T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 249
KARAR NO : 2016 / 291
KARAR TR : 9.5.2016
ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E.S.A.Ş.
Vekilleri : Av. Z.K., Av. A. M. H.
Davalı : Nilüfer BelediyeBaşkanlığı
Vekili :Av.G.M.
O L A Y :Davacı vekili; müvekkili Şirket tarafından kasko sigortapoliçesi ile sigorta edilen 34 JK 1222 plakalı aracın,31.07.2013 tarihinde saat 04:45’de Bursa İli, Nilüferİlçesindeki Görükle otoban köprüdençıkışından Kayapa TOKİ konutlarıistikametine 400. metrede seyir halindeyken yoldaki kaygan sıvınedeniyle virajı alamayarak yoldançıktığını, kazada sürücününyaralandığını, araçta maddi hasar meydanageldiğini, alınan ekspertiz raporuna göre araçta18.855,38 TL hasar oluştuğunun saptandığını;31.400,00 TL olarak tespit edilen aracın değerinin, kaskosigortalısına ödendiğini; aracın tamir edilmesimümkün olmadığından ve hurdayaçıkartılacağından hurda değeri hakkındateklifler alındığını; 07.08.2013- 12.08.2013 tarihindeyapılan ihale ile aracın trafikten men edilmek üzere 07.10.2013tarihinde 14.500,00 TL’ye satıldığını; sigortalıyaödenen 31.400,00-TL’den aracın sovtaj değeri 14.500,00-TLdüşüldüğünde 16.900,00-TL rücuan alacakgöründüğünü; ancak, kazanın meydanagelmesinde 4/8 oranında kusurlu olduğundan 16.900,00- TL / 2 =8.450,00-TL’lik miktar üzerinden davalı belediyeye rücuedildiğini; idarenin, yol bakım ve temizliğinin yerine getirilmemesindendolayı kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu, hasarbedelinin ödenmesi talebine rağmen ödeme yapılmadığınıifade ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmaküzere; 8.450,00 TL’nin ödeme tarihi olan 11.10.2013gününden itibaren işletilecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA2.İDARE MAHKEMESİ; 25.12.2014 gün ve E:2014/1365, K:2014/1302sayı ile, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun10.maddesinde, belediyelerin, yapım ve bakımından sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmakla görevli olduklarınınbelirtildiği; 2918 sayılı Kanunun, 110. maddesinde,"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır." hükmüne; aynı Kanunun 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren Geçici 21. maddesinde, "BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz."kuralına yer verilmiş olduğu; 2918 sayılı Yasanın10.,110. ve Geçici 21. maddelerine göre, 2918 sayılıYasadan kaynaklanan sorumluluğa (tazminata) ilişkin davaların,110.maddede yapılan değişikliğinyürürlüğe girdiği 19.01.2011 tarihinden sonra adliyargı yerlerinde görüleceğinden, bakılmakta olandavanın 26.11.2012 tarihinde açılmış olmasıkarşısında, 2918 sayılı Yasadan kaynaklı vesorumluluk hukukuna ilişkin uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün, adliyargının görevine girdiği sonucuna varıldığı;her ne kadar dava konusu zararın idarenin genel hizmet kusuru nedeniyleoluşabileceği, dolayısıyla tam yargı davasıolarak idari yargıda görülebileceğideğerlendirilebilse de, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 10.maddesinde, belediyelerin, bu gibi konulardaki görevlerininözel olarak sayılmış olması ve dava konusunun da bugörevin gereği gibi yerine getirilmeyişine ilişkinoluşu nedeniyle özel düzenlemenin önceliği gereğidavanın adli yargı yerinde çözümlenmesinin gerektiği;Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının da bu yöndebulunduğu gerekçesiyle; 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddinekarar vermiş, bu karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA7.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 6.5.2015 gün ve E:2015/8,K:2015/216 sayı ile, trafik kazası nedeniyle tazminat istemiile, davalı belediye aleyhine açılan davada, ihtilafınhizmet kusuruna dayandığı; kamu hizmeti görmekleyükümlü olan belediyelerin verdikleri zararlardan dolayıkamu hukukuna tabi bulunduğu ve davanın idari yargıalanında görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlikkararı vermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.HukukDairesince, 22.10.2015 gün ve E:2015/11515, K:2015/11044 sayı ileonanan karar kesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan9.5.2016 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Adli ve idari yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu; davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren adli yargı yerince dava dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesi yerine Yargıtay’agönderildiği görülmekte ise de; Yargıtay 17.HukukDairesi’nce 8.2.2016 gün ve E:2016/850, K:2016/1235 sayı iledosyanın geri çevrilmesi üzerine, bu defa dava dosyalarınınonaylı örneklerinin 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sigortalıaracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın bir kısmının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı Şirket tarafından kasko sigortapoliçesi ile sigorta edilen aracın, karayolunda seyir halindeyken yoldakikaygan sıvı nedeniyle virajı alamayarak yoldan çıkmasıüzerine araçta maddi hasar meydana geldiği; yolbakım ve temizliğini yerine getirmemesinden dolayı kazanınmeydana gelmesinde davalı idarenin kusuru bulunduğu ilerisürülerek, saptanan sorumluluk oranına göre belirlenen8.450,00.-TL hasar bedelinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyledava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Bursa 7.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle , Bursa 7.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 6.5.2015 gün veE:2015/8, K:2015/216 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 9.5.2016 gününde Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670 K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.9.5.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy