T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 337
KARAR NO : 2016 / 373
KARAR TR : 6.6.2016
ÖZET : Davacı şirkete ait bina için oturma ruhsatı alınabilmesi amacı ile verilmesi zorunlu bulunan prim borcu olmadığına dair yazının, davalı kurum tarafından geç verilmesi nedeni ile davacının uğradığı zararın davalıdan tazmini istemiyle açılan davanın, Anayasanın 125/son, 129/5 ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddeleri çerçevesinde İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :K.Gıda Sanayi Ltd. Şti
Vekili : Av.S.B.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili :Av. H.A.
OL A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; davacının, maliki olduğu Konya ili, Selçukluİlçesi, Kayacık Mahallesi, 3. Organize Sanayi Bölgesi,M29 pafta, 22738 ada, 9 parselde kayıtlı taşınmazüzerine fabrika binası ve İdare binasıyapımı için 03.08.2007 tarih ve 8 nolu inşaatruhsatını aldığını ve bu nedenle işyerinindavalı kuruma 1081733. 42 sicil sayılı işyeri olarak tesciledildiğini; İnşaat Ruhsatlarında idari bina içinyapı sınıfı 3/B, Fabrika için yapısınıf ve grubunu 2/B olarak organize sanayi bölgesindeninşaat ruhsatının alındığını ve inşaatruhsatı alınan bu yere fabrika binası ve idarebinasının prefabrik olarak yapıldığını,ardından davalı kurumda işyeri dosyası açtırıldığınıve bu inşaatta çalıştırılan işçileriçin çalıştırıldığıdönemlere esas kazançları üzerinden primlerin mutadaylık bildirgeler ile birlikte davalı kuruma ödendiğini,sonrasında 04.04.2008 tarihinde davalı kurumdan prim borcubulunmadığına ilişkin ilişiksiz belgesinin verilmesinintalep edildiğini, bunun Organize SanayiMüdürlüğünden iskan (oturma) ruhsatı alabilmekiçin yapıldığını ancak davalı kurumun bubelgeyi geç vermesi nedeni ile davacının iskanruhsatını ancak 22.02.2012 tarihinde alabildiğini ve 04.04.2008ile 12.06.2012 tarihleri arasında işyerini kullanamaması nedeniile zarara uğradığını; davalı idarenin meydanagelen zarardan sorumlu olduğunu;
Zira; davalı idarenin davacının yaptırdığıve tamamladığı fabrika ve idari binası için primtahsil ederken binanın Organize Sanayi tarafından belirlenen 2/Bsınıfına itiraz ettiğini ve binanın 4/Asınıfında olduğunu belirterek primlerin eksiködendiği iddiası ile müfettiş görevlendirilmesicihetine gittiğini, söz konusu müfettişin de 28.11.2008tarih ve 44 İNC 43 sayılı raporunda davacıya ait fabrikabinasının yapı sınıf ve grubunun 2/B olmadığını4/A sınıfında olduğunu belirttiğini ve davacıaleyhine 15.437.53.- TL fark işçilik primi, 13.711.76 TL gecikmezammı tahakkuk ettirilmesi gerektiğini belirttiğini; sözkonusu işlemin hukuka aykırılığının tespitiamacı ile Konya 2. İş Mahkemesi’nde davaaçıldığını ve Mahkemenin 2011/1152 esas, 2013/64 kararsayılı ilamı ile davalı idarenin inşaatın 4/Aolduğu iddiasının haksız olduğu, inşaatın2/B sınıfı olduğu ve haksız prim tahakkukettirildiği ve idarenin muarazasının ve müvekkiliniskân ruhsatı alımı öncesindeki uygulama veisteğinin haksız olduğu hususlarının tespitinehükmettiğini, bu kararın Yargıtay 10. HukukDairesi’nin 2013/11265 esas, 2013/12699 karar sayısı ile06.06.2013 tarihinde onandığını, bu karar sonrasındadavalı kurumun davacıdan herhangi bir tahsilat talepetmediğini, yatırdığı primler borcunu karşılamasınedeni ile davacıdan para tahsil etmeden borcu yoktur yazısı verdiğini,bu süre zarfından davacının sahibi olduğu binayı50 ay süre ile kullanamadığını belirterek; davacının davaya konu inşaatın bittiği30 Nisan 2008 tarihinden iskan ruhsatınınalındığı 02.02.2012 tarihine kadar olan süre yönündendavacının taşınmazını kullanamaması nedeniile uğradığı fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydı ile 50.000 TL’nin dava tarihi itibariyle yasal faizi ilebirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile adli yargıyerinde dava açmıştır.
Konya 3. İş Mahkemesi; 09.02.2016 günve 2015/314 Esas, 2016/48 Karar sayılı kararında aynen “Davadavalı kurumdan 04/04/2008 tarihinde inşaatıntamamlanmış olması nedeniyle ilişiksiz belgesi talepedilmesine rağmen idarenin muarazası sonucu belgenin geçverilmesi ve iskan ruhsatının 20.02.2012 tarihinde veçalışma ruhsatının 12.06.2012 tarihindealınmış olması nedeniyle inşaatıntamamlandığı 30.04.2008 tarihinden iskan ruhsatınınalındığı tarihe kadar işyerinikullanamadığı sürede uğradığıkazanç kaybı zararının davalıdan tahsilineilişkindir.
İşMahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulan istisnai nitelikteözel mahkemeler olup,5510 sayılı Kanunun 101.maddesihükmüne göre "bu kanunda aksine hüküm bulunmayanhallerde ,bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerindegörülür. 2577 sayılı Kanunun "İdari DavaTürleri Ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı"başlıklı 2'nci maddesinde; idari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları ile idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan zarar görenlerce açılan tam yargıdavaları idari dava türleri olarak sıralanmış olupeldeki dava konusu maddi zarar doğrudan 5510 sayılı kanununuygulanmasından doğmamış, idari eylem ve işlemden kaynaklanmıştır.O halde davanın çözüm yeri adli yargı değilidari yargı olduğundan yargı yoluyanlışlığı nedeniyle davanın usulden reddine dairaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindekigerekçesi ile açılan davanın yargı yolu caizolmaması nedeni ile reddine karar vermiş, karar davacı vekiline09.03.2016, davalı vekiline 10.03.2016 tarihinde tebliğ edilmiş,süresinde temyiz edilmediğinden 30.03.2016 tarihindekesinleşmiş, karara bu şekilde şerh edilmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı gerekçelerle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Konya 2. İdare Mahkemesi: 07.04.2016gün ve E:2016/364 sayılı kararında aynen “Davadosyası ile Konya 3. İş Mahkemesi'nin 09.02.2016 günlüE:2015/314, K:2016/48 sayılı kararının ve kesinleşmeşerhinin birlikte incelenmesinden, davacı şirketinbünyesinde yapmış olduğu bina inşaat işyeri ileilgili olarak 03.04.2008 tarihi itibarıyla inşaatınbitirildiği, noksan işçilik çıkması durumundaödeneceği belirtilerek 04.04.2008 tarihinde ilişkisizlik belgesiverilmesi istemiyle davalı idareye başvurulduğu. 03.02.2009günlü 2106358 sayılı davalı idare işlemiylesöz konusu bina inşaatı yeri ile ilgili eksikişçilik bildiriminde bulunulduğunun tespit edildiğigerekçesiyle tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammınındavacıya bildirildiği, davacının bu işlemeyaptığı itirazın 08.05.2009 günlü 5632809sayılı prim tutarına itiraz komisyonu kararıylareddedildiği, davacı tarafından söz konusu prim tahakkukuve gecikme zammı talebi ile irat sayılma işlemlerinin iptaliistemiyle açılan davada Konya 2. İş Mahkemesi'nin 15.02.2013günlü E:2011/1152, K:2013/64 sayılı kararıyla,davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, inşaatın2B sınıf ve yapı grubuna girdiğinin tespitine, primtahakkuku gecikme zammı ve irat sayma işlemlerinin iptaline,davacı tarafın davalı kuruma prim borcubulunmadığının tespitine ilişkin talebinin reddine veinşaat bitim tarihinin 03.04.2008 olarak tespitine ilişkin talebininve diğer tespit taleplerinin reddine karar verildiği, bu kararınYargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 06.06.2013 tarih ve E:2013/11265,K:2013/12699 sayılı onama kararı ile 06.06.2013 tarihindekesinleştiği, sonrasında davacının, davalıkurumdan 04.04.2008 tarihinde inşaatın tamamlanmışolmasına nedeniyle ilişiksizlik belgesi talep edilmesine rağmenidarenin muarazası sonucu belgenin geç verildiği ve iskanruhsatının 20.02.2012 tarihinde ve çalışmaruhsatının 12.06.2012 tarihinde alındığı, bugerekeçle inşaatın tamamlandığı belirtilen30.04.2008 tarihinden iskan ruhsatının alındığıtarihe kadar işyerini kullanamadığı süredeuğradığını ileri sürdüğükazanç kaybı zararının tazmini istemiyle 29.07.2015tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aleyhineKonya 3. İş Mahkemesi’nin E:2015/314 sayılı dosyasındadava açıldığı, Konya 3. İş Mahkemesi'nin09.02.2016 günlü E:2015/314, K:2016/48 sayılı kararıyladavanın çözüm yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyleyargı yolu nedeni ile davanın usulden reddine karar verildiği,18.03.2015 tarihinde davacı şirket tarafından bünyesindeyapmış olduğu inşaatın 04.04.2008 tarihindeinşaatın tamamlanmış olması nedeniyle aynıtarihli dilekçeyle talep edilen 5510 sayılı Kanunun 90/4.maddesinde yer alan ilişiksizlik belgesinin Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı'nın muarazası sonucunda geçverilmesi sonucunda, iskan ruhsatını 20.02.2012 tarihinde ve iskanruhsatı alınan binanın teknik donanımıtamamlanmış olduğu halde işyeri açma veçalışma ruhsatının ise 12.06.2012 tarihindealındığından bahisle Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı'nın muarazaçıkardığını belirttiği 30.04.2008tarihinden iskan ruhsatının alındığı 02.02.2012tarihine kadar geçen sürede işyerinikullanamadığından dolayı uğranıldığıileri sürülen zarar karşılığı şimdilik50.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecekyasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı, 30.03.2016 tarihinde ise Konya 3.İş Mahkemesi'nin 09.02.2016 günlü E:2015/314, K:2016/48sayılı kararının kesinleştiğianlaşılmaktadır.
Yukarıdaanılan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun amir hükümlerine göre, 5510sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasından doğanuyuşmazlıklarda kural olarak iş mahkemesinin genel görevliMahkeme olduğu, ancak sadece 102. maddede belirtilen idari paracezalarına karşı doğrudan açılacak davalardaistisnai olarak idare mahkemelerinin görevli olduğu tartışmasızdır.
Buitibarla, 5510 sayılı Kanunun 90. maddesinde öngörülenilgililerin kuruma (Sosyal Güvenlik Kurumuna) borçlarınınolmadığına dair kurumca (Sosyal Güvenlik Kurumu)düzenlenen ve ilişiksizlik belgesi olarak da nitelendirilen belgenindüzenlenmesinin doğrudan 5510 sayılı Kanununuygulanması kapsamında bir işlem olduğu gibi sözkonusu belgenin düzenlenmesine ilişkin işlemlerin anılanKanunun başka bir maddesi olan 102. maddesinde belirtilen idari paracezası işlemleri kapsamında olmadığından,ilişiksizlik belgesi ile ilgili davaların ve bundan doğantazminat davasının görüm ve çözümünde5510 sayılı Kanun uyarınca iş mahkemelerinin görevliolduğu açıktır.
Budurumda, davacı tarafından tazmini istenilen zarar doğrudanSosyal Sigortalar Kurumuna borcu bulunmadığına ilişkinbelgeden/ilişiksizlik belgesinden kaynaklanmışbulunduğundan, davanın görüm veçözümü, yukarıda anılan 5510 sayılıKanunun 101. maddesi uyarınca iş mahkemesine ait bulunmaktadır.”şeklindeki gerekçe ile, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin adli yargı dosyası da temin edilerek dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosya incelemesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan6.6.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME:
Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, İdare Mahkemesince anılan Yasa’nın 19.maddesinde öngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’ninidari yargı, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın isedavada adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacışirkete ait bina için oturma ruhsatı alınabilmesi amacıile verilmesi zorunlu bulunan, prim borcu olmadığına dairyazının, davalı kurum tarafından geç verilmesinedeni ile uğranılan zararın davalıdan tazmini istemi ileaçılmıştır.
Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde,davacının 04.04.2008 tarihinde prim borcu olmadığınadair belgenin kendisine verilmesi istemi ile davalı kuruma müracaatettiği, davalı kurum tarafından talep hakkında kararverilmesi için araştırma yaptırıldığıve bu kapsamda kontrol memuru görevlendirildiği, görevlendirilenkontrol memurunca düzenlenen 21.05.2008 gün ve 2008/AG-60sayılı raporda; davacı kuruma ait fabrika ve idaribinanın sınıfı ile grubunun yapılan araştırmalardoğrultusunda belirlenmesi ve 4 4003 01 01 1081733 42 21 77 sicilnumarasından yapılan bildirimlerin inşaat asgariişçilik hesabında değerlendirilipdeğerlendirilmeyeceği ve bu bildirimlerin 2 7182 01 01 1019766 04219-93 sicil nolu dosyaya aktarılıp aktaramayacağının,Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına mucipçıkarılarak işyerine ait yasal kayıtlarınincelenmesiyle düzenlenecek rapora göre işlem yapılmasıgerektiğinin belirtildiği görülmüştür.
Kontrol Memurunca düzenlenen bu rapora istinaden davalı kurumtarafından belirtilen konularda inceleme yapılması amacıile müfettiş görevlendirildiği ve müfettiştarafından hazırlanan 28.11.2008 gün ve 44 İNC 43sayılı raporda; davaya konu işyerinin 200 m2 likkısmının 3/B, 1781 m2 lik kısmının ise 4/Asınıfı bina kapsamında kaldığı ve Kurumabildirilmesi gerektiği halde, bildirilmeyen ve rapor ekinde yer alaninceleme değerlendirme belgesinde ayrıntılı olarakgösterilen 48.921,72.-YTL tutarındaki fark işçiliğifaaliyet devresi aylarına (2004 yılı Mart-Nisan-Mayıs, 2007yılı Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos) mal edilmesiningerektiği belirtilmiştir.
Davalı kurum tarafından, söz konusu rapora istinaden rapordatespiti yapılan 48.921.72 TL fark işçiliğin 2004yılı Mart-Nisan-Mayıs, 2007 yılıNisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos ayları faaliyet devresine maledildiği ve davacıya gönderilenB.13.2.SSK.4.42.01.00/VIII-I-011081733.42.21.77 sayılı yazı ileilgili döneme ilişkin olarak hesaplanan 15.437,53 TL prim ve27/02/2009 tarihine kadar hesaplanan 12.734.14TL gecikme zammı olmaküzere toplam 28.171,67 TL borcunun ödenmesinin istendiği;davacı tarafından bu karara itiraz edildiği ancak itirazınSosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Konya SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü Prim Tutarınaİtiraz Komisyonu’nun 08.05.2009 gün ve 74 sayılıkararı ile reddedildiği görülmüştür.
Yine davalı kurum tarafından, söz konusu rapora istinadenraporda tespiti yapılan 48.921.72 TL fark işçiliğin 2004yılı Mart-Nisan-Mayıs, 2007 yılıNisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos ayları faaliyet devresine maledildiği ve davacıya gönderilen B.13.2.SSK.4.42.01.00/VIII-I-011081733.42sayılı yazı ile ilgili döneme ilişkin olarak asgariişçilikten dolayı hesaplanan 1929,68 TL prim ve 31.07.2009tarihine kadar hesaplanan 1785,29 TL gecikme zammı olmak üzere3714,97 TL borcun ödenmesinin istendiği tespit edilmiştir.
Davacı tarafından her iki talebe ilişkin olarak daiş mahkemelerinde davalar açılmış, davalar Konya 2.İş Mahkemesi’nin 2009/77 Esas sayılı dosyasındabirleştirilmiş, Konya 2. İş Mahkemesi, 06.05.2010 günve2009/77 Esas, 2010/244 Karar sayılı kararı ile davanınkısmen kabulüne hükmetmiş, davacınındavalı kuruma 5646,05 TL prim borcu ve bu borcun gecikme zammımiktarını borçlu olduğu tespiti ile fazlaya ilişkintalebin reddine karar vermiş, verilen karar taraf vekillerince temyizedilmiş ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 22.11.2011 günve 2010/7429 Esas, 2011/15874 Karar sayılı kararı ile eksikinceleme gerekçe gösterilerek bozulmuştur. Konya 2.İş Mahkemesi Yargıtay bozma ilamı doğrultusundayaptığı inceleme neticesinde verdiği 15.02.2013 gün ve2011/1152 Esas, 2013/64 Karar sayılı kararında aynen;
“1-Davacının davasının kısmenkabulüne, kısmen reddine,
2-Davacının inşaatının 2Bsınıf ve Yapı grubuna girdiğinin tespitine,
3-Davalı kurumun davacı aleyhine yapmışolduğu prim tahakkuku ve gecikme zammı ve irad saymaişlemlerinin iptaline
4-Yargıtay bozma ilamı ve bozma ilamıkapsamında dosyaya sunulan bilirkişi raporu birliktedeğerlendirildiğinde davacının davalı kuruma 3.257,66TL prim borcunun bulunduğu anlaşılmakla prim borcunun faaliyetdöneminin son ayı olan 2008 yılı Ağustos ayınamal edilmesi gerektiğinden davacı tarafın davalı kurumaprim borcunun bulunmadığının tespitine ilişkintalebinin reddine,
5-Davacının inşaat bitim tarihinin 03.04.2008olarak tespitine ilişkin talebinin ve diğer tespit taleplerininreddine,” karar vermiş, verilen karar Yargıtay 10. HukukDairesi’nin 06.06.2013 gün ve 2013/11265 Esas, 2013/12699 Kararsayılı kararı ile onanmış ve karara şerhedildiği üzere 06.06.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
Tüm bu tespitler ve dava dilekçesi bir bütünhalinde ele alındığında, davaya konu olayda, davalıidarenin Mahkeme kararları ile tespit edilen hatalı işlemlerinedeni ile davacının zamanında alamadığıişyeri açma ve çalışma ruhsatı nedeni ileuğradığı zararın tazminine karar verilmesini istediğianlaşılmaktadır. Bu hali ile konunun, idari hizmetinyürütülmesi sırasında, idare ajanlarınınhizmet kusurundan kaynaklanan tazminat talebi kapsamında elealınması gerektiği sonucunaulaşılmıştır.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem veişlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak veözgürlükleri koruyup güçlendiren, her alandaadaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren,Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlısayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukukun veadaletin en somut yansıması olan mahkeme kararlarınınuygulanması, hukuk devleti ilkesi ve onun vazgeçilmez koşullarındanbiri olan hukuka bağlı idare anlayışınıngereğidir.
Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında:“İdarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu”belirtilmekte; 129. maddesinin 5. bendinde de: “Memurlar vediğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırkenişledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerinerücu edilmek kaydıyla ve Kanunun gösterdiği şekil veşartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.”hükmü yer almış bulunmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 2. Maddesinde; “ (Değişik bent: 10/06/1994 -4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:
a) (İptal: Anayasa Mahkemesi'nin 21/09/1995 tarih ve E:1995/27,K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 08/06/2000- 4577/5. md) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları,
c) (Değişik bent: 18/12/1999 - 4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukukauygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdarimahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevininkanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerinegetirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlemniteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimdeyargı kararı veremezler.
3. Cumhurbaşkanının doğrudan doğruyayaptığı işlemler idari yargı denetimidışındadır.” denilmektedir.
5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 1. Maddesindede belirtildiği üzere, Sosyal Güvenlik Kurumu kamu tüzelkişiliğini haiz, idarî ve malî açıdanözerk, bu Kanunda hüküm bulunmayan durumlarda özel hukukhükümlerine tabi ve Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığı ile ilgili bir kamu kuruluşudur. Yineaynı Kanunun 28. maddesinde belirtildiği üzere Kurumhizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, 657sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tâbiolarak istihdam edilen personel tarafından yürütülmektedir.657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 13. Maddesinde de; kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarakuğradıkları zararlardan dolayı, bu görevi yerinegetiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine davaaçacakları, kurumun genel hükümlere göre personelerücu hakkının saklı olduğu hükmüne yerverilmiştir.
Budurumda, davacının prim borcu olmadığına dairyazı verilmesi istemi ile yaptığı başvurununhaksız olarak reddedilmesi nedeni ile kullanamadığıişyeri dolayısıyla uğradığını ilerisürdüğü zararlar, idarenin ajan durumundaki kamugörevlilerinin işlemlerinden kaynaklandığı iddiaedildiğine göre; olayda hizmet kusuru ya da başka nedenleidarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığınınsaptanması idare hukuku ilkeleri çerçevesindeyapılabileceğinden, 2577 sayılı Yasa’nın 2/1,bmaddesi kapsamında bulunan tam yargı davasınıngörüm ve çözümünde idari yargı yerigörevlidir.
Açıklanannedenlerle, Konya 2. İdare Mahkemesi’nin 07.04.2016 gün ve2016/364 Esas sayılı kararı ile yapmış olduğu2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesi kapsamındagörülen başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Konya 2. İdare Mahkemesi’nin 07.04.2016gün ve 2016/364 Esas sayılı kararı ile yapmışolduğu 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesikapsamında görülen BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 6.6.2016gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy