T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016/177
KARAR NO : 2016/261
KARAR TR : 09.05.2016
ÖZET : Davacının, yolcu olarak bulunduğu trenin, lokoya çarpması sonucu meydana gelen kaza sonucu yaralanması nedeni ile uğradığını ileri sürdüğü zararın, olayda kusuru bulunduğunu iddia ettiği davalıdan tazmini istemiyle açılan davanın, davacının davaya konu trende yolcu olarak bulunması ve bu nedenle olayın Türk Ticaret Kanunu’nun taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin hükümleri çerçevesinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar :Adli Yargıda
1.Y.K.
2.M.K.
Vekili :Av. N.E.
İdari Yargıda
M.K.
Davalı :TCDD Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. A.C.
O L A Y :Davacı vekili davadilekçesinde özetle; 09.05.2012 tarihinde Mersin-Adanaseferini yapan 62020 treninin, 23.35'te Adana Gar'a girişi esnasındamanevra yapan 24118 nolu lokoya çarpması sonucu olayda 30004-3 noluünite ile 24118 makinenin ağır hasargördüğünü ve 1003 205-9 nolu vagon ile 10003-187-9nolu vagonun tampon tampona girerek deray etmesi sonucu dördüpersonel olmak üzere toplam 20 kişininyaralandığını, yaralananlar arasında davacılar Y.K.veMeryem Koca’nın da bulunduğunu, kaza nedeni ilesorumlular hakkında Adana 3 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/692 esassayılı dosyasında kamu davasıaçıldığını, meydana gelen kazada davalıkurum personellerinin hatalı olduğunu ve davacıların birkusurunun bulunmadığını, kaza neticesinde M.K.ve Y.K.’nınhayati tehlike arz etmeyecek ve fakat basit bir tıbbi müdahale ile degiderilemeyecek şekilde yaralandıklarını belirterek;fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile M.K.için5 000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın; Y.K.için5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tazminiistemi ile 03.12.2014 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ADANA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: 27.04.2015 gün veE:2014/2897, K:2015/536 sayı ile; davada hizmet kusurunadayanıldığı; Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan davalının kamu hizmetisırasında idari işlem ve eylemleri nedeniyle verdiğizararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi olmadığı;kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşanzararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup,bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesihükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerektiği; görev kurallarınınkamu düzenine ilişkin olduğu ve mahkemece kendiliğinden(re'sen) dikkate alınması zorunlu bulunduğu gerekçesi ile davanınidari yargı görev alanına girdiğini belirterekbaşvurunun reddine karar vermiş, verilen karar, karara da şerhedildiği üzere taraflarca temyiz edilmeksizin 31.10.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı vekili bukez aynı taleplerle idari yargı yerinde 07.10.2015 tarihinde davaaçmıştır. Adana3. İdare Mahkemesi; 28.10.2015 gün ve E:2015/392, K:2015/106sayı ile, davacıların aynı kaza nedeniyle oluşanzararının tazmini istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı görülmekte ise de, dava konusutazminatın unsurlarının farklı olduğu, davacı Y.K.'nın kendi vücudunda meydana gelen efor kaybı, süreklisakatlık ve işgücü kaybı nedeniyle, davacı M. K.'nınise yine kendi vücudunda meydana gelen efor kaybı, süreklisakatlık ve işgücü kaybı nedeniyle tazminat istemindebulunduğunun anlaşıldığı; her birdavacının tazminat istemi için ayrı dilekçelerleayrı ayrı dava açması gerekirken davacılarınikisi için birlikte düzenlenen dava dilekçesiyleaçılan davada mevzuat hükümlerine uygunlukbulunmadığı gerekçesi ile dava dilekçesininreddine karar vermiştir.
Davacı vekili,Adana 3. İdare Mahkemesi’nin dava dilekçesinin reddineilişkin dilekçesi üzerine, davacılardan M.K.içinaynı gerekçe ve taleplerle bu kez ayrı bir dilekçe iledava açmıştır.
ADANA 3. İDAREMAHKEMESİ: 05.01.2016 gün ve E:2015/915, K:2016/10 sayı ile,olayda, zarar görenin yolcu olduğu, taraflar arasındaki hukukiilişkinin taşıma sözleşmesine dayanan bir özelhukuk ilişkisi olduğu; davalı işletmenin, ticari alandayürüttüğü taşımacılık faaliyetininde özel hukuk hükümlerine tabi bulunduğu; buna göre;uyuşmazlıkta davalı idarece yürütülen faaliyetinve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğigözönüne alındığında, olayda idari bir eylemya da işlemden doğan herhangi bir zararın söz konusuolmadığı; yolcunun uğradığı zarardandolayı taşıyıcının tazmin sorumluluğununsaptanmasına ilişkin olan davanın, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığı gerekçesi ile davadaadli yargı yerinin görevli olduğunu belirterek, davanıngörev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili, adli ve idari yargı yerlerince verilen görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğu öne sürülen olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur.
İNCELEME VEGEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan09.05.2016 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı yasa’nın 14.maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu,idari ve adli yargı dosyalarının 15.maddede belirtilenyönteme uygun olarak davacı M.K.’nın istemi üzerineson görevsizlik kararını veren mahkemece UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği, usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava;davacının yolcu olarak bulunduğu trenin Adana Gar’ınagirişi esnasında manevra yapan lokoya çarpması sonucumeydana gelen kazada yaralanması nedeni ile uğradığı5.000.00 TL maddi ve 10.000.00 TL manevi zararın, olayda kusuru bulunandavalı idareden tazminine karar verilmesi istemi ile açılmıştır.
28.10.1984tarih ve 18559 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan TürkiyeCumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi GenelMüdürlüğü (TCDD) Ana Statüsü'nün"Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde,"Bu Ana Statünün amacı 8.6.1984 tarih ve 233sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında KanunHükmünde Kararname hükümlerine tabi olarak sözkonusuKanun Hükmünde Kararname çerçevesinde faaliyettebulunmak üzere Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarıİşletmesi Genel Müdürlüğü adıaltında teşkil olunan Kamu İktisadi Kuruluşunun hukukibünye, amaç ve faaliyet konulan, organları ve teşkilatyapısı, müessese, bağlı ortaklık veiştirakleri ile bunlar arasındaki ilişkileri ve ilgilidiğer hususları düzenlemektir." hükmüne yerverilmek sureti ile, TCDD’nin kamu iktisadi teşebbüsüolarak faaliyet göstereceği alanlar ve bu alanlara ilişkinoluşturulacak organlar ve teşkilat yapısının sözkonusu ana statü ile belirleneceğinin düzenleme altındaalındığı;
AynıStatünün ‘Hukuki Bünye’ başlıklı 3.Maddesinde;
“1-Bu Ana Statü ile teşkil olunan TCDD; Tüzel Kişiliğesahip, faaliyetlerinden özerk ve sorumluluğu sermayesiylesınırlı bir Kamu İktisadi Kuruluşu'dur.
2-Kuruluş KHK, bu Ana Statü hükümleri saklı kalmaküzere özel hukuk hükümlerine tabidir
3-Kuruluş, Genel Muhasebe Kanunu ile Devlet İhale KanunuHükümlerine ve Sayıştay'ın denetime tabideğildir.
4-Kuruluş'un Merkezi Ankara'dadır. Kuruluş'un Merkezi koordinasyonKurulu Kararı ile değiştirilebilir.
5-Kuruluş'un sermayesi 500 Milyar TL.sı olup, tamamı Devleteaittir. Kuruluş'un sermayesi ilgili Bakanlığın teklifiüzerine Koordinasyon Kurulu Kararı ile değiştirilir.
6-Kuruluş'un ilgili olduğu Bakanlık, UlaştırmaBakanlığıdır.
Kuruluş'unilgili olduğu Bakanlık, Başbakanlığın teklifi veCumhurbaşkanlığı'nın onayı ile değiştirilebilir.”denilmek sureti ile TCDD’nin özerk ve sorumluluğu sermayesi ilesınırlı bir Kamu İktisadi Kuruluşu olduğu,8.6.1984 gün ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüslerihakkındaki Kanun Hükmünde Kararname ve bu KHK’ya göreçıkartılan Ana Statü dışında kalandurumlarda özel hukuk hükümlerine tabi olacağıaçıkça belirtilmiştir.
Buçerçevede dava konusu olay incelendiğinde,davacının davaya konu kaza meydana geldiğinde, treniçersinde yolcu olarak bulunduğu, bu durumun gerek TCDD TeftişKurulu Başkanlığı’nın 30.10.2012 gün veB.11.2.DDY.0.60.00.00.663.07.28/74738 sayılı Raporu ve dava konusu kazaya ilişkin olarak yapılan ceza yargılamasıneticesinde verilen Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.05.2015gün ve 2012/692 Esas, 2015/358 Karar sayılı kararı ilesabit olduğu, Sağlık Bankalığı Adana DevletHastanesi’nin 22.05.2012 gün ve 35815 sayılı raporundadavacının meydana gelen kaza neticesinde 5.kot fissürtarzında kırık teşhisi ile tedavigördüğü ve hayati tehlikesi olmadığınınbelirtildiği tespit edilmiştir.
Bunagöre, TCDD İşletmesi’nin, tekel kapsamında demiryolutaşımacılığı hizmetini yürüten,tüzel kişiliğe sahip bir kamu kurumu ise de; 233sayılı KHK ve Ana Statü ile, özerk bir tarzda ve ekonomikgereklere uygun olarak kârlılık ve verimlilik ilkeleridoğrultusunda yönetilmesi amacıyla, iktisadi faaliyetleribakımından özel hukuk hükümlerine tabi olduğuanlaşılmaktadır.Bu kapsamda dava konusu olayınniteliğini belirlemek gerekirse; davanın, davalı idareninyürüttüğü iktisadi faaliyet çerçevesindebir taşıma sözleşmesi ile kazaya karışantrende yolcu olarak bulunan davacının uğradığızararın tazminine ilişkin olduğu, dolayısıylaolayın iki özel hukuk kişi arasında imzalanan birtaşıma sözleşmesinin, gereği gibi ifa edilipedilmediği noktasından hareketle incelenmesi ve görevlimahkemenin bu kapsamda belirlenmesi gerektiği sonucunaulaşılmıştır.
Nitekim6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun‘Taşıma İşleri’ başlıklı 4.Kitabının,’Yolcu Taşıma’başlıklı 5. Kısmında yer alan ‘TaşıyıcınınSorumluluğu’ başlıklı 914. Maddesinde “(1)Taşıyıcı, yolcuları rahat bir yolculuklave sağlıklı olarak gidecekleri yere ulaştırmakla,özellikle hava, ses, yer ve çevre kirliliğine meydan vermemekiçin gerekli düzeni kurmakla, gerekli diğer tümönlemleri almak ve mevzuatta öngörülen kurallara uymaklayükümlüdür.
(2)Taşıyıcı, yolcuların kazaya uğramalarındandoğacak zararı tazmin eder. Yolcunun kaza sonucunda ölmesihâlinde, onun yardımından yoksun kalanlaruğradıkları zararın tazmininitaşıyıcıdan isteyebilirler. Ancak,taşıyıcı, kazanın kendisinin veyayardımcılarının en yüksek özenigöstermelerine rağmen, kaçınamayacakları vesonuçlarını önleyemeyecekleri bir sebepten ilerigeldiğini ispat ederse tazminattan kurtulur.
(3)Taşıyıcı, bilette belirtilen yerin başka bir kişiyeverilmesi, bilette gösterilen araç yerine onunla aynıdüzeyde olmayan başka bir aracın sefere konulması,aracın belli saatten önce hareketi nedeniyle yolcununyetişememesi, taşıma aracında durumun gerektirdiği ilkyardım malzemelerinin ve ilaçlarınınbulundurulmaması veya bunlardan derhâl yararlanmaimkânının sağlanmamış olması sebebiyle de,ikinci fıkraya göre sorumludur; herhangi bir zarar ispat edilmesebile taşıyıcı bilet parasının üçkatını tazminat olarak öder.
(4)Üçüncü fıkrada gösterilen hareketleri yapanaraç şoförleri, araçları emri altındabulunduran kişiler ile araçları taşıma işindekullanılanlar, şikâyet üzerine, kolluk görevlileritarafından yüz Türk Lirasından binbeşyüzTürk Lirasına kadar idari para cezasıylacezalandırılır.” denilmek sureti ile yolcunun,taşıma sözleşmesinin tamamlanmasınınardından, taşıma sırasında meydana gelen olaylardandoğan zararını, taşıyıcıdanisteyebileceği düzenlenmiştir.
YineAynı Kanunun ‘Ticari davalar, çekişmesiz yargıişleri ve delilleri’ başlıklı 4. Maddesinde; “(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğanhukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri iletarafların tacir olup olmadıklarınabakılmaksızın;
a)Bu Kanunda,
b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığındaödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunununmalvarlığının veya işletmenin devralınmasıile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesihakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu vekredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesineilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller vediğer tacir yardımcıları içinöngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561ilâ 580 inci maddelerinde,
d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgüdiğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara veödünç para verme işlerine ilişkindüzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukukdavaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava veticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia vefikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundanistisnadır.
(2)Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihlive 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunuhükümlerine tabidir.” denilmek sureti ile 6102 sayılıTürk Ticaret Kanunu’nda düzenlenip, herhangi bir ticariişletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerineilişkin haklardan doğan davalar dışındaki tümdavaların ticari dava niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
AynıKanunun ‘Ticari davalar ve çekişmesiz yargıişlerinin görüleceği mahkemeler’başlıklı 5. Maddesinin 1. Fıkrasında da “Aksinehüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerineveya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesitüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesizyargı işlerine bakmakla görevlidir.” denilmek sureti ilede ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemeleri’ndebakılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Halböyle iken; iktisadi devlet teşekkülü statüsündeolan ve davacı ile arasında, yürütülentaşıma faaliyeti kapsamında yapılmıştaşıma sözleşmesi ilişkisi bulunandavalının, taşıma sırasındagerçekleşen kaza nedeni ile davacınınuğradığı zararı giderme borcunun, özel hukukhükümleri çerçevesinde adli yargı yerinde elealınması gerektiği sonucunaulaşılmıştır.
Herne kadar, gerek adli ve gerekse idari yargı dosyalarında, davacıile davalı arasında imzalanan taşıma sözleşmesiya da biletine rastlanmamış ise de, davacının dava konusutrende yolcu olarak bulunduğunda taraflar arasında bir ihtilafsöz konusu olmadığı gibi, davalı vekilinin AsliyeTicaret Mahkemesi’ne sunmuş olduğu 26.01.2015 tarihli cevapdilekçesinde, dava konusu olayda yaralanan kişilerbakımından yolcu nitelemesinde bulunduğu, keza aynışekilde dava konusu olaya ilişkin olarak yürütülenidari soruşturmada TCDD müfettişinin ve cezayargılaması sırasında Asliye Ceza Mahkemesi’nindavacı yönünden yolcu nitelemesinde bulunduğu ve aksiyöndeki iddialara dosyalar kapsamındarastlanılmadığı görülmekle; söz konusudurum, göreve ilişkin iş bu uyuşmazlığın enhızlı şekilde ve usul ekonomisine uygun biçimdeneticelendirilmesi açısından bir eksiklik olaraknitelenmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin27.04.2015 gün ve E:2014/2897, K:2015/536 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Adana 1. Asliye TicaretMahkemesi’nin 27.04.2015 gün ve 2014/2897 Esas, 2015/536 Karar sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 09.05.2016gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy