T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 279
KARAR NO : 2016 / 328
KARAR TR : 6.6.2016
ÖZET: Malatya Valiliği, Defterdarlık, Milli Emlak Müdürlüğüne ait hizmet binasının çatısından fırtına nedeniyle kopan parçaların, davacıya ait işyerine zarar verdiğinden bahisle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :İ.Ç.
Vekili :Av.T.D.
Davalı :-Malatya Valiliği (Defterdarlık Milli EmlakMüdürlüğü)(İdari Yargıda)
-MaliyeBakanlığı (Defterdarlık Milli EmlakMüdürlüğü)(Adli Yargıda)
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde, 6.1.2015 tarihinde meydana gelenfırtınada, davalı idareye ait hizmet binasınınçatısından kopan parçaların Defterdarlıkkarşısında bulunan müvekkiline ait KayısıAltı Zırh Kebap isimli lokanta üzerine düşmesisonucunda iş yerinin büyük zarargördüğünü ve bütün malzemelerinkullanılamaz hale geldiğini; müvekkilinin 10 günsüreyle tadilat ve onarım içinçalıştığını, işçilik vemalzeme masrafı olarak toplam 6.200,00 TL ödemeyaptığını; olay sonrası dükkanın 10 günsüreyle muhtemel kârından yoksun kaldığını,müşterilerini kaybettiğini ve tadilat sonrasında da maddikayıplarının devam ettiğini; oluşan maddizararların tazmini amacıyla müvekkilinin davalı idareye başvurduğunu;ancak istemin, olayda herhangi bir kusurlarınınbulunmadığından bahisle reddedildiğini; idarenin,çoğu zaman bir hizmet kusuru bulunmaksızınyürüttüğü kamu hizmetleri sırasındavatandaşlardan bir kısmının diğerlerine göre dahafazla ve ağır külfetle karşılaşması halinde,eşitlik ilkesinin gereği olarak bu zararıkarşılamasının gerektiğini; idarenin sorumluluğununkusur sorumluluğundan ayrıldığını, objektif biresasa dayandığını; Türk Borçlar Kanununun 69. maddesinde,“Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki,bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındakieksikliklerden doğan zararı gidermekleyükümlüdür. / İntifa ve oturma hakkı sahipleride, binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan,malikle birlikte müteselsilen sorumludurlar./ Sorumluların, busebeplerle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilererücu hakkı saklıdır." hükmü gereğinceidarenin söz konusu olayda kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu;ayrıca, müvekkilinin olayın vermiş olduğu korku vepaniği halen üzerinden atamadığını ve maneviolarak da zarar gördüğünü ifade ederek; fazlayailişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile;şimdilik toplam 6.700,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın,davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte tahsili istemiyle 22.4.2015 tarihinde idari yargıyerinde dava açmıştır.
MALATYAİDARE MAHKEMESİ: 30.4.2015 gün ve E: 2015/691, K:2015/671sayı ile, 2576 sayılı Yasanın 5. maddesinin 1.fıkrasında İdare Mahkemelerinin, Vergi Mahkemeleriningörevine giren davalar ile Danıştay daçözümlenecek olanlar dışındaki iptaldavaları ile tam yargı davalarını, tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinin birinin yürütülmesi için yapılanidari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları vekanunlarla verilen diğer işleri çözümleyeceğininhükme bağlandığı; dava konusu tazminat talebinindayanağını oluşturan olayın idareninyürüttüğü bir kamu hizmetinin işleyişiyleilgili olmadığı gibi, idarenin yürütmekleyükümlü olduğu hizmete ilişkin olarak idarenin hizmetkusurundan veya kusursuz sorumluluğundan kaynaklandığı iddiasınada dayanmadığı, davalı idareye ait çatıdankopan parçalardan kaynaklandığı iddia edilen zararıntazminine ilişkin uyuşmazlıkta idare hukuku ilkelerinindeğil, özel hukuk hükümlerinin uygulanmasıgerektiği kanaatine varılmakla, davanın görüm veçözümünde adli yargı merciilerinin görevliolduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle; davanın2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş; itiraz edilmesi üzerine Malatya Bölgeİdare Mahkemesince, 29.6.2015 gün ve E:2015/1496, K:2015/1111sayı ile onanan karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
MALATYA3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 14.3.2016 gün ve E:2016/473,K:2016/348 sayı ile, davanın, haksız fiil sebebiyleuğranılan maddi ve manevi zararların tazmini talebinden ibaretbulunduğu; idarenin, kural olarak, yürüttüğü kamuhizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminleyükümlü olduğu; idari eylem ve işlemlerden doğanzararların idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmetkusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereğince tazmin edildiği; idareninyürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda,düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel niteliklibozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmetkusurunun; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veyahiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği veidarenin tazmin yükümlülüğünündoğmasına yol açtığı; somut olayda, davakonusu olayın, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıylaidareye tahsis edilen ve kamu malı niteliğinde bulunanDefterdarlık binasının çatısındandüşen çatı kaplama malzemelerinin davacınıniş yerinin üzerine düşmesi şeklinde meydanageldiği; Defterdarlık binasının da,yürütülen kamu hizmetinin bütünleyici birparçası olduğu ve yürütülen hizmettenbağımsız olarak düşünülemeyeceğidikkate alındığında, uyuşmazlığınçözümünün, davalı idare tarafındanyürütülen hizmetin işleyişindeki bozukluk,aksaklık veya eksiklik olarak tanımlanabilen hizmet kusurunun bulunupbulunmadığının saptanmasına bağlı olduğu,bu hususların ortaya konulmasının ise idare hukukunun temelilkeleri uyarınca idare mahkemelerinin görevinde bulunduğu; benzeruyuşmazlıklara ilişkin olarak Yargıtay veDanıştay tarafından verilen kararlarda idari yargınıngörevli kılındığı gerekçesiyle; yargıyolu caiz olmadığından, HMK'nun 114/1-b maddesi gereğinceaçılan davanın usulden reddine, Malatya İdare Mahkemesiile Mahkemeleri arasında yargı yolu uyuşmazlığıçıktığından, yargı yoluuyuşmazlığının çözümüiçin dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığına gönderilmesine karar vermiş; bukarar temyiz edilmeksizin kesinleştikten sonra; dosya Mahkemece, 14.4.2016tarihli bir üst yazıyla Mahkememize gönderilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ın katılımlarıylayapılan 6.6.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu vesebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
1-2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesihususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilip kararnumarası alınmakla birlikte bununla yetinilmemiş ve görevlimerciin belirtilmesi için re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına da karar verilmiş; kararın kesinleşmesindensonra da dava dosyası Mahkememize gönderilmiştir.
Bu haliyle, Malatya3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’sen yapılan başvuru, 2247sayılı Yasa’da öngörülen yöntemeuymamaktadır.
Ancak, adlive idari yargı yerleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, Asliye Hukuk Mahkemesince,2247 sayılı Yasa’nın 14 ve 19. maddelerindeöngörülen durumun aksine, idari yargı kararınınkesinleşme durumu açıklığa kavuşturulmadan veönceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası teminedilmeden Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğugörülmekte ise de; idari yargı kararınınkesinleşme durumunu gösteren bir örneğinin ve İdariyargıda açılan davaya ilişkin dilekçeninMahkemesinden istenilmesiyle yetinildiği ve sonuçta usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, MalatyaValiliği, Defterdarlık, Milli EmlakMüdürlüğüne ait hizmet binasınınçatısından fırtına nedeniyle kopanparçaların davacıya ait işyerine zarar verdiğindenbahisle uğranılan maddi ve manevi zararın davalı idarecetazmini istemiyle açılmıştır.
Anayasanın125. maddesinde idarenin her türlü eylem ve işlemlerinekarşı yargı yolunun açık olduğu belirtildiktensonra son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerindendoğan zararı ödemekle yükümlü olduğuhükme bağlanmış; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde, idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan ihlaledilenler tarafından açılacak tam yargı davaları,idari dava türleri arasında sayılmıştır.
İdarekural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellikbağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup;idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kurallarıçerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereğitazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevliolduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veyaişleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklikşeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötüişlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesihallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünündoğmasına yol açmaktadır.
Davadosyasının incelenmesinden; 6.1.2015 tarihinde esen şiddetlirüzgar nedeniyle Malatya Valiliği, Defterdarlık Milli EmlakMüdürlüğüne ait hizmet binasınınçatısından kopan parçaların davacıya aitKayısı Altı Zırh Kebap isimli lokanta üzerinedüştüğü; davacının, iş yerininbüyük zarar gördüğü, malzemelerinkullanılamaz hale geldiği, işyerini bir sürekullanamadığı, müşterilerini kaybettiği; bunundışında, olay nedeniyle büyük korku ve panikyaşadığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminatdavası açtığı ve oluşan zararının,idarenin yürüttüğü kamu hizmeti ve idarenin objektifsorumluluğu çerçevesinde davalı idarece giderilmesiniistediği anlaşılmıştır.
Bakılanuyuşmazlıkta, dava konusu olayın, kamu hizmetininyürütülmesi amacıyla davalı İdareye tahsis edilenve kamu malı niteliğinde bulunan Malatya Valiliği,Defterdarlık, Milli Emlak Müdürlüğüne ait hizmetbinasında meydana geldiği; bu binanın, yürütülenkamu hizmetinin bütünleyici bir parçası olduğu veyürütülen hizmetten bağımsız olarakdüşünülemeyeceği de dikkatealındığında, uyuşmazlığınçözümü, davalı İdare tarafındanyürütülen hizmetin işleyişindeki bozukluk,aksaklık veya eksiklik olarak tanımlanabilen hizmet kusurunun bulunupbulunmadığının saptanmasına bağlı olup; buhususların ortaya konulması ise idare hukukunun temel ilkeleriuyarınca idare mahkemelerinin görevinde bulunmaktadır.
Bu durumda,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun2/1-b maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasınıngörüm ve çözümünde idari yargı yerigörevli bulunmaktadır.
Açıklanannedenlerle, Malatya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin yöntemeaykırı başvurusunun kabulü ile, Malatya İdareMahkemesince verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
SO N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Malatya3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yönteme aykırıBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Malatya İdare Mahkemesinin 30.4.2015gün ve E: 2015/691, K:2015/671 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 6.6.2016 gününde, OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy