T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 159 KARAR NO : 2016 / 260 KARAR TR : 09.05.2016 ÖZET : Davacının İl Özel İdaresi İl Genel Meclisi üyesi olarak görev yaptığı süreçte, 5320 sayılı Kanun’un 20. Maddesine aykırı şekilde ücret karşılığında kömür işletmesinin muhasebe işlemlerini de yürütmeye devam etmesi nedeni ile oluştuğu iddia edilen kamu zararının, davacıdan istenmesine ilişkin işlemin iptaline ve bu idari işlem nedeni ile davacının alamadığı alacağının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın; davalı idarenin oluştuğunu öne sürdüğü kamu zararının tahsili aşamasında 5018 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine müracaat etmediği, tek taraflı kamu gücüne dayalı ve resen yürüttüğü işlemler ile kamu zararının tahsili cihetine gittiği anlaşılmakla; davanın, görev uyuşmazlığına konu Ocak 2011 tarihi itibari ile davacının maaşından yapılan 770 TL kesintinin iadesine karar verilmesine yönelik kısmı açısından, 2577 sayılı Kanun’un 2. Maddesi gereğince İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :M.E. Vekili :Av.E.E. Davalı :AmasyaValiliği (Amasya İl Özel İdaresi) Vekili :Av.N.K. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacı hakkında 03.01.2011 günve 01/1025 sayılı fatura karşılığı hizmettendolayı verilen 35.400 TL kamu zararının tahsiline ilişkin davalı idare işleminin hukuka aykırı olduğunu,Danıştay içtihatları ile de sabit olduğu üzereaçık hata, gerçeğe aykırı beyan ya da hileninbulunduğu haller hariç idari yargıda dava açma süresiningeçmesinin ardından ödenen bedellerin ilgililerindenistenmesinin mümkün olmadığını, ayrıcasöz konusu meblağın idarece kanun ve sözleşmegereği ödendiğini, daha sonra yersiz ödeme denilerekgeri istenmesinin ve sunulan hizmet karşılığı Eski Ç A.Ş ve Motor Yenileme A.Ş.’den alınanücretten 770 TL kesilmesinin hukuka aykırı olduğunubelirterek, bu nedenlerle alacağından yapılan 770.00 TLiçin yürütmenin durdurulmasına, davalıidarenin 35.400 TL’nin iadesine ilişkin işlemin iptaline ve2011 yılı ocak ayında yapılan 770 TL kesintinin iadesine vedavalı kurum tarafından yapılan kesintilerinyürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi istemi ile AmasyaValiliğine karşı idari yargıda dava açmıştır. Samsun2. İdare Mahkemesi: 02.03.2011 gün ve 2011/214 esas sayılıkararı ile Amasya Valiliği’nin hasım mevkiindençıkarılmasına ve Amasya İl Özelİdaresi’nin davaya dahil edilerek bu taraf ile yargılamayadevam edilmesine karar vermiştir. Samsun2. İdare Mahkemesi; 27.04.2011 gün ve 2011/214 Esas,2011/342 Karar numaralı kararı ile; “…..5018sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71.maddesine dayanarak hazırlanan Kamu Zararlarının Tahsilineİlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerinin değerlendirilmesinden kontrol, denetim veya inceleme sonucu mevzuataaykırı karar, işlem veya eylem sonucu bir kamuzararının meydana geldiğinin tespiti halinde, tespit edilen kamuzararından doğan alacakların sorumlularca ve/veya ilgililerce rızaenveya sulhen ödenmesinin asıl olduğu, kamu zararınınbir aylık süre içerisinde ödenmesi için ilgililereve/veya sorumlulara borcun miktarı, sebebi, itiraz süresi ve merciide belirtilmek suretiyle Tebligat Kanunu hükümlerine göretebliğ edileceği; itiraz olması halinde itirazın on işgünü içerisinde sonuçlandırılacağı,tebligata rağmen süresinde rızaen ödenmemişolması halinde ise ilgili alacak takip dosyasının; genelhükümlere göre takibat yapılmak ve dava açılmaküzere kamu idaresini temsile yetkili hukuk biriminegönderileceği anlaşılmaktadır. Budurumda Amasya İl Özel İdaresiSaymanlığı'nın 2007 yılı idari hesabıhakkındaki 1196 sayılı Sayıştay ilamı iledavacıya 35.400.00 TL usulsüz ödemeyapıldığının tespiti üzerine tesis edilen davakonusu 03 01.2011 günlü ve 1025 sayılı Amasya İIÖzel idaresi işleminin, tespit edilen kamu zararınınhükmen tahsili için genel hükümlere göreaçılacak dava öncesi, bu kamu zararınındavacıdan rızaen veya sulh yoluyla tahsili için yapılanhazırlık işlemi niteliğinde bulunduğuanlaşılmış olup bu işlemin idari , davaya konu olabileceknitelikte kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlemniteliğinde olmadığı, bu nedenle bu işleminesasının incelenemeyeceği sonuç ve kanaatinevarılmıştır. Buişlem nedeniyle davacıdan Ocak 2011'de yapılan 770 TL kesintininyasal faiziyle birlikte tazmini istemine gelince; davacı adına35.400,00 TL kamu zararı tespit edildikten sonra, tespit edilen bu kamuzararının tahsili için, davacı ile davalı idarearasında yapılan ve davacı tarafından muhasebe hizmetiverilmesini öngören özel hukuk hükümlerine tabisözleşme gereği davacıya Ocak 2011'de ödenmesi gereken770 TL hakediş ücretinden kesinti yoluna gidildiği dikkatealındığında, uyuşmazlığın bukısmının, özel hukuk sözleşmesi gereğidavacıya ödenmesi gereken ücretinin ödenmemesindenkaynaklanması sebebiyle adli yargı mercilerinin görevliolduğu sonucuna ulaşılmıştır. ” şeklindeki gerekçesiile 03.01.2011 gün ve 1025 sayılı işlem yönündendavanın incelenmeksizin reddine, 770 TL’nin tazminiyönünden ise görev yönünden davanın reddine kararvermiş, verilen karar davacı vekili tarafından itirazedilmiştir. Samsun2. İdare Mahkemesi, 06.10.2011 gün ve 2011/214 Esas, 2011/342Karar sayılı kararı ile yasal temyiz süresiningeçirildiği gerekçesi ile temyiz isteminin reddine kararvermiş, bu kez Mahkemenin söz konusu kararı davacı vekilitarafından temyiz edilmiş, Danıştay11.Dairesi’nin 26.09.2012 gün ve 2012/1838 Esas, 2012/5657 Kararsayılı kararı ile onanmış, verilen karar davacıya07.01.2013 tarihinde, davalı vekiline 28.12.2012 tarihinde tebliğ edilmişolup süresinde kanun yoluna başvurulmadığındankesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı taleplerle adli yargı yerinde 21.03.2013 tarihindedava açmıştır. Amasya1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 16.06.2015 gün ve 2013/113 Esas, 2015/1422Karar sayılı kararında aynen; “Dava. Kurumİşleminin İptali talebine ilişkindir. Tüm dosyakapsamı, taraf ve tanık beyanları, dosya arası edilmişevraklar ve dosyalar birlikte değerlendirildiğinde;davacının, davalı idarenin muhasebeciliğiniyaptığı; davacının 09/03/2006 tarihinde İlÖzel İdaresi yedek üyeliğinden asli üyeliğeseçilmesi nedeniyle 5230 sayılı yasanın 20. Maddesinegöre. Amasya İl Özel İdaresinin muhasebeciliğiniyapamayacağı belirtilerek Sayıştay denetimi neticesinde,2007 yılında (l2 aylık) ödenen muhasebecilik ücretininyasa ve mevzuata aykırı olarak ödendiği belirtilerekiadesine ilişkin Amasya İl Özel İdaresinin 03/01/2011 tarihve 01/1025 sayılı işleminin iptali talebine dair mevcut davanınaçıldığı anlaşılmıştır. Davacıilk olarak idarenin işleminin iptali için Samsun 2. İdaremahkemesinde dava açmış ancak davada özel hukuksözleşmesinin uygulanacağı İl Özelİdaresinin Sayıştay kararı ile belirlenen kamu zararınıntahsili için kesinti yapılmasına ilişkin işleminidari davaya konu olamayacağı gerekçesi ile oyçokluğuyla adli yargının uyuşmazlığıçözmede görevli olduğuna hükmettiğidavacının temyizi süresinden sonra yaptığındantemyiz talebinin reddedildiği, ret kararının temyiziüzerine Danıştay’ın temyizin süresindeyapılmadığına hükmederek ret kararını onadığıanlaşılmaktadır. Davayakonu işlem Danıştay İçtihatlarıBirleştirme Kurulunun 22/12/1973 günlü. E: 1968/8 K. 1973/14sayılı kararında idarenin, hatalı işleminedayanılarak ödediği meblağın geri alınmasınamahkeme kararına gerek olmadan karar verilebileceğibelirtildiği, mali müşavir olan davacıya, İlGenel Meclisi Üyesi olarak görev yaptığı dönemdeusulsüz yapıldığı iddia edilen 35.400.00 TL tutarındakihizmet bedelinin, söz konusu içtihat gereğince herhangibir yargı kararına gerek kalmaksızın davacıdanistenilmesi mümkün olduğundan, hu meblağındavacıdan geri istenilmesi yolunda tesis edilen işlemin idari davayakonu olacak kesin ve yürütülmesi gereken işlemlerdenolduğu, bu işlem üzerine davacının 2011 Ocakayına ait sözleşme ücretinden kesinti yapılmasıda. dava konusu işlemin kesin ve yürütülmesi zorunluişlemlerden olduğunu gösterdiği sabittir. Davacıyausulsüz yapıldığı iddia edilen hizmet bedelinin davacıdangeri istenilmesine ilişkin işlem nedeniyle davacınınsözleşme ücretinden yapılan kesintilerin iadesine kararverilmesi istemiyle açılan dava. 2577 sayılı Kanunun 12.Maddesinde düzenlenmiş olan idari işlemden kaynaklanan tamyargı davası olduğundan davanın görüleceğiyer idari yargıdır. İdare mahkemesi başkanınınmuhalefet şerhi de bu yönde olup davaya konu idari işleminiptali talebinin ve kesintilerin iadesi talebinin değerlendirmesinin Adliyargının görev alanına girmediği sabit olduğundanaşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.” şeklindeki gerekçesiile davanın yargı yolu nedeni ile reddine ve kararkesinleştiğinden görev uyuşmazlığıhakkında karar verilmek üzere dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiş, verilen karartarafların temyiz etmemesi üzerine, karara da şerh edildiğigibi 05.02.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Davacıvekili, idari ve adli yargı yerlerince verilen görevsizlikkararları nedeniyle oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VEGEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ın katılımlarıylayapılan 09.05.2016 günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; olay kısmındabelirtildiği üzere, tarafları, konusu ve sebebi aynıolan davada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğuseçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1- 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adliyargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığıdoğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan buuyuşmazlığın giderilmesi istemi ise, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari,askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan UyuşmazlıkMahkemesi’ne başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusundaUyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilmesine değin işinincelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır. Olayda, adliyargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesiiçin re’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına da karar verilmiştir. Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasa’da öngörülen yönteme uymamaktaise de, Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılanbaşvurunun 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesikapsamında olduğunun kabulü ile UyuşmazlıkMahkemesi’nin önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisinegerekse Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacınauygun olacağından ve sonuçta usule ilişkin başka birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davacının İl Özel İdaresi İl Genel Meclisiüyesi olarak görev yaptığı Mart 2006 tarihinden Mart2009 tarihine kadarki süreçte, 5320 sayılı Kanun’un20. Maddesine aykırı şekilde ücretkarşılığında Eski Ç Kömürişletmesinin muhasebe işlemlerini de yürütmeye devam etmesinedeni ile oluştuğu iddia edilen kamu zararının,davalıdan istenmesine ilişkin 03.01.2011 gün ve 01/1025sayılı işlemin iptaline ve bu idari işlem nedeni iledavacının alamadığı 2011 yılı Ocakayında Eski Ç A.Ş. ve Motor Yenileme A.Ş.’nden olanalacağının iadesine karar verilmesi istemleri ileaçılmıştır. Dosyakapsamında bulunan gerek adli ve gerekse idari yargı yerlerinesunulan dava dilekçelerinin aynı olduğu ve her ikidilekçede de davacı tarafından üç hususta taleptebulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu taleplerden ilkidavalı idarenin 03.01.2011 gün ve 01/1025 sayılıişleminin iptali, ikincisi davalı idare tarafından kamuzararına mahsuben davacının Eski Ç. A.Ş ve MotorYenileme A.Ş.’nden olan 770 TL alacağının iadesi veson olarak çalışmasıkarşılığında Eski Ç. A.Ş ve Motor YenilemeA.Ş.’nden aldığı maaşından kesintiyapılmasına ilişkin davalı idare işlemininyürütmesinin durdurulmasıdır. Samsun 2.İdare Mahkemesi; 27.04.2011 gün ve 2011/214 Esas, 2011/342 Kararnumaralı kararı ile davacının 03.01.2011 gün ve01/1025 sayılı işlemin iptaline ilişkin talebinikararın icrai nitelikte bir işlem olmadığı gerekçesiile incelenmeksizin reddetmiş, davacının yürütmenindurdurulması talebi hakkında incelemenin savunma ve eksiklikleringiderilmesi sonrasına bırakılmasına karar vermiş(Ancak sonrasında bir kararın verilmediği tespitedilmiştir.), davacının Ocak 2011 ayına ilişkin maaşındanyapılan kesintinin iadesine ilişkin talebi hakkında iseyargılama görevinin adli yargı yerine ait olduğugerekçesi ile görevsizlik kararı vermiştir. Bu haldeSamsun İdare Mahkemesi’nce talepler yönünden verilen ikiayrı karar bulunmaktadır. Bunlar; dava konusu 03.01.2011 gün ve1025 sayılı idari işlemin iptaline ilişkin talepyönünden verilen, davanın incelenmeksizin reddine ilişkinesas karar ve dava konusu davacının 2011 yılı Ocak ayıücret alacağından kesilen 770.00 TL’nin iadesineilişkin talep ile ilgili olarak verilen davanın görevyönünden reddine ilişkin karardır. Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ise 16.06.2015 gün ve2013/113 Esas, 2015/1422 Karar sayılı ile davacının gerek03.01.2011 gün ve 2015 sayılı idari işlemin iptali vegerekse de 2011 yılı Ocak ayı için ücretalacağından kesilen 770 TL’nin iadesi talepleriyönünden tek bir değerlendirme yapmış ve sözkonusu taleplerin idarenin tek taraflı kamu gücüne dayalıidari işlem niteliğinde olduğunu belirterek, davanınkül halinde görevsizlik nedeni ile reddine kararvermiştir.Davacının, maaşından kesintiyapılmasına ilişkin devam eden işlemler yönündentalep ettiği ihtiyati tedbir (yürütmenin durdurulması)talebi yönünden ise, davacıdan 2013 yılından sonra birkesinti yapılmamış olması nedeni ile bir karar verilmesineyer olmadığına karar vermiştir. Bu tespitlerışığında adli ve idari yargı yerleriarasında ortaya çılan görevuyuşmazlığının yalnızca davacının 2011yılı Ocak ayı ücret alacağına ilişkin olarakortaya çıktığı, her ne kadar Amasya 1. AsliyeHukuk Mahkemesi’ncedavacının 03.01.2011 gün ve01/1025 sayılı işleminiptali talebi yönünden de görevsizlik kararı verilmişise de, söz konusu talep hakkında idare mahkemesince verilen birgörevsizlik kararı bulunmadığı, idare mahkemesince buişlem yönünden açılan iptal davasınınincelenmeksizin reddine karar verildiği ve bu itibarla ilgili işleminiptali ile ilgili bir görev uyuşmazlığınınoluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Bu nedenlerle Mahkememizce, 2011 Ocak ayında davacınınücretinden kesilen 770.00 TL ile sınırlı olarak incelemeyapılacaktır. Dosya kapsamında bulunan davalı kuruma ait03.04.2013 gün tarihli cevap dilekçesinde yapılan tevilliikrar ve dosya kapsamında bulunan Mali Müşavir Bilirkişi M.Y.A.’e ait 13.01.2015 tarihli rapor ile yine dosya kapsamında bulunanmakbuz içeriklerinden davacının ücretalacağından, kamu zararının tahsili kapsamındakesintiler yapılmış olduğu sabittir. Davacıtarafından söz konusu kesintiler kapsamında hak edişindenmahsup edilen 770 TL’nin iadesi istendiğine göre, görevliyargı yerinin belirlenmesi açısından, söz konusuişlemin niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında bulunan, Eski Ç Kömürİşletmesi Müdürlüğü adına AmasyaValiliği İl Özel İdaresi ile davacı arasındaimzalanan hizmet alım sözleşmesinin incelenmesi neticesinde,dosya kapsamında davacı ile davalı arasında imzalanantoplam 4 adet sözleşmenin bulunduğu, sözleşmemuhtevalarının, karşılıklı hak veyükümlülüklerin ücret kısmı hariçaynı olduğu, sözleşmelerin bila tarihli olarakakdedildiği ancak başlangıç ve bitiş tarihleriitibari ile birbirlerini takip ettikleri ve 01.01.2004 tarihinden 31.12.2008tarihine kadar olan yılları kapsadığı,sözleşme ile davacının Eski Ç Kömürİşletmesi Müdürlüğü’ne aitmuhasebe işlerini günde 3 saat zaman ayırmak sureti ileyürütmeyi, davalının ise bu hizmetkarşılığında davacıya net 2004 yılında960,00, 2005 yılında 1.200,00 TL, 2006 yılında 1.536,00 TLve 2007 yılında 2.450,00 TL ödemeyi üstlendiği,her bir sözleşmenin 1 yıl için imzalandığıve sözleşmenin bitiminden sonra idare ile yükleniciarasında yeniden sözleşme imzalanabileceğibelirtilmiş; sözleşmede kesintiye ilişkin bir hak ya dayükümlülüğün bulunmadığı görülmüştür.Sözleşmelerin 16. Maddesinde bu sözleşmelerdehüküm bulunmadığı hallerde genel hükümler çerçevesindehareket edileceği belirtilmiştir. Dosya kapsamında 2011,2012 ve2013 yıllarına ilişkin bir sözleşme metninerastlanmamış olmakla birlikte, Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına sunulup,mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sırasındakullanılan makbuz metinlerinden davacının 2011 ve 2012tarihlerinde de Ç Kömür A.Ş ve Motor Yenileme SanayiiA.Ş’nin muhasebe işlerinin yürüttüğükanaatine ulaşılmıştır. Yine dosya kapsamında bulunan Amasya İl Özelİdaresi Müdürlüğü’nün 13.03.2006gün ve 421 sayılı Encümen yazısından, davacıM.E.’nın, istifa eden İl Genel Meclisi üyesi MehmetTürkmen’in istifası üzerine İl Genel Meclisiüyesi olarak göreve başladığı ve konununValiliğe bu şekilde bildirildiği tespit edilmiştir.18.02.2010 tarihinde İl Özel İdaresi Saymanlığı’nınSayıştay tarafından denetlendiği ve 1196 sayılıRaporla 01.03.2007 tarihi ile 17.12.2007 tarihleri arasında, İl Genel Meclisi üyesi olan M.E.’ya 5302 sayılıKanun’un 20. Maddesine aykırı şekilde ödemeyapıldığının tespit edildiği, söz konusuödeme ile kamu zararına sebebiyet verildiğinin belirtildiği görülmüştür.Davacının 2011ve 2012 yılı hak edişlerinden bu kapsamda kesintilerinyapıldığı anlaşılmıştır. Davakonusu olayda davacı 2011 yılı Ocak ayındamaaşından yapılan 770.00 TL’lik zararın iadesini talep etmektedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresiKanunu’nun ‘Meclis üyelerininyükümlülükleri’ başlıklı 20.Maddesinde; “ İl genel meclisi üyeleri, görevlerisüresince ve görevlerinin sona ermesinden itibaren iki yılsüreyle il özel idaresi ve bağlı kuruluşlarınakarşı doğrudan doğruya veya dolaylı olaraktaahhüde giremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamaz.” denilmeksureti ile, il genel meclisi üyelerinin göreve ilişkin faaliyetyasakları ortaya konulmuştur. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kanunu’nun‘Kamu zararı’ başlıklı 71. Maddesinde; “(Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamuzararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerindenkaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerisonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye nedenolunmasıdır. Kamu zararının belirlenmesinde; a) İş, mal veya hizmetkarşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödemeyapılması, b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadanödeme yapılması, c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersizödemede bulunulması, d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden dahayüksek fiyatla alınması veya yaptırılması, e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsilişlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması, f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.) g) Mevzuatında öngörülmediği haldeödeme yapılması, Esas alınır. (Değişik üçüncü fıkra:22/12/2005-5436/10 md.) Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükmebağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı,zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatınagöre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir. Alınmamış para, mal ve değerlerialınmış; sağlanmamış hizmetlerisağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım veüretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösterengerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamukaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye nedenolanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerekdüzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlarhakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillereilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleriişleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam,tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katıtutarına kadar para cezası verilir. (Değişk son fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamuzararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veyadiğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsilineilişkin usûl ve esaslar, MaliyeBakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulutarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”denilmek sureti ile kamuzararının tanımı yapılmış veMevzuatında öngörülmediği halde ödemeyapılması kamu zararı olarak nitelenmiş, kamu zararınaneden olunması durumunda zararın oluştuğu tarihtenitibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikteilgililerden tahsil edileceği belirtildikten sonra konuya ilişkinayrıntılı düzenlemenin yönetmelikleyapılması öngörülmüştür. 19.10.2006 gün ve 26324 sayılı KamuZararlarının Tahsiline İlişkin Usul Ve EsaslarHakkında Yönetmelik’in ‘Kamu zararından doğanalacakların tahsil şekilleri’ başlıklı 12.Maddesinde;’ (1)Kamu zararından doğan alacaklar, sorumlulardan ve/veya ilgililerden,zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatınagöre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsil edilir. (2) Tespit edilen kamu zararları; a) Rızaen ve sulh yolu ile ödenmek, b) 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanunuhükümlerine göre takas yapılmak, c) 2004 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaksuretiyle tahsil edilir.”denilmek sureti ile oluşacak kamu zararının hangişekillerde tahsil edileceği belirtilmiş ve bu usullere hakedişten kesinti yapılması sureti ile tahsil usulüne yerverilmemiştir. Aynı Yönetmeliğin ‘Rızaen ve sulh yoluile tahsilat’ başlıklı 13. Maddesinde ise “(1) Kamu zararından doğan alacaklar, sorumlularıve/veya ilgilileri tarafından rızaen veya ilgili mevzuathükümleri çerçevesinde sulh yoluyla ödenebilir. (2) Oluştuğu tarih itibarıyla onaltıyaşından büyükler için tespit edilen asgarîücretin bir aylık brüt tutarınınyarısını geçmeyen alacaklar, merkezde üstyöneticinin, taşrada ise idarenin en üst yöneticisinin iznive sorumlunun ve/veya ilgilinin kabul etmesi koşuluyla, tebliğtarihini izleyen aybaşından itibaren aylığındankesilerek rızaen tahsil edilir. (3) Bu tutarları aşan alacağınödenmesinin ilgili mevzuat çerçevesinde sulh yolu ilesağlanması halinde, sulh işleminin kesinleştiği tarihiizleyen aybaşından itibaren sorumlunun ve/veya ilgilininaylığından kesilerek tahsil edilebilir. (4) Aylıklardan yapılacak kesinti tutarı,sorumlulara ve/veya ilgililere yapılan her türlü aylık,ödenek, zam, tazminat dahil bir aylık net ödemelerinindörtte birinden az, üçte birinden çok olamaz.” şeklindekidüzenleme ile, 5018 sayılı Kanun kapsamında olan kamuzararlarının tahsilinde borçlunun hak edişinden kesintiyapılabilmesi için borçlu ile sulh yolununseçilmiş olması ve borçlunun hak edişinden kesintiyapılmasına muvafakat etmiş olması gerekmektedir. Yukarıda incelenen yasal mevzuat dikkate alınarak davakonusu olay incelendiğinde, davacıya mevzuattaöngörülmediği halde, hukuka aykırı şekildesözleşme imzalanarak ödeme yapıldığı, buşekilde kamu zararına neden olunduğu iddiası ile işlemyapıldığı aşikardır. Ancak davalı idareilgili kamu zararının tahsilinde 5018 sayılı Kanun’unilgili hükümlerine başvurmadığı, dosyakapsamında davacı ile davalı arasında kamuzararının ödenmesi konusunda bir sulh işlemiolmadığı gibi, davacının hak edişlerinden kesintiyapılmasına davacının muvafakat ettiğine dair birbilgi ve belge de bulunmadığı, aksine davacıtarafından bu durumun hukuka aykırı olduğu iddiası ilegörev uyuşmazlığına konu davalarınaçıldığı görülmüştür. Ohalde dava konusu olayda oluştuğu ileri sürülen kamuzararının tahsilinin 5018 sayılı Kanunhükümlerine dayanılmadığı, davacınınhak edişinden idarenin tek taraflı kamu gücüne dayalıicrai nitelikteki işlemi ile gerçekleştirildiği sonucunaulaşılmıştır. Nitekim davalı idarenin 05.06.2013gün ve 2013/113 sayılı yazısı ile de ilgili durumortaya çıkmaktadır. 2577sayılı Kanun’un İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı başlıklı 2.Maddesinin 1. Fıkrasında “(Değişik: 10/6/1994 - 4001/1md.) İdari dava türleri şunlardır: a)(İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâledilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.” denilmek suretiile idarenin tek taraflı kamu gücüne dayalıişlemlerinin iptali istemi ile açılacak davalarda idaremahkemelerinin görevli olduğu açıkçadüzenlenmiştir. Tümbu tespitler ve yasal mevzuat çerçevesinde davaya konuişlemin niteliği yönü ile de davaya idari yargıyerinde bakılması gerektiği sonucunavarılmıştır. Belirtilennedenlerle, Samsun 2.İdare Mahkemesi’nin 27.04.2011 gün ve2011/214 Esas, 2011/342 Karar sayılı kararının Ocak 2011tarihi itibariyle 770 TL’nin iadesi talebi yönünden verilengörevsizlik kararı ile sınırlı kalınmakkaydıyla kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. S O N UÇ : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Samsun 2.İdare Mahkemesi’nin 27.04.2011gün ve 2011/214 Esas, 2011/342 Karar sayılı kararınınOcak 2011 tarihi itibariyle 770 TL’nin iadesi talebi yönündenverilen GÖREVSİZLİK KARARI İLE SINIRLI KALINMAK KAYDIYLAKALDIRILMASINA, 09.05.2016 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy