T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 227
KARAR NO : 2016 / 270
KARAR TR : 09.05.2016
ÖZET: 506 sayılı Kanun hükümlerine göre 15.06.1992 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başlayan ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi kapsamında sigortalı sayılan davacının, askerlik hizmetinin Emekli Sandığı iştirakçilerinde olduğu gibi tamamının fiili hizmetten sayılması istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : D.T. Vekili :Av.M.S. Davalı : SGK GenelMüdürlüğü Vekili : Av. S.Ç. (Adli Yargıda) O L A Y : Davacı vekili, davadilekçesi ve yargılama aşamalarında verdiğidilekçelerinde; 05.12.1985-05.06.1987 tarihleri arasında askerliğini er olarak yapandavacının, 15.06.1992 tarihinde 506 sayılı Kanun’atabi sigortalı olarak fiilen çalışmayabaşladığını, askerlik hizmetini borçlanma yoluile hizmetlerine ilave yaptırdığı takdirde hizmet başlangıçtarihinin 15.01.1991 olacağını, Emekli Sandığıiştirakçisi olup askerlik borçlanması yapmışolsa idi ilk sigortalılık tarihi askere sevk tarihi olan 05.12.1985olacağını, mevcut durumun Emekli Sandığıiştirakçileri ile diğer SSK ve Bağ-Kur emeklileriarasında eşitliksizliğe, insan haklarına aykırıolduğunu, 15.12.1986 ile 05.06.1987 yılları arasında 540gün fiilen askerlik hizmeti yaparak vatanına hizmet ettiğini,yasalardan kaynaklanan boşluk nedeni ile Anayasanın 60. maddesi ihlaledilerek sosyal güvenlik hakkından mahrumbırakıldığını, davacının kurumabaşvurusu sonucu böyle bir uygulama olmadığındanbahisle talebinin işleme konmadığını belirterek; 540günlük fiili askerlik hizmetinin 5510 sayılı Kanun’un4-1/c bendine göre emeklilik keseneği ve kurumkarşılığının 657 sayılı Kanun’un154. maddesi doğrultusunda 257 sayılı Kanun’un 2. maddesi300 ek göstergesi üzerinden hesaplanarak tutarın tahsili ileaskerlik hizmetinin fiili hizmetten saydırılmasına kararverilmesi istemiyle adli yargıda dava açmıştır. Konya 4. İş Mahkemesi:26.01.2015gün ve E:2014/415 K:2015/34 sayı ile; “(…) 5434sayılı Yasa’nın 56. Maddesine göre vatanigörevini er olarak yapanların söz konusu kanun kapsamınagöre alınmaları için vazife malulü yahut vazifedenkaynaklı nedenlerle vefat etmeleri halinde mümkün olduğu,dolayısıyla 5434 sayılı Kanun’un 12. maddesinin II/kfıkrasına göre davacıda böyle bir durum mevcutolmaması nedeniyle vatani görevini er olarak yapandavacının 5434 sayılı Kanun kapsamınaalınmasının mümkün olmadığı.(…)”gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş ve karar davacıvekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi:05.05.2015gün ve E:2015/9463 K:2015/8826 sayı ile; “(…) olayda,davanın yasal dayanağı 5434 sayılı 12 ve devamımaddeleri olup, uyuşmazlığınçözümünde gerek mülga 506 ve 1479 sayılıKanunların gerekse 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeribulunmamaktadır. Bu durumda sözü edilen 101’inci madde hükümlerinegöre sınırlı yetki ile donatılmış işmahkemesi görevli değildir. Mahkemece, davada idari yargınıngörevli olduğu dikkate alınıp yargı yoluyanlışlığı nedeniyle dava dilekçesinin reddinekarar verilmesi gereği gözetilmeksizin, işin esasınagirilerek yazılı biçimde hüküm tesis edilmesiisabetsiz bulunmuştur.(…)” şeklindeki gerekçe ilehükmün bozulmasına karar vermiştir. Konya 4. İş Mahkemesi:30.09.2015 gün ve E:2015/245 K:2015/520 sayı ile Yargıtay bozmailamına uyarak, bozma ilamındaki gerekçelerle idariyargının görevli olması nedeniyle davacınındavasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinekarar vermiş; görevsizlik kararı temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. Konya 1. İdare Mahkemesi:31.12.2015gün ve E:2015/1469 K:2015/1702 sayı ile; “(…) davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacı vekilitarafından dava dilekçesinde 05.12.1985 ile 05.06.1987 tarihleriarasındaki toplam 540 günlük askerlik hizmetinin 5434sayılı Yasa kapsamında fiili hizmetten sayılmasıgerektiği belirtilerek bakılan dava açılmış isede; bu konuda idareye yapılmış başvuru üzerine tesisedilen işlemin iptali istenilmeden Mahkememizden idari işlem tesisimahiyetinde karar verilmesinin talep edildiği, dava konusu edilecekişlemin tarih ve sayısı belirtilerek açıkçaiptalinin istenilmesi (başvuru ve başvuru sonucu tesis edilenişlemlerin dilekçeye eklenmesi, adli yargı yerigörevsizlik kararının kesinleşme tarihinin dilekçedebelirtilmesi) suretiyle dava dilekçesinin yeniden düzenlenmesigerektiği anlaşıldığından, yukarıdabelirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle dava dilekçesininyenilenmesi gerekmekte olup, bu haliyle dava dilekçesinin kabulüneolanak bulunmamıştır.(…)” şeklindekigerekçe ile 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanununun 3. maddesine uygun olarak düzenlenmeyen dava dilekçesininreddine karar vermiştir. Davacı vekili yenidendilekçe düzenleyerek aynı istemle Mahkemeye sunmuştur. Konya 1. İdare Mahkemesi: 16.03.2016gün ve E:2016/223 sayılı gönderme kararında; “(…)5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesindenönce 506 sayılı Kanun hükümlerine göresigortalı olarak çalışmaya başlayan ve 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi kapsamında yer almayansigortalıların sigortalılıkbaşlangıçları ile hizmet süreleri, fiilîhizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri,borçlandırılan ve ihya edilen süreler vesigortalılık süreleri hakkında 506 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı, dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceği görülmektedir. Bu itibarla; 506 sayılıKanun hükümlerine göre sigortalı olarakçalışmaya başlayan ve 5510 sayılı Yasanın4/a maddesi kapsamında sigortalı sayılan davacınınaskerlik hizmetinin fiili hizmetinden sayılması istemine yönelikolarak açılan davanın 506 sayılı Kanunhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu kanaatine varılmıştır.(…)” şeklindekigerekçe ile davanın adli yargının görev alanınagirdiği sonucuna varıldığından, 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesiuyarınca davadosyasının adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilene kadar ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman HilmiAYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 09.05.2016 günlütoplantısında: İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesince anılan Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 506 sayılı Kanunhükümlerine göre 15.06.1992 tarihinde sigortalı olarakçalışmaya başlayan ve 5510 sayılıYasa’nın 4/a maddesi kapsamında sigortalı sayılandavacının, askerlik hizmetinin Emekli Sandığıiştirakçilerinde olduğu gibi tamamının fiilihizmetten sayılması istemiyle açılmıştır. Dosyalar kapsamındayapılan incelemede; davacının 05.12.1985-05.06.1987 tarihleriarasında askerliğini er olarak yaptığı, 15.06.1992 tarihinde506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak fiilençalışmaya başladığı ve halen 5510sayılı Kanun kapsamında çalıştığı,askerlik borçlanmasına ilişkin kuruma bir başvurudabulunmadığı, 540 günlük askerlik hizmetinin 5434sayılı Kanun kapsamında fiili hizmetten sayılarak askerlikhizmet başlangıcının fiili hizmet başlangıcıolarak kabul edilmesi istemiyle davalı kurum aleyhine davaaçtığı anlaşılmaktadır. 31.5.2006 tarihve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754 sayılıKanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan davaAnayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyet gösterenve yaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idariişlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dulve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceğiişlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bubakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Öteyandan; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde; “a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir “ denilmek sureti ile idari yargıdagörülecek dava ve işler sayılmıştır Uyuşmazlık,5510 sayılı Yasa yürürlüğe girmeden önce,506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na göreçalışan davacının, 1985-1987 yıllarıarasında yaptığı askerlik hizmetinin 5434 sayılıKanun kapsamında çalışanlar gibi değerlendirilerekfiili hizmet başlangıç tarihinin askerlik hizmetininbaşlangıç tarihi olarak kabul edilmesi istemineilişkindir. Yukarıdayer verilen mevzuat hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararlarıbirlikte değerlendirildiğinde, 506 sayılı Kanun’agöre 15.06.1992 tarihinde işe başlayan davacının, işebaşlamadan 05.12.1985-05.12.1987 tarihleri arasında yaptığıaskerliğin fiili hizmetten sayılması yolundaki talebinin, 5510sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra yapılmasıve davacının 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılıKanuna tabi iştirakçiliğinin söz konusu olmamasıkarşısında; 5510 sayılı Kanun’un 101 incimaddesinin açık hükmü gözetilerek,uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde adli yargıyeri görevli olduğundan, Konya 1. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Konya 4. İş Mahkemesinin 30.09.2015 gün ve E:2015/245K:2015/520 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Konya 1. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Konya 4. İşMahkemesinin 30.09.2015 gün ve E:2015/245 K:2015/520 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 09.05.2016gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy