T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 299
KARAR NO : 2016 / 345
KARAR TR : 6.6.2016
ÖZET : 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı :Sağlık Bakanlığı Vekili : Av. A. E. Davalı :Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü O L A Y : Türkiye İş KurumuGenel Müdürlüğü Bursa Çalışma veİş Kurumu İl Müdürlüğü’nün16.4.2015 gün ve 99601485-679-9484,17.4.2015 gün ve 99601485-679-9433, 17.4.2015 gün ve 99601485-679-9535 sayılı işlemleri ile, BursaYüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde meydana gelen ve sırasıyla G. Ş. , B. C. ve A. C. C.isimli çalışanların yaralanması ilesonuçlanan iş kazalarının, Bursa Sosyal GüvenlikKurumu İl Müdürlüğünce verilen bilgiyegöre, 6331 sayılı İş Sağlığıve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesinin ikincifıkrasında belirtilen sürede bildirmeyerek söz konusuKanuna aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26.maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca Bursa Yüksekİhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi adınasırasıyla 2.240,00, 2.466,00 ve 2.466,00 TL olmak üzereüç ayrı idari para cezası verilmiştir. Davacı vekili, idari paracezalarının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. BURSA 3. SULH CEZAHAKİMLİĞİ: 26.8.2015 gün ve D.İş:2015/1862 sayıile; 6331 sayılı Kanun'un 26. maddesinin ikinci fıkrasıhükmü uyarınca yapılan başvuru konusunda karar vermegörevinin idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiylebaşvurunun görev yönünden reddine karar vermiş,yapılan itiraz Bursa 4. Sulh Ceza Hakimliğince kesin olarakreddedilmiştir. Davacı vekili bu kez, 16.4.2015 gün ve99601485-679-9484 sayılı işlemleverilen idari para cezasının iptali istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır. BURSA 3.İDARE MAHKEMESİ: 20.4.2016 gün ve E:2015/1312 sayı ile;6331 sayılı Kanun uyarınca Bursa Çalışma veİş Kurumu İl Müdürlüğü tarafındanverilen idari para cezasının iptal edilmesi istemiyleaçılan davada, 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 3 ve 27. maddeleri gereğince davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesiuyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıylayapılan 6.6.2016 günlü toplantısında: 1-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık MahkemesiGenel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, “16.4.2015 gün ve99601485-679-9484 sayılı işlemleverilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davayönünden oluşan” görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 6331 sayılıKanun’un 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynıKanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 6331 sayılıİş Sağlığı ve GüvenliğiKanunu’nun “İş kazası ve meslekhastalıklarının kayıt ve bildirimi”başlığı altında düzenlenen 14. maddesinde,“(1) İşveren; a) Bütün işkazalarının ve meslek hastalıklarınınkaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak bunlar ile ilgiliraporları düzenler. b) İşyerinde meydanagelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı haldeişyeri ya da iş ekipmanının zarara uğramasına yolaçan veya çalışan, işyeri ya da işekipmanını zarara uğratma potansiyeli olan olaylarıinceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler. (2) İşveren,aşağıdaki hallerde belirtilen sürede Sosyal GüvenlikKurumuna bildirimde bulunur: a) İşkazalarını kazadan sonraki üç iş günüiçinde. b) Sağlık hizmetisunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilenmeslek hastalıklarını, öğrendiği tarihtenitibaren üç iş günü içinde. (3) İşyeri hekimi veyasağlık hizmeti sunucuları; meslek hastalığıön tanısı koydukları vakaları, Sosyal GüvenlikKurumu tarafından yetkilendirilen sağlık hizmetisunucularına sevk eder. (4) Sağlık hizmetisunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını,yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları ise meslekhastalığı tanısı koydukları vakaları engeç on gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir. (5) Bu maddeninuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, SağlıkBakanlığının uygun görüşü alınarakBakanlıkça belirlenir” denilmiş; “İdari paracezaları ve uygulanması” başlığıaltında düzenlenen 26. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunun; (……) e)14 üncümaddesinin birinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her biryükümlülük için ayrı ayrıbinbeşyüz Türk Lirası, ikinci fıkrasındabelirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işvereneikibin Türk Lirası, dördüncü fıkrasındabelirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen sağlıkhizmeti sunucuları veya yetkilendirilen sağlık hizmetisunucularına ikibin Türk Lirası, (……) idari para cezası verilir.” denilmiş; aynı maddenin ikincifıkrasında, “(Değişik: 4/4/2015-6645/4 md.) Bu Kanunda belirtilen idari para cezaları, 14üncü maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünüyerine getirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları hariçgerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İşKurumu il müdürünce verilir. 14 üncü maddedebelirtilen bildirim yükümlülüğünü yerinegetirmeyenler için uygulanan idari para cezaları hariçtahsil edilen idari para cezaları genel bütçeye gelirkaydedilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezaları ise doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verilir. Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102 nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğeridari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içindeödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliğibulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına dadüzenlenebilir.” hükmü yer almış; 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102.maddesinde ise, “(.......) İdarî paracezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihindenitibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgilihesaplarına yatırılır veya aynı süreiçinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumcaitirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde, idari para cezası kesinleşir. İdarî paracezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yolunabaşvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeşgün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtteüçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari paracezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkınıetkilemez. (.......)” denilmiştir. Olayda, davanın, SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı Bursa Sosyal Güvenlikİl Müdürlüğü tarafından,Bursa Çalışma ve İş Kurumu İlMüdürlüğüne, Bursa Yüksek İhtisasEğitim ve Araştırma Hastanesinde meydana gelen G. Ş. ,B. C. ve A. C. C. isimli çalışanlarınyaralanması ile sonuçlanan iş kazalarının 6331sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen süredeKuruma bildirilmediğinin aynı Kanun'un 26. maddesinin birincifıkrası (e) bendi uyarınca işlem yapılmaküzere bildirilmesi üzerine, Bursa Çalışma ve İşKurumu İl Müdürlüğü tarafından bahsedilenhastane adına 6331 sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyleaçıldığı, 6331 sayılı Kanun’da ise,idari para cezası verilecek hususların düzenlendiği ancak,idari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin birdüzenlemeye yer verilmediği, ayrıca, bu Kanun uyarınca SosyalGüvenlik Kurumu tarafından verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağıanlaşılmıştır. Öte yandan, 30.3.2005 gün ve 25772 sayılı ResmiGazete’de yayımlanarak 1.6.2005 tarihindeyürürlüğe giren 30.3.2005 gün ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değişik 3. maddesinde ise,”(1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır"; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise"idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir"düzenlemeleri yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görevkurallarının, geçmişe de etkili olacağı,bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının6331 sayılı İş Sağlığı ve GüvenliğiKanunu uyarınca, Bursa Çalışma veİş Kurumu İl Müdürlüğünceverildiği, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu,6331 sayılı Kanun’da da bu Kanun uyarınca Çalışma ve İş Kurumu İlMüdürlüğünce verilen para cezasına itirazkonusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Bursa 3. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile,Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliğince 16.4.2015gün ve 99601485-679-9484 sayılı işlemle verilen idari para cezasınıniptali istemiyle açılan dava yönünden verilen 26.8.2015gün ve D.İş:2015/1862 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Bursa 3. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUNKABULÜ ile, Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliğince 16.4.2015 gün ve99601485-679-9484 sayılı işlemleverilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davayönünden verilen 26.8.2015 gün ve D.İş:2015/1862 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 6.6.2016gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy