T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 234
KARAR NO : 2016 / 277
KARAR TR : 09.05.2016
ÖZET: 2918 sayılı Yasa’dan kaynaklanan sorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :A. Sigorta A.Ş. Vekili :Av. F.P. Davalı :İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili :Av. O.K. & A.A. (Adli Yargıda) O L A Y : Davacı vekili, davadilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinin sigortalısıolan 34 VK 0814 plakalı aracın, 14.06.2011 tarihinde İstanbulili, Kartal Samandra Caddesi üzerindeki yağlanma nedeniylekaldırıma çarpması ve spin atarak arkadan gelen 34 VH8960 plakalı araçla önden çarpışmasısonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasındauğradığı zararın, davalı idarenin hizmetkusurundan kaynaklandığı belirtilerek; rücuen tazminatalacağı olan 5.112,00 TL’nin ödeme günü olan01.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tazmini istemi ile idari yargı yerinde davaaçmıştır. İstanbul 2. İdare Mahkemesi: 13.02.2012 günve E:2012/90 K:2012/196 sayılı kararında; tazminat davasına konuuyuşmazlığın 2918 Sayılı Kanun ile davalıidareye yüklenen görevlerin gereği gibi yerinegetirilmediği iddiasından, başka bir ifadeyle, 2918Sayılı Kanun’un uygulanmasındankaynaklandığının görüldüğü, budurumda, davalı idarenin gerekli tedbirleri almadığıiddiasından kaynaklanan uyuşmazlığın görümve çözümünün 2918 Sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun 110. maddesi hükmüuyarınca adli yargının görev alanına girdiğisonucuna varıldığı gerekçesiyle davanıngörev nedeniyle reddine karar vermiş; karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır. İstanbul 13. Asliye HukukMahkemesi: 07.05.2013 gün ve E:2012/107 K:2013/206 sayılıkararında; dosyadaki bilgi ve belgelerden davalının kusurlubulunmadığı sonucuna varıldığıgerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; karar davacı vekilitarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay17. Hukuk Dairesi:25.11.2013 gün ve E:2013/15136 K:2013/16454sayılı kararında; davalı idare hakkında hizmetkusuruna dayanılarak açılan davanın idari yargıdagörülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddineilişkin hükmün bozulmasına karar vermiş; davalı vekilinin karardüzeltme talebi de aynı Daire tarafından 22.05.2014 gün veE:2014/8189 K:2014/8044 sayılı karar ile reddedilmiştir. İstanbul 13. Asliye HukukMahkemesi: 21.11.2014 gün ve E:2014/419 K:2014/508 sayılıkararı ile Yargıtay bozma ilamına uyarak davanın, hizmetkusuruna dayanıldığı açık olduğu ve idariYargının görev alanına girdiğinden yargı yoluyönünden reddine karar vermiş; karar davacı vekilitarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi:10.12.2015gün ve E:2015/14632 K:2015/13817 sayılı kararı iledosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğincehüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilininyerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarınınreddiyle usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına kararvermiş; karar onama ilamı üzerine kesinleşmiştir. Davacı vekili idari ve adliyargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararlarınedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 09.05.2016 günlütoplantısında: İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’ninadli yargı, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ınise davada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, sigortalı aracınuğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin,zararın idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerleretrafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasa’nın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Davadosyalarında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacışirket tarafından kasko sigorta poliçesiyle sigortalananaracın yol üzerindeki yağlanma nedeniyle kazayaptığı, bu kaza neticesinde oluştuğu ilerisürülen zararın tazmini talebiyle davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanına girenbir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesinin kararı esas alınır.” denilmektedir. AnayasaMahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısiyle 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılı Yasa’nın19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesinin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İstanbul 13. AsliyeHukuk Mahkemesinin 21.11.2014 gün ve E:2014/419 K:2014/508sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç :Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin21.11.2014 gün ve E:2014/419 K:2014/508 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 09.05.2016gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN KARŞI OY UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum.09.05.2016 ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy