T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 306 KARAR NO : 2016 / 352 KARAR TR : 6.6.2016 ÖZET: Dava konusu taşınmazın 308 m²nin dava dışı şahıstan enkaz satışı yolu ile kazandığını belirten davacının, tahsise konu taşınmazın bedelinin tamamını ödemiş ve imar tapusu almayı beklerken, ilk başvuru sahibi kişinin başvuru tarihinde adına kayıtlı tapulu taşınmazı çıktığı için 2981 SY 13/a maddesi gereğince tahsis işleminin iptali ve sonrasında gecekondusunun Mamak Belediye Encümeni Kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32.maddesine aykırı olarak inşa edilmesi nedeniyle yıktırılması sonucu uğradığı iddia olunan zararın tazmini istemiyle açtığı davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : V.D. Vekilleri : Av. F.T. &Av. U. T. Davalılar : 1- AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av. R.A. 2- Mamak Belediye Başkanlığı Vekilleri : Av. Ç. E.& Av. S. B. O L A Y : Davacılarvekili dava dilekçesinde; “1- Müvekkilim, eski 5 paftayagöre Mamak İlçesi Altıağaç Mh. 2139 ada 10parselin (yeni 39802 ada 3 parsel) 308 m2’sine tapu tahsis belgesi ilesahiptir. Hak sahipliğini, ilk başvuru sahibi A.Ç.' ten enkazsatışı yolu ile kazanmıştır. Müvekkilimtahsise konu arsanın bedelinin tamamını ödemiş, imartapusu almayı beklerken; ilk başvuru sahibi A.Ç.’inbaşvuru tarihinde adına kayıtlı tapulutaşınmazı çıktığından 2981 SY 13/amaddesi gereğince tahsis iptal edilmiştir. 2- Anılan bölge,Altıağaç - Karaağaç - Hüseyingazi KentselDönüşüm Projesi içerisinde kalmıştır.Proje alanını temizlemek ve hafriyata hazır hale getirmekisteyen davalı, 2981 SY 13/a maddesi çerçevesinde tahsisiptal işlemine dayanarak, 11.02.2014 tarih ve 292/294 SayılıMamak Belediye Encümeni Kararı ile Altıağaç Mh.213.Sk 48/A adresindeki mesken tarzında kullanılan gecekonduyuyıkmıştır. Yıkılan gecekondunun emlak vergi,numarataj kaydı ile elektrik - su abonelikleri bulunmaktadır. Ayrıcayıkımla birlikte arsa üzerindeki ağaçlar da telefolmuştur. 3- 5393 Sayılı BelediyeKanununun 73.maddesine dayalı olarak Büyükşehir Belediyesitarafından kentsel dönüşüm alanı olarak ilanedilen bölgedeki kamulaştırma ve imar işlemleriBüyükşehir Belediyesi ile Mamak Belediyesi tarafındanortaklaşa yürütülmektedir. Nitekim Belediye Yasası73.maddesine göre, Büyükşehir Belediyesininmünhasır yetkisine istinaden kentsel dönüşümalanı ilan edilen bölgedeki uygulama işlemleri MamakBelediyesine bırakılmıştır. Anlaşma yapan haksahipleri Büyükşehir Belediyesi ile sözleşmeimzalarken, Mamak Belediyesinin TOKİ ile yaptığı 14.08.2012tarihli protokole göre, TOKİ sadece inşaat işlerini üstlenmiş,hak sahipleri ile doğabilecek her türlü hukuki ihtilaflarınsorumluluğu Mamak Belediyesinde bırakılmıştır. 4- Kentsel dönüşümuygulaması sırasında, müvekkilimin mesken olarakkullandığı tesisi yıkıldığından fiiliel atma sebebi ile kamulaştırmasız el atma davasıaçma hakkının doğduğu açıktır.Ödenmesi gereken kamulaştırma bedeli kalemlerine gelince: Tapu tahsis işlem dosyasıcelbedildiğinde görüleceği üzere; müvekkilimKendisine tahsis edilen arsanın bedelini davalıyaödediğinden zemin üzerinde de hak sahibi olmuştur. Taşınmazıarsa vasfında olduğundan, 308 m2 tahsisten %40 DOP payıdüşülmek sureti ile kalan 185 m2’ye imarlı arsa gibibedel tespit edilmelidir. Zira kentsel dönüşüm de bir imaruygulamasıdır. Arsa bedelini ödeyen müvekkilimin imar tapusualma hakkı kentsel dönüşümden öncedoğmuştur. Çünkü bölge daha önce imargörmüştür. Gecekondunun işgal ettiğialandan tahsisat yapıldığından (2981. uygulamasıesnasında yapı yerinde korunduğundan - 13/b 2.paragrafuygulaması yapılmadığından - başka yerden arsatahsis edilmediğinden) dava tarihindeki birim fiyatlara eskalasyonhesabı da yapılarak 3A mesken sınıfına göreyapı bedeli ödenmelidir. Bu noktada, tahsisin 2981 SY 13/a maddesiçerçevesinde yıkılmasının yapı bedeliödenmesine engel teşkil etmediği noktası üzerindedurmak gerekir: Nitekim Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Üyeleri B.Y. ve N.B.'unKamulaştırma Davaları (2007 basım) kitabının243.sayfasında belirtildiği üzere; tapu tahsis 2981 SY 13/amaddesi çerçevesinde iptal edilmişse, yapı sahibinearsa tahsisi yapılamayacağından yapı sahibinin imaraffından yararlanması söz konusu olamayacaktır. 3194 SY18.madde 9. Ve 10.fıkraları uyarınca bina bedeli ödenmedenveya kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan yapılarkamulaştırılmadan yapıya el atılamaz. Gerek yıkılan gecekondununoturum alanının hesaplanması ve gerekse ağaç sayısınıntespiti için Mamak Belediyesinin verdiği analiz işlemdosyasının getirtilmesi talebimiz vardır. SONUÇ VE İSTEM:Yukarıda açıklanan ve re’sen nazara alınacaknedenlerle, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklıkalmak kaydı ile şimdilik; 1. Ankara İli,Mamak İlçesi, Altıağaç Mh. eski 5 pafta 3213 ada10 parselde (yeni 39802 ada 3 parsel) tahsisen sahip olunan 308 m2 arsavasfındaki taşınmazdan %40 DOP payıdüşülerek kalan 185 m2 arsa bedeli; Arsa üzerinde bulunan vedavalı tarafından yıkılan; Altıağaç Mh.213.Sk. No:48/A kapı numaralı mesken tarzında kullanılantesisler için Çevre ve ŞehircilikBakanlığının 3A sınıfı yapılariçin 2014 yılı birim fiyatlara göre hesaplanacakgerçek yapı bedelleri (eskalasyon dikkate alınarak); Arsa üzerindeki ağaçbedelleri; Olmak üzere toplam 10.000,00 TLkamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline,fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, 2. Kamulaştırma bedelikarşılığında taşınmaz mülkiyetinindavalılara devrine, 3. Dava masraf ve vekâletücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesinivekâleten dilerim.” demek suretiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Davalılardan Mamak BelediyeBaşkanlığı vekili süresi içerisinde mahkemeyesunduğu cevap dilekçesinde özetle; görev itirazındabulunmuştur. Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi: 12.11.2014gün ve E:2014/337, K:2014/575 sayılı ilamı ile özetle;Dava konusu yapının Mamak Belediye Encümeninin 15.04.2014tarihli kararı uyarınca 3194 sayılı İmarKanunu’nun 32.maddesine aykırı olarak inşa edilmesinedeniyle yıkılmış olmasına göre, davalıidarenin bu gibi idari işlem ve eylemleri nedeniyle ortayaçıkan zararın tazmini istemi ile açılan davadaidari yargının görevli olduğundan bahisle, davadilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine karar vermiştir. İşbu karara karşı davacıvekili ile davalılardan Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı vekilince yapılan temyiz başvurusuüzerine Yargıtay 5.Hukuk Dairesi 30.03.2015 gün veE:2015/3270, K:2015/6233 sayılı ilamı ile; ‘’…gerekdava konusu gecekondunun bulunduğu bölgenin yıkımkararından önce kentsel dönüşüm alanı ilanedilip, bu bölgede faaliyetlerin başlaması gerekse degecekondunun yıkımına ilişkin kararın davacıyausulüne uygun tebliğ edilmediği gözetildiğinde,kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğisabittir. Bu durumda 16.05.1956 gün ve 1/16sayılı içtihadı birleştirme kararıuyarınca davaya bakmanın adli yargının görevidahilinde bulunduğu gözetilip işin esasına girilerek, 1)Dava konusu gecekondununbulunduğu bölgedeki faaliyetlerin Mamak Belediyesi tarafındanyürütülüp, yıkım kararının da MamakBelediyesi tarafından alındığı anlaşılmışolmasına göre Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı hakkında açılan davanınhusumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinindüşünülmemesi, 2)Kamulaştırmasız elatmadan kaynaklanan tazminat davalarında Kamulaştırma Kanununundeğer biçmeye ilişkin hükümlere kıyasenuygulanır. Bu nedenle Kamulaştırma Kanununun 19/son maddesiuyarınca başkası adına tapulu, taşınmazüzerindeki yapının asgari levazım bedeline,ağaçların ise gerçek bedeline hükmolunması veayrıca dava konusu gecekondunun davalı ya da bayi olanşahıslara tahsisi için belediyeye ödenen bedel var isetespit edilerek tahsiline karar verilmesi gerekirken, yasal olmayangerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davacı vekili ile davalılardanAnkara Büyükşehir Belediye Başkanlığıvekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmünyukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,”şeklindeki gerekçesiyle hükmün bozulmasına kararvermiş, davalı idarelerce karar düzeltme istemindebulunulması üzerine Yargıtay 5.Hukuk Dairesi 05.10.2015 günve E:2015/15284, K:2015/15944 sayılı ilamı ile özetle;karar düzeltme isteminin reddine karar vermiştir. Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi: 2015/466 Esasve 26.11.2015 günlü 1.celse duruşma tutanağındaYargıtay’ın bozma ilamına uyulduğunu belirtmiştir. DavalılardanMamak Belediye Başkanlığı vekili tarafından,süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiylebaşvuruda bulunulması üzerine dilekçe, dava dosyasıile birlikte Danıştay Başsavcılığı’nagönderilmiştir. DanıştayBaşsavcısı: “Uygulama ve öğreti'de, kamuidarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında,kamu gücü kullanarak tek yanlı iradeaçıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler,"idari işlem"; herhangi bir işlem ya da kararadayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle,görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, "idari eylem" olaraktanımlanmaktadır. Bu tanıma göre, idarelerin3194 sayılı İmar Kanununun 8'inci maddesi uyarınca tekyanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel vedüzenleyici imar planları ile 2981 sayılı Yasanın13'üncü maddesinin (c) bendi uyarınca tek yanlı irade açıklamalarıile tesis ettikleri, genel ve düzenleyici ıslah imar planları vebu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma,ruhsat gibi bireysel işlemler, "idari işlem"; bu imarplanı uyarınca yapmak zorunda oldukları program ve uygulamalarıbunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bukonudaki hareketsizlikleri de, idari eylem niteliğitaşımaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davadilekçesinde, imar planında kentsel dönüşümprojesi içerisinde yer alan taşınmazakamulaştırmasız el atılması nedeniyletaşınmazın değerinin ödenmesi vetaşınmazın tapu kaydının davalı idare adınatescil edilmesinin istenildiği anlaşılmıştır. Bu bilgiler karşısında;davanın, davacının taşınmazına, YargıtayHukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 günlü, E:2010/5-662 K:2010/651sayılı kararında "hukuki el atma" olaraknitelendirilen, imar planındaki belirleme sebebiyle mülkiyethakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanan tazminat talebiyleaçıldığı sonucunaulaşılmıştır. Dava dilekçesinde veYargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında, mülkiyet hakkınagetirildiği söylenen kısıtlamanın,taşınmazın malikleri yönünden zarar doğurucusonuçlarının olabileceğinde kuşku yoktur. Ancak busonuç ya da sonuçlar, genel ve düzenleyici nitelikte biridari işlem olan imar planında taşınmaza yönelikbelirlemeden, bu planda öngörülen kamulaştırmaprogramlarının zamanında yapılmamasından ve imaruygulamalarından; başka anlatımla da, idari işlemlerden vedavalı idarelerin imar planı gereği yapılması gerekenkamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklinde ortayaçıkan idari eylemlerden kaynaklanmaktadır. İdari işlem ve eylemlerdendoğan zararların tazmini taleplerinin ise, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve 13'üncümaddeleri uyarınca, İdari Yargı yerlerinde açılacaktam yargı davalarına konu edilmeleri, anılan yasahükümlerinin gereğidir. Bu bakımdan, hukukauygunluklarının denetimi ve zarar doğurucusonuçlarının giderilmesi İdari Yargı'nıngörev alanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukukdüzeninde yaratmış oldukları etki vesonuçların, "hukuki el atma" olarak nitelendirilmesine vebu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminat taleplerinin adli yargıyerlerinde açılacak tazminat davalarına konu edilmelerine,hukuken olanak bulunmamaktadır. Dolayısıyla, davanıntaşınmazın tapu kaydının davalı idare adınatescili karşılığında arsa, yapı veağaç bedellerinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmının, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'ncimaddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklandoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları," hükmü gereğince idari yargı yerindegörülmesi gerekmektedir. Nitekim, 11.06.2013 günlü,28674 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6487 sayılıKanun'un 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun geçici6'ncı maddesinde değişiklik yapan 2l'inci maddesinde"Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlaraayrılmak suretiyle veya ilgili kanunlarınuygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlarhakkında, 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunundaöngörülen idari başvuru ve işlemlertamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir."hükmüne yer verilmek suretiyle "hukuki el atma" olaraknitelendirilen, imar planındaki belirleme sebebiyle mülkiyethakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanan tazminatdavalarının görüm ve çözümündeİdari Yargı yerinin görevli olduğuöngörülmüş bulunmaktadır. SONUÇ:Açıklanan nedenle, davanın, taşınmazınbedelinin tazminat olarak hüküm altına alınmasıistemine ilişkin kısmı yönünden 2247 sayılıYasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, durumunanılan Mahkemeye bildirilmesine,” şeklinde kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 6.6.2016 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalılardan MamakBelediye Başkanlığı vekilinin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazına karşın Ankara 8.Asliye Hukuk Mahkemesi: 12.11.2014 gün, E:2014/337, K:2014/575sayılı ilamı ile özetle davada idari yargı yeriningörevli olduğundan bahisle davanın görev yönündenreddine karar vermiş olup, bu karara karşı yapılan temyizbaşvurusu üzerine, Yargıtay 5.Hukuk Dairesi 30.03.2015 günve E:2015/3270, K:2015/6233 sayılı ilamı ileaçıkça davanın adli yargı yerindegörülmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Bu aşamadan sonra, Ankara 8.Asliye Hukuk Mahkemesi 26.11.2015 günlü 1.celsede Yargıtay bozmailamına uyarak, aslında zımni olarak davada adli yargıyerinin görevli olduğuna ve dolayısıyla davalı idarevekilinin görev itirazının reddine karar vermiştir.Sonrasında, davalı idarece 2247 sayılı Yasa’nın 12/1.maddesinde belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısı’nca, taşınmazınbedelinin tazminat olarak hüküm altına alınmasıistemine ilişkin kısmı yönünden, 10. Maddede öngörülenbiçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, eski 5 paftaya göre Ankaraili, Mamak İlçesi Altıağaç Mh. 2139 ada 10parseldeki (yeni 39802 ada 3 parsel) taşınmazın 308 m2 likkısmına tapu tahsis belgesi ile sahip olup hak sahipliğini A.Ç.adlı dava dışı şahıstan enkazsatışı yolu ile kazandığını belirtendavacının, tahsise konu taşınmazın bedelinintamamını ödemiş ve imar tapusu almayı beklerken, ilkbaşvuru sahibi A. Ç.’in başvuru tarihinde adınakayıtlı tapulu taşınmazıçıktığı için 2981 SY 13/a maddesigereğince tahsis işleminin iptali ve sonrasında gecekondusunun11.02.2014 tarih ve 292/294 Sayılı Mamak Belediye EncümeniKararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32.maddesineaykırı olarak inşa edilmesi nedeniyleyıktırılması sonucu uğradığı iddia olunanzararın tazmini istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlığa konuişlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarih itibariyle yürürlüktebulunan 2981 sayılı İmar ve Gecekondu MevzuatınaAykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin DeğiştirilmesiHakkında Kanun,imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarakinşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılarhakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemleredair müracaat, tespit, değerlendirme, uygulama ve duyuru esaslarınıve ilgili diğer hususları belirlemek amacınıtaşımakta olup, valilik veya belediyelerce yetki ve sorumlulukalanlarında ıslah imar düzenlemeleri yapılmak suretiyle,yeniden gecekondu yapılmasının önlenmesi için teminedilecek arsaların ve muhafazası mümkün görülengecekonduların Yasa’da öngörülen usul ve esaslaragöre hak sahipliği belirlenen kişilere verilmesine olanaksağlamıştır. Nitekim, anılan Yasa’nın“Tapu Verme” başlıklı 3290 sayılı Yasa iledeğişik 10. maddesinin (a) bendi, “Bu Kanun hükümlerinegöre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar GenelMüdürlüğünün idare ettiği arsa veya arazilerüzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra,kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir ve butahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesindegösterilerek ilgilisine “Tapu Tahsis Belgesi” verilir. Taputahsis belgesi, ıslah imar planı veya kadastro planlarıyapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkileder. (Ek: 18/5/1987-3366/4 md.) Ancak ıslah imar planı veya kadastroplanları ile belirlenen alanlarda tapu tahsis belgesi yerine haksahiplerine doğrudan tapuları verilebilir” denilmektedir. Buna göre, Yasa’daöngörülen usul ve koşullara uygunluğu saptananlara haksahipliği ölçütüne dayalı olarak arsa veyahisse tahsis edilmekte ve gerekli düzenlemeler tamamlandıktan sonrada, yapılmış olan tahsis esas alınarak idarece haksahiplerine tapu verilmektedir. 2981 sayılı Yasahükümlerine göre, idarenin hak sahiplerine "tapuvermek" ya da 10. maddesinin b bendinde belirtildiği gibi hak sahibiolmadıkları anlaşılanlara verilmiş olan"tapuları resen iptal etmek" şeklindeki bu yetkileriniidari nitelik taşıyan uygulama işlemlerinin doğrudan bir sonucuolarak kullanması ve ayrıca bu şekilde kurulan mülkiyet,Medeni Kanun hükümleri dışında ve özel bir kanunhükmü gereğince idari tescile dayandığı gibitapuya yapılan tescilin de, bu idari işlemin icrasıniteliğinde olması karşısında,uyuşmazlığın sözü edilen uygulamaişlemlerinin dayanağı olan yasal düzenlemeçerçevesinde çözümlenmesi gerekeceğiaçıktır. Davacı vekili davadilekçesinde, 2981 sayılı yasanın aradığıtüm koşulların oluştuğunu, buna karşın tapuverilmesi gerektiği halde verilmeyip, tahsis işlemlerinin iptaledidiğini, ayrıca taşınmazın üzerindekibinanın yıkıldığını belirterek, binanınyıkımı nedeniyle uğranıldığı iddia olunanzararın tazminini talep etmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinin sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararları ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b)bendinde de idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalartam yargı davaları olarak tanımlanmıştır. 2576 sayılı Bölgeİdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi MahkemelerininKuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 5. maddesinde, idaremahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecedeDanıştay’da çözümlenecek olanlardışındaki iptal davalarını, tam yargıdavalarını, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesiiçin yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavaları, diğer kanunlarla verilen işleriçözümleyeceği kurala bağlanmıştır. Bu duruma göre,davacının taşınmaz üzerindeki binanın davalıidare tarafından yıkımına ilişkin iddiası,şayet böyle bir yıkım var ise bu yıkımınhukuki sonuçlarının irdelenmesi ve sorumluluğun tespitikonularının tamamı temelinde 2981 sayılı yasanınuygulanmasına ilişkin uyuşmazlıklar olup, bu konularında 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'ncimaddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendi kapsamında idariyargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan, dosya kapsamındayer alan Başbakanlık Toplu Konut İdaresiBaşkanlığı’nın Mamak BelediyeBaşkanlığı’na hitaben yazmış olduğu24.8.2012 tarihli yazıda özetle davaya konu taşınmazınbulunduğu alanı da kapsayan Ankara MamakAltıağaç-Karaağaç ve Hüseyingazi MahalleleriKentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesine İlişkinProtokol’ün 14.8.2012 tarihinde imzalanarakyürürlüğe girdiği belirtilmiştir. 03.07.2005 tarih ve 5393sayılı Belediye Kanunu'nun “Kentsel dönüşümve gelişim alanı” başlıklı 73. maddesinde; “(Değişik:17/6/2010-5998/1 md.) Belediye, belediye meclisikararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaretalanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyonalanları ve her türlü sosyal donatı alanlarıoluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşave restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veyadeprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentseldönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Biralanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanıolarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardanbirinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bualanın belediye veya mücavir alan sınırlarıiçerisinde bulunması şarttır. Ancak, kamununmülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentseldönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesive uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi veÇevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifiüzerine Bakanlar Kurulunca bu yönde karar alınmasışarttır. Kentsel dönüşüm vegelişim proje alanı olarak ilan edilecek alanın; üzerindeyapı olan veya olmayan imarlı veya imarsız alanlar olması,yapı yükseklik ve yoğunluğunun belirlenmesi, alanınbüyüklüğünün en az 5 en çok 500 hektar arasında olması, etaplar halinde yapılabilmesi hususlarınıntakdiri münhasıran belediye meclisinin yetkisindedir. Toplamı 5hektardan az olmamak kaydı ile proje alanı ile ilişkili birdenfazla yer tek bir dönüşüm alanı olarak belirlenebilir. Büyükşehir belediye vemücavir alan sınırları içinde kentseldönüşüm ve gelişim projesi alanı ilan etmeyebüyükşehir belediyeleri yetkilidir. Büyükşehirbelediye meclisince uygun görülmesi halinde ilçe belediyelerikendi sınırları içinde kentseldönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Büyükşehir belediyeleritarafından yapılacak kentsel dönüşüm vegelişim projelerine ilişkin her ölçekteki imarplanı, parselasyon planı, bina inşaat ruhsatı, yapıkullanma izni ve benzeri tüm imar işlemleri ve 3/5/1985 tarihli ve3194 sayılı İmar Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmayabüyükşehir belediyeleri yetkilidir. Kentsel dönüşüm vegelişim proje alanlarında bulunan yapılarınboşaltılması, yıkımı vekamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentseldönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunangayrimenkul sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar,mahkemelerde öncelikle görüşülür ve kararabağlanır. Kentsel dönüşüm vegelişim alanları içinde yer alan eğitim vesağlık alanları hariç kamuya ait gayrimenkuller harcaesas değer üzerinden belediyelere devredilir. Kentsel dönüşümve gelişim proje alanlarında yıkılarak yeniden yapılacakmünferit yapılarda ilgili vergi, resim ve harçlarındörtte biri alınır. Kentsel dönüşüm vegelişim proje alanlarındaki gayrimenkul sahipleri ve 24/2/1984tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu MevzuatınaAykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin DeğiştirilmesiHakkında Kanuna istinaden, hak sahibi olmuş kimselerleanlaşmaları halinde kentsel dönüşüm vegelişim proje alanında hakları verilir. 2981 sayılıKanun kapsamına girmeyen gecekondu sahiplerine enkaz ve ağaçbedelleri verilir veya belediye imkanları ölçüsündekentsel dönüşüm ve gelişim proje alanıdışında arsa veya konut satışı yapılabilir.Bu kapsamda bulunanlara Toplu Konut İdaresi Başkanlığıile işbirliği yapılmak suretiyle konut satışı dayapılabilir. Enkaz ve ağaç bedelleri arsa veya konutbedellerinden mahsup edilir. Kentsel dönüşüm vegelişim alanı ilan edilen yerlerde belediyelere ait gayrimenkullerile belediyelerin anlaşma sağladığı veyakamulaştırdıkları gayrimenkuller üzerindeki inşaatlarıntamamı belediyeler tarafından yapılır veyayaptırılır. Belediye ile anlaşma yapmayan veya belediyecekamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkulsahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı Kanunun 18inci maddesine göre ayrı ada ve parselde imar hakkıverilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davasıaçabilir. Kentsel dönüşüm vegelişim proje alanlarında yapılacak alt yapı ve rekreasyonharcamaları, proje ortak gideri sayılır. Belediyelere aitinşaatların proje ortak giderleri belediyeler tarafındankarşılanır. Kendilerine ayrı ada veya parsel tahsis edilengayrimenkul sahipleri ile kamulaştırma dışı kalangayrimenkul sahipleri, sahip oldukları inşaatın toplammetrekaresi oranında proje ortak giderlerine katılmakzorundadır. Proje ortak gideri ödenmeden inşaat ruhsatı,yapılan binalara yapı kullanma izni verilemez; su, doğalgaz veelektrik bağlanamaz. Dönüşüm alanısınırı kesinleştiği tarihte, bu sınırlariçindeki gayrimenkullerin tapu kütüğününbeyanlar hanesine kaydedilmek üzere tapu sicil müdürlüğüne,paftasında gösterilmek üzere kadastromüdürlüğüne bildirilir. Söz konusugayrimenkullerin kaydında meydana gelen değişiklikler belediyeyebildirilir. Kentsel dönüşüm vegelişim alanı ilan edilen yerlerde; ifraz, tevhit,sınırlı ayni hak tesisi ve terkini, cinsdeğişikliği ve yapı ruhsatı verilmesine ilişkinişlemler belediyenin izni ile yapılır. (İptal ikinci,üçüncü, dördüncü cümleler: AnayasaMahkemesi’nin 18/10/2012 tarihli ve E.: 2010/82, K.:2012/159sayılı Kararı ile) Belediye, kentseldönüşüm ve gelişim projelerinigerçekleştirmek amacıyla; imar uygulaması yapmaya, imaruygulaması yapılan alanlardaki taşınmazlarındeğerlerini tespit etmeye ve bu değer üzerinden hak sahiplerinedağıtım yapmaya veya hasılatpaylaşımını esas alan uygulamalar yapmaya yetkilidir. Kentsel dönüşüm vegelişim projelerinin uygulanması sırasında, tapukayıtlarında mülkiyet hanesi açık olan veya aynihakları davalı olan taşınmazlar doğrudan kamulaştırılarakbedelleri mahkemece tayin edilen bankaya belli olacak hak sahipleri adınabloke edilir. Belediye kentsel dönüşüm ve gelişimprojelerinin uygulama alanında bulunan taşınmazlarınkamulaştırılması sırasında veraset ilamıçıkarmaya veya tapudaki kayıt malikine göre işlemyapmaya yetkilidir. (Ek fıkra: 16/5/2012-6306/17 md.)Büyükşehirlerde büyükşehir belediye meclisinin,il ve ilçelerde belediye meclislerinin salt çoğunluk ilealacağı karar ile masrafların tamamı veya birkısmı belediye bütçesinden karşılanmakkaydıyla kentin uygun görülen alanlarında bina cephelerindedeğişiklik ve yenileme ile özel aydınlatma ve çevretanzimi çalışmaları yapılabilir. Cephedeğişikliği yapılacak binalarda telif hakkı sahibiproje müelliflerine talep etmeleri hâlinde, değiştirilecekcephe veya cephelerin beher metrekaresi için bir günlük net asgariücret tutarını geçmemek üzere telif hakkıödenir. Büyükşehir belediye meclisince uygungörülmesi hâlinde, büyükşehir belediyesiiçindeki ilçe belediyeleri kendi sınırlarıiçinde bu fıkrada belirtilen iş ve işlemleri yapabilir. (Ek fıkra: 16/5/2012-6306/17 md.)Bina cephelerinde değişiklik ve yenileme ile özelaydınlatma ve çevre tanzimi çalışmalarıiçin yapılması gereken iş, işlem veyetkilendirmeler, kat maliklerinin arsa payı çoğunluğuile verecekleri karara göre yapılır. (Ek fıkra: 16/5/2012-6306/17 md.)Büyükşehir belediyelerince, kentsel dönüşümve gelişim alanı ilan edilen alanlar ile 5366 sayılı Kanunagöre yenileme alanı ilan edilen alanlarda veya bu Kanunun 75 incimaddesine göre kamu kurum ve kuruluşları ile protokolyapmaları hâlinde, büyükşehir belediye meclisikararı ile, yıkılan ibadethane ve yurtların yerine veyaihtiyaç duyulan yerlerde ibadethane ve yurt inşa edilebilir. Kentsel dönüşüm vegelişim projesi kapsamındaki işler, kamu idareleriyle 75 incimadde çerçevesinde ortak hizmet projeleriaracılığıyla gerçekleştirilebilir. Bu Kanunun konusu ile ilgili hususlardaBaşbakanlık Toplu Konut İdaresine 2985 sayılı Kanun vediğer kanunlarla verilen yetkiler saklıdır.”hükmü yer almış; bu Kanunun işaret ettiği2985 sayılı Toplu Konut Kanunu'nun " İskansahalarının tespiti, kamulaştırma ve kadastro "başlıklı 4. maddesinde; " (Değişik: 5/5/2004– 5162/2 md.) (Değişik birinci fıkra:24/7/2008-5793/7 md.) Başkanlık, gecekondudönüşüm projesi uygulayacağı alanlarda veyamülkiyeti kendisine ait arsa ve arazilerde veya valiliklerce toplu konutiskan sahası olarak belirlenen alanlarda çevre ve imarbütünlüğünü bozmayacak şekilde her türve ölçekteki planlar ile imar planlarını yapmaya,yaptırmaya ve tadil etmeye yetkilidir. Bu planlar;büyükşehir belediye sınırları içerisindekalan alanlar için büyükşehir belediye meclisitarafından, il ve ilçe belediye sınırları ilemücavir alanları içerisinde kalan alanlar için ilgilibelediye meclisleri tarafından, beldelerde ve diğer yerlerde ilgilivalilik tarafından, planların belediyelere veya valiliğe intikalettiği tarihten itibaren üç ay içerisinde aynen veyadeğiştirilerek onaylanır. Belediyeler ve valilik tarafındanüç ay içerisinde onaylanmayan planlar Başkanlıktarafından re’sen onaylanır. Belediyeler, valilik veyaBaşkanlık tarafından onaylanan bu planlar; askı, ilan veitiraza dair kararlar da dahil olmak üzere 3194 sayılı İmarKanunu hükümlerine göre belediyeler ve ilgili kamukurumları tarafından yapılacak tüm işlemlerBaşkanlık tarafından re’sen yapılmak suretiyleyürürlüğe konur. Başkanlık kanundakigörevleri çerçevesinde gerçek ve tüzelkişilere ait arazi ve arsaları ve bunların içerisindeveya üzerinde bulunan her türlü eklenti ve yapıları kamulaştırmayayetkilidir. Başkanlık tarafından yapılacak kamulaştırmalar,4.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki iskânprojelerinin gerçekleştirilmesi amaçlıkamulaştırma sayılır.” hükmüne yerverilmiştir. Yukarıda belirtilen yasaldüzenlemeler birlikte değerlendirilmekle; İdareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydanagetirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerinkurulması, işletilmesi, bakım ve onarımısırasında kişilere verdiği zararların tazminiistemiyle açılacak davaların görüm veçözümünde, idari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacaktam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idariyargı yerleri görevli bulunmaktadır. Anayasanın 125'inci maddesinin sonfıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı idari Yargılama UsulüKanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde,idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlaledilenler tarafından açılan tam yargı davaları,idari dava türleri arasında sayılmıştır. Bu durumda; davalılardan MamakBelediyesi ile Başbakanlık Toplu Konut İdaresiBaşkanlığı arasında 2985 sayılı Toplu KonutKanunu, 775 sayılı Gecekondu Kanunu, 5393 sayılı BelediyeKanunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, 3194sayılı İmar Kanunu hükümleriçerçevesinde "Ankara Mamak Altıağaç-Karaağaç-HüseyingaziKentsel Yenileme ve Gecekondu Dönüşüm Projesi"neilişkin olarak hazırlanan 14.08.2012 tarihli protokolünimzalandığı, protokol gereği anılan bölgeninBaşbakanlık Toplu Konut İdaresiBaşkanlığınca 775 sayılı Kanun uyarıncaGecekondu Önleme Bölgesi olarak ilan edildiği, 11.2.2013 tarihliResmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla projealanında kalan taşınmazların Toplu Konut İdaresiBaşkanlığı tarafından acelekamulaştırılmasına karar verildiği, anılanprotokol gereği kamulaştırma işlemlerinin davalı MamakBelediyesince yürütüldüğü, dava konusutaşınmazın söz konusu proje kapsamındakaldığı, dava konusu uyuşmazlığın da,idarelerin yetkili organlarının kamu gücünükullanarak, res'en ve tek taraflı olarak tesis ettiği eylem nedeniyleuğranıldığı ileri sürülen zarardankaynaklandığı; davacı vekili tarafından da, bu eylemdendoğan zararın tazmininin istenildiği gözetildiğinde;davanın, 2577 sayılı Kanun'un 2/1-b maddesinde yer alan idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanzarar görenler tarafından açılan tam yargıdavaları kapsamında idari yargı yerinde çözümlenmesigerekmektedir. Açıklanan nedenlerle,Danıştay Başsavcısı’nın davanın,taşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönünden başvurusununkabulü ile, davalı Mamak Belediye Başkanlığıvekilinin görev itirazının reddine ilişkin Ankara 8. AsliyeHukuk Mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde İDARİ YARGI YERİNİNgörevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın davanın,taşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altınaalınması istemine ilişkin kısmı yönündenBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, davalı Mamak BelediyeBaşkanlığı vekilinin GÖREV İTİRAZININREDDİNE İLİŞKİN Ankara 8.Asliye Hukuk Mahkemesinceverilen 25.11.2015 gün ve 2015/466 sayılı KARARINKALDIRILMASINA, 6.6.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy