği; davacının davalı idareninhizmet kusurundan söz ettiği; hizmet kusurunun, idareninyürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişinde nesnel nitelikli bozukluk,aksaklık veya boşluk olarak tanımlandığı; hizmetinkötü işlemesi, geç işlemesi veya hiçişlememesi hallerinde gerçekleştiği ve idarenin tazminyükümlülüğünün doğmasına yol açtığı;idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavalarının, idari dava türleri arasında sayıldığı;buna göre, kamu idarelerinin hizmet kusurundan doğduğu iddiaedilen zararların tazmini istemiyle açılan davalarınidari yargı yerlerinde görülmesinin gerektiği; öte yandan,11/02/1959 gün ve 17/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kararı'nda da, hizmet kusuruniteliğindeki idari işlem ve eylemlerden dolayıuğranılan zararların ödetilmesine yönelik taleplerin,tam yargı davasının konusunu oluşturacağı ve butür davaların İdari Yargılama UsulüYasası’nın 2/1-b maddesi gereğince idareyekarşı, idari yargı yerinde açılmasıgerektiğinin belirtilmiş olduğu; buna göre, hizmet kusurundankaynaklanan zararların giderimini amaçlayan eldeki davanın,adli yargı yerinde çözümlenmesine, usul ve yasaanlamında olanak bulunmadığı, konunun idariyargının görev alanında olduğu gerekçesiyle; yargıyolu itibari ile idari yargının görev alanına girendavanın, HMK madde 114/1-b ve 115/2 uyarınca usulden reddine kararvermiş; bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan6.6.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargı,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağıbelirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı sigorta şirketine kaskosigorta poliçesi ile sigortalanan aracın, karayolu üzerindeseyir halinde iken, yapılan yol çalışmasına aityetersiz işaretlemelerin bulunması ve yol üzerinde bidondandüşen taşlar nedeniyle maddi hasara maruzkaldığı; kazanın oluşumuna, davalı idarenin yolüzerinde gerekli işaretlemeleri yapmaması, önlemalmaması, yolun sağ tarafından aniden daralması veçift şeritli yolun tek şeride düşmesi nedeniyleyapılan işaretleme bidonlarından dökülen taşlaraaracın çarpmasının sebep olduğu,dolayısıyla meydana gelen zarardan davalı idarenin sorumlubulunduğu iddia edilerek uğranılan zararın tazmini istemiyledava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümündeadli yargı yeri görevli olduğundan, Gebze 5.Asliye HukukMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
SO N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Gebze 5.Asliye HukukMahkemesinin 19.2.2016 gün ve E:2015/112, K:2016/14 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 6.6.2016 gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞI OY
UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 6.6.2016
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy