T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 308 KARAR NO : 2016 / 353 KARAR TR : 6.6.2016 ÖZET: Davalı Belediye Başkanlığında 4857 sayılı Kanun gereğince görev yapmakta iken, 5620 sayılı “Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İş Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun” gereği 5393 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında tam zamanlı sözleşmeli personel olarak çalışmaya devam etmesinin ardından emekliye ayrılan davacının, hizmet akdine dayalı işçi statüsünde çalıştığı döneme ilişkin hak ve alacakları dikkate alınmadan eksik ödenen kıdem tazminatının faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açtığı davanın, davacının 657 sayılı Kanun gereğince sözleşmeli personel statüsünde yer alması ve işçi statüsünde çalıştığı sürenin kendisine ödenen iş sonu tazminatı hesabında dikkate alınması nedenleri ile; 5434 sayılı Kanun uyarınca İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :A.T. T. Vekilleri :Av. B.D. & Av. S. Ç. & Av. A.D. Davalı :Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekilleri : Av. M.İ. & Av. H.K.& Av. H. E. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde; “Müvekkilim, davalı KonyaBüyükşehir Belediye Başkanlığı nezdindeİmar ve Şehircilik Daire Başkanlığında Jeolojimühendisi olarak görev yapmıştır. Müvekkil30.09.2004-15.08.2008 tarihleri arasındaki dönemde belediyedekiçalışmaları taşeron firmalar üzerinden,15.08.2008 tarihinden 2009 yılı 11. ayına yani emekliolduğu tarihe kadar da Büyükşehir Belediyesi ile tamzamanlı hizmet sözleşmesi ileçalışmıştır. Son işveren de bu nedenleBüyükşehir Belediyesidir. 2008 öncesi için de asılişin sahibi ve üst işveren davalı Belediye olup,davacının sigorta kayıtları ise alt işverenkonumundaki şirketler üzerinden gösterilmiştir.Şirketlerde sigorta kaydı sürekli devir yapılmıştır.Müvekkilimin çalışmasında hiçbirdeğişiklik ve kesinti olmamıştır. İş buişlem müvekkil işçi gibi belediye nezdindeçalışan birçok işçinin kıdemtazminatı ve benzeri alacak haklarını ortadan kaldırmakamacı ve saikı ile yapılan uygulamalar olup, YüksekYargıtay 9. HD. nin kararları ile bu işlemlerinişçinin işçilik haklarına engelolamayacağı ve üst işveren ve asıl işin sahibikonumunda bulunan Belediyenin işçilik alacaklarından sorumluolacağını ortaya koymuştur. 4857 sayılı yasa 2.Madde. Müvekkilim davacı,davalı iş yerine 30.09.2004 tarihinde girmiş aralıksızolarak iş sözleşmesinin fesih tarihi olan Kasım 2009tarihine (SSK kurumuna emekli dilekçesi verildiği tarih) tarihinekadar çalışmıştır. Müvekkilimin işakdi SGK.dan (devredilen SSK dan) emeklilik nedeni ile fesholmuştur.Müvekkil davacıya hak ettiği kıdem tazminatı ödenmemiştir.Müvekkilime kurumdan 2009 yılı 11. Aydaki talebine istinadentahsis numarası ile maaş bağlanmıştır. SONUÇ: Yukarıda izahedildiği üzere, işçilik alacaklarımızdanfazlaya ilişkin haklarımızı saklıtutarak talep ettiğimiz alacağımızın yargılama iletespiti ile, 1-Kıdem Tazminatı:10.000,00 TL Kıdem tazminatının akdin feshi tarihinden itibarenmevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, davalıdanalınarak müvekkilim davacıya ödenmesine karar verilmesi, fazlayailişkin haklarımızın saklı tutulmasına 2-Yargılama giderleri vevekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesisaygılarımla bilvekale arz ve talep ederim.” demek suretiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. Konya 3. İş Mahkemesi: 13.2.2014 gün ve E:2012/201,K:2014/83 sayılı kararı ile özetle; 5393 sayılıBelediye Kanunu’nun 49/3.maddesi kapsamındaçalışanlarla yapılan sözleşmelerin işsözleşmesi sayılmayıp idari sözleşmesayıldığından, 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunu’nun 4/B maddesi uyarınca bu şekildeçalıştırılan kişilerin sözleşmeli personelolacağı ve işçi sayılmayacakları veçalıştıkları kurumla aralarındaçıkan uyuşmazlıklarda idari yargı yeriningörevli olduğunu belirterek, davanın görevyönünden reddine karar vermiş, tarafların kararıtemyiz etmemesi üzerine işbu karar kesinleşmiştir. Davacı vekili aynıistemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır. Konya 1. İdare Mahkemesi: 22.4.2016 gün ve E:2016/486sayılı kararı ile özetle; davacının 657sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4.maddesindetanımlanan istihdam şekillerinden memur, sözleşmelipersonel, geçici personel ve işçi kapsamındabulunmadığı, imzaladığı Tam Zamanlı HizmetSözleşmesine istinaden idareyle arasında hizmet ilişkisikurulduğu, bu şekilde mühendis olarak geçici görevlistatüde çalışmakta iken, kendi isteğiyle emekliolması nedeniyle iş mevzuatından kaynaklanan kıdemtazminatı alacaklarının tazmininin istenildiği vedavacının statüsü dikkate alındığında,iş bu davanın özel hukuk hükümlerine göre adliyargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle, 2247Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için davadosyasının Konya 3. İş Mahkemesinin dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosyanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi’nin karar vermesine kadarertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 6.6.2016 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı yasa’nın 19.maddesindeöngörülen biçimde görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece,adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 30.09.2004 tarihinden 15.08.2008tarihine kadar Konya Büyükşehir Belediyesinde 4857 sayılıKanun gereğince görev yapmakta iken, 15.08.2008 tarihinden 2009 yılı11.ayına kadar 5620 sayılı “Kamuda Geçici İşPozisyonlarında Çalışanların Sürekliİş Kadrolarına veya Sözleşmeli PersonelStatüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçiÇalıştırılması ile Bazı KanunlardaDeğişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun”gereği 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi kapsamındatam zamanlı sözleşmeli personel kapsamındaçalışmaya devam etmesinin ardından emekliye ayrılandavacının, işakdinin fesih tarihinden itibaren, fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL’lik kıdemtazminatının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 4.4.2007tarih ve 5620 sayılı “Kamuda Geçici İşPozisyonlarında Çalışanların Sürekliİşçi Kadrolarına Veya Sözleşmeli PersonelStatüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçiÇalıştırılması İle Bazı KanunlardaDeğişiklik Yapılması Hakkında Kanun” un(RG.21.4.2007, Sayı:26500) “Geçici işçilerinsürekli işçi kadrolarına veya sözleşmelipersonel statüsüne geçirilmesi” başlıklı2. maddesinin (1) no’lu fıkrasının (a) bendinde “BuKanunun 1 nci maddesinin (a) bendinde belirtilen idarelerde fabrika,şantiye, atölye, çiftlik, arazi gibi işçiistihdamının zorunlu olduğu yerlerde işçiler eliylegördürülmesi gereken işlerde fiilençalışanlar sürekli işçi kadrolarına,bunların dışında kalan geçici işçilerise 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4üncü maddesinin (B) fıkrası hükümleriuyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına…geçirilir…” denilmek sureti ile davalı BelediyeBaşkanlığı’nda avukat statüsündeçalışan işçinin de içinde bulunduğuhizmet sınıfının 657 sayılıKanun’un 4/B maddesi kapsamında sözleşmelipersonel statüsüne geçirileceği düzenlenmiştir. AynıKanun’un aynı maddesinin (10) no’lu fıkrasında“Sözleşmeli personel statüsüne geçirilenlereiş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ödenmez. Bupersonelin önceden kıdem tazminatı ödenmişsüreleri hariç, kıdem tazminatına esas olan toplam hizmetsüreleri, 657 Sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B)fıkrasında belirtilen iş sonu tazminatına hak kazanmada vehesabında dikkate alınır.” hükmü yeralmaktadır. AynıKanunun 4 üncü maddesi ile 657 sayılı Kanunun 4üncü maddesinin (B) fıkrasına eklenen 3 üncüparagrafta ise “sözleşmeli personel seçimindeuygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecekücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonutazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvanve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamınadair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet PersonelBaşkanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kuruluncabelirlenir…” denilmektedir. BakanlarKurulu’nun 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılıSözleşmeli Personel Çalıştırılmasınaİlişkin Esaslar başlığını taşıyanKararı’nın 7. Maddesinde; “(Değişik:2/9/2005 tarihli R.G.) Kamu kurum ve kuruluşlarının yurtdışı teşkilatlarında sözleşmeli olarakçalıştırılan yabancı uyruklu personel ilehaftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatinaltında bulunan personel (Ek ibare: R.G.24.06.2006;2006/10557) (Milli Eğitim Bakanlığında normkadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacınınkadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamamasıhallerinde sözleşme ile çalıştırılacaköğretmenlerde 40 saat şartı aranmaz) hariç olmaküzere, en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; a) 506sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince malûllükveya yaşlılık aylığı bağlanması veyatoptan ödeme yapılması, b)Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesininfeshedilmesi veya yenilenmemesi, c)İstihdamına ilişkin mevzuatında yer alan hükümleruyarınca ilgilinin kendi isteği ile sözleşmeyi feshetmesi, d)İlgilinin ölümü, hallerindenbirinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sonaerenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle,Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmetsınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esasalınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olanemsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti EmekliSandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmetyılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesitutarını geçmemek üzere, çalışılanher tam hizmet yılı için ayrılış tarihindekihizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücrettutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artansüreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan osüreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır.”Denilmek sureti ile iş sonu tazminatı düzenlenmiş vekapsamı belirlenmiştir. AynıKararın aynı maddesinin devamı fıkralarında; “Butazminatın ödenmesinde; daha önce iş sonu tazminatı,ikramiye ve kıdem tazminatı ile benzeri ödemelerdedeğerlendirilmiş süreler dikkate alınmaz. İş sonutazminatı ödemesinde dikkate alınmış sürelerkıdem tazminatı ile 5434 sayılı Türkiye CumhuriyetiEmekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarıncaödenecek ikramiye hesabında değerlendirilmez. Ölümhalinde, yukarıdaki fıkra uyarınca hesaplanacak tutar,ölenin kanuni mirasçılarına ödenir. Kamukurum ve kuruluşlarının yurt dışıteşkilatlarında sözleşmeli olarakçalıştırılan yabancı uyruklu personelden;hizmetlerine gerek kalmaması veya yaş haddi nedenleriylesözleşmesi fesh edilen veya yenilenmeyenler, yerel sosyalgüvenlik mevzuatına göre emeklilik, malûllük veya ölümnedeniyle ayrılanların iş sonu tazminatı konusunda, yerelmevzuata uyulmasının zorunlu olmadığı durumlarda,Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarının uygungörüşleri alınmak koşulu ile sözleşmelerehüküm konulabilir. Ancak bu yolla ödenecek iş sonu tazminatıtutarı aralıksız olarak çalışılan her tamyıl için son aylık sözleşme ücretinin %50'sinigeçemez. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıliçin hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadarödeme yapılır. Bustatüde çalışanların sözleşme koşullarınauymaması nedeniyle kurum tarafından, sözleşme esaslarıdışında herhangi bir nedenle çalışanlartarafından, sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesihallerinde, iş sonu tazminatı ödenmez. İşsonu tazminatı ödemelerinde emsal belirleme hususları ileuygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye MaliyeBakanlığı yetkilidir.” denilmek sureti ile iş sonutazminatının hesabında dikkate alınacak hususlara yerverilmiştir. Bu fıkralarda da belirtildiği üzere,kişinin 5620 sayılı kanuna tabi olarak 4/B lisözleşmeli personel kadrosuna geçirilmeden önceçalıştığı ve iş sonutazminatının hesaplanması sırasında dikkatealınan süreler kıdem tazminatının hesaplanmasındadikkate alınmayacaktır. Yukarıdaaçıklanan mevzuat hükümleri uyarınca ve isteğiüzerine, davacının 4857 sayılı Kanuna tabi“işçi” statüsünde davalı Belediyedegörev yapmaktayken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4üncü maddesinin (B) fıkrasında belirtilen“sözleşmeli personel” (kamu görevlisi)statüsüne geçirildiği, bu statüdeğişikliğinin 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1.10.2008 tarihinden öncegerçekleştiği, 657 sayılıKanunun 4/B maddesinde sözleşmeli personelstatüsünde görev yapanlara ödenmesiniöngördüğü “iş sonu tazminatı”nın ise gerçekte 5434 sayılı Kanuna tabi kamu görevlilerineödenecek “kıdem tazminatı” nin farklı biradlandırılması mahiyetini taşıdığı,“sözleşmeli personel” statüsünegeçirilmeyle birlikte 5434 sayılı T.C.EmekliSandığı Genel Müdürlüğüyle(başvuru tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanunun 4/C maddesiuyarınca sigortalı olarak Sosyal Güvenlik Kurumuyla)ilişkilendirilmesi gerektiğinden; istekle emekliyeayrıldığı tarihte “iş sonu tazminatı”nın (kıdem tazminatının) 657 ve 5434 sayılıKanunlar uyarınca ve 5620 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (10)no’lu fıkrası, 06.06.1978 tarihli 7/15754 sayılıbakanlar kurulu kararı ile İç İşleriBakanlığının 2007/1 nolutebliğinin öngördüğü esaslar dahilindekendisine ödendiği, 5393 sayılı Belediye Kanununun“Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49uncu maddesinin de açıklanan bu somut durumu ortaya koyduğu,dolayısıyla kıdem tazminatının (iş sonutazminatının) noksan ödendiği yolundaki davacıiddiasının, anılan mevzuat hükümleri dikkatealınarak değerlendirilmesi gerektiğianlaşılmaktadır. 31.5.2006tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E:2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Budurumda, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğegirmesinden önce iştirakçi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli,dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-amaddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları kapsamındabulunan, 5754 sayılı Yasanın yürürlüğegirdiği tarihten önce, sözleşmeli personel (kamu personeli)olan davacının, hizmet akdine dayalıçalıştığı döneme ilişkin hak vealacaklar dikkate alınmadan eksik ödenen tazminatının ödenmesiistemiyle açtığı davanın; 5434, 5620 ve 657sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak çözümekavuşturulacağı gözetildiğinde; idari yargıyerinde görüleceği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü idariyargı yerinin görevine girdiğinden, Konya 1.İdareMahkemesi’nce yapılan başvurunun reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Davanınçözümünde İDARİ YARGI YERİNİNgörevli olduğuna, bu nedenle Konya 1. İdare Mahkemesinceyapılan BAŞVURUNUN REDDİNE, 6.6.2016 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy